Kolektif – “Uluslararası” Kavramını Yeniden Düşünmek (2017)

“Uluslararası” kavramını yalnızca Uluslararası İlişkiler disiplini bağlamında değil sosyal bilimler ve bölge çalışmaları gibi disiplinlerin perspektifinden de irdeleyen, ayrıca bu konuda Batı literatüründe ortaya konmuş güncel yaklaşımları Türkiye’ye aktaran özgün bir çalışma.

Kitapta,

  • Uluslararası İlişkiler disiplininde Transnasyonalizm düşüncesinin doğuşu,
  • Uluslararası düzende büyük birer kırılma deneyimi olarak Rakka ve Rojava,
  • Türkiye dış politikasının toplumsal ve tarihsel kökenleri,
  • Dış politikanın ve uluslararası ilişkilerin tarihsel sosyolojisi,
  • Ve uluslararası kavramına yöntemsel yaklaşımlar gibi, alan açısından önemli konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ceren Ergenç, Derya Göçer Akder, Funda Hülagü, Besim Can Zırh, Veysel Tekdal, Cemil Boyraz, Clemens Hoffman, Can Cemgil, Nurten Çevik, Ali Bilgiç, Sırma Altun Küçükarslan, Kübra Oğuz, Burak Erdinç, Duygu Toprak ve Zeynep Tuba Sungur.

  • Künye: Kolektif – “Uluslararası” Kavramını Yeniden Düşünmek, derleyen: Ceren Ergenç ve Derya Göçer Akder, Heretik Yayıncılık, siyaset bilimi, 262 sayfa

Kwame Anthony Appiah – Kozmopolitizm: Dünya Yurttaşlığının Felsefesi (2017)

Avrupa’da sağın yükseldiği, mülteci sorunu bahane edilerek “öteki”nin dışlandığı bir zamanda, “yabancılar”la nasıl diyalog kurulabilir?

Kwame Anthony Appiah, diğer adıyla dünya yurttaşlığı olan kozmopolitizm üzerine yeniden düşünmemizi öneriyor.

Tamamıyla somut örneklerden yola çıkan Appiah, farklılıklardan bahsettiğimizde aslında ne dediğimizi ve ne demek istediğimizi, ahlak ile davranışlar arasındaki çatışmayı, kozmopolitizm konusunda ortaya konmuş deneyimleri de yedeğine alarak tartışıyor.

Yazar bunları yaparken de, Batı düşüncesindeki “biz” ve “öteki” bağlamında yer etmiş bölünmüşlüğü eleştiriyor ve kozmopolit, eşitlikçi bir ilişki için çatışmanın karşısına diyalogu ve kültürler arası karşılıklı etkileşimi çıkarıyor.

Kozmopolitizm üzerine yeniden düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Kwame Anthony Appiah – Kozmopolitizm: Dünya Yurttaşlığının Felsefesi, çeviren: Fezal Gülfidan, Nika Yayınevi, kültür, 200 sayfa

Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Darbeler (2017)

Türkiye’de demokrasinin kurumsal hale gelememesinin başlıca nedeni, askerin darbeler yoluyla siyaseti ve toplumu düzenleme çabasından kaynaklanıyor.

15 Temmuz’da yaşanan da, tamı tamına bu yönde bir girişimdi.

Üstelik bu durum, sadece çok partili dönemin sorunu da değil.

Bu kitabın da gösterdiği gibi, Osmanlı’da da darbe ve darbe girişimlerinden geçilmiyordu.

Alanında bilinen çok sayıda ismin katkıda bulunduğu bu kitap, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüze darbe ve darbe girişimlerinin ardındaki dinamikleri inceliyor.

Hatırlanacağı gibi Toplumsal Tarih dergisi, özel bir sayıda bu toprakların darbe geçmişine odaklanmıştı.

İşte bu kitap da, derginin darbe özel sayısından yola çıkarak Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin siyasi, toplumsal kültürel yansımaları ile karikatürler ve şarkılar gibi popüler alandaki izdüşümlerini irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Altan Öymen, Aydan Çelik, Burak Onaran, Doğan Gürpınar, Edhem Eldem, Erden Akbulut, Evren Balta, Gülay Yılmaz, Güven Gürkan Öztan, İsmet Akça, Kaya Erdem, Levent Ünsaldı, M. Zafer Üskül, Mehmet Ö. Alkan, Murat Meriç, Noémi Lévy-Aksu, Selim Sezer, Taha Akyol, Turgut Çeviker, Y. Doğan Çetinkaya ve Zihni Çetiner.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Darbeler, hazırlayan: Mehmet Ö. Alkan, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 352 sayfa

Niki Walker – İnsanlar Neden Savaşır? (2017)

“Düşman, hikâyesini duymadığımız kişidir.”

Çocukları çatışma ve savaş hali konusunda aydınlatan elimizdeki kitap, Amerikalı barış aktivisti ve yazar Gene Knudsen Hoffman’ın bu sözüyle açılıyor.

Kitapta, şu soruların yanıtları aranıyor:

  • Çatışma nedir?
  • Çatışmalar neden çıkar?
  • Çatışmalar nasıl ve neden savaşlara dönüşür?
  • Çatışmalara, savaşlara karşı barış nasıl inşa edilir?

Çatışmaların, anlaşmazlıkların çıkış nedenleri ve nasıl aşılabileceği konularında çocuklarla genç okurları ziyadesiyle tatmin edecek bir kitap.

  • Künye: Niki Walker – İnsanlar Neden Savaşır?, çeviren: Şahika Tokel, Yapı Kredi Yayınları, çocuk, 80 sayfa

Benedict Anderson – Sınırları Aşarak Yaşamak: Bir Sosyal Bilimcinin Yaşamından Anılar (2017)

‘Hayali Cemaatler’ ve ‘Üç Bayrak Altında’ isimli kitaplarıyla Türkiyeli okurun da yakından bildiği Benedict Anderson, şimdi de bir birey ve bir sosyal bilimci olarak deneyimledikleriyle karşımızda.

Anderson burada, bir bilim insanı olarak ne gibi toplumsal, siyasal, kültürel ve dönemsel bağlamlarda doğduğunu, nasıl eğitim gördüğünü ve olgunlaşma sürecinde yaşadıklarını bizimle paylaşıyor.

Dünyanın farklı yerlerinde çalışmalar yürütmesinin yanı sıra, ABD’de Cornell Üniversitesi’nde Güneydoğu Asya çalışmalarını da başarıyla yürütmüş Anderson, burada yalnızca mesleki kariyerindeki gelişmeleri anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda 2. Dünya Savaşı’ndan itibaren üniversite kurumunun geçirdiği büyük dönüşüme, Yeni Sol’un sosyal bilim üzerindeki etkilerine ve Avrupa eğitimi ile ABD eğitimi arasındaki bariz farklara dair bizi aydınlatıyor.

Her siyaset ve sosyal bilimci adayının muhakkak okuması gereken, altın değerinde deneyimler sunan bir kitap.

  • Künye: Benedict Anderson – Sınırları Aşarak Yaşamak: Bir Sosyal Bilimcinin Yaşamından Anılar, çeviren: Ayet Aram Tekin, Metis Yayınları, anı, 176 sayfa

Sebahattin Selim Erhan – Karadeniz’in Zemheri Çocukları (2014)

Genç yaşlarında devrimci mücadeleye atılan, uzun yıllar cezaevinde yatmış Sebahattin Selim Erhan’dan, yakın tarihin darbeler, baskılar ve faili meçhullerle kuşatılmış bir tanıklığı.

Kitap bilhassa, sol siyasetin Karadeniz’deki çalışmaları ve burada öne çıkmış kimi aktörler konusunda aydınlatıcı bilgileri kayda almasıyla önem arz ediyor.

  • Künye: Sebahattin Selim Erhan – Karadeniz’in Zemheri Çocukları, Dipnot Yayınları

Guy Standing – Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa (2017)

Bilindiği gibi prekarya, sınırsız şekilde esnekleşmiş, sürekli değişen, başka bir deyişle düzenli olarak düzensiz işlerde çalışan kesimleri anlatan bir kavram.

Bu kesimi “çalışan yoksullar” veya “güvencesiz işçiler” olarak tanımlayanlar da var.

1975-2006 arasında Dünya Çalışma Örgütü’nde (ILO) çalışan ve 2013’ten beri Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu’nda (SOAS) öğretim üyesi olan Guy Standing ise, bu sınıfı “Yeni tehlikeli sınıf” olarak tanımlıyor.

Standing, daha önce yayımlanan ‘Prekarya’ adlı kitabında da, küreselleşme sürecinin yarattığı bir sonuç olan prekaryanın oluşumunu ve tabi olduğu sömürü mekanizmalarını kapsamlı bir şekilde tasvir etmişti.

Yazarın bir manifesto olarak okunabilecek elimizdeki çalışması ise, bir siyasi hareketin temeli olabilecek prekarya için gündem oluşturmayı ve yazarın daha önceki kitabına gelen tepkileri yanıtlamayı amaçlıyor.

Kitapta, ekonomik krizin prekarya üzerindeki sonuçları ve faydacı demokrasiye bir alternatif oluşturmak için neden bir Prekarya Bildirgesi’ne ihtiyaç duyulduğu tartışılıyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, Bildirge’ye temel oluşturabilecek yirmi dokuz madde sunuluyor.

Bu maddelerden bazıları ise şöyle:

  • Çalışmayı üretici ve yeniden üretici bir etkinlik olarak yeniden tanımlayın
  • İşçi istatistiklerini yeniden düzenleyin
  • İşe alma süreçlerini basitleştirin
  • Esnek emeği düzenleyin
  • Örgütlenme özgürlüğünü geliştirin
  • Mesleki toplulukları yeniden inşa edin
  • Sınıf temelli göç politikasını durdurun
  • Adil yargı hakkını herkese sağlayın
  • Yoksulluk tuzaklarını ve güvencesizlik tuzağını ortadan kaldırın
  • Sosyal yardım değerlendirme sistemlerini ateşe verin
  • Engellileri şeytanlaştırmaktan vazgeçin
  • İstihdama dayalı refaha hemen şimdi son verin!
  • Günlük kredileri ve öğrenim kredilerini düzenleyin
  • Finansal bilgi ve danışmanlık hakkını tesis edin
  • Eğitimi meta olmaktan çıkarın

Künye: Guy Standing – Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa, çeviren: Senem Demiralp ve Sercan Çınar, İletişim Yayınları, siyaset, 392 sayfa

Rius – Yeni Başlayanlar İçin Marx (2008)

Meksikalı yazar ve çizer Rius’un 1972 yılında kaleme aldığı, 1977 yılında da Can Yücel tarafından çevrilen ‘Yeni Başlayanlar İçin Marx’, çizimler yoluyla Marx’ın fikirlerini özetliyor.

Marx’ı Don Kişot’a benzeten Rius, “Herkes ondan bahseder de pek azı bilerek konuşur. Çok daha azı da gerçekten anlar onu” diyor.

Çağının neredeyse tüm bilimlerine hâkim olan Marx’ın eserleri, anlaşılabilirlik konusunda herkese hitap etmez.

Kitabın hem yazarı hem de çizeri Rius, öncelikle Marx’ı anlamaya çalışmış, anladıklarını da bu çizimlerle ifade etmiş.

  • Künye: Rius – Yeni Başlayanlar İçin Marx, çeviren: Fırat Koç, Daktylos Yayınları, çizgiroman, 137 sayfa

Halid Özkul – Globalist Karşı-Devrim (2014)

Dünya çapındaki istihbarat savaşlarının sınıfsal kökenleri, ekonomik kaynakları ve bunlara nasıl başvurulduğu konularında iddialı bir çalışma.

Kitap, istihbarat örgütlerinin tarihten bugüne uyguladığı belli başlı asimetrik savaş ve kontrgerilla taktikleri ile dezenformasyon ve apolitizasyon yöntemlerini daha iyi kavramak açısından faydalı.

  • Künye: Halid Özkul – Globalist Karşı-Devrim, Doğu Kitabevi

Cafer Solgun – Alevilerin Kemalizmle İmtihanı (2008)

Cafer Solgun, ‘Alevilerin Kemalizmle İmtihanı’nda, Cem evlerinde bir politik figür olarak Mustafa Kemal portrelerinin 12 İmam resimleriyle beraber asılı olmasını tuhaf bularak eleştiriyor.

Yazar, varolan Cem evlerinin özellikle Kürt Aleviler açısından asimilasyonun bir parçası rolü üstlendiğini söylüyor.

Solgun, üç bölümden oluşan kitabının ilk bölümünde, güncel-politik Alevi tartışmaları konusunda kaleme aldığı yazıları bir araya getirmiş.

Kitabın en dikkat çeken tezlerini barındıran ikinci bölümde, Alevilerin Cumhuriyet ve laiklikle ilişkileri ele alınıyor.

Kitabın son bölümünde ise okuru Alevi kültürü hakkında bilgilendirmeyi hedefleyen yazılar yer alıyor.

  • Künye: Cafer Solgun – Alevilerin Kemalizmle İmtihanı, Hayy Kitap, siyaset, 141 sayfa