Samet Ağaoğlu – Arkadaşım Menderes (2011)

  • ARKADAŞIM MENDERES, Samet Ağaoğlu, Yapı Kredi Yayınları, anı, 163 sayfa

 

Samet Ağaoğlu, tanınmış bir siyasetçi olmasının yanı sıra, iyi bir edebiyatçı olarak da biliniyor. Ağaoğlu, 1946 yılında Demokrat Parti’ye katılarak siyasete atılmış ve 1950 ile 1960 arasında Manisa milletvekili olarak Meclis’te yer almıştı. Aynı dönemde,  Adnan Menderes hükümetlerinde çalışma, sanayi ve devlet bakanlığı görevlerinde bulunmuş Ağaoğlu, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından yargılanarak ömür boyu hapse mahkum edilmişti. Ağaoğlu’nun elimizdeki anıları, birebir yaşadıkları, Adnan Menderes’in kişiliği ve 1950-1960 arasına damgasını vurmuş Demokrat Parti ekseninde, bir dönemin siyasal atmosferini ayrıntılı bir bakışla betimliyor.

Karl Marks û Friedrich Engels – Manîfestoya Komunîst (2011)

  • MANÎFESTOYA KOMUNÎST, Karl Marks û Friedrich Engels, werger: Samî  Tan, Yordam Kitap, sîyaset, 61 rûpel

 

Yordam Kitap bir ilki gerçekleştirerek, Karl Marx ve Friedrich Engels’in ölümsüz eseri ‘Komünist Manifesto’yu Kürtçeye kazandırdı. 1848’de yazılan sosyalizmin bu temel yapıtı, sosyalist dünya görüşünün kısa, çarpıcı ve özlü bir anlatımını içeriyor. Manifestonun ünlü son sözü olan “Dünyanın bütün işçileri, birleşin!” cümlesi, “Karkerên hemû welatan, bibin yek!” şeklinde Kürtçeye çevrilmiş. Yayınevi çeviriyi, doğru bir tespitle, “Yasaklı ideoloji ile yasaklı dilin kucaklaşması” olarak tanıtıyor. Yordam Kitap’ın, Karl Marx’ın ünlü eseri ‘Kapital’in çizgiromana uyarlanmış halini içeren ‘Kapital Manga’yı da Kürtçeye çevirdiğini belirtelim.

Eylem Ertürk (der.) – Yerel Kültür Politikaları El Kitabı (2011)

  • YEREL KÜLTÜR POLİTİKALARI EL KİTABI, derleyen: Eylem Ertürk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, rehber, 144 sayfa

 

‘Yerel Kültür Politikaları El Kitabı’, yerel düzeyde kültür politikası geliştirmede planlama ve uygulama süreçlerinin adımlarını, araçlarını ve Türkiye’deki çeşitli kentlerden örnekleri içeriyor. Özellikle yerel yönetimler ve kültür alanında etkinlik gösteren sivil toplum kuruluşları için iyi bir rehber olan kitabın girişinde, Türkiye’de son yıllarda geliştirilen ve kent ölçeğinde yürütülen kültür politikası çalışmalarının çerçevesi çiziliyor. Çalışmanın devamında da, dünya çapında yerel kültürel gelişimin teorik çerçevesi ile yerel planlama ve uygulama süreçlerinde atılacak adımlar, bazı kent deneyimlerinin sonuçları eşliğinde inceleniyor.

Yavuz Sezer – Politik Tanıtım (2011)

  • POLİTİK TANITIM, Yavuz Sezer, Efil Yayınevi, siyaset, 298 sayfa

Seçim kampanyalarının başarıya ulaşması, kuşkusuz bunu yürüten ekibin beceresine ve çalışma azmine bağlı. Bu anlamda Yavuz Sezer’in seçim kampanyası el kitabı olarak düşünülebilecek elimizdeki çalışması, 12 Haziran’daki seçimlere hazırlanan partiler için iyi bir kaynak. Yazar burada, politik tanıtımın nasıl yapılacağını detaylı bir şekilde ele alıyor. Kitapta kampanya planlaması, adayın kampanyaya hazırlanması, kampanyanın finansmanının nasıl sağlanacağı, parti başkanının liderlik vasıflarını nasıl geliştireceği, gönüllülerin kampanyada nasıl kullanılacağı ve adayın eşinin kampanyada ne gibi roller üstlenebileceği gibi konular irdeleniyor.

Künye: Kolektif – Filistin: Devrim Sürüyor (2007)

‘Filistin: Devrim Sürüyor’, Filistin devrimci hareketinin en önemli örgütü olan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ni ele alan yazılardan oluşuyor.

Abu Ali Mustafa, Ahmed Saadat, Faysal Darraj, George Habaş, Ghassan Kanafani, İbrahim Nassar, Leyla Halid, Adib Nema ve Meryem Abu Dagga, kitapta yazılarına yer verilen başlıca isimlerden.

Kitapta Filistin Halk Kurtuluş Cephesi 5. ve 6. Kongre belgeleri ile politik raporlar, röportajlar ve mektuplar bulunuyor.

Filistin sorunu, Ortadoğu’nun derin yaralarından.

Kitaptaki yazılar, var olan politik durumu analiz ederken, bu sorunun tarihsel kökenlerine de odaklanıyor.

  • Künye: Kolektif – Filistin: Devrim Sürüyor, çeviren: Akın Sarı, Anka Kitaplığı, siyaset, 319 sayfa

Handan Çağlayan – Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar (2007)

  • ANALAR, YOLDAŞLAR, TANRIÇALAR, Handan Çağlayan, İletişim Yayınları, kadın, 278 sayfa

 

Handan Çağlayan’ın ‘Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar’ı, Kürt hareketinde kadınlar ve kadın kimliğinin oluşumuna odaklanıyor. Kitap, ekler dışında, Kürt kadınının günümüzdeki konumunu, erken dönem milliyetçi ideolojide kadınların yerini, yeni bir kimlik inşa süreci olarak 1980 sonrası Kürt kadın hareketinin gelişmesi, yasal partilerde kadınlar ve politikacı kadın kimliği ve nihayet Kürt kadın kimliğinin oluşumu, bileşenleri ve dinamikleri gibi konular yer alıyor. Çağlayan’ın çalışması, kadınların siyasette özne olup olmadıkları sorusuna, ortaya koyduğu önemli bulgularla sağlam bir yanıt veriyor.

Mustafa Sönmez – Paran Kadar Sağlık (2011)

  • PARAN KADAR SAĞLIK, Mustafa Sönmez, Yordam Kitap, siyaset, 157 sayfa

 Temel bir insan hakkı olan sağlığın, kâr amacı güden bir alan olarak tasarlanmaya çalışılması sadece Türkiye’de değil, dünya çapında yaşanan önemli bir sorun. İktisatçı Mustafa Sönmez ‘Paran Kadar Sağlık’ta, sağlığın bir meta haline getirilmesi anlamına gelen “kapitalist tıp modeli”ni kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Sönmez ilk olarak, dünyada sağlık hakkının metalaşmasını, neoliberal sağlık politikalarında Dünya Bankası-IMF etkisini ele alıyor. Yazar devamında ise, Türkiye’de sağlık hakkı ve sağlık harcamalarını; sağlıkta özel sermaye birikiminin boyutlarını ve sağlıkta uygulanan “dönüşümler”in haklarını budadığı çalışanları anlatıyor.

Robert Graham (ed.) – Anarşizm (2007)

  • ANARŞİZM, editör: Robert Graham, çeviren: Nil Erdoğan ve Mustafa Erata, Versus Kitap, tarih, 720 sayfa

 

‘Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi’ alt başlığını taşıyan ‘Anarşizm’, Anarşizmin MS 300’den 1939 yılına kadarki tarihi serüvenini ele alıyor. Ünlü anarşist araştırmacı Robert Graham’ın editörlüğünde hazırlanan kitap, siyasi düşüncenin anarşist geleneğinden başlıca metinleri barındırıyor. Daha sonra devamı yayınlanacak çalışmanın bu cildinde, anarşistlerin hayata geçirmeye çalıştıkları fikir ve öneriler ile karşısında durdukları teori ve pratiklerin anarşizme dair eleştirilerine yer veriliyor. Çalışmanın ikinci cildi ise, anarşizmin 1939’dan günümüze kadar olan dönemini kapsayacak. “Sadece bu ciltteki materyalin gözden geçirilmesi bile anarşist düşüncenin kendi zamanı için açıkgörüşlülüğünün ve derinliğinin ne kadar olağanüstü olduğunu ispatlamaktadır” diyen Graham’ın bu çalışması, anarşizmin 1939’a kadarki seyrini ayrıntılarıyla ele alıyor.

Hayrettin Kılıç – Nükleer Destan (2007)

  • NÜKLEER DESTAN, Hayrettin Kılıç, Bil Yayınları, bilim, 360 sayfa

 

Nükleer çağ, 1944 yılında, ABD’nin ‘Manhattan Projesi’ çerçevesinde ilk atom bombasını yapıp, New Mexico çöllerinde denemesiyle başladı. Bu denemeden sonra dünyanın başına nelerin geldiği de, herkesin malumu. Günümüzde ise, özellikle küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği öne sürülerek, nükleer reaktörlerin temiz enerji kaynağı olduğu iddia edilmeye başlandı. Nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç da, nükleer enerjinin, iddia edildiği gibi masum olmadığını savunuyor. Kılıç’ın çalışması, nükleer enerjinin iklim değişikliğine çare olup olmadığı; Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nı (NPT) imzalayan ülkelerin anlaşmanın ilkelerine uyup uymadığı; yeni bir “Nükleer Rönesans” başlatılıp başlatılamayacağı; nükleer enerjinin gerçek anlamda ucuz ve güvenli bir enerji olup olmadığı gibi sorulara makul yanıtlar veriyor.

Daniela Dahn – Batı Diye Diye (2007)

  • BATI DİYE DİYE, Daniela Dahn, çeviren: Yılmaz Onay, Yordam Kitap, siyaset, 223 sayfa

Daniela Dahn ‘Batı Diye Diye’ isimli bu kitabında, iki Almanya’nın birleşmesinden sonraki hayal kırıklıklarını dillendiriyor. Almanya’nın tek çatı altında birleşmesi, daha önce dillendirilen pembe rüyayı mümkün kılmadı. Çünkü Federal Almanya’nın Nazizm kalıntıları yasalarla görmezden gelindi ve Doğu Almanya vatandaşları sosyalist teşkilatlara üye oldukları için takibata uğrama tehdidi altında yaşadı. Dahn, bu gerçekleşmeyen rüyanın sebep ve sonuçlarını yerli yerine oturtmayı amaçlıyor. Berlin doğumlu ve Doğu Almanya’daki Sosyalist düzene muhalif olmuş Dahn’ın, bu muhalifliğini, kendisinin deyimiyle bu “doğu inadı”nı hâlâ devam ettirmesinin nedeni de, Almanya’nın Doğusu ile Batısı arasında ortadan kalkacağı söylenen adaletsizliklerin olduğu gibi durması. Dahn, bu hayal kırıklığını merkeze alırken, demokrasi ve insan hakları gibi kavramları da sorguluyor.