Paul Almeida – Toplumsal Hareketler (2023)

Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde dünya çok büyük değişimler geçirdi.

Gelişen internet ve kitle iletişim araçları mesafeleri kısaltıp zamanı hızlandırarak dünyanın dört bir yanındaki insanları birbirine –tarihte daha önce hiç olmadığı kadar– yaklaştırdı.

Bu yakınlaşma daha fazla çıkarın karşı karşıya gelmesine yol açtığı gibi, farklı dillerden, dinlerden, yörelerden insanlar, taleplerinin ve şikayetlerinin ortak olduğunu fark edip daha geniş tabanlı örgütlerde haklarını elde etmek için seferber olmaya başladılar.

Bu kitap, sosyal bilimlerde toplumsal değişim meselesini tabandan yeni bir gözle anlamayı sağlayan bir kılavuz sunuyor.

Kolektif seferberliğin yapısını ve faillerini, dünyanın dört bir yanında verilen ırkçılık karşıtı mücadelelerden iklim değişikliği protestolarına, köylülerin toprakları için ayaklanmalarından ataerkil düzenin kıskacından kurtulmaya çalışan kadınların seferberliğine varana kadar, çağdaş toplumların itici gücü hâline gelen toplumsal hareketler olgusunu canlı ve güncel örnekler üzerinden çözümleyerek bileşenlerine ayırıyor ve araştırmacılara toplumsal değişimi hareketler üzerinden anlamanın araçlarını sunuyor.

  • Künye: Paul Almeida – Toplumsal Hareketler: Kolektif Seferberliğin Yapısı, çeviren: Ebru Açık Turğuter, Abdulkadir Öncel, Fol Kitap, sosyoloji, 320 sayfa, 2023

David McNally – Kan ve Para (2023)

Marx, ünlü eseri ‘Kapital’de, paranın, “bir yanağında doğuştan bir kan lekesiyle” dünyaya geldiğini söylemişti.

David McNally, ‘Kan ve Para’da, Marx’ın izinden giderek paranın tarih boyunca kat ettiği kanlı yolculuğu anlatıyor.

İktisat kitapları tarihte üç para biçimi görüldüğünü anlatır: kıymetli metalden üretilen sikkeler, kıymetli metal karşılığı olan temsilî kâğıt para ve karşılığı olmayan yasal kâğıt para.

İktisat kitaplarındaki anlatım bu parasal gelişmelerin insanların hayrına olduğu izlenimini verir.

‘Kan ve Para’, sikke kullanımının Yunanistan’da kölecilikle ilişkisi; altın-gümüş karşılıklı banknot icadının İngiltere’nin sömürgecilikte öne geçme mücadelesinde savaş finansmanıyla ve köle ticaretiyle ilişkisi üzerinde duruyor.

Aynı şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yüzyılda üretilen çeşitli banknotların yerli halkların katledilerek topraklarının gaspıyla ilişkisini; günümüzde karşılıksız banknot sisteminin de işçi sınıfını hizada tutmakta nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor.

Eser, ayrıca, İngiltere’de tarımda sermayedar sınıfın ortaya çıkışını; İngiliz egemen sınıfın İrlanda’da ilk sömürgecilik deneyini; Kuzey Amerika’da kolonilerin kurulmasıyla Atlas Okyanusu üzerinde yürütülen insan ticaretini çarpıcı verilerle ve ilginç olaylarla betimliyor.

‘Kan ve Para’, para ekseninde toplumsal dönüşümlerin ideolojik yönünü de ele alıyor; toplumsal ilişkilerde parasallaşmanın felsefeye ve edebiyata yansımalarından örnekler veriyor.

  • Künye: David McNally – Kan ve Para: Savaş, Kölelik ve Devlet, çeviren: Cem Somel, Yordam Kitap, siyaset, 384 sayfa, 2023

Hans-Ulrich Wehler – Milliyetçilik (2023)

Milliyetçilik her türlü siyasi, toplumsal, kültürel, etnik ve dini davranışı tanımlamak için kullanılan belirsiz bir sözcük haline geldi.

Oysa milliyetçilik modern çağda siyasi iktidarı meşrulaştırmaya yarayan en önemli araçlardan biridir.

Ülkeler yıkan ve yeni sınırların çizilmesine yol açan milliyetçilik fikri, insanoğlunun kaderini değiştirmiş, çok geniş alanlara yayılan imparatorlukları parçalamış ve pek çok savaşın yaşanmasına neden olmuştur.

Modernleşme ve kapitalizmle birlikte tüm dünyaya yayılan bu düşünce, sanatçıları ve bilim insanlarını da etkileyerek birçok tartışmayı beraberinde getirmiştir.

Hans-Ulrich Wehler tüm bu gelişmeler ışığında, dünyanın hemen her yerinde görülen bu fikrin tarihini, biçimlerini ve sonuçlarını etraflıca ele alıyor, nerede ve nasıl algılandığına değiniyor, Kuzey Amerika ile Avrupa’nın yanı sıra diğer bölgelerde hangi durumlarla sonuçlandığını gösteriyor.

  • Künye: Hans-Ulrich Wehler – Milliyetçilik: Tarihi, Biçimleri ve Sonuçları, çeviren: Atilla Kurnaz, Runik Kitap, siyaset, 114 sayfa, 2023

Cengiz Çağla – Tocqueville ve Özgürlük (2023)

Cengiz Çağla, ‘Tocqueville ve Özgürlük’te, 19. yüzyılın önde gelen düşün insanlarından Alexis de Tocqueville’in demokrasi ile özgürlükler arasındaki gergin ve çelişkili ilişkiyle ilgili ufuk açıcı analizini ele alıyor.

Demokrasinin özgürlüğü hayata geçirecek olanaklar ortaya çıkardığı gibi, onu kısıtlayacak, hatta boğacak bir zemin de yarattığına dikkat çeken Tocqueville’in hayatını özetleyip, tespit ve çözümlerini aktardıktan sonra, bunların çağımız siyaset düşünündeki yankılarını, besledikleri tartışmaları irdeliyor.

Tocqueville’e göre demokrasi esas enerjisini “koşulların eşitliği” arayışından alır.

Özgürlük ise bir ideal, siyasal alana ilaveten gelenek ve ahlâk alanında da bulunması gereken bir erdemdir.

Onun bu yaklaşımı, özgürlük perspektifinden hareket ederek çağdaş demokrasiye demokrasi ilkelerinin içinden yapılmış en önemli eleştirilerden birini dile getirme imkânı verir.

Bu nedenle, günümüzde demokrasilerin özgürlükler alanında sergiledikleri yalpalamalara Tocqueville’in keskin tespitleri ışık tutmaya devam ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Kendi küçük dünyasına kapanan, kişisel çıkarlarından başka bir şeyi düşünmeyen bireylerden oluşan toplum, çoğunluk tiranlığına ve yumuşak despotizme kapı aralamaktadır. Tocqueville, moderniteyi radikal olarak sorunsallaştıran eleştirel düşünürlerden biridir Modernite ile özgürlük hem çelişmekte hem de uyuşabilmektedir. Dolayısıyla, özgür geleneklerin var oldukları yerlerde korunması, olmadıkları yerlerde de yaratılması için çaba gösterilmesi önem kazanmaktadır.”

  • Künye: Cengiz Çağla – Tocqueville ve Özgürlük, İletişim Yayınları, siyaset, 292 sayfa, 2023

Jeremy Rifkin – Dayanıklılık Çağı (2023)

Medeniyet tarihinin benzersiz bir yorumu ve türümüzün nasıl hayatta kalacağına dair bir öngörü.

‘Dayanıklılık Çağı’nda Jeremy Rifkin bizi geçmişte, günümüzde ve gelecekte bir yolculuğa çıkarıyor.

Sanayi Devrimi sonrasındaki İlerleme Çağı’nda zamanı verimli kullanmaktan daha önemli bir şey yoktu.

Elimizin altındaki tüm kaynakları işlemek ve tüketmek için hızla çalışıyor, servetimizi artırırken doğayı sömürüyorduk.

Jeremy Rifkin, içinde bulunduğumuz yeni çağda verimli ekonominin yerini uyumlu ekonomiye bırakacağını iddia ediyor.

Yeni nesil büyümedense gelişmeye, finans merkezlerindense ekoloji merkezlerine, üretkenliktense yenilenebilirliğe, küreselleşmedense globalleşmeye, jeopolitiktense ekoloji politikalarına, temsili demokrasidense vatandaş meclislerine önem veriyor.

İnsanlık olarak gelecekten gittikçe daha çok tedirgin olmaya başladığımız bir dönemde Rifkin bize doğayla uyumlu bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu ve ikinci bir şansımızın olabileceğini gösteriyor.

İlerleme Çağı bitiyor, Dayanıklılık Çağı’na hazır olun.

  • Künye: Jeremy Rifkin – Dayanıklılık Çağı: Yabanlaşan Dünyadaki Varoluşumuz, çeviren: Solina Silahlı, Doğan Kitap, inceleme, 368 sayfa, 2023

Kolektif – CHP’nin 100 Yılı (2023)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2023’te 100. kuruluş yıldönümünü kutlarken bütün dünyada en uzun ömürlü siyasi partilerden biridir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olarak sürdürdüğü tek parti iktidarının ve onu izleyen “demokrasiye alışma” döneminin (1945-1950) ardından, kısa aralıklar dışında, hep muhalefette geçen bir siyasi ömürdür bu.

‘Kuruculuktan Daimi Muhalefete: CHP’nin 100 Yılı’nda, CHP’nin uzun siyasi ömrünün evreleri ayrı ayrı inceleniyor: Tek parti dönemi, DP dönemi, Ortanın Solu akımı, 12 Eylül sonrası arayışlar (Halkçı Parti, Sosyaldemokrasi Partisi), Sosyal Demokrat Halkçı Parti deneyimi, Ecevit ayrılığı ve Demokratik Sol Parti, Baykal ve Kılıçdaroğlu dönemleri… CHP etrafındaki tartışmalar, “Kurultaylar partisi, hizipler partisi” lâkapları… Partinin 100. yılında içinden geçtiği kriz de, tarihsel bağlam içinde tartışılıyor.

Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Recep Peker, Kasım Gülek, Nihat Erim, Turan Güneş, Bülent Ecevit, Rahşan Ecevit, Erdal İnönü, Murat Karayalçın, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu portreleri, kitaba şahsiyetlerin-karakterlerin rengini katıyor.

Ekin Kadir Selçuk’un hazırladığı derlemede onun yanı sıra Faruk Alpkaya, İhsan Ömer Atagenç, Pınar Aydoğan, Büşra Bulut, H. Seçkin Çelik, Kerem Hocaoğlu, Derya Kömürcü, Celal Oral Özdemir, Selman Saç, Ali Duran Topuz, Sibel Utar, Çağhan Uyar ve Onur Alp Yılmaz’ın yazıları yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Kuruculuktan Daimi Muhalefete: CHP’nin 100 Yılı, derleyen: Ekin Kadir Selçuk, İletişim Yayınları, siyaset, 335 sayfa, 2023

Yıldırım Koç – AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma (2023)

AKP, yirmi küsur yıllık iktidarını toplumun her kesimiyle organik bağ kurmuş olan tarikatlara sağladığı imkânlar ile dinsel ve milliyetçi ideoloji aracılığıyla devam ettiriyor: İlk yıllarında kullandığı her türden özgürlükçü/liberal ideolojinin ardından son on yılında da her türden dinsel ve milliyetçi ideolojiyi sınırsızca kullandı.

AKP tarikatlarla/kitlelerine kendi kontrolümde olmalarını şart koşarak imkânlar sağladı, tarikatlar da aracısız-dolaysızca ulaştıkları ve kendilerine biat eden/kendilerini yüce kabul eden dolayısıyla sözünden çıkmayan halka AKP’nin nimetlerini/vazgeçilmezliğini anlattı.

Ülkemizde, yaşamını emek gücünü satarak sürdürenlerden başka esnaf-zanaatkâr da AKP’nin politikaları sonucunda bulunduğumuz hâlihazırdaki anda kapitalizme has mutlak yoksullaşma süreçleriyle ilk defa tanışmaya başladı.

AKP’nin izlediği politikaların bankacılık/finans sektörünün ve büyük sermaye sahiplerinin kâr oranlarını istikrarlı olarak artırdığı bilinen bir gerçek.

Ama aynı politikaların emek gücünü satarak geçinenlerle, esnaf-zanaatkârı derinden etkileyen bir hızlı yoksullaşmayı ürettiği de gerçek.

AKP’nin uzun yıllardır izlediği ve uyguladığı politikaların işçi sınıfı ve genel olarak ücretliler üzerindeki etkilerini ele alan ‘AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma’da ilk olarak, “kitlelerin” AKP’ye nasıl, niçin oy ve destek verdiğini, AKP’nin de bu desteği alabilmek için hangi kaynakları nasıl kullandığını ve uygulanan politikaların günümüzde yarattığı büyük sorunlar eşliğinde ortaya çıkan mutlak yoksullaşma sürecini; ikinci olarak ise AKP’nin “yeni döneminde” yoksullaşma süreci eşliğinde güçlü siyasal iktidarına dayanarak gündeme getireceği yasal ve nihayet meşru sayılacak düzenlemelere başta işçi sınıfı olmak üzere esnaf-sanatkâr ve köylülerin nasıl tepki verebileceği inceleniyor.

‘AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma’, halkın AKP’ye verdiği “oy desteğini”, ve ayrıca tek tek bireylerin veya siyasî örgütlerin/partilerin değil, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçi sınıf ve tabakaların AKP’nin yarattığı yoksullaşma süreçleri karşısındaki olası tepkilerini spekülasyondan uzak duran “gerçekçi ve maddî” verilerle anlamaya çalışıyor.

  • Künye: Yıldırım Koç – AKP’nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma: “Rüzgar Eken Fırtına Biçer”, Epos Yayınları, siyaset, 144 sayfa, 2023

Pelin Pınar Giritlioğlu – Kentin Hukuku (2023)

 

 

Planlamanın hukuk ve siyasetle giderek daha fazla iç içe geçtiği günlerde, ülkemiz kentleri afetlerle, kentsel dönüşümle, yasal gelişmeler ve hukuk mücadeleleriyle oldukça yoğun bir gündeme ev sahipliği yapıyor.

Bu sistemden beslenen iktidar, güç, bölüşüm ilişkilerinin alt ölçekte kenti ve kent mekânını sınır tanımaksızın şekillendirişine tanıklık ediyoruz.

Bu tanıklık, ormanlar, tarım alanları, meralar, su havzaları, tarihi kent mekânları, kimlik ve bellek gibi kente dair ne varsa tümünü içeriyor.

Kent mekânı hızla bir mücadele alanı olmaya başlıyor.

‘Kentin Hukuku’ adlı bu çalışma, teori ve pratiği hukuk zemininde bir araya getirmeyi hedefleyerek tüm bu süreci, kentlerdeki deneyimler üzerinden ele alıp okumaya, sorgulamaya ve okuyucuya aktarmaya çalışıyor.

Tek bir zaman dilimine odaklanmama ve süreci bir bütün olarak okuma ve anlama çabasıyla ele alınan tüm bu deneyim, çalışmada planlama ilke ve esasları, planlama hiyerarşisi, plan uygulamaları ve davalar, emsal yargı kararları, örnek olaylar, yasal gelişmeler ve kent mekânındaki hukuksuzluğa bir itiraz olarak yükseltilen kent mücadeleleri üzerinden ele alınarak sunuluyor.

Kent, mekân, hukuk arasındaki sorunlu ilişki, ‘Kentin Hukuku’nda; planlama, kentsel koruma, kentsel dönüşüm, kentsel yenileme, kamulaştırma ve kamusal alanlar ekseninden derinlemesine bir sorgulamayla ortaya konuyor.

  • Künye: Pelin Pınar Giritlioğlu – Kentin Hukuku, Nobel Yayınları, kent çalışmaları, 384, 2023

Hakan Özoğlu – Cumhuriyet’in Kuruluş Savaşları (2023)

1920’lerin başında Türkiye’de tek parti diktasına geçişin cesur bir anlatımı.

Hakan Özoğlu orijinal belgeleri, tanıklıkları, anıları dikkatle inceleyerek Kemalist Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını eleştirel bir bakış açısıyla sunuyor.

Kitap, kırılgan Kemalist rejim ile muhalefet grupları arasında 1926’da doruğuna çıkan iktidar mücadelesinin gerçek bir iktidar inşa süreciyle el ele ilerlediğini gösteriyor.

Modern Türkiye araştırmalarına bu çok önemli katkı 20. yüzyıl otoriter rejimlerinin dinamikleriyle ilgilenen birçok bilim insanının ilgisini çekecek nitelikte.

Kitap, 1923-1926 yılları arasında geçen ve sonrasında Mustafa Kemal’in tartışmasız tek lider olarak ortaya çıktığı üç özel olayı merkeze alıyor.

Bunlardan ilki, Cumhuriyet tarihinde “150’likler Vakası” diye bilinen Ankara’nın muhalifi olduğu söylenen 150 kişinin sürgün edilişi; ikincisi Takrir-i Sükûn Kanunu ve üçüncüsü de İzmir’de Atatürk’e yönelik suikast girişimi.

Özoğlu, Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının muhalefeti saf dışı etmekte başvurdukları siyasi ve adli manevraları, ayrıntılı olarak mercek altına alıyor.

Yazar, kitabının meramı hakkında şöyle diyor:

“Kurtuluş Savaşı’na önderlik etmiş şahsiyetler, öncelikle eski rejimin kalıntılarından kurtulmanın hayati öneme haiz olduğuna karar verdi. Fakat sonra, ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurmak ve yeni rejime yön vermek için kendi aralarında kaçınılmaz bir güç kavgasına giriştiler. Bu araştırma, şimdiye kadar pek bilinmeyen kaynaklar üzerinden, bu güç kavgasının ayrıntılarını ortaya koymaktadır.”

  • Künye: Hakan Özoğlu – Cumhuriyet’in Kuruluş Savaşları: 150’likler, Takrir-i Sükûn ve İzmir Suikastı, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 200 sayfa, 2023

Kolektif – Modern Türkiye’de Kültür Savaşı (2023)

Kültür sathında etkili bir gerçeklik olarak kulturkampf (kültür savaşı), farklı ton ve derecelerde de olsa, çağdaş dünyadaki kamusal tartışmalara yön vermeye devam ediyor.

Bu gerçeklik, modernleşme periyodunun erken evrelerinden itibaren laik ve muhafazakâr bloklar arası rekabetçi, keskin ve çatışmalı ilişiklere sahne olan Türkiye sathına geldiğimizde daha keskin ve rafine temsillerle karşımıza çıkar.

Söz konusu kamplaşmanın geniş kitleler üzerindeki “büyüsel” etkisi, derece farkları görülse de günümüze kadar uzanabiliyor.

Nitekim ideoloji, sivil toplum, eğitim, kadın hareketleri, toplumsal cinsiyet, dindarlık formları, kent siyaseti, göçmen ve yerliler arası gerilimler gibi bir dizi yeni temsillerle aktüel mecrada istikrarını korumakta.

Bu çalışma da, kültür merkezli çatışma aksını sosyolojik analizin merkezine oturtuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ural Manço, Burak Bilgehan Özpek, Gün Zileli, İrfan Özet, Tarık Çelenk, Elif Gençkal Eroler, Necmettin Doğan, Ayşe Deniz Ünan Göktan, Hacı Çevik, Aykut Sığın, Buşra Çelik, Volkan Ertit, Emrah Yağmurlu.

  • Künye: Kolektif – Modern Türkiye’de Kültür Savaşı, Editör: Necmettin Doğan, İrfan Özet, Nika Yayınevi, sosyoloji, 334 sayfa, 2023