Gabriel de Tarde – Toplumsal Yasalar (2019)

Bu kitap, sosyolojinin gelişimine önemli katkıda bulunmuş Gabriel Tarde’ın sosyolojiyle ilgili fikirlerini ilk elden kavramak açısından çok iyi bir kılavuz.

Tarde’ın sosyolojiye yaklaşımı Durkheim’ın yaklaşımından tümüyle farklıdır.

Durkheim, her toplumsal konuyu genel olanla açıklamaya çalışırken Tarde, buna şiddetle karşı çıkmış ve toplumsal değişimleri küçük, sıradan insanların toplum içindeki davranışlarını merkeze olarak anlamaya çalışmıştı.

Tarde’ın bu şekilde özetleyebileceğimiz yaklaşımı, daha sonra Chicago Okulu üyelerini de etkileyecekti.

Zira Okul, ileride “interactionism” yönünde gelişecek çalışmalarını Tarde’dan önemli ölçüde yararlanarak ortaya koyacaktı.

“Ben bütündeki kolektif benzerlikleri, en temel küçük eylemler yığınıyla, büyük olanı küçükle, genel olanı ayrıntıda olanla açıklıyorum. Böyle bir bakış açısı matematikte en küçükler hesabının ortaya çıkmasıyla gerçekleşen dönüşüme benzer bir dönüşümü sosyolojide gerçekleştirir,” diyen Tarde, toplumsal alanda suç ve taklit gibi mefhumlar üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Gabriel de Tarde – Toplumsal Yasalar: Bir Sosyoloji Taslağı, çeviren: Emre Sünter, Norgunk Yayıncılık, sosyoloji, 119 sayfa, 2019

Saime Tuğrul – Ebedi Kutsal Ezeli Kurban (2010)

Saime Tuğrul ‘Ebedi Kutsal Ezeli Kurban’ isimli elimizdeki incelemesinde, çok tanrılıktan tek tanrılığa kutsal ve kurbanlık mekanizmalarını irdeliyor.

Antropoloji, dinler tarihi, sosyal teori ve siyaset felsefesi gibi farklı alanlardan yararlanan Tuğrul, kutsallığın işlevselliğinin yok olduğu modern toplumlarda, “kurban” anlayışının nasıl olup da halen güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğüne odaklanıyor.

Özellikle, Türkiye’de olduğu gibi “kutsal vatan görevi” için erkeklerini davul-zurna eşliğinde askere gönderen ebeveynlerin, söz konusu kız çocukları olunca, onları töreler adına neden kurban ettikleri sorusuna yanıt araması, kitabın dikkat çeken yönlerinden biri.

  • Künye: Saime Tuğrul – Ebedi Kutsal Ezeli Kurban, İletişim Yayınları, inceleme, 207 sayfa

Uğur Batı – Tüketici Davranışları (2016)

Kapitalizm ve her adımda idealleştirilen tüketim toplumunun bizi nasıl bir çıkmaza soktuğunu gözler önüne seren bir çalışma.

Tüketim isteğinin altında yatan psikolojik etkenler, tüketimde cinsiyet ve yaş faktörü, geçmişten bugüne tüketim alışkanlıklarının dönüşümü ve tüketilen bir ürün olarak kent, kitabın ilgi çekici kimi konuları.

  • Künye: Uğur Batı – Tüketici Davranışları, Alfa Yayınları, psikoloji, 330 sayfa, 2016

Şebnem Eraş – Berdel (2009)

Şebnem Eraş, aynı zamanda bir fotoğraf albümü niteliğindeki ‘Berdel’de, kişisel hikâyeler ekseninde, kızların iki aile arasında değiştirilmesine dayanan evlilik töresi berdeli anlatıyor.

2000-2007 arasında beş berdel evliliğini fotoğraflayan Eraş, konuyu fotoğraflayıp kısa belgesel anılar yaratmaktan çok, töre kurallarını anlama çabasıyla berdelin mağduru kadınlarla samimi bir iletişim kurmaya çalışmış.

Eldeki çalışmayı sahici kılan başlıca hususun, Eraş’ın bu kadınları belli aralıklarla ziyaret ederek, hayatlarının aldığı yönü izlemesidir diyebiliriz.

Eraş, gün geçtikçe daha çok çözülen berdeli, sosyolojik bir olgu olmasının ötesinde gerçek mağdurlarının birebir tanıklığı üzerinden anlatıyor.

  • Künye: Şebnem Eraş – Berdel, NTV Yayınları, sosyoloji, 163 sayfa

 

Hannah Arendt – Kötülüğün Sıradanlığı (2009)

Hannah Arendt ‘Kötülüğün Sıradanlığı’nda, Nazi Almanyası’nda Yahudilerin gettolara ve toplama kamplarına naklinden sorumlu Otto Adolf Eichmann’ın, Kudüs’teki yargı sürecini izliyor ve Eichmann’ın karakter özelliklerinin kendisinde düşündürdüklerini derinlemesine tartışıyor.

Arendt’in, kötülüğün sıradan hale gelmesini, Eichmann’ın kişiliği üzerinden izlemesi, okuru, normal veya sıradan görünen üzerine daha dikkatli düşünmeye davet ediyor.

Soykırımın mimarı olarak sunulan Eichmann’ın, sadist bir canavardan ziyade, normal bir insan olduğuna dikkat çeken yazar, düşünme ve muhakeme yetisinin ortadan kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Hannah Arendt – Kötülüğün Sıradanlığı, çeviren: Özge Çelik, Metis Yayınları, sosyoloji, 315 sayfa

Kolektif – Kimlikler Lütfen (2009)

‘Kimlikler Lütfen’, 14-17 Haziran 2005 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ‘Kimlik ve Kültür’ başlıklı sempozyuma sunulan, Türkiye Cumhuriyeti konulu bildirilerden bir seçki.

Kültürel kimlik; Cumhuriyet kurulurken kültürel kimlik arayışı; kültürel kimliğin genetik, etnik, dinsel, dilsel ve ulusal boyutları; kültürel kimliğin oluşumunda metin ve mekânın rolü ve “Öteki” olarak kimlik ya da Batı gözüyle Türk imgesi, kitaptaki makalelerin irdelediği konulardan birkaçı.

Son yıllarda sıkça tartışılan kültürel kimlik, aynı zamanda bir kimlik sorununa da işaret ediyor.

Kitap, konuyu bilimsel bir yaklaşım ve tarihsel bağlamda değerlendirmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Kimlikler Lütfen, derleyen: Gönül Pultar, ODTÜ Yayıncılık, kültürel çalışmalar, 478 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Cinsiyet Kültürleri: Dicle Koğacıoğlu Kitabı (2019)

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi, 2010 yılından bu yana, çok erken yaşta aramızdan ayrılan Dicle Koğacıoğlu anısına makale ödülü vermek gibi, Türkiye’de toplumsal cinsiyet alanında yapılan çalışmalar açısından çok değerli ve anlamlı bir proje yürütüyor.

Elimizdeki kitap ise, hukuk sosyolojisi, cinsiyet çalışmaları, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi konular üzerinden ilerleyen söz konusu makalelerden yapılmış çok iyi bir seçki.

Dicle Koğacıoğlu’nun çalışmaları ve mirasına odaklanan yazılarla açılan kitapta,

  • Kürt kadınların dilinde köy boşaltmalarının yer alma biçimleri,
  • Kadınların kendi mekânını oluşturması,
  • Kadının kent deneyimi,
  • Dersim’in Ermeni kadınlarının bellek aktarım pratikleri,
  • Dersim’de sözlü şiir ve ağlama pratikleri,
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kürt kadınlarının eğitimi,
  • İstanbul’da eşcinsel ve biseksüel erkeklerin mekânsal sosyalleşmesi,
  • Trans kadın cenazelerindeki pratikler,
  • Ve Doğu Karadeniz’de bir ritüel olarak kız kaçırma gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Cenk Özbay, Ayşecan Terzioğlu, Ferhunde Özbay, Leyla Bektaş Ata, Melike Gül Demir, Pınar Karababa Kayalıgil, Derya Acuner, Meral Akbaş, Nihan Bozok, Mehtap Tosun, Aylin Demir, Pınar Ensari, Özlem Ezer, Ozan Soybakış, Aslı Zengin, Dilara Çalışkan, Fethiye Beşir ve Ayşe Gül Altınay.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Cinsiyet Kültürleri: Dicle Koğacıoğlu Kitabı, derleyen: Cenk Özbay ve Ayşecan Terzioğlu, İletişim Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 351 sayfa, 2019

Kolektif – Etnografi (2019)

Sosyoloji, etnografi çalışmalarını severek okuruz.

Fakat bu çalışmaları yürütenlerin tam olarak neler yaşadıklarını bilmeyiz.

İşte bu özgün ve çok ilginç derleme, bizzat araştırmacıların deneyimlerine yer veriyor.

Araştırmacılar burada, yaptıkları çalışmalardaki alan tecrübelerini bizimle paylaşıyor.

Kitabı en ilginç kılan hususların başında, bu sefer sahnenin farklı noktalarında yer alan etnografın olan biteni nasıl deneyimlediğini ortaya koyması.

Yazarlar burada,

  • Ankara pavyonları ve kuşbazları arasında yaşıyor,
  • Dilencilerin peşinde zabıta ile şehrin sokaklarını kat ediyor,
  • Esnaf ile deli arasındaki “oyuna” katılıyor,
  • Ankara Gençlik Parkı Lunaparkı’nda korku ve eğlencenin beraber tezahür ettiği oyuncaklara biniyor,
  • Tofaş marka araba kullanıcılarının arasına kendi Şahin’iyle karışıyor,
  • Ve bunun gibi, enteresan deneyimlerini bizimle paylaşıyor.

Kitaba katılan isimler ise şöyle: Aslı Yazıcı Yakın, Meriç Kükrer, Gülseren Güldeste, Nilgün Sonkan Gündüz, Berna Küçükoğlu, Sinan Çağırtekin, Alim Koray Cengiz, Semra Özlem Dişli ve Ceren Aksoy Sugiyama.

  • Künye: Kolektif – Etnografi: Olağan-içi Tecrübe, editör: Aslı Yazıcı Yakın ve Meriç Kükrer, Doğu Batı Yayınları, sosyoloji, 216 sayfa, 2019

Mehmet Altan – Kent Dindarlığı (2015)

Ayrımcılığın siyasi elitlerin elinde bir silaha dönüştüğü ve buradan adeta toplumun her kesimine sindiği bugün, gerçek anlamda bir kent dindarlığı anlayışı nasıl inşa edilebilir?

Bu soruya yanıt arayan Mehmet Altan, gerçek dindarlığın, siyasal İslam’ın dışında dinin kendisiyle ve dinin üstünden insanın kendisiyle ilişki kurması olduğunu savunuyor ve bizdeki din pratiklerini bu bağlamda tartışıyor.

  • Künye: Mehmet Altan – Kent Dindarlığı, Everest Yayınları

Mehmet Karakaş – Modernlik, Küreselleşme ve Türkiye’nin Kimlikler Evreni (2015)

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde gündeme gelen küreselleşme sürecinde kimlikler meselesinin konumlanışı ve Türkiye toplumunda kodları geçmişte oluşturulmuş kimlik örüntüleri hakkında bir tartışma.

Yazar bu tartışmayı modernlik, küreselleşme, kimlik ve ulusal kimlik olguları çerçevesinde yürütmekte.

Çalışma, Türk ulusal kimliği etrafında yapılan tartışmalarla kimlikler evreninde ortaya çıkan sorunların çok önemli olduğunu, zira Türkiye toplumunun geleceğiyle ilgili önemli kararlar vereceği bir yol ayrımıyla karşı karşıya bıraktığını bize bir kez daha gösteriyor.

  • Künye: Mehmet Karakaş – Modernlik, Küreselleşme ve Türkiye’nin Kimlikler Evreni, Küre Yayınları, siyaset, 279 sayfa, 2015