Edward William Charles Noel – Kürdistan 1919 (2010)

‘Kürdistan 1919’, İngiliz gizli servisi adına çalışan profesyonel askeri subay Edward William Charles Noel’in günlüğü.

O tarihte İstanbul’a gelerek etkili Kürt çevreleriyle ilişki kuran Noel, Celadet ve Kamiran Bedirxan kardeşler ile Ekrem Cemil Paşa’nın da içinde yer aldığı bir heyetle, üç ay boyunca Antep, Maraş ve Malatya’daki Kürt aşiretlerini ve yerleşim birimlerini ziyaret eder.

Noel’in gezi boyunca tuttuğu günlükte, Kürtlere dair gözlemleri, Kürt karakterlerinin belirgin özellikleri ve Kürt milli kimliğine dair fikirleri kadar, aşiretlerin sahip oldukları topraklar ile sürülerin miktarı ve bunların nasıl işlendiği gibi konular da yer alıyor.

  • Künye: Edward William Charles Noel – Kürdistan 1919, çeviren: Bülent Birer, Avesta Yayınları, günlük, 181 sayfa

Kolektif – Devrim Provaları (2010)

‘Devrim Provaları’, işçi sınıfının devrim niteliğindeki beş büyük deneyimine odaklanıyor. Bunlar, 1968 Mayısında ve Haziran başlarında Fransa’yı saran grev dalgası; 1972 ve 1973’te Şili’de Allende yönetimi altındaki işçi hareketi; 1974-1975 Portekiz Devrimi; 1979 İran Devrimi ve 1980-1981 yıllarında Polonya’da ortaya çıkan Dayanışma hareketi.

Bu mücadelelerin ortak yönleri, bağımsız bir işçi sınıfı eylemliliğine ve örgütlenmesine sahip olmaları.

Kitabın ilgi çeken yanlarından biri, her biri dünyanın her yerindeki sosyalistler için büyük birer ilham kaynağı haline gelen bu mücadelelerin başarıya ulaşamama nedenlerini ve bu deneyimlerden çıkarılabilecek dersleri gözler önüne sermesidir diyebiliriz.

Kitaptaki örnek mücadeleler, Ian Birchall, Mike Gonzalez, Peter Robinson, Elaheh Rostami-Povey ve Colin Barker tarafından kaleme alınmış.

  • Künye: Kolektif – Devrim Provaları, hazırlayan: Colin Barker, çeviren: Umut Haskan ve İrem Yılmaz, Yordam Kitap, siyaset, 316 sayfa

Robert Winston – Tanrı’nın Öyküsü (2010)

Robert Winston’ın BBC’de yayımlanan ‘Tanrı’nın Öyküsü’ belgeselinin bir devamı olan elimizdeki kitabı, dinlerin çıkış noktalarını irdeliyor; insanoğlunun Tanrı fikrine nasıl ulaştığını araştırıyor.

Tarihöncesi insanların neye inandıkları; tek Tanrılı dinlerin ortaya çıkışı; dinlerdeki sapkınlıklar ve hizipler; üç büyük dinin birbirine benzeyen ve birbirinden ayrılan yönleri; dünyanın farklı dinlerinin Tanrı’ya yaklaşımı; Tanrı inancının sorgulanmaya başlanması ve modern çağda din olgusu, Winston’ın ayrıntılı bir şekilde odaklandığı birkaç konu.

Kitap, aynı zamanda bilim ve din arasındaki mücadelenin derli toplu bir tarihi olarak da okunabilir.

  • Künye: Robert Winston – Tanrı’nın Öyküsü, çeviren: Sinan Köseoğlu, Say Yayınları, bilim, 504 sayfa

Evgenia Mars – Abdülhamid İstanbul’unda Bir kadın Seyyah (2019)

Bulgar yazar Evgenia Mars, ya da gerçek adıyla Evgenia Bonçeva–Elmazova, 1907’nin Eylül ayı başlarında, diş hekimi eşi ve ünlü Bulgar şairi İvan Vazov ile birlikte İstanbul’u ziyaret etmişti.

Bu gezinin izlenimlerinden oluşan elimizdeki kitap da, dönemin İstanbul’u hakkında ilginç gözlemler barındırıyor.

Üçlü İstanbul’dayken Boğaziçi’nden Sultanahmet Meydanı’na, Büyükada’dan Taksim’e ve Kapalıçarşı’dan Ortaköy ve Galata’ya uzanan geziler yapmış, ayrıca şehirdeki Bulgarlara ait Şişli’deki Evlogi Georgiev Bulgar Hastanesi’ni, Bulgar Ruhban Mektebi’ni,  Ortaköy’deki Bulgar Ekzarhlığı’nı ve Fener’deki Demir Kilise gibi kurum ve kuruluşları ziyaret etmiş.

Kitabın bizi ayrıca ilgilendiren bölümleri arasında, geleneksel İstanbul’a dair değerlendirmeler.

Mars, Divanyolu’ndaki padişah türbelerini ziyaret etmiş, II. Abdülhamid’in Yıldız Hamidiye Camisi’ndeki Cuma selamlığı merasimini dikkatle izlemiş ve Galata Mevlevihanesi’nde semazenlerin gösterisini izlemiş.

Anlatının kimi yerlerinde yazarın Osmanlı’ya yönelik önyargılı tutumu öne çıksa da, bu seyahatnamenin 20. yüzyılın hemen başındaki Osmanlı payitahtı üzerine önemli saptamalar barındıran bir kaynak olduğunu söylemeliyiz.

Künye: Evgenia Mars – Abdülhamid İstanbul’unda Bir kadın Seyyah, çeviren: Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, tarih, 86 sayfa, 2019

Namık Kemal – Selahaddin (2010)

‘Selahaddin’, Namık Kemal’in aynı zamanda biyografi niteliği taşıyan ve onun edebi yetkinliğinin de iyi örneklerinden olan ‘Evrak-ı Perişan’ın bir bölümü.

Namık Kemal bunu, ünlü tarihçi Michaud’nun ‘Haçlı Tarihi’ başlıklı kitabına cevaben kaleme almış.

Yazar burada, Batılı tarihçilerin, İslam tarihine ve büyük İslam kumandanlarından Selahaddin-i Eyyûbî’nin Haçlı Seferleri sırasındaki kahramanlıklarına ilişkin yaptıkları yanlı ve yanlış beyanlarına cevap veriyor.

Eldeki çevirinin bir özelliği de, daha öncekilerin aksine ‘Selahaddin’i sansürsüz olarak okura sunması. Kitabı yayına hazırlayan, ayrıca transkripsiyonunu da yapan Mithat Kutlar, eserin daha önceki çevirilerinde başvurulan sansür sonucunda, Kürdistan yerine  ‘Güneydoğu Anadolu’, ‘Kuzey Irak’ ya da ‘Yukarı Irak’ gibi kelimelerin tercih edilişini, orijinal metinle karşılaştırarak ortaya koyuyor.

  • Künye: Namık Kemal – Selahaddin, yayına hazırlayan: Mithat Kutlar, Avesta Yayınları, tarih, 78 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti (2010)

‘Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti’, Türkiye’de devlet yapısı, güvenlik siyaseti ve ordunun hem toplumsal ve siyasal aktörlerin dahil olduğu güç ilişkileri sürecinde hem de karşılıklı etkileşim içinde nasıl yapılandıklarının ve dönüştüklerini analiz eden makalelerden oluşuyor.

Ele aldığı konuyu, geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet sonrasına uzanarak irdeleyen bu nitelikli çalışmanın, güvenlik pratiklerinin Türkiye örneğinde çeşitli dönemlerde nasıl hayata geçtiğini mercek altına alması ve bunu yaparken de bir dizi kuramsal, kavramsal ve yöntemsel analiz aracı sunmasıyla dikkat çektiğini belirtelim.

Kitapta,

  • Osmanlı’da modern devlet, güvenlik siyaseti ve ordunun dönüşümü,
  • Son dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda jandarma teşkilatı,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda askere alma,
  • Osmanlı Devleti ve Hamidiye Alayları,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda asker kaçakları sorunu ve jandarmanın yeniden yapılandırılması,
  • Türkiye’de Cumhuriyet dönemi ordusunda Prusya etkisi,
  • 1942-1960 arasında ABD askeri yardımı ve bu süreçte Türk ordusunun dönüşümü,
  • Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde güvenlik siyaseti ve nüfus politikaları,
  • Türkiye’de milli güvenlik kavramının gelişimi,
  • Türkiye’de doksanlarda ulusal güvenliğin yeniden inşası,
  • Türkiye’de zorunlu askerlik, jandarma ve devlet,
  • Jeopolitik gerçeklerin Türkiye’deki kullanımları
  • Ve Kuvvet kullanma tehdidine dayalı dış politika krizlerinde güvenlik kavramı gibi önemli konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gül Tokay, Nadir Özbek, Mehmet Hacısalihoğlu, Janet Klein, Mehmet Beşikçi, Gencer Özcan, Dilek Barlas, Serhat Güvenç, Murat Yüksel, İsmet Akça, Evren Balta, Aslı Özgür Peker Dogra, Pınar Bilgin ve Fuat Aksu.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti, derleyen: Evren Balta ve İsmet Akça, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 513 sayfa

Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat (2010)

‘Üç Nesil Üç Hayat’, Refik Halit Karay’ın Abdülaziz, II. Abdülhamid ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki İstanbul’a dair anlatımlarından oluşuyor.

Burada, Karay’ın yemek sofraları, ramazanlar, kadın-erkek ilişkileri ve sosyal konular gibi, söz konusu döneme dair gözlemleri ve yorumları yer alıyor.

Buradaki anlatımı ilgi çekici kılan hususlardan biri de, her biri kendine has nitelikler taşıyan üç dönemdeki kültürel, sosyal ve siyasal dönüşümleri ortaya koymalarıdır diyebiliriz.

Karay’ın renkli, mizahi ve keyifli bir üslupla kaleme aldığı kitap, 1850’lerden 1900 ve 1940’lara kadar, baş döndürücü bir hızla değişen sosyal yaşantıyı, gelenek ve görenekleri kaleme getiriyor.

  • Künye: Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat, İnkılap Kitabevi, tarih, 230 sayfa

Eileen Power – Ortaçağ İnsanları (2019)

Ortaçağ tarihi üzerine çok şey biliyor olsak da, o dönemin sıradan insanı hakkındaki bilgilerimiz kıttır.

Eileen Power’ın bu enfes çalışması ise, tam da bu boşluğu dolduruyor ve Ortaçağ’da yaşamış insanların dünyasına inen çok iyi bir sosyal tarih çalışmasına imza atıyor.

Kitapta karşımıza çıkan dönem karakterleri şöyle:

  • Şarlman zamanında yaşayan çiftçi Bodo,
  • On üçüncü yüzyıldan seyyah Marco Polo,
  • Chaucer’ın gerçek hayattaki başrahibesi Madame Eglantine,
  • On dördüncü yüzyılda Parisli bir ev hanımı,
  • On beşinci yüzyıldan tacir Thomas Betson,
  • Ve VII. Henry zamanında bir Essex kumaşçısı olan Thomas Paycocke of Coggeshall…

Power bu kişilerin tanıklıklarından yola çıkarak okuruna, o dönemin siyasi, kültürel, ticari, ekonomik ve toplumsal hayatı hakkında pek çok ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Eileen Power – Ortaçağ İnsanları: Ortaçağ İnsanları Nasıl Yaşarlardı?, çeviren: İslam Kavas, Kronik Kitap, tarih, 256 sayfa, 2019

Orhan Türker – Psomatia’dan Samatya’ya (2010)

Orhan Türker’in daha önce, İstanbul’un belli başlı semtlerinin, geçmişten günümüze nasıl bir seyir izlediğini inceleyen çok sayıda çalışması yayımlandı.

Türker’in, bu serinin son kitabı olan ‘Psomatia’dan Samatya’ya’ başlıklı eserinde ise, bir Bizans semtinin hikâyesi anlatılıyor.

Eski İstanbul’un birbirinden renkli Rum ağırlıklı ve Hıristiyan karakterli semtlerinden biri olan Psomatia (Samatya), Bizans’tan günümüze Rumların İstanbulu’nun en eski yerleşim alanlarından biri.

Psomatia adının kaynağı; bölgenin ulaşımı, evleri, halkının meslekleri, önemli yapıları, tarihteki yangınları; 6-7 Eylül olaylarındaki durumu ve bölgenin Rum ve Ermeni nüfusu, kitapta anlatılan konulardan birkaçı.

  • Künye: Orhan Türker – Psomatia’dan Samatya’ya: Bir Bizans Semtinin Hikâyesi, Sel Yayıncılık, tarih, 91 sayfa

Peter Watson – Yakınsama (2019)

Ardımızda bıraktığımız yüzyılı, bilimin altın çağını yaşadığı dönem olarak tanımlamak abartı değildir.

Peter Watson’un elimizdeki çalışması da, bilimsel fikirlerin tarihi ve gelişimi üzerine harika bir inceleme.

Yazar bunu da, son dönemde yaygınlık kazanan “yakınsama” yaklaşımını merkeze alarak yapıyor.

Bugün iş, ekonomi, eğitim ve teknoloji gibi çeşitli alanlara egemen olan “yakınsama”nın bilimsel yönden anlamı şu:

Farklı bilimler, farklı başlangıç noktaları ve hiç benzemeyen ilgi alanlarına rağmen bir araya geliyor, böylece egemen anlatıyı, evrenin tarihini anlatmak üzere yakınsıyor ve birleşiyor.

Bu kitapta sunulan fizikle kimya arasındaki yakın ilişkinin gelişimi ve botanikle arkeoloji ilişkisi buna örnek olarak verilebilir.

Özetle Watson, sağlam bir bilimler tarihi sunarken bilimsel disiplinleri birleştirmeye yardımcı olacak bağlantıları inceleyerek özgün bir çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Peter Watson – Yakınsama: Evreni Açıklayan En Derin Fikir, çeviren: Eylem Yenisoy Şahin, Kolektif Kitap, bilim tarihi, 552 sayfa, 2019