Refik Ahmet Sevengil – Türk Tiyatrosu Tarihi (2015)

Refik Ahmet Sevengil’in bu çalışması, eski Türklerin dini törenlerinde dramın rolünden saray tiyatrosuna, Türk dram sanatının ayrıntılı bir hikâyesini sunuyor.

Kitap, alanında bir kaynak kitap özelliği taşıyan ilk ciddi çalışma.

Eski Türklerde dram sanatı, sarayda opera ve tiyatroların oynandığı ilk zamanlar, Cumhuriyet tiyatrosunun ilk yılları ve daha fazlası, bu çalışmada.

  • Künye: Refik Ahmet Sevengil – Türk Tiyatrosu Tarihi, Alfa Yayınları

Steven M. Beaudoin – Yoksulluğun Kısa Tarihi (2018)

Yoksulluk dünya tarihinin ilk zamanlarından bugüne süren büyük bir problem.

2001’de, Mozambik, Mascarenha’da 500 binden fazla nüfusa yalnızca bir ambulans hizmet vermekteydi.

Yalnızca bu da değil: Her dört kişiden üçü, günlük 40 cent’ten daha az bir ücretle yaşa mücadelesi veriyordu.

Bu, yoksulluğun korkutucu boyutları hakkında verebileceğimiz pek çok örnekten yalnızca biridir.

‘Yoksulluğun Kısa Tarihi’ de, 16. yüzyıldan başlayarak, yoksulluğun küresel bir sorun haline dönüştüğü döneme uzanarak konuyu geniş bir çerçeveden ele alıyor.

Kitapta,

  • Modern zamanın başlarında yoksullara yapılan yardımlardaki yenilikler,
  • 1500 yılından sonra yoksulluğun küresel bir boyuta ulaşırken ortaya çıkan eğilimlerin nedenleri,
  • 1945’ten bu yana yoksullara yapılan yardımlar,
  • Ve yoksulluğun, bütün dünya için ortaya koyduğu ahlaki sorumluluk gibi birçok konu tartışılıyor.

Kitap, yalnızca yoksulluğa daha yakından bakmak için değil, vahşi kapitalist düzenin dünya çapında yarattığı tahribatın boyutlarını daha iyi kavramak için de birebir.

  • Künye: Steven M. Beaudoin – Yoksulluğun Kısa Tarihi, çeviren: Tugay Kaban, Dedalus Kitap, tarih, 206 sayfa, 2018

Massimo Montanari – Kıtlık ve Bolluk (2018)

Avrupa’nın iki bin yıllık yemek yeme geleneği ve daha da önemlisi yemek yeme alışkanlığının dönüşümünün kültürlerin evriminde nasıl bir rol üstlendiğini ortaya koyan bir inceleme.

Özellikle, Avrupa’da yemeğin tarihinin zıtlıklarla dolu bir tarihe sahip olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çeken kitapta,

  • Avrupa’da sınıflar ile yemek arasındaki ilişkiyi,
  • Bölge ve uluslar bağlamında damak tadındaki farklılaşmaları,
  • Yemek yeme konusunda tarihten bugüne uzanan belli başlı sorunları,
  • Yemeğin değişen üretim ve tüketim alışkanlıklarını,
  • Lezzetin, damak tadının evrimini,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Künye: Massimo Montanari – Kıtlık ve Bolluk: Avrupa’da Yemeğin Tarihi, çeviren: Mesut Önen ve Biranda Hinginar Çoban, Nika Yayınevi, tarih, 224 sayfa, 2018

M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (2009)

Reza Hamzeh’ee, alt başlığı ‘Bir Kürt Cemaati Üzerine Sosyolojik Tarihsel ve Dini-Tarihsel Bir İnceleme’ olan ‘Yaresan (Ehl-i Hak)’ta, İran’da yoğunlaşmış bu önemli Kürt cemaatine odaklanıyor.

Hamzeh’ee, dokuz bölümden oluşan ve uzun soluklu bir araştırmanın ürünü olan çalışmasında, bu insanların sosyolojik ve dini köklerini, cemaatin ortaya çıktığı bağlamı ve cemiyetin bekaasına katkıda bulunan etmenleri anlatıyor.

Yaresan cemaatinin ortaya çıkışlarından beri yaşadıkları bölge; cemaatin barındırdığı toplumsal tabakalar; cemaatin başlıca ayırt edici özellikleri; Yaresan yaratılış hikâyelerinin bazı İrani yaratılış düşünceleriyle ilişkisi; Tecelli, Melekbilim ve Dualizm’in İrani arkaplanı; Yaresan inancının Tenasüh ve Binyılcılık doktrinleri ile bunların İranı arkaplanı; Yaresan’ın toplumsal yaşamı ve örgütlenmesi, konuyla ilgili bu altın değerindeki kaynakta irdelenen konulardan birkaçı.

  • Künye: M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (Ehl-i Hak), çeviren: Engin Öpengin, Avesta Yayınları, sosyoloji, 415 sayfa

Hélène Prigent – Melankoli (2009)

Melankoli, özellikle Batı kültürünü tarih boyunca en çok meşgul eden konuların başında gelir.

İşte Hélène Prignent, melankolinin kapsamlı bir tarihini verdiği bu rehber kitabında, antik mezar taşlarından başlayarak, Dürer, Valentin, Goya, Delacroix, Friedrich, Munch, Redon, Hopper ve Kiefer gibi isimlerin yapıtlarında melankoliye uzanıyor.

“Bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka bir şey değil aslında,” diyen Prignent, tarih boyunca melankoli’nin aldığı “kara safra”, “kutsal hastalığı”, acedia, spleen, nevrasteni ve bunalım gibi farklı adların ve merkezinde Dürer’in ünlü gravürü Melancolia I’ın bulunduğu zengin ikonografinin izini sürüyor; melankolinin yaratıcılıkla ilişkilendirilmesi ve sahip olduğu sürekliliğin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Hélène Prigent – Melankoli: Bunalımın Başkalaşımları, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 159 sayfa

Ümit Kurt – Antep 1915: Soykırım ve Failler (2018)

1915’te Antep’de, birçok Ermeninin ölümüyle sonuçlanan tehcir sürecinde neler yaşandı ve bunda kimler nasıl roller üstlendi?

Ümit Kurt, bu değerli çalışmasında, hem soykırımın izlerini takip ediyor hem de bunda önemli roller üstlendiğini söylediği üç failin; Ali Cenani Bey, Ahmet Faik Erner ve Mehmet Yasin Sani Kutluğ’un dünyasına iniyor

“Belirli koşullar, belirli bir politik iklim ve atmosferde sıradan insanları sıradışı ve örgütlü bir kötülüğün uygulayıcısı yapabilirdi.” diyen Kurt, Ermeni katliamına giden korkunç yolda, bu üç faili harekete geçiren saiklerle katliamın korkunç sonuçları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazar, alışıldığı gibi “milli görev” yerine getirdikleri bahanesinin ardına sığınan faillerin, asıl sebep ve sonuçları nasıl gizlediğini gözler önüne serdiği gibi, Antep İttihat ve Terakki Kulübü’nün üyeleriyle Antep’in ileri gelenlerinin bu suçtaki ortaklıklarını açık seçik ortaya koyuyor.

Belgeler ve faillerin aileleriyle yapılan görüşmelere dayanan kitap, 1915 Ermeni soykırımının, Antep özelinde sağlam bir incelemesi olarak okunmalı.

  • Künye: Ümit Kurt – Antep 1915: Soykırım ve Failler, İletişim Yayınları, tarih, 215 sayfa, 2018

Edward J. Erickson – I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu (2009)

Edward J. Erickson ‘I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nda, savaş sırasında Osmanlı ordusunun, Britanya ordusuna oranla daha yüksek seviyede genel muharebe etkinliğini geliştirme ve bunu sürdürme kabiliyetini inceliyor.

Bu incelemesini, 1915’te Çanakkale, 1916’da Kutü’l-Amare, 1917’de Filistin ve 1918’de Megiddo (Nablus) gibi dört vaka üzerinden yapan Erickson, Britanya, Rus ve zaman zaman da Fransız ordularının, Osmanlı ordusunu küçümsemelerine rağmen, onlar karşısında yenilgiye uğradıklarını söylüyor.

Erickson’ın kitabı, I. Dünya Savaşı ve genel olarak da askeri tarih konusuna ilgi duyanlara hitap ediyor.

  • Künye: Edward J. Erickson – I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu, çeviren: Kerim Bağrıaçık, İş Kültür Yayınları, tarih, 342 sayfa

 

Eugene W. Straus ve Alex Straus – Tıbbi Mucizeler (2009)

İki yazarlı ‘Tıbbi Mucizeler’, tıp tarihini kökten değiştirmiş 100 gelişmeyi anlatıyor.

Yazarlar, şahane resimlerle de zenginleşen çalışmalarında, tedavi sanatının gelişimine yön veren büyük fikirleri, kişileri, başarıları, tedavileri, aletleri, kurumları ve gelenekleri anlatırken, tıbbın geçirdiği büyük dönüşümü de tespit ediyor.

Sadece tıp tarihi değil, aynı zamanda tıbbın bugünkü durumunu da ele alan çalışma, okuru tıp biliminin nereye gittiği konusunda da düşünmeye davet ediyor.

Tıp biliminin insanlığın yararına hizmet etmesi gerektiğini düşünen yazarlar, elimizdeki eserleriyle, sağlık hizmetlerine dair kayda değer bir artalan bilgisi sunuyor.

  • Künye: Eugene W. Straus ve Alex Straus – Tıbbi Mucizeler, resimler: Bette Korman, çeviren: Nurcihan Durmuş, Domingo Yayınları, tarih, 415 sayfa

Metin Aydoğan – Türkiye Üzerine Notlar (2015)

1919’dan başlayarak, Türkiye’nin çalkantılarla dolu yakın tarihini adım adım izleyen bir araştırma.

İstiklal Savaşı, Kemalist kalkınma, DP iktidarı döneminde Türkiye Amerika ilişkileri, 12 Eylül darbesi, 24 Ocak 1980 kararları, 2000’deki ekonomik bunalım ve AKP döneminde devlet kurumlarının özelleştirilmesi, kitapta işlenen kimi konular.

  • Künye: Metin Aydoğan – Türkiye Üzerine Notlar, Pozitif Yayınları

Barbara Ehrenreich – Sokaklarda Dans (2009)

Barbara Ehrenreich ‘Sokaklarda Dans’ta, kolektif eğlencenin tarihini anlatıyor.

Konusunu, geniş bir zaman diliminde araştıran yazar, mağara duvarlarına resmedilen ilk festivallerden 1960’ların Rock hareketine, futbol maçlarındaki kalabalıklardan sokakları dolduran dans kalabalıklarına kadar, haz, esrime ve vecd halinin geçmişten günümüze izini sürüyor.

Kitabına, esrimenin arkaik kökenini anlatmakla başlayan Ehrenreich, İsa ve Dionysos arasındaki ilişkiyi, karnavalın doğuşunu, Avrupa’daki melankoli salgınını, emperyalizmin esrimeyle savaşmasını, faşist gösterileri ve karnavallaşan spor müsabakalarını, renkli bir üslupla anlatıyor.

  • Künye: Barbara Ehrenreich – Sokaklarda Dans, çeviren: Nil Erdoğan ve A. Ekim Savran, Versus Kitap, tarih, 361 sayfa