Kolektif – Felsefe, Tıp ve Tarih (2015)

İslam felsefesinin ilk klasik dönemi olarak kabul edilen 8-13. yüzyıl arasındaki süreçte yazılan felsefe-bilim tarihi kaynakları ve tabakat türü eserlerini merkeze alan bir çalışma.

Kitap, İslam felsefesi ve İslam bilim tarihi araştırmacıları için, bu alanın temel tarih kaynakları konusundaki boşluğu gidermeyi amaçlıyor.

  • Künye: Kolektif – Felsefe, Tıp ve Tarih, editör: Mustakim Arıcı, Klasik Yayınları

Falih Rıfkı Atay – Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri (2009)

Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün en yakınında bulunan gazeteci olması ve yakın tarihe tuttuğu ışık bakımından çok önemli bir isim.

1920’lerin başından ölümüne kadar Atatürk’ün yakınında bulunan Atay, ‘Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri’nde, o döneme dair birçok olaya ışık tutuyor.

Atatürk’ün İttihat ve Terakki Partisi’nin mensubu olup olmadığı; rejimin değişeceğini Meclis’e ilk olarak nasıl haber verdiği; ticarette neden başarısız olduğu; gazete macerasına kiminle girdiği ve Suudi Arabistan’daki bir toplantıya nasıl heyet gönderdiği, kitapta açıklığa kavuşturulan konulardan birkaçı. Çalışma, son zamanlarda Atatürk etrafında dönen tartışmaları aydınlatması yönüyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Falih Rıfkı Atay – Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, Pozitif Yayınları, tarih, 135 sayfa

Priscilla Mary Işın – Yemeğin Kültürel Tarihi (2018)

Yemek insanlar, toplumlar ve devletler arasındaki ilişkilere ışık tutar.

Yakın zamanda yayına hazırladığı ‘Fenni-i Tabâhat’ (Aşçılık Bilimi) adlı kitabı yayınlanan ve 1980’lerden beri Türkiye’nin mutfak tarihine yönelik araştırmalarıyla bildiğimiz Priscilla Mary Işın da bu güzel çalışmasında, avcı kabilelerden modern toplumlara yemeğin kültürel tarihini ilginç ve aydınlatıcı ayrıntılarla irdeliyor.

Işın, farklı mutfaklar arasındaki bağlantılara dikkat çekerek, konuyu tarihöncesinden başlayarak 20. yüzyılın başına kadar ana hatlarıyla işliyor.

Kitap bu amaçla, mutfak tarihinde öne çıkan dönem, bölge ve medeniyetler olarak Paleolitik Çağ, Neolitik Çağ, Mezopotamya, Eski Mısır, Hitit, Urartu, Lidya, Frigya, Antik Yunan, Roma, Bizans, İran, Arap, Orta Asya, Hindistan, Çin, Selçuklu, Osmanlı ve Batı Avrupa mutfaklarını araştırıyor.

Anadolu ise, tarımın başladığı bölgede yer alması ve üç kıta arasında bir köprü oluşturmasından dolayı, tarih boyunca farklı kültürlerin etkileşimde bulundukları bir kavşak oldu.

Anadolu’yu da bu niteliğiyle ele alan Işın, yaşadığımız coğrafyanın tarihten bugüne yemek kültürü açısından ne denli zengin olduğunu gözler önüne seriyor.

Hem damak tadına hem de yemek kültürü tarihine düşkün olanların kaçırmaması gereken bir kitap.

  • Künye: Priscilla Mary Işın – Yemeğin Kültürel Tarihi, Yapı Kredi Yayınları, yemek, 424 sayfa, 2018

Necla Geyikdağı – Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye (2008)

Necla Geyikdağı ‘Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye’de, Osmanlı’nın kapitalizmin ilk küreselleşme sürecine nasıl dahil edildiğini anlatıyor.

Geyikdağı bunu, söz konusu sürece dair istatistiklerden yararlanarak, yerel ekonominin tarihsel yapısına odaklanarak ve devlet adamları ile aydınların iktisadi zihniyetini inceleyerek yapıyor.

Çalışma bu yönleriyle, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ayrıntılı bir biçimde irdeliyor.

Feroz Ahmad’ın sunuşuyla yayımlanan kitabın özellikle, Türkiye’nin neden hâlâ gelişmekte olan bir ülke konumundan çıkamadığına dair önemli ipuçları vermesiyle ilgi çekeceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: V. Necla Geyikdağı – Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye, 1854-1914, Hil Yayın, tarih,  247 sayfa

Michel Foucault – Öznellik ve Hakikat (2017)

Michel Foucault düşüncesini daha iyi kavramak açısından büyük önem arz eden Collège de France’taki dersleri, bu kitapta.

Foucault’nun, özellikle ‘Cinselliğin Tarihi’ adlı kült eserinin ikinci ve üçüncü ciltlerine temel teşkil etmesiyle önem arz eden bu kitabında,

  • Antik Yunan’da paranın tesisi,
  • On sekizinci yüzyıl Fransa şehirciliği,
  • Psikiyatrik iktidar,
  • Devlet aklı,
  • Hıristiyan öznellik biçimleri,
  • Neoliberalizmin insan kavrayışı,
  • Meselin Ortaçağ’da ve on altıncı yüzyılda aldığı biçimler,
  • Hakikat ve özne arasındaki ilişkinin biçimleri,
  • Antikçağ’ın cinselliği sorunsallaştırma biçimleri,
  • Tekeşli cinsellik etiğinin ilkeleri,
  • Batı toplumlarının oto-analiz kategorileri olarak “paganlık”, “Yahudi-Hıristiyan” ve “kapitalizm” kavramları,
  • Hıristiyan cinsel ahlakının Stoacılıkta önceden mevcut olması meselesi,
  • Evliliğin değer kazanması ve zinanın tanımı,
  • Genç erkeklerde ilişkinin sorunsallaştırılması,
  • Modernliğin “cinsellik” ve “arzu”yu inşa edişinin altındaki dinamikler,
  • Ve arzunun doğuşu gibi konular ele alınıyor.

Kitap, özellikle, Foucault’nun tarihsel materyalleri nasıl ustaca işlediğini ve bilhassa felsefeyle tarih arasındaki bağı nasıl ördüğünü gözler önüne sermesiyle ayrıca önemli.

  • Künye: Michel Foucault – Öznellik ve Hakikat, çeviren: Sibel Yardımcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 335 sayfa, 2017

Arif Tekin – Bilinmeyen Yönleriyle Hz. Muhammed’in Ölümü (2015)

Elimizdeki kitabın yazarı Arif Tekin, Hz. Muhammed’in kendi yakın çevresi tarafından bir siyasi cinayete kurban gittiğini savunuyor.

Tekin bu amaçla, İslami kaynaklara kanıt olarak başvuruyor ve hem Hz. Muhammed’e tertiplenen suikast girişimlerini ayrıntılı bir şekilde araştırıyor hem de Hz. Muhammed hastayken eşleri Ayşe ve Hafsa tarafından kendisine verilmiş olan ilaçlara titizlik ve şüpheyle yaklaşıyor.

  • Künye: Arif Tekin – Bilinmeyen Yönleriyle Hz. Muhammed’in Ölümü, Berfin Yayınları

Hasan Kayalı – Jön Türkler ve Araplar (2018)

Jön Türkler ile İttihat ve Terakki Partisi hakkında, şu ana kadar sayısız çalışma yapıldı desek yeridir.

Fakat Jön Türklerin veya İttihat ve Terakki Partisi mensuplarının Araplar ve Arap coğrafyası ile aralarındaki ilişki gizemini büyük ölçüde korumaya devam ediyor.

Halen California Üniversitesi (San Diego) Tarih Bölümü’nde ders vermekte olan Hasan Kayalı’nın elimizdeki nitelikli çalışması ise, tam da bu boşluğu doldurmasıyla önemli.

Kayalı kitabında, Osmanlı hükümetlerinin Arap vilayetlerinde uyguladığı politikaları ve bu politikaların dönemsel anlamda izlediği dönüşümleri gözler önüne seriyor.

Osmanlıcılıktan İslamcılığa uzanan bir skalada, imparatorluğun Arap bölgesinde kendini nasıl konumlandırdığı ve buna karşılık Arap kesimin bu politikalara ne tür tepkiler verdiğini ortaya koyan Kayalı, aynı zamanda iktidar ve muhalefet arasındaki ilişkilerin bölgeye ve genel olarak bölgede varlık gösteren Büyük Güçler’deki nasıl karşılık bulduğunu da irdeliyor.

  • Künye: Hasan Kayalı – Jön Türkler ve Araplar: Osmanlıcılık, Erken Arap Milliyetçiliği ve İslamcılık 1908-1918, çeviren: Türkan Yöney, İş Kültür Yayınları, tarih, 336 sayfa, 2018

Zainab Bahrani – Babil’in Kadınları (2018)

Zainab Bahrani’nin bu değerli çalışması, Antik Mezopotamya’daki kadınlık konusunu hem tarih hem de sanat tarihi perspektiflerinden incelemesiyle dikkat çekiyor.

Eril iktidarın kadınlığa yaklaşımını sorunsallaştıran bir çerçeveyle örülen çalışma, Mezopotamya kültüründe cinselliğin ve toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl örgütlendiğini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor ve bunu yaparken toplumsal cinsiyet, göstergebilim, yapıbozum, psikanaliz ve tarihsel eleştiri gibi farklı alanlardan yararlanıyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı ise, Batılı kurucu söylem tarafından Mezopotamyalı kadınlara dair inşa edilmiş kalıplara eleştirel bir gözle yaklaşması.

  • Künye: Zainab Bahrani – Babil’in Kadınları: Mezopotamya’da Toplumsal Cinsiyet ve Temsil, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 344 sayfa, 2018

Riane Eisler – Kadeh ve Kılıç (2015)

Savaşın ve “cinsiyetler savaşı”nın ne Tanrısal ne de biyolojik olarak emredildiğini gözler önüne seren bir kitap.

Sanat, arkeoloji, sosyal bilimler ve daha pek çok araştırma alanından kanıtlar derleyen Eisler, kendi tarihyazımına hem kadınları hem de erkekleri dâhil ederek kültürel köklerimizin yepyeni bir hikâyesini sunuyor.

  • Künye: Riane Eisler – Kadeh ve Kılıç, çeviren: Orhun Burak Sözen, Maya Kitap

David Bryn Whitehouse ve Richard Hodges – Muhammed, Şarlman ve Avrupa’nın Kökenleri (2018)

Henri Pirenne’in ‘Mahomet et Charlemagne’ (Hazreti Muhammed ve Şarlman) adlı eseri, beşinci ve dokuzuncu yüzyıllar arasındaki klasik dönem Avrupa tarihini incelemişti.

Bu kitabın öne çıkan tezi, Cermen akınlarının Antik dünyanın Akdeniz’deki birliğini kırmadığı, Antik gelenekten kopuşun tek sebebinin İslam’ın beklenmedik bir hızla yayılışı olduğu şeklindeydi.

Literatüre “Pirenne Tezi” olarak geçen bu tez, şu ana kadar çokça tartışılmış olsa da, söz konusu kitabın yayımlandığı elli yıldan bu yana çürütülmüş değil.

Pirenne’in bir diğer özelliği ise, dönemin başat tarihyazımı anlayışından farklı olarak, on dokuzuncu yüzyılın öyküsel tarih geleneğinden ayrılıp ekonomi tarihine odaklanan ilk girişimlere imza atmasıdır.

Ki Pirenne’e tarih yazıcılığının ölümsüzleri arasında yer alma hakkını kazandıran da asıl olarak bu çalışmalarıdır.

İşte elimizdeki kitabın, ikisi de arkeolog olan yazarları, David Bryn Whitehouse ve Richard Hodges, “Pirenne Tezi”ni” Kuzey Avrupa, Akdeniz ve Batı Asya’da elde edilen arkeolojik bilgiler ışığında gözden geçiriyor.

Yazarlar bunu yaparken, hem Karolenj İmparatorluğu’nun kökenlerine dair bilinmeyenleri aydınlatmaya koyuluyor hem de arkeolojik verilerin neredeyse şaşırtıcı potansiyeline işaret ediyor.

  • Künye: David Bryn Whitehouse ve Richard Hodges – Muhammed, Şarlman ve Avrupa’nın Kökenleri, çeviren: Ahmet Aybars Çağlayan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 192 sayfa, 2018