Sevilay Kaygalak – Kapitalizmin Taşrası (2008)

Sevilay Kaygalak ‘Kapitalizmin Taşrası’nda, 16. yüzyıldan 19. yüzyıla, Bursa’da kaydedilen kapitalist ilişki biçimlerinin şehir ve şehrin sosyal hayatındaki etkisini inceliyor.

Kaygalak kitabının ilk bölümünde, kapitalizm ve kentsel değişime; ikinci bölümde, Osmanlı toplumsal yaşamındaki değişimlerin kentlere etkilerine odaklanılıyor.

Çalışmanın üçüncü bölümünde, bir Osmanlı Anadolu kenti olan Bursa’nın demografik özellikleri ve ipek, ham ipek üretimi yoluyla yarattığı yerel ekonomisi anlatılıyor.

Kaygalak, kitabının son bölümünde de, 19. yüzyılda Bursa’daki değişimin sosyo-ekonomik ve mekânsal boyutlarını, bu sürecin kapitalist niteliğini ortaya koyarak analiz ediyor.

  • Künye: Sevilay Kaygalak – Kapitalizmin Taşrası, İletişim Yayınları, inceleme, 242 sayfa

Hester Donaldson Jenkins – Robert Kolej’in Kızları (2008)

Hester Donaldson Jenkins ‘Robert Kolej’in Kızları’nda, Osmanlı topraklarındaki misyonerlik faaliyetlerini, Mary Mills Patrick ve Robert Kolej üzerinden izliyor.

Patrick, ülkesi Amerika’dan Türkiye’ye gelerek İstanbul Kız Koleji’nin müdireliğini üstlenmişti.

Kitapta, Patrick’le başlayan ve daha sonra gelenekselleşen eğitim anlayışı ele alınıyor.

Bu eğitim kurumunun öteki din ve mezheplere hoşgörülü yaklaşma kültürüyle Amerika ve Avrupa’daki feminist anlayışı Türkiye’ye getirme misyonuyla hareket ettiğini belirten Jenkins, Osmanlı’nın son dönemlerinde kurulan ve o zamandan bu yana Türkiye’deki eğitimin en önemli ve başarılı duraklarından biri haline gelen Kolej’in kapsamlı bir hikâyesini sunuyor.

  • Künye: Hester Donaldson Jenkins – Robert Kolej’in Kızları, çeviren: Ayşe Aksu, Dergah Yayınları, inceleme, 280 sayfa

Ernest Jackh – Yükselen Hilal (2008)

Atatürk’ün ‘Yükselen Hilal’i yazdığı için bizzat kutladığı Ernest Jackh, Osmanlı’nın son döneminde yaşananlara ve ardından ondan sonra tarihteki rolünü oynamaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş serüvenine odaklanıyor.

Türkiye’nin modern Avrupa’yı hedeflemesi; 1. Dünya Savaşı’nda oynadığı rol; bir zamanlar başörtüsü, fes, harem gibi konulara nasıl yaklaşıldığı; Osmanlı’nın bağnazlıkla mücadele edişi; Jön Türkler ve Balkanlar’daki olaylar, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Kendini Türk dostu olarak tanımlayan Jackh, 1940’larda Amerika’da yayımlanan kitabıyla, hep yanlış anlaşıldıklarına inandığı Türkleri dünyaya anlatmayı amaçlamıştı.

  • Künye: Ernest Jackh – Yükselen Hilal, çeviren: Sakıp Murat Yalçın, Ikarus Yayınları, tarih, 303 sayfa

Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi (2008)

‘Paris ’68’, Paris’te başlayarak hızla dünyaya yayılan 1968 hareketini, o dönem orada bulunan Hıfzı Topuz’un tanıklığıyla sunuyor.

1968 Mayısında Paris’te başlayan kıvılcımı, “doğaçlama ve başarısız ama kansız ve güler yüzlü bir devrim denemesi” olarak tanımlayan Topuz, sadece bu kıvılcıma beşiklik eden Paris’i değil, bunun, Meksika, Vietnam, ABD, Çekoslovakya, İtalya ve Türkiye gibi ülkelere yansımalarını da odaklanıyor.

Topuz, kendi tanıklığıyla, Daniel Cohn-Bendit gibi dönemin efsane önderlerini, hareketin başlamasını, gelişmesini, hemen ardından önüne geçilemeyen bir sel haline gelişini ve “şimdi iktidar” diyerek başkaldıran hareketin vardığı noktayı anlatıyor.

  • Künye: Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi, Agora Kitaplığı, anı, 114 sayfa

Kolektif – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Salgın Hastalıklar ve Kamu Sağlığı (2017)

Özellikle Sanayi devriminden sonra, Avrupa’da devlet yapısı büyük oranda dönüştü.

Bu durum beraberinde “sağlıklı vatandaş” düşüncesinin ortaya çıkmasına ve böylece kamu sağlığı uygulamalarının yaygınlaşmasına vesile oldu.

Dolayısıyla kamu sağlığı ile modernleşme süreci arasında kopmaz bir ilişki var.

Bu kitap ise, salgın hastalıklar ve kamu sağlığı uygulamalarını Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet dönemleri bağlamında izlemesiyle alana önemli bir katkı sunuyor.

Osmanlı’nın ve Cumhuriyet’in genel sağlık politikasını kapsamlı bir şekilde ortaya koyan çalışma, devletin sağlıklı vatandaş yetiştirmek için ortaya koyduğu kurumları, sağlık politikalarının nasıl bir zihniyet değişimine işaret ettiğini ve bireylerin bu amaçla nasıl seferber edildiğini araştırıyor.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Salgın Hastalıklar ve Kamu Sağlığı, editör: Burcu Kurt ve İsmail Yaşayanlar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 254 sayfa, 2017

Helge Hesse – 80 Cümlede Dünya Tarihi (2008)

İnsanlığın belleğinde yer etmiş, artık anonimleşmiş sözler vardır.

İşte Helge Hesse’in elimizdeki keyifli kitabı, bu sözlerin hangi koşullarda, kim tarafından söylendiğini anlatıyor.

Hesse, “Kendini tanı”, “Para kokmaz”, “Amaca giden her yol mubahtır”, “Benim imparatorluğumda güneş hiç batmaz”, “Devrim kendi çocuklarını yer”, “Ama dünya yine de dönüyor”, “Bizden sonra tufan!”, “Mülkiyet hırsızlıktır” ve “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!” gibi sözlerin ışığında, okurunu, tarihin tozlu sayfalarında bilgilendirici bir seyahate davet ediyor.

  • Künye: Helge Hesse – 80 Cümlede Dünya Tarihi, çeviren: Çiğdem Canan Dikmen ve Gül Gürtunca, Doğan Kitap, tarih, 324 sayfa

Taner Timur – Devrimler Çağı: 1848, 1871, 1917 (2017)

Taner Timur’dan, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla taşan devrimler çağının dönüm noktalarını saptayan, onların zengin mirasını yeniden yorumlayan dört önemli yazı.

Bu yazıların ilk ikisi, ideallerini, vaatlerini gerçekleştirmek yerine, dar burjuva kalıplarına yenik düşen 1789 Devrimi’ne karşı tepki olarak ortaya çıkan, önceleri işçi ve öğrenci ayaklanması olarak başlayıp ardından tüm Avrupa’ya yayılan 1848 Devrimi’ne ve buna karşı gerçekleşen Louis Bonaparte’ın darbesine odaklanıyor.

Taner Timur, 1848 Devrimi’nde yaşananları Marks ve Engels’in ‘Komünist Manifesto’su ve Marx’ın ‘Louis Bonaparte’ın 18. Bruamaire’i çalışmasını merkeze alarak yorumluyor.

Yazıların ikincisi, Bonaparte’ın yirmi yıllık despotizminin sona ermesinin ardından, Almanya’nın Fransa’yı işgal etmesinin ardından Fransızların direniş için kurdukları 1871 Komün deneyimini irdeliyor.

Timur bu süreci de, yine Marx’ın değerlendirmeleri ve dönemin önemli devrimci figürlerinden Lissagaray’ın anıları ışığında irdeliyor.

Timur, kitabının son yazısında da, devrimler çağının son ve kuşkusuz en görkemli duraklarından olan 1917 Sovyet Devrimi’ni işliyor.

Yazar, şu an 100. yılına giren Ekim Devrimi’ni ortaya çıkaran koşulları ve bu deneyimin günümüze nasıl bir miras bıraktığını kapsamlı bir bakışla tartışıyor.

  • Künye: Taner Timur – Devrimler Çağı: 1848, 1871, 1917 (2017), Yordam Kitap, tarih, 142 sayfa, 2017

Eugene Rogan – Osmanlı’nın Çöküşü: Ortadoğu’da Büyük Savaş (1914-1920) (2017)

Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’na katılması, hem imparatorluğun hem de modern Ortadoğu tarihinde büyük dönüşüme, geri döndürülemez bir kırılmaya vesile oldu.

Zira Osmanlıların savaşa girişi, Avrupa savaşını başka herhangi bir olaydan daha fazla etkileyerek, bir dünya savaşına dönüştürmüş oldu.

İşte Ortadoğu tarihi alanında yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Eugene Rogan, Osmanlı için sonun başlangıcı olan bu büyük savaşın başından sonuna ve tüm cepheleriyle nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Rogan bunu yaparken, savaşa giren tarafların strateji ve planlarını da açıklıyor ve daha da önemlisi, Osmanlı’nın sonunu getiren bu büyük savaşın Batı cephesindeki ülkelerin geleceğine nasıl yön verdiğini de gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Savaştan önce dünyanın düzeni,
  • Savaşın Basra, Aden, Mısır ve Doğu Akdeniz’deki açılış salvoları,
  • Kafkasya ve Sina’da Osmanlı seferleri,
  • Çanakkale Boğazı’na saldırı,
  • Ermenilerin imhası,
  • Gelibolu’da Osmanlı zaferi,
  • Mezopotamya’nın istilası,
  • Kut kuşatması,
  • Arap isyanı,
  • Ve Bağdat, Sina ve Kudüs’ün düşüşünden sonra Osmanlı’nın geri çekilme süreci gibi, birçok önemli konu ele alınıyor.

Künye: Eugene Rogan – Osmanlı’nın Çöküşü: Ortadoğu’da Büyük Savaş (1914-1920), çeviren: Özkan Akpınar, İletişim Yayınları, tarih, 477 sayfa, 2017

Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600 (2017)

Kara Ölüm tabir edilen vebanın Osmanlı’daki izlerini araştıran incelemelerin yeterli oranda olduğu söylenemez.

Fuat Köprülü ve Albert Hourani Kitap Ödülleri ile Dionisius A. Agius Ödülü’nü kazanmış Nükhet Varlık’ın elimizdeki harika çalışması ise, Osmanlı’da vebayı araştıran ilk sistematik bilimsel inceleme.

Vebanın ortaçağ sonlarından erken döneme kadar, yani 1347-1600 yılları arasında Osmanlı’yı farklı yönleriyle nasıl etkilediğini gözler önüne seren Varlık, bunu yaparken de tıp kitapları, menakıbnâmeler, anılar ve yakın zamanda yapılmış bilimsel çalışmalarla metnini zenginleştiriyor.

Yazar, Osmanlı’nın büyümesi ve yayılmasının farklı coğrafyaları ve insanları etkileşime soktuğunu ve bu durumun da veba salgınlarının yayılmasında dönüştürücü rol aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600, çeviren: Hazal Yalın, Kitap Yayınevi, 400 sayfa, 2017

Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları (2017)

Sinemanın Türkiye’deki ilk yılları, aynı zamanda modernleşmenin bu topraklardaki serüveni açısından dikkat çekici ayrıntılar barındırıyor.

Nezih Erdoğan, 1894-1928 yılları arasında yayımlanan Osmanlıca ve Fransızca gazete ve dergilerde sinemayla ilgili çıkan ilan, haber ve makale gibi malzemelere dayanarak yola çıkan elimizdeki önemli çalışmasında, İstanbul’u merkez alarak bu sürecin hem ayrıntılı hem de keyifle okunacak bir kaydını tutuyor.

Kitapta,

  • Sinemanın ortaya çıkmasından önce seyir ve seyirci olguları,
  • Osmanlı’da şehirli insanın sinemayla ilk tanışma anları,
  • Ve ülkede sinema kültürünün oluşumu gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Çalışma, modernleşme tarihimizde sinemanın nasıl bir payı olduğunu gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları, İletişim Yayınları, sinema, 320 sayfa