Kadir Canatan – İslam Siyaset Düşüncesi ve Siyasetname Geleneği (2014)

Siyasetnameler neden önemlidir?

17 klasik siyasetnameden yola çıkarak bu sorunun yanıtını arayan Kadir Canatan, siyasetnamelerin kendi dönemlerinin siyasal zihniyet ve kültürü hakkında bilgi veren kaynaklar olmakla kalmayıp, zaman içinde nasıl bir siyasal yapılanmaya, siyasal kültüre yol açtıklarını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kadir Canatan – İslam Siyaset Düşüncesi ve Siyasetname Geleneği, Doğu Kitabevi

İlhan Tekeli ve Selim İlkin – İkinci Dünya Savaşı Türkiyesi, 3. Cilt (2014)

Fiilen savaşa girmemesine rağmen savaş ekonomisi koşulları içinde yaşamış dönemin Türkiye’sinde önemli ekonomik ve toplumsal dönüşümler, bu kitapta derinlemesine irdeleniyor.

Çiftçiyi topraklandırma yasası, sağlık alanında yapılan uygulamalar, sanayileşme programı ve vergi alanında yeni düzenlemeler, kitapta ele alınan o döneme özgü gelişmelerden birkaçı.

  • Künye: İlhan Tekeli ve Selim İlkin – İkinci Dünya Savaşı Türkiyesi, 3. Cilt, İletişim Yayınları

Fausto Zonaro – Abdülhamid’in Hükümdarlığında Yirmi Yıl (2008)

İtalyan ressam Fausto Zonaro, bilindiği gibi, 1891 yılında İstanbul’a gelmiş ve II. Abdülhamid tarafından 1896 yılında Saray Ressamı olarak görevlendirilmişti.

Padişahın Akaretler’de kendisine tahsis ettiği büyük evde atölyesini kuran Zonaro, burada açtığı daimi sergiyle uzun yıllar yerli ve yabancı ziyaretçilere ev sahipliği yaptı.

Padişah devrildikten sonra unvanını kaybeden Zonaro, ülkesine dönmüş, 1924 yılında da anılarını kaleme almıştı.

İşte sanatçının Türkiye’de yaşadıklarının önemli bir halkasını oluşturan bu kitapta, Zonaro’nun İstanbul’a gelişi, burada kaldığı yıllar boyunca yaşadıkları ve tarihsel tanıklıkları yer alıyor.

  • Künye: Fausto Zonaro – Abdülhamid’in Hükümdarlığında Yirmi Yıl, çeviren: Turan Alptekin ve Lotto Romano, Yapı Kredi Yayınları, anı, 384 sayfa

Adile Abbasoğlu – Unutulmaz Anılar (2008)

Adile Abbasoğlu’nun ‘Unutulmaz Anılar’ının merkezinde, Abhazya’nın devlet adamı Nastor Lakoba, eşi Sariya Lakoba ve ailesi yer alıyor.

1935’te Sariya’nın kardeşi ile evlenen Abbasoğlu, o günden itibaren kendini Abhazya’daki politik yaşamın ortasında bulur.

1937 yılında Lakoba zehirlenerek öldürülünce, Abbasoğlu da ailesiyle beraber çalışma kamplarına gönderilir.

İşte bu kitap, ancak 1947 yılında ülkesine dönebilen Abbasoğlu’nun, ülkenin bu önde gelen ailesine ve yaşadıklarına dair anılarını bir araya getiriyor.

Kitap, bu dönemde Abhaz halkının yaşadığı trajedileri anlatıyor.

  • Künye: Adile Abbasoğlu – Unutulmaz Anılar, çeviren: Oktay Çkotua, As Yayınları, anı, 232 sayfa

Karen Dolby – Bir Nefeste Cinsellik Tarihi (2014)

Ünlü klasik felsefecilerden Ortaçağ papalarına, kral ve kraliçelerden doktorlara, siyasetçilerden sokaktaki insanlara kadar geniş bir yelpazede pek çok insanın hayatının gölgede kalmış “edepsiz” ayrıntıları.

Bu kitap, cinselliğe bakışımızı etkileyen, dönüştüren tarihsel dönüm noktalarını daha iyi kavrayabilmek için bir vesile.

  • Künye: Karen Dolby – Bir Nefeste Cinsellik Tarihi, çeviren: Pınar Üstel, Maya Kitap

 

Mustafa Celâlettin Paşa – Eski ve Modern Türkler (2014)

Türk tarihini, kültürünü, dilini ve Türklerin kökenini konu alan, hem ilginç hem de tuhaf bir çalışma.

Mustafa Celâlettin Paşa’nın buradaki Turo-Aryanizm tezi, 19. yüzyılın Avrupamerkezci ırkçı teorilerinden fazlasıyla etkilenmiş.

Şunu da hatırlatalım: Polonya doğumlu olup daha sonra Osmanlı ordusuna katılan Paşa’nın asıl adı da, Konstanty Borzecki’ydi.

  • Künye: Mustafa Celâlettin Paşa – Eski ve Modern Türkler, çeviren: Güven Beker, Kaynak Yayınları

Murat Bardakçı – Mahmud Şevket Paşa’nın Sadaret Günlüğü (2014)

Bilindiği gibi Sadrazam Mahmud Şevket Paşa, bir suikasta kurban gitmişti.

Paşa’nın elimizdeki bu günlüğü, Osmanlı’nın son dönemine dair çok önemli bilgiler barındırıyor.

Ordunun siyasetin içerisinde yer almasından ve müdahalelerde bulunmasından rahatsızlık duyan, günlük tutan tek sadrazam olan Paşa, bu günlüğünde, Osmanlı’nın görkemli çöküşünün detaylı bir panoramasını çiziyor.

  • Künye: Murat Bardakçı – Mahmud Şevket Paşa’nın Sadaret Günlüğü, İş Kültür Yayınları

Margaret MacMillan – Barışa Son Veren Savaş (2014)

Birinci Dünya Savaşı öncesindeki Avrupa’nın haleti ruhiyesi nasıldı?

Bu kitap, bunu daha yakından görmek için iyi bir fırsat.

Çalışma, 1914’te Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’ı mahvetme konusundaki o çılgın kararlılığının, Almanya’nın bunu sonuna kadar destekleme tutumunun ve Rusya’nın seferberlik konusundaki sabırsızlığının öncesindeki politik dönüşümlere, korkunç bir kıyımın başlamasından hemen önceki o gerilimli döneme odaklanıyor.

  • Künye: Margaret MacMillan – Barışa Son Veren Savaş, çeviren: Belkıs Çorakçı Dişbudak, Alfa Yayınları

Howard M. Sachar – Avrupa’nın Katli (1918-1942): Siyasi Bir Tarih (2017)

Yirminci yüzyılın sarsıcı 11 siyasi suikastı üzerinden Avrupa’nın iki dünya savaşı arasındaki yıllarına uzanan dikkat çekici bir çalışma.

Rosa Luxemburg, Kurt Eisner, Matthias Erzberger ve Walther Rathenau, kitapta izi sürülen suikastlardan bazıları.

Howard M. Sachar’ın çalışmasının en büyük katkısı, yalnızca bu cinayetleri irdelemesi değil, bunların Weimar Cumhuriyeti’nin çöküşüne ve Hitler’in iktidara gelmesine nasıl zemin hazırladığını ve Avrupa’da hümanist değerlerin telafi edilemez şekilde hırpalanmasına nasıl yol açtığını da açıklıkla gözler önüne sermesi.

  • Künye: Howard M. Sachar – Avrupa’nın Katli, 1918-1942 Siyasi Bir Tarih, çeviren: Erdem Gökyaran, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 432 sayfa

Simon Arakelyan – Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım (2017)

1915 sürecinde, Ankara’nın Hıristiyan Ermeni nüfusunun başına neler geldi?

İşte Ankaralı Katolik Ermeni Simon Arakelyan’ın 1915’te yaşadıklarının bir dökümü olan ‘Ankara Vukuatı’, bu sürece dair bilinmeyenleri aydınlatmasıyla önemli bir tanıklık.

1915 yazında Ankaralı Ortodoks Ermeniler katledilir ve Katolik Ermeniler de sıranın kendilerine geldiğini fark eder.

Sonuçta onlar da, gruplar halinde tutuklanmaya başlanır.

O dönemde Reji idaresinde bir memur olan Arakelyan da tutuklananlar arasındadır ve böylece kötü muamele, saldırılar, açlık ve doğa şartlarıyla mücadele edeceği 122 günlük dehşetli yolculuğu başlamış olur.

Arakelyan’ın yolculuğunda ilk durak Tarsus’tur, rotanın devamı ise, yaşam olasılığının sıfıra yakın olduğu Der Zor çölleridir ve kendisi de buraya gitmekten kurtulmak için kaçmaya karar verir.

Şans, Arakelyan’dan yanadır. Zira zorlu bir mücadelenin ardından kaçmayı, kurtulmayı başarır.

İşte bu kitap, bu zorlu yolculuğun ve kaçışın ayrıntılı bir hikâyesi oluşuyla önemli bir tarihi tanıklık.

  • Künye: Simon Arakelyan – Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım, editör: Murat Cankara, Aras Yayıncılık, anı, 352 sayfa