Emrah Şahin – İtikadın Peşinde (2022)

Osmanlı’daki misyoner faaliyetlerine Müslümanların gözünden bakan özgün bir çalışma.

Emrah Şahin, dönemin Müslüman-Hristiyan ilişkilerini ve Amerika’nın Osmanlılarla ilişkilerini derinlemesine inceliyor.

Yirminci yüzyılın başlarında Orta Doğu ve Balkanlar’da iki yüz civarında Amerikalı misyoner hummalı bir faaliyetin içindeydi.

1830’lardan beri dalga dalga gelen bu misyonerlere ait yüzlerce okul, hastane, yayınevi ve papaz okulu mevcuttu.

Misyoner kaynakları ve bakış açıları tarihin bu kesitine ışık tutsa da, Osmanlı yetkililerinin henüz anlatılmamış tecrübeleri de Hristiyanlık ve İslamiyet arasındaki çatışmaları anlamada en az misyonerlerin tecrübeleri kadar değerli ve önemlidir.

‘İtikadın Peşinde: Osmanlı Bürokratları ve Amerikan Misyonerleri’nin ana karakterleri arasında İstanbul’dan kıtalararası bir imparatorluğa hükmeden devlet erkânı, başkentten gelen emirleri uygulayan taşra görevlileri ve bu görevlilerle farklı ortamlarda muhatap olan misyonerler vardır.

Osmanlıların Amerikan misyonerlere karşı yaklaşımlarını ilginç bir kurguya dönüştüren Şahin, nezaret kaynaklarından zaptiye raporlarına, mahallî dilekçelerden uluslararası evraklara ve misyoner koleksiyonlarına kadar pek çok kaynağı gün yüzüne çıkarıyor.

Böylece siyasi ve sosyal çalkantılarla dolu bir dönemde Osmanlı Devleti’nin misyoner varlığını tespit ediyor ve muhataplar arasındaki etkileşimlerin bilinmeyen yönlerine ışık tutuyor.

Kitap, Osmanlı son dönemindeki Misyonerlerin uluslararası hakları, faaliyetleri, faaliyetlerinin devlet tarafından nasıl denetlendiği, Misyoner kurumlarının sahip olduğu avantajlar ve dezavantajlar, Misyoner kurumlarının meşruiyeti gibi meseleleri analiz ediyor.

  • Künye: Emrah Şahin – İtikadın Peşinde: Osmanlı Bürokratları ile Amerikan Misyonerlerinin Amansız Çekişmesi, çeviren: Sina Karagöz Şahin, Timaş Yayınları, 288 sayfa, 2022

Ethan L. Menchinger – İlk Modern Osmanlı (2022)

On sekizinci yüzyılda yaşamış Ahmed Vâsıf’ın hayatı ile Osmanlı’da reform, ahlaki yenilenme ve özgür irade konusundaki tartışmalar iç içe geçmiştir.

Bu sıra dışı karakteri ilk modern Osmanlı olarak tanımlayan Ethan Menchinger, Ahmed Vâsıf’ın hayatını ve fikri gelişimini başından sonuna izliyor.

Osmanlı İmparatorluğu 18. yüzyılla birlikte çalkantılı bir değişim dönemine girdi.

Askeri ve idari ıslahat yoluyla modernleşmeye çalışırken, Avrupa sahnesindeki nüfuzunu savaşlar ve isyanlar yüzünden büyük bir ölçüde yitirdi.

Menchinger bu kitapta dönemin önde gelen aydınları ve devlet adamları arasında yer alan Ahmed Vâsıf’ı inceleyerek, imparatorluktaki fikir hayatına, siyaset ve ıslahat ortamına ışık tutuyor.

Vâsıf’ın hayatı, Osmanlı literatürünün ahlaki yenilenme, savaş ve barış, adalet ve özgür irade üzerine hararetli tartışmalar gibi yeni yönlerini açığa vurmanın yanı sıra, İslam felsefesini, ahlakı ve devlet idaresini köklü biçimde sarmış hayati bir tepkiyi göstererek, okuru Osmanlı siyasal ıslahat sürecini yeniden değerlendirmeye yöneltiyor.

‘İlk Modern Osmanlı’, 19. yüzyılın dönümünde Vâsıf’ın oynadığı rolün izini sürerek, Osmanlı İmparatorluğu, fikir tarihi, Aydınlanma çağı ve Napoléon Avrupası hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes için modernlik ve münevverlik üzerine tartışmanın kapısını aralıyor.

  • Künye: Ethan L. Menchinger – İlk Modern Osmanlı: Ahmed Vâsıf’ın Fikri Gelişimi, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 328 sayfa, 2022

Antonios Botonakis, Christian Troelsgård ve Nikos Maliaras – Bizans’ın Sesi (2022)

‘Bizans’ın Sesi’, Bizans dönemi müzik aletleri ve bunların törenlerdeki kullanımları üzerine eşsiz bir çalışma.

Kitap, yüzden fazla renkli görsel ve çizimler barındırmasıyla da ayrı bir değere sahip.

‘Bizans’ın Sesi’, Bizans dönemi müzik aletleri ve bunların törenlerdeki kullanımları üzerine eşsiz bir çalışma.

Kitap, yüzden fazla renkli görsel ve çizimler barındırmasıyla da ayrı bir değere sahip.

‘Bizans’ın Sesi’, Bizans Dönemi müzik aletlerine dair makalelerden, görsellerden ve resimli bir sözlükten oluşan bir çalışma.

Kitapta, dönemin görsel kaynakları ve edebiyatındaki temsillerinden yola çıkarak Orta ve Geç Bizans dönemlerindeki müzik aletleri ve bunların törenlerdeki kullanımlarının ele alındığı makalelerle beraber yüzden fazla renkli görsel yer alıyor.

Kitabın yazarları, Bizans kaynaklarında müzik aletlerini araştırarak bunların Bizans kültürünün belirli alanları için taşıdıkları önemi değerlendiriyorlar.

Bu yayın için özel olarak hazırlanan Bizans müzik aletlerine ilişkin bir sözlük ve eşlik eden çizimler de bu konuda önemli bir kaynak sunuyor.

  • Künye: Antonios Botonakis, Christian Troelsgård ve Nikos Maliaras – Bizans’ın Sesi: Bizans Müzik Aletleri, hazırlayan: Antonios Botonakis ve Merve Özkılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 128 sayfa, 2022

Ahmet Yeşilyurt – Tanzimat’tan Erken Cumhuriyet’e Kumar (2022)

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kumarın evrimini yakından izlemek isteyenler bu çalışmayı kaçırmamalı.

Ahmet Yeşilyurt, zengin arşiv belgelerinden yararlanarak “talihe zar atanların” enteresan hikâyelerini anlatıyor.

Yeşilyurt, Osmanlı topraklarında çok daha önce görülmeye başlamış̧ olsa da özellikle Tanzimat dönemiyle birlikte gittikçe daha da yaygınlaşan “kumar”ı ve para için oyun oynama alışkanlıklarını çeşitli yönleriyle ele alıyor:

Bugün “kumarhane” olarak değerlendirdiğimiz yerlerin oluşum süreci nasıldı?

Devletin “kumarla mücadele” kapsamında aldığı tedbirler, yaptığı düzenlemeler nelerdi?

Kumar tutkunlarının her koşulda oynamaya devam etmek için buldukları çözümler nelerdi, yakalanmamak için neler yapıyorlardı?

Tanzimat sonrasına kadar Osmanlı topraklarına yabancı olan modern anlamdaki kumarhaneler, Osmanlı ve Cumhuriyet basınında, kitaplarda, dergilerde nasıl yer alıyorlardı?

Kapsamlı bir arşiv araştırmasına dayanan, kumarın ve oyunların ne şekilde evrildiğini, Osmanlı ve erken Cumhuriyet devri acısından belgeler üzerinden kronolojik denilebilecek şekilde ortaya koyan çalışma “talihe zar atanları”, kumar masalarında bütün varlıklarını yitirseler de oynamaktan vazgeçmeyenleri, kumar yüzünden işlenen cinayetleri, yürütülen takibatları, kumar düşkünü devlet görevlilerini, resmî ve gayriresmî kumar salonlarını, “bitirimhaneleri” ve bunlara yönelik tepkileri gözler önüne seriyor.

‘Tanzimat’tan Erken Cumhuriyet’e Kumar’, “Kâr etmek isterseniz hiç oyun oynamayın, muhakkak kârlı çıkarsınız” sözünün de ortaya çıktığı trajikomik durumları, gerek devletin gerek kumarbazların tutumlarını düşündürücü olduğu kadar yer yer eğlenceli boyutlarıyla da ortaya seren bir çalışma.

  • Künye: Ahmet Yeşilyurt – Tanzimat’tan Erken Cumhuriyet’e Kumar: Talihe Zar Atmak, İletişim Yayınları, tarih, 191 sayfa, 2022

Halil Gökman – Tekstilin Postadaki Yolculuğu (2022)

243 tekstil kartpostalı sunan bu enfes kitap, her şeyden önce Türkiye’nin farklı bölgelerinin 1900’den 1940’a uzanan tarihi hakkında görsel bir şölen.

Kitap, Halil Gökman’ın yirmi yıllık emeğinin ürünü.

Gökman, yirmi yıl boyunca yurtiçi ve yurtdışı müzayedelerden topladığı kartpostallarla hazırladığı ‘Tekstilin Postadaki Yolculuğu’nda, Türk tekstil sektörünü kartpostallar üzerinden bir koleksiyoncu gözüyle anlatıyor.

Kitapta yer alan Osmanlı dönemi ve erken Cumhuriyet dönemine ait 243 kartpostal, giyimden giyim dışı tekstile hammaddeden halıcılığa kadar tekstilin her aşamasını yansıtırken, 1900’den 1940’a kadar Türkiye’nin farklı bölgelerinden de görüntüler sunuyor.

  • Künye: Halil Gökman – Tekstilin Postadaki Yolculuğu, hazırlayan: Şengün Kılıç Hristidis, İş Kültür Yayınları, tarih, 168 sayfa, 2022

Samuel Noah Kramer – Sümerler (2022)

Dünya tarihinde en alışılmadık buluşlara imza atmış Sümerler üzerine derli toplu bir inceleme.

Samuel Noah Kramer’in çalışması, Sümerler hakkında yapılmış en güncel araştırmalardan yararlanmasıyla dikkat çekiyor.

Yaklaşık olarak MÖ 4000’den 2000’e kadar arasında tarih sahnesinde yer alan Sümerlerin 35’e yakın şehir ve kasabası vardı.

On dokuzuncu yüzyıldan itibaren arkeologlar tarafından çıkarılmış binlerce kil tablet, çiviyazısının çözülmesiyle birlikte, Batı Asya tarihinin ilk dönemlerine ilişkin bilgilerimizin hemen hemen tümünü bize sunmuş oldu.

Sümerler, ilk yazılı hukuk kurallarını kayda geçirmelerinden, dönemin teknolojik buluşlarına imza atmalarına kadar hemen hemen her alanda alışılmadık yenilikler gerçekleştirdiler.

Sulama sistemleri oluşturup bataklıkları kuruttular.

Düzenli tarımla birlikte saban kullandılar, sayı sistemleri geliştirip matematik ve geometrinin temellerini attılar.

  • Künye: Samuel Noah Kramer – Sümerler: Tarihleri, Kültürleri ve Karakterleri, çeviren: Özcan Buze, Alfa Yayınları, tarih 440 sayfa, 2022

Kolektif – Kavramlar Tarihi: Özgürlük (2022)

Özgürlük kavramının düşünce tarihindeki macerası üzerine referans bir çalışma.

Kitap, özgürlüğün seyrini Antik Yunan Sofist düşünürlerinden Ortaçağ İslam düşüncesine ve oradan Sartre’ın özgürlük düşüncesine kadar izliyor.

Özgürlük aynı anda hem ontoloji ve teoloji hem de siyaset felsefesiyle ilgili bir mesele.

Bu kavramın işaret ettiği durum ilk bakışta apaçıktır.

İnsanın engellenmeden veya sınırlandırılmadan istediğini seçebilmesi, yapabilmesi veya hareket edebilmesi özgürlüğü anlatır.

Ancak işin içine determinizm, yazgı, arzu, irade ve seçim gibi unsurlar girince insanın özgürlüğüne dair tartışma daha karmaşık bir kerteye doğru dönüşüme uğrar.

Tarih boyunca pek çok düşünür ve ideoloji insanın hem özgür olup hem de siyasal toplumun bir üyesi olarak yaşamasının mümkün olup olmadığı sorusuna yanıt aramaya çalıştı.

Bu son hatırlatma bağlamında özgürlük, yurttaşın devlet ve bireyin toplumla kurduğu ilişkinin nirengi noktasını oluşturur.

Özellikle modern toplumların örgütlenme biçimi bağlamında özgürlüğün yokluğu devleti meşru, toplumsal yaşantıyı ise anlamlı olmaktan çıkarır.

Armağan Öztürk ve C. Cengiz Çevik tarafından derlenen bu çalışma, özgürlük kavramının düşünce tarihindeki serüvenini bir dizi makale aracılığıyla sorguluyor.

Filoloji, felsefe, siyaset bilimi, sosyoloji ve tarih bilimlerine ait birikimleri metinleştiren çalışmaların ortak noktası ise ele aldıkları düşünür, düşünce akımı veya dönemde özgürlüğün içeriğini sınırlarıyla birlikte ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Kolektif – Kavramlar Tarihi: Özgürlük, editör: Armağan Öztürk ve C. Cengiz Çevik, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 684 sayfa, 2022

Tim Mackintosh-Smith – Araplar (2022)

Arap halkının üç bin yıllık tarihi üzerine eşsiz çalışmalardan biri.

Otuz yıldır Yemen’de yaşayan Tim Mackintosh-Smith, Arap dünyasının özgün bir tahlilini sunduğu gibi, bir dil olarak Arapçayı da bütün kilit tarihsel gelişmeleri birbirine bağlayan olgu olarak irdeliyor.

Kitap, Arap Yarımadası’ndan çıkıp İspanya’dan Orta Asya’ya dek Avrasya kıtasının büyük kısmını fethederek dillerini, dinlerini ve kültürlerini bu muazzam coğrafyaya yayan Arap halklarının üç bin yıllık tarihini anlatıyor.

Aslen İngiliz olan Mackintosh-Smith’in otuz yıla yakın, tasvir ettiği coğrafyanın bir parçasını teşkil eden Yemen’de yaşaması ve kendisini bir Yemenli olarak tanımlaması kitabın değerini kuşkusuz daha da artırıyor.

Mackintosh-Smith, dilin Arap dünyasındaki merkezi konumundan hareketle, Arapçanın ortak bir kültürel kimliğin temelini nasıl oluşturduğunu, İslamiyet öncesi şiirden alfabenin evrimine, Muhammed Peygamber’in yazıyı kullanmasından Arap matbaasının yaşadığı sorunlara ve yakın dönemdeki çetrefilli olaylara varıncaya kadar, kimi zaman yükselen, kimi zaman çöküş yaşayan Arap tarihinden kesitler sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bu kitap Arapların hikâyesini anlatırken, görünüşte ebedi ve çoğu kez trajik birlik-parçalanma döngüsünü ve ayrıca ateşi besleyen, devrimleri körükleyen, kimlikleri değiştirme ve yeniden kümeleme tarihi boyunca Arapları her şeyden daha fazla belirleyen gücü, yani Arapçayı daha yakından inceleyecek. Dil bütün kilit tarihsel gelişmeleri, yazıya geçirilmiş Allah kelamından kelime işlem ve yeni gerici rejimlerin beyin yıkama tekniklerine kadar bilgilendirme teknolojisi temelinde birbirine bağlayan şeydir. Liderliğe soyunan bütün Arapların sıkıca tutmaya çalıştıkları iptir. Hepsinin gayesi daima asabiyeti, o ‘bağlanmışlık’ ya da ittifak halini, Arapçadaki ifadesiyle Arap halkları ve kabileleri arasında ‘söz birliği’ (cemü’l-kelime) yaratmak olmuştur. Burada anlatılan Arapçanın değil, Arapların bir tarihidir. Ama ondan geçen dil ipini izlemek, bütün farklı anlamlarıyla ‘Arap olma’nın en derin damarını araştırmaktır.”

  • Künye: Tim Mackintosh-Smith – Araplar: Kavimler, Kabileler ve Devletlerin Üç Bin Yıllık Tarihi, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 640 sayfa, 2022

Jürgen Osterhammel – Dönüşen Dünya (2022)

Harika haber:

Jürgen Osterhammel’in tam 1564 sayfalık klasikleşmiş yapıtı ‘Dönüşen Dünya’, Mustafa Tüzel’in usta işi çevirisiyle şimdi Türkçede.

Kitap, 19. yüzyılda dünyayı kökten dönüştüren ve etkileri günümüze dek uzanan dinamikleri kapsamlı şekilde irdeliyor.

Kitap, tarihçiler kadar, tarihe ve siyasete ilgi duyan okurlar için de vazgeçilmez bir kaynak olmaya aday.

Alışılmış Batı-merkezci ve kronolojik bakışları çok aşan, okuyucuyu hem zaman ve uzam içinde, hem de farklı temalar arasında küresel bir yolculuğa, sözcüğün tam anlamıyla “devriâlem”e çıkaran çalışmasında Osterhammel, “Uzun 19. Yüzyıl” boyunca dünyanın şeklini değiştiren ve etkileri günümüze dek uzanan dinamikleri, iç içe geçen karmaşık süreçleri ele alırken, 19. yüzyılın ulus-devlet kavramıyla neredeyse özdeşleştirilmesi türünden pek çok ezberi de bozuyor.

Latin Amerika’dan Çin’e, “Vahşi Batı”dan Osmanlı İmparatorluğu’na, Avrupa’dan Ortadoğu’ya uçsuz bucaksız bir coğrafyada “küresel” bir bakışla dolaşan Osterhammel; insanın doğayla ilişkisinde yaşanan değişim, devrimler, endüstri devriminin dünyayı dönüştürmesi, modern şehirlerin yükselişi, yaşam standartlarındaki değişim, devlet, emek dünyası, göçler, kölecilik ve kaldırılması gibi pek çok tema etrafında dünya çapındaki yakınsamaları ve farklılaşmaları, kesişme noktalarını ve yol ayrımlarını zengin bir karşılaştırmalı perspektiften gözlerimizin önüne seriyor.

Kimilerinin haklı olarak “19. yüzyılın Braudel’i” olarak tanımladığı Osterhammel’den vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Jürgen Osterhammel – Dönüşen Dünya: Küresel 19. Yüzyıl Tarihi, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları, tarih, 1564 sayfa, 2022

Anne-Laure Dupont, Catherine Mayeur-Jaouen ve Chantal Verdeil – Ortadoğu Tarihi (2022)

Ortadoğu tarihi ile Osmanlı modernleşmesini eşzamanlı ele alan, üç yazarlı muazzam bir inceleme.

Kitapta, Osmanlı’nın 18. yüzyıldaki Ortadoğu reformlarından, bölgede 20. yüzyıl başlarındaki sancılı ulus devlet inşasına ve oradan bugünkü Ortadoğu dinamiklerine pek çok konu ele alınıyor.

Ortadoğu tarihi dünyanın gündeminden hiç düşmedi ve uluslararası alanda daima belirleyici bir rol üstlendi.

Kitapta, ilkin 1800’lü yıllara doğru Ortadoğu’nun genel bir resmi sunuluyor.

Reformların başlangıcı olarak kabul edilen 1774-1856 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu merkeze alınarak geniş bir coğrafyadaki hareketliliğe yer veriliyor.

Ortadoğu tarihi ile birlikte Osmanlı modernleşmesinin eşzamanlı biçimde ele alınması, kitabın dikkat çekici özelliklerinden biri.

Osmanlı’nın siyasi, idari ve hukuki yapısına ait terim ve kavramların tek tek izah edilmesi, öncelikle kültürel, dinî, sosyal ve ekonomik kodların çözümlenmesinin önemine işaret eder.

Bu sebeple kitabın yazarları tarihsel bağlamdan kopmadan kronolojik çerçeveyle birlikte terminolojinin doğru kullanımına büyük bir itina göstermişler.

Sonrasında 20. yüzyılın başında İngiltere’nin kendi idealleri doğrultusunda tanımladığı bir Ortadoğu coğrafyası çıkar karşımıza.

İki dünya savaşıyla birlikte bağımsızlık hareketleri ve milliyetçilik dalgaları art arda yayılmaya başlar.

Etnik ve mezhepsel çatışmalar, ayaklanmalar ve darbeler hız kesmez, matem ve gözyaşının eksik olmadığı topraklarda haritaların yerleri sürekli değişir.

1950-1970 yılları arasında ulusal seferberlikler, toplumsal protestolar ve kalkınma politikaları belirgin biçimde varlığını hissettirir.

Ekonomik liberalizmin gölgesi altında ve ABD’nin devreye girmesiyle birlikte bu sefer İslâmcı ideolojilerin yükselişi, dikta rejimler ve her türden şiddet olayları boy gösterir.

Bu durumda, yıllara ve yüzyıllara yayılan farklı Ortadoğu manzaraları belirir.

Kitap, bugün çağdaş sorunların ve güncel gelişmelerin belirlediği Ortadoğu’yu daha yakından kavramak için iyi fırsat.

  • Künye: Anne-Laure Dupont, Catherine Mayeur-Jaouen ve Chantal Verdeil – Ortadoğu Tarihi: 19. Yüzyıldan Günümüze, çeviren: Ayşe Meral, Doğu Batı Yayınları, tarih, 600 sayfa, 2022