Selim Somçağ – Osmanlı ve Batı (2008)

Selim Somçağ, ‘Osmanlı ve Batı’ başlıklı bu çalışmasında, Tanzimat’tan Türkiye’nin AB adaylığının ilan edildiği 1999’a uzanan Batılılaşma sürecinin bir masaldan ibaret olduğunu iddia ediyor.

Yazar, Osmanlı’nın Batı ile ilişkilerini ele alırken, imparatorluğun son dönemlerinde, Batılılar adına kendi halkını kontrol altında tuttuğunu ve şimdiki AB adaylığının da tamı tamına bu anlama geldiğini savunuyor.

Tezini Osmanlı’nın çöküş dönemindeki durumu ile Tanzimat üzerinden işleyen Somçağ, Osmanlı’nın Kanuni’den sonra Batı karşısında rekabet edemediğini ve Tanzimat’ın bugünkü AB gibi, Türkiye’yi zayıflatmaya ve parçalanmaya götüren benzer bir süreç olduğunu savunuyor.

  • Künye: Selim Somçağ – Osmanlı ve Batı, Bengi Yayınları, tarih, 347 sayfa

T. M. McNally – Keçi Köprüsü (2008)

M. McNally, ‘Keçi Köprüsü’ isimli bu romanında, başkahramanı Stephen Brings’in gözünden, Yugoslavya iç savaşını anlatıyor.

Kötü giden bir ilişki yaşayan ve oğlu kaçırılan Amerikalı fotoğrafçı Brings, her şeyi ardında bırakarak Yugoslavya’ya gider.

Bosna’da yaşanan savaşa tanık olan Brings’in kişisel acısıyla, bu coğrafyadaki halkın büyük acısı iç içe geçer.

Zira burası, Brings’e acılarını sorgulaması için de fırsat olur.

McNally’nin kurgusu, Bosna’daki insanlık ayıbını ve bu travmaya tanık olan Brings’in acısıyla yüzleşmesini, yetkin bir anlatımla veriyor.

  • Künyroman, 398 sayfa

Ercan Özyiğit – Toplumsal İktidar ve Medya (2008)

Ercan Özyiğit, dikkat çeken çalışması ‘Toplumsal İktidar ve Medya’da, 12 Mart 1995 tarihinde, Gazi mahallesinde yaşanan olayların medyadaki sunuluş şekline odaklanıyor.

Özyiğit, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Gazi mahallesindeki kahvehanelere silahlı saldırı düzenlenmesi ve bundan sonra başlayan olayların basında ne şekilde yer aldığını incelerken, ele aldığı basın kuruluşlarının daha çok olayların şiddet yönüyle ilgilendiğini; sorunun ekonomik, sosyal ve siyasi yönünü işlemediklerini ve böylece, ulusal güvenlikle ilgili resmi söyleminin yeniden üretimine hizmet ettiklerini gösteriyor.

  • Künye: Ercan Özyiğit – Toplumsal İktidar ve Medya, Birey Yayınları, medya, 120 sayfa

Bahadır Selim Dilek – Ege’nin Unutulan Türkleri (2008)

Bahadır Selim Dilek, ‘Ege’nin Unutulan Türkleri’nde, Rodos, İstanköy ve Onikiada Türklerini anlatıyor.

Dilek, belgelerden de yararlanarak, Türklerin bu bölgeye yerleştikleri ilk zamanları ve günümüzde yaşadıkları sıkıntıları anlatıyor.

Dilek’in aynı zamanda Rodos, İstanköy ve Onikiada’nın ileri gelenleriyle yaptığı söyleşilerle de zenginleştirdiği kitabı, Yunanistan’ın hatalı azınlık politikalarının, sayıları oldukça azalmış bu cemiyeti ne gibi sıkıntılar yaşattığını da gösteriyor.

Çalışma bu yönüyle, bölgeye dair hem tarihi hem de güncel ayrıntılar sunuyor.

  • Künye: Bahadır Selim Dilek – Ege’nin Unutulan Türkleri, Cumhuriyet Kitapları, inceleme, 262 sayfa

Sennur Sezer (haz.) – Benim Nasrettin Hocam (2008)

‘Benim Nasrettin Hocam’da, on iki yazar ile bir çizer, Nasreddin Hoca’yı ve dünyasını yeniden yorumlamaya girişiyor.

Ali Balkız, Adnan Özyalçıner, Ahmet Say, Burhan Günel, Feyza Hepçilingirler, Mustafa Balel, Mehmet Başaran, Muzaffer İzgü, Orhan Duru, Suzan Samancı, Tarık Dursun K. ve Tahsin Yücel, Nasreddin Hoca’yı yeniden yorumladı, karikatürist Sefer Selvi ise resimledi.

Kitapta yer alan metinlerin ilgi çekiciliği, her yazarın kendi bakış açısıyla Hoca’nın meşhur fıkralarını yeniden yorumlamaları.

Tabi metinler, Hoca’yı yeniden anmak ve onu farklı bir gözle okumak için de iyi bir fırsat.

  • Künye: Sennur Sezer (haz.) – Benim Nasrettin Hocam, Evrensel Yayınları, mizah, 112 sayfa

Nejat Ebcioğlu – Sevgili Bahçem (2008)

Uzun yıllar bahçeçilik yapan ve konu hakkında çok sayıda eser veren Nejat Ebcioğlu ‘Sevgili Bahçem’de, en sevdiği bitkilerden bir bahçe yapmaya girişiyor.

İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, bahçe girişi, duvar ve çitleri, yaya yolları, bahçede yer alan çim alanı ile çiçek tarhları ve bordürler hakkında bilgi veriliyor, ardından da, buralarda yetiştirilecek bitki türleri anlatılıyor.

Kitabın son bölümünde ise, tanıtılan bitkilerin başlıca ihtiyaçları olan toprak, sulama, ışık, sıcaklık, gübreleme, budama, herekleme, çapalama ve meyve seyreltmesi gibi tamamlayıcı bilgiler veriliyor.

  • Künye: Nejat Ebcioğlu – Sevgili Bahçem, İnkılap Kitabevi, hobi, 288 sayfa

Galileo Galilei – İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog (2008)

Galileo Galilei’nin, meşhur kitabı ‘İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog’, üç kişinin diyalogları şeklinde kaleme alınmış.

Diyaloglarda Simplicio Ptolemy Aristocu düşünceyi, Salvatio Kopernik sistemini ve Sagredo ise aydınlanmayı temsil ediyor.

Galileo kitabında ilk olarak, yerküreye en yakın mesafedeki gökcismi olması vesilesiyle Ay’ı inceliyor ve yerkürenin güneşten aldığı ışığı Ay’a yansıttığını ispat ediyor.

Yine, dünyanın uzayda sabit bir şekilde durmadığı ve diğer gezegenlerle beraber güneş etrafında döndüğü gerçeği de, ilk kez Galilei’nin bu kitabında dile getirilmiş ve engizisyon mahkemesi bu nedenle kıyameti koparmıştı. Galilei’nin kitabının modern bilime en büyük katkısı, o ana kadar gerçek ve tartışılamaz kabul edilen Aristotelesçi düşünceyle hesaplaşmayı göze alması ve gerçekleri büyük bir cesaretle savunmasıydı.

  • Künye: Galileo Galilei – İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog, çeviren: Reşit Aşçıoğlu, İş Kültür Yayınları, bilim, 655 sayfa

Ernesto Che Guevara – Büyük Tartışma (2008)

‘Büyük Tartışma’, efsanevi devrimci Ernesto Che Guevara’nın farklı bir yanını, ekonomist ve entelektüel yönünü ön plana çıkaran bir eser.

Kitap çoğunlukla Che’nin ekonomik konulara odaklanan yazılarından oluşuyor.

Fakat eserde aynı zamanda, Alberto Mora, Miguel Cossio, Joaquin Infante Ugarte, Luis Alvarez Rom, Charles Bettelheim, Mario Rodriguez Escalona, Ernest Mandel, Alexis Codina, Marcelo Fernandez Font ve Carlos Rafael Rodriguez gibi isimlerin ekonomi konusunda kaleme aldığı yazılar da yer alıyor.

Çalışma bu çerçeveden bakıldığında 1963-1964 yıllarında Küba’da, ekonomik konular etrafında dönen bir tartışma anlamına da geliyor.

Kitabın tümüne bakıldığında da, yazıların temelde üç konu üzerinde yoğunlaştığı görülüyor.

Bunlar, ekonomi politikasının sorunları, ekonomi politiğin sorunları ve Marksist teorinin genel sorunları şeklinde özetlenebilir.

  • Künye: Ernesto Che Guevara – Büyük Tartışma, çeviren: Süleyman Doğru, Everest Yayınları, siyaset, 486 sayfa

Dorrit Cohn – Şeffaf Zihinler (2008)

Alt başlığı ‘Kurmaca Eserlerde Bilincin Sunumu’ olan bu çalışma, kurmaca eserlerde karakterlerin zihinsel yaşantısına odaklanıyor.

Aynı zamanda modernist edebiyatın üslup ve tekniklerine dair önemli ayrıntılar barındıran kitabında Dorrit Cohn, çoğunlukla edebiyat meraklılarının aşina olduğu metinler üzerinden Dostoyevski, Henry James, Kafka, Joyce, Proust, Woolf ve Sarraute gibi yazarların, karakterlerinin bilinç durumlarını sunma tarzlarını inceliyor.

Bunları incelerken bilinç-akışı, monolog, psiko-anlatı gibi tekniklerden de yararlanan Cohn’un, konunun kritik boyutuyla ilgilenenlerin yanı sıra, okuyucular için de oldukça ilgi çekici bir çalışmaya imza attığını söyleyelim.

  • Künye: Dorrit Cohn – Şeffaf Zihinler, çeviren: Ferit Burak Aydar, Metis Yayınları, eleştiri, 289 sayfa

René Descartes – Ruhun Tutkuları (2014)

Akılcılığın babasından, duygular ve tutkular üzerine bir yoğunlaşma.

Filozof kimi tutkuları açıklıyor ve tutkuların insan doğasını anlamada ne gibi ipuçları sunduğuna odaklanıyor.

Descartes, tutkuları özgür bırakmaktan yana değil; ruh ve beden birliğinin sağlanmasında duyguların rehabilite edilmesi gerektiğini düşünüyor.

  • Künye: Descartes – Ruhun Tutkuları, çeviren: Murat Erşen, Say Yayınları