Vural Cömert (der.) – Saraylardan Uzak Lezzetler (2014)

Evdeki nüfusu elde ne varsa, en iyi biçimde değerlendirerek en ekonomik biçimde doyurmayı amaçlayan Anadolu kadının kuşaklar boyunca aktardığı tarifler.

Henüz sarayların etler, soslar, baharatlar ve yağlarla “tatlandırmadığı”, fiyakasız, gösterişsiz, sade ama gayet besleyici yemekler.

Ötekilerin sofrasından lezzetler.

Künye: Vural Cömert (der.) – Saraylardan Uzak Lezzetler, Epos Yayınları, yemek, 152 sayfa

Lâle Müldür – Apokalips / Amonyak (2014)

Sınırlarda gezinmekten büyük zevk alan, hem dışa dönük hem içine kapanık, dilin imkânlarını olabildiğince zorlayan ve bunu yaparken de hiçbir engel tanımayan şiirler.

“Her şiirin sonunda dipdiri kalakalıyordum işte” diyen Türkiye şiirinin ezber bozan isimlerinden Müldür’ün toplu şiirlerinin ikinci cildi.

Tüm şiir tutkunları için.

  • Künye: Lâle Müldür – Apokalips / Amonyak, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 560 sayfa

Wolfgang Schorlau – Koruyan El (2017)

Siyasi polisiyenin yaşayan efsanelerinden Wolfgang Schorlau’nun daha önce Türkçede sırasıyla ‘Mavi Liste’ ve ‘Münih Komplosu’ adlı romanları yayımlanmıştı.

Schorlau bunların ilkinde devlet, büyük sermaye, gizli servisler ve silahlı örgütlerin içinde olduğu kirli bir hesaplaşmayı, ikincisinde de 1980’de Münih’te, geleneksel Ekim Festivali’nde, kalabalığın ortasında gerçekleşen ve 13 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamanın ardındaki devlet parmağını araştırmıştı.

‘Koruyan El’ ise, Almanya’da faaliyet gösteren ve şimdiye kadar biri Yunanistan, sekizi Türkiye kökenli dokuz gömenin öldürülmesinden sorumlu ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün ve onun devlet içindeki desteğinin peşine düşüyor.

Schorlau’nun ‘Mavi Liste’den beri karşımıza çıkan karakteri dedektif Georg Dengler bu sefer de, Alman basınının bu cinayetleri Türkiyeliler arasındaki bir mafya savaşı olarak sulandırıp ‘Döner Cinayetleri’ olarak sulandırmasına, devletinse örgütü üç kişilik bir hücreye indirgeyip olayları örtbas etme çabasına karşın, bu yapının resmi olarak korunup gözetildiğini kanıtlarıyla gözler önüne seriyor.

Her sayfasında gerilim dozu artan, ritmini hiç yitirmeyen ‘Koruyan El’, Schorlau’nun diğer romanları gibi her şartta hukuk çerçevesinde kaldığını ve kalacağını düşündüğümüz devletin, kimi zaman ne kadar kirli ve hukuk dışı ilişkiler içine girebileceğini bize yeniden hatırlatmasıyla önemli.

  • Künye: Wolfgang Schorlau – Koruyan El, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, roman, 392 sayfa

Orhan Bahtiyar – Gece Tayyarede Açıkta (2014)

Gökyüzüne âşık tayyareci Vecihi’nin sıra dışı hayatı.

Kurtuluş Savaşı’na uçağıyla destek veren, yokluk yıllarında uçak üreten ve Cumhuriyet’in ilk sivil havacılık kurumunu kuran Vecihi Hürkuş, yerinde duramayan, bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen mucitler soyundan geliyordu kuşkusuz.

Orhan Bahtiyar, bu ayrıksı karakterin dünyasına iniyor.

  • Künye: Orhan Bahtiyar – Gece Tayyarede Açıkta, Aya Kitap, roman, 400 sayfa

Yan Marchand ve Yann Le Bras – Sokrates Karanlıktan Çıkıyor (2014)

Ardında yazılı hiçbir eser bırakmayan, fakat kendisinden sonra gelen felsefeyi derinden etkilemiş Sokrates.

Sokrates’i fantastik, masalsı bir kurguyla merkeze alan çalışma, muhteşem görselleriyle de çocuklar kadar yetişkinlerin kitaplığında da kendine yer bulmayı fazlasıyla hak ediyor.

  • Künye: Yan Marchand ve Yann Le Bras – Sokrates Karanlıktan Çıkıyor, çeviren: Akın Terzi, Metis Yayınları, felsefe, 64 sayfa

Steve Biko – Siyah Bilinci (2014)

Güney Afrika’daki ırkçı apartheid rejimine karşı yürütülen direnişin Mandela’dan sonraki en etkili ismi: Biko.

Bu değerli kitap, 31 yaşında işkenceyle öldürülmesine rağmen siyah bilincinin oluşumuna hem teorisyen hem de aktivist olarak büyük katkılar sunmuş Biko’nun etkili ve öncü metinlerini sunuyor.

  • Künye: Steve Biko – Siyah Bilinci, derleyen: Barış Ünlü, çeviren: Onur Eylül Kara, Dipnot Yayınları, siyaset, 134 sayfa

Matthieu Galey – Açık Gözler: Marguerite Yourcenar (2008)

Biyografi kitaplarıyla bilinen Matthieu Galey’in ‘Açık Gözler’i, Fransız yazar Marguerite Yourcenar’la yapılmış ve özellikle edebiyat tutkunlarını cezbedebilecek uzun soluklu bir söyleşiyi barındırıyor.

Yourcenar bu söyleşilerde, çocukluğundan başlayarak yetiştiği koşulları, ailesini, kendisini yazmaya iten etkenleri, yazarlığını, romanlarının yazılış süreçlerini, yazmanın onun için ne ifade ettiğini, kendisi için çok önemli olan ve neredeyse tüm hayatı boyunca süren seyahatlerini anlatıyor.

Yourcenar’ın romanlarının başat özelliklerinden olan tarihi ayrıntıların, bu söyleşileri asıl zenginleştiren, doyuran yön olduğunu da ayrıca belirtmekte fayda var.

  • Künye: Matthieu Galey – Açık Gözler: Marguerite Yourcenar, çeviren: Ayten Er, Doruk Yayınları, söyleşi, 391 sayfa

Michel Foucault – Hermenötiğin Kökeni: Kendilik Hakkında, Dartmouth Konferansları, 1980 (2017)

Michel Foucault’nun Dartmouth College’da verdiği iki konferansın dökümlerinden oluşan elimizdeki çalışma, düşünürün külliyatına önemli bir katkı.

Bu konferanslarda ağırlıklı olarak kendilik problemine odaklanan Foucault, yine kendine has tarihsel bakışıyla,

  • Eski Yunan ve Roma dönemindeki kendilik yöntemlerini,
  • Kendilik probleminin tarih içindeki dönüşümlerini,
  • Hakikat ve öznelliği,
  • Kendiliğin karakteri inşa etme sürecindeki gelişim ve dönüşümlerini,
  • Ve modern öznenin soykütüğünü tartışıyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Foucault’yla yapılmış ve daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış iki söyleşiyi barındırması.

  • Künye: Michel Foucault – Hermenötiğin Kökeni: Kendilik Hakkında, Dartmouth Konferansları, 1980, çeviren: Şule Çiltaş Solmaz, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 144 sayfa

Hüseyin Alemdar – Şifalı Taşlar Kitabı (2014)

Hem ruhumuza hem gözümüze hem de dilimize hitap eden şiirler.

“Taş ve yara taşımak ömre dur ihtarı bir yaştan sonra” diyen Alemdar, bize Türkçeyi bir kez daha sevdiren ve arada sinema kadrajından dünyaya bakan harika şiirleriyle, duru bir göğün altında durup geçen ömrümüzü seyreyliyor.

Sûkunet ve olgunlukla.

  • Künye: Hüseyin Alemdar – Şifalı Taşlar Kitabı, Noktürn Yayınları, şiir, 72 sayfa

İsmail Ertürk – Perde’li Düşünceler (2008)

‘Yönetmenler ve İzlekler Işığında Sinema’ alt başlıklı ‘Perde’li Düşünceler’, İsmail Ertürk’ün 1986-2005 yılları arasında farklı dergilerde yayınlanan sinema yazılarını bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • Tarkovski’nin özenle oluşturduğu görsel imgeleri ve mistisizmi,
  • Godard ve Rohmer’in başvurdukları sayısal teknolojiyi sinemada nasıl bir estetik yaratmada kullandıkları,
  • Peter Greenaway’in sinemayı sanat tarihi ile ilişkilendirme çabaları,
  • Coppola’nın tüm yaratıcılığını kullanarak sinema endüstrisiyle hesaplaşma çabaları,
  • Sinema tarihinde müzik kullanımı,
  • Ve Alman dışavurumculuğunun sinema tarihine etkileri gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Künye: İsmail Ertürk – Perde’li Düşünceler, Yapı Kredi Yayınları, sinema, 156 sayfa