Kolektif – Kadınsız Kentler (2017)

Kamu politikaları ve bütçe yapımında, toplumsal cinsiyet ne derece dikkate alınıyor?

Elimizdeki önemli çalışma, bu sorunun yanıtını Türkiye’nin bazı kentlerini merkeze alarak yanıtlıyor.

Kitap için, Birleşmiş Milletler Ortak Programı, Kadın Dostu Kent Projesi kapsamında Kars, Şanlıurfa, Nevşehir, İzmir ve Samsun, ayrıca bu kapsama girmeyen Erzurum, Diyarbakır, Kayseri, Manisa ve Ordu’nun belediye plan ve programları, toplumsal cinsiyet perspektifi esas alınarak incelenmiş.

Araştırma, Türkiye’de kamu politikalarının sürekli olarak erkeğin lehine güç ve iktidar ilişkilerini ürettiğini, kadınları hem iktisadi kaynaklara hem de kamusal alana erişimden uzak tuttuğunu gözler önüne seriyor.

Çalışma, yalnızca var olan sorunları kapsamlı bir şekilde saptamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin nasıl yapılabileceğini de ayrıntılarıyla anlatıyor.

Kitabın yazarları da şöyle: Yelda Yücel, Gülay Günlük-Şenesen, Ayşegül Yakar Önal, Nuray Ergüneş ve Burcu Yakut Çakar.

  • Künye: Kolektif – Kadınsız Kentler, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 427 sayfa

Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling – İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine (2017)

Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling, Alman İdealizminin Fichte ve Hegel’le birlikte en önemli filozoflarından biri.

Düşünür, 1809 yılında yayımlanmış elimizdeki önemli yapıtında, insan özgürlüğü ile Mutlak arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Martin Heidegger’in “Schelling’in en büyük eseri ve aynı zamanda Alman, dolayısıyla Batı felsefesinin en derin çalışmalarından biri” olarak selamladığı kitap, insanın özgür iradesiyle yasak meyveyi yediği için cennetten kovulması meselinden yola çıkıyor.

Düşünür, bu meselden üzerinden şu sorulara yanıt arıyor.

  • Tanrı mutlak iyi, mutlak kudretli ve mutlak iradeye sahipse neden insanın kötü olmasına izin vermiştir?
  • Ve eğer Tanrı kötülüğe yalnızca izin veriyorsa ve aslında her şey Tanrı’nın öngörüsüyle gerçekleşiyorsa, burada gerçek anlamıyla bir özgürlükten bahsedebilir miyiz?

Bu sorulara radikal bir alternatif sunan düşünür, iyilik ile kötülük arasındaki ilişkiyi salt insana özgü bir seçim ya da irade sorunu olmaktan çıkarıp, onu bizzat Tanrı’nın kendini tecelli etme sürecinin bir parçası olarak yorumluyor.

Schelling yine bu bağlamda, Tanrı’nın ilahi adaletinin kötülüğe izin verdiğini ya da insanı sınadığını savunan görüşlerle de hesaplaşmakta.

Nietzsche ve Heidegger’i etkilemiş bu klasik metin, Alman İdealizmini daha iyi kavramak açısından çok önemli.

  • Künye: Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling – İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine, çeviren: Mehmet Barış Albayrak, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 112 sayfa

Normand Baillargeon – Aklın ve Bilimin Işığında Eleştirel Düşünme Kılavuzu (2017)

Eleştirel düşünme, kuşkusuz şahsi bir yetenek.

Fakat bu yeteneğin ortaya çıkıp gelişmesi, demokrasi ile doğrudan ilişkili.

Zira demokratik toplumlarda insanlar düşüncelerini daha rahat, hiçbir baskı altında kalmadan ifade etme özgürlüğüne sahiptir.

Baskının olmadığı yerde birey de kendini daha rahat hisseder ve böylece düşüncesi eleştirel, ilerici bir nitelik kazanır.

Normand Baillargeon’un elimizdeki bu önemli kitabı, bize nasıl eleştirel düşünebileceğimizi adım adım anlatıyor.

Kitabın nitelikli oluşunu sağlayan başlıca husus, öncelikle bizi iktidarın ve medyanın manipülasyonlarından korunma yol ve yordamlarını göstermesi.

Yazar, köprü başını tutmuş, her yere sinmiş bu iki çıkar odağının, bizi yönlendirdikleri ve manipüle ettiklerini anlamak için hangi soruları soracağımızı adım adım açıklıyor.

Dil, mantık, görüntü ve ideolojilerin bizi nasıl tuzağa düşürdüğünü daha iyi kavramak ve ussal yöntemlerle bu engelleri nasıl alt edebileceğimizi görmek isteyenler için tam bir başucu kılavuzu.

  • Künye: Normand Baillargeon – Aklın ve Bilimin Işığında Eleştirel Düşünme Kılavuzu, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, siyaset, 280 sayfa

 

Yonca Güneş Yücel – Gardiyanlar: Kilidin Öte Tarafı (2017)

Bilenler bilir, bizde infaz ve koruma memurlarını konu alan çok sayıda film bulunuyor.

Zira ülkenin durumu, ortada.

Yonca Güneş Yücel de bu kitabında, gardiyanların mesleki deneyimlerinin ve toplumla ilişkilerinin kapsamlı bir incelemesini yapıyor.

Kitabı benzer çalışmalardan ayıran en önemli yön, infaz ve koruma memurlarının mesleki deneyim pratiklerini yalnızca cezaeviyle tanımlı bir ilişkilenme olarak değil, onların toplumsal ilişkiler içindeki yerleriyle ele alması.

Çalışmada ele alınan belli başlı konular şöyle:

  • İnfaz ve koruma memurluğunun mevzuattaki tanımı,
  • Mesleğin tercih edilme nedenleri,
  • İnfaz ve koruma memurlarının cezaevindeki gündelik pratiği,
  • Sosyo-ekonomik hakların yetersizliği,
  • Yönetimle ilişkiler,
  • İnfaz ve koruma memurlarının kendi aralarındaki ilişkileri,
  • Dernekleşme ve dayanışma deneyimleri,
  • Tutuklu ve hükümlülerle kurulan ilişkilerdeki taktik ve motivasyonları.

Kitap, bu alanda çalışan uzmanlara da, gardiyanların dünyasını merak eden okurlara da fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Yonca Güneş Yücel – Gardiyanlar: Kilidin Öte Tarafı, İletişim Yayınları, inceleme, 296 sayfa

Ali Ulvi Özdemir – Anılarda Batı Anadolu Kuva-yı Milliyesi (2017)

Batı Anadolu’da Mondros sonrası başlayan işgallere ilk tepki 15 Mayıs 1919’da Yunan işgaline karşı gerçekleşti.

Ali Ulvi Özdemir’in elimizdeki kitabı ise, öncesi ve sonrasıyla Batı Anadolu Kuva-yı Milliyesi’nin serencamını anlatıyor.

Arşivler ile bu dönemi birebir yaşamış tanıkların yayımlanmamış anılarından yola çıkan Özdemir,

  • Kuva-yı Milliye’nin oluşumuna giden süreçteki siyasi ve sosyal gelişmeleri,
  • Halkın, ordunun ve aydınların işgaller karşısındaki tutumu sonucunda örgütlü bir direniş gücünün ortaya çıkışını,
  • İlk milis oluşumlarının ve küçük gönüllü çetelerin ortaya çıkışını,
  • Kuva-yı Milliye örgütlerinin adım adım yerel otoriteler haline gelişini,
  • Ve düzenli orduya geçişle birlikte Kuva-yı Milliye’nin tarihsel misyonunu tamamlayışını ele alıyor.

Buna benzer pek çok konuyla zenginleşen kitap, alan için önemli bir kaynak.

  • Künye: Ali Ulvi Özdemir – Anılarda Batı Anadolu Kuva-yı Milliyesi, Tarihçi Kitabevi, tarih, 376 sayfa

Christophe Galfard – Evren Avucunda (2017)

Evrenin beş milyar yıllık tarihini keyifli ayrıntılar eşliğinde anlatan bir rehber.

Cambridge Üniversitesi’nde, 2000-2006 yılları arasında Profesör Stephen Hawking’in öğrencisi olarak teorik fizik doktorası yapmış Christophe Galfard, kuantum dünyasından uzay ve zamanın başlangıcına, evrenin tarihi hakkında merak edilen pek çok detayı bizimle paylaşıyor.

Kitap, konuyu zor anlaşılır kavram ve teoriler yerine, ilgi çekici hikâyeler, iyi tasvirler ve keyifli bir üslupla sunmasıyla dikkat çekiyor.

Şimdiye kadar yirmi dile çevrilmiş çalışmanın, Fransa’da 2015 yılının en iyi bilim kitabı seçildiğini de belirtelim.

  • Künye: Christophe Galfard – Evren Avucunda: Uzay, Zaman ve Ötesine Olağanüstü Bir Yolculuk, çeviren: Duygu Akın, Domingo Kitap, bilim, 380 sayfa

Güngör Uras – Sanayileşecektik Büyüyecektik N’oldu Bize? (2017)

Dünyada 4. Sanayi Devrimi’nin başladığı söyleniyor.

Peki, biz niye hâlâ birincisini beceremedik.

Güngör Uras’tan, Osmanlı’dan başlayarak Cumhuriyet döneminde ekonomide olan biteni, bilhassa sanayileşme çabalarını merkeze alarak irdeleyen bir rehber.

Kitap, Uras’ın gazete yazılarında yıllardır karşımıza çıkan hayali karakteri Ayşe Teyze’nin soruları ekseninde ilerliyor.

Uras, yalnızca don gömlek, su borusu, hela taşı üretimine dayalı bir üretim yapısına mahkûm olmamamız, dünya pazarında talebi olan mallar üretmemiz gerektiğini söylüyor.

Kitapta,

  • Osmanlı’dan bize kalan kötü mirasın sonuçları,
  • Milli Mücadele dönemi güçlüklerinin ekonomiye ve sanayileşmeye yansımaları,
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne yaşanan siyasi sorunların büyüme önünde yarattığı engeller,
  • Özelleştirme ile sanayi kuruluşlarının yok edilmesinin bedelleri,
  • Tarım ve hayvancılığın yapısının özelleştirmeyle yıkılışı,
  • Sanayileşme ve büyümenin önündeki yapısal engeller,
  • Ve El koyma ve kaçırtmaların yatırım ve servet birikimine olumsuz etkileri, kitapta ayrıntılı bir şekilde ele alınan kimi konular.

Çalışma, var olan sorunları saptadığı gibi, bunların aşılması için hangi yollara başvurulması gerektiği konusunda kimi öneriler de sunuyor.

  • Künye: Güngör Uras – Sanayileşecektik Büyüyecektik N’oldu Bize?, Doğan Kitap, ekonomi, 168 sayfa

Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite (2017)

Türkiye ve İran gibi hem çok farklı hem de fazlasıyla benzer tarihi, siyasi ve toplumsal özelliklere sahip iki ülke, uzunca bir zamandır birbiriyle karşılaştırılıyor.

Mustafa Suphi Erden’in elimizdeki bu nitelikli çalışması, iki ülkeyi tarihsel, siyasi ve sosyolojik yönleriyle karşılaştırmasıyla, bu konuya ilgi duyanları cezbedecek nitelikte.

İkisi de otoriter modernleşme temelinde yola çıkan Atatürk ile Rıza Şah’ın hedefleri, ne oldu da birbirinden ayrıştı?

Erden’in dört bölümden oluşan kitabının ilk iki bölümü, Türkiye ve İran’ın modern tarihlerini irdeliyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümleri de, İran ve Türkiye’nin devlet oluşumları ile vatandaşlıklarının kapsamlı karşılaştırılmasından oluşuyor.

Bu bölümlerde,

  • İran ve Türkiye’nin imparatorluk mirasları,
  • İki ülkenin muhalefet odaklarının özellikleri,
  • Ulema, esnaf, aktif sosyal güçler, aşiretler ve politik sol gibi, sosyal güç ağları,
  • İran ve Türkiye’de modernleşme reformları,
  • İran ve Türkiye’de vatandaşlık hakları,
  • Ve yönetim stratejileri gibi pek çok konu irdeleniyor.

Çalışma, bu ilgi çekici konuların yanı sıra, İran ve Türkiye hakkındaki temel iddiaları da tartışıyor ve yakın zamanda iki ülkeyi bekleyen olası sorunları da saptıyor.

  • Künye: Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 Sayfa

Dinçer Demirkent – Bir Devlet İki Cumhuriyet: Türkiye’de Özyönetim ve Merkeziliğin Anayasal Dinamiği (2017)

Türkiye’de cumhuriyetin anayasal anlamı nedir?

Bu sorunun yanıtını arayan Dinçer Demirkent, Türkiye’nin anayasal düzeninin, iki karşıt kuruluşa dayanan, iki karşıt cumhuriyet ve bu bağlamda seyreden mücadelelerle biçimlendiğini belirtiyor.

Bu mücadelenin kurucu meclislere yansıdığını söyleyen Demirken, 1921 Anayasası’nın yerellik, 1924 Anayasası’nın da merkeziyetçilik vurgusuyla öne çıktığını ve bu durumun egemenliğin kullanılması açısından cumhuriyetin iki farklı ve karşıt kuruluşundan birini tercih etmek anlamına geldiğini savunuyor.

Kitap bu bağlamda, şu soruların yanıtını arıyor:

  • Sınıf çatışması sonucu yoğunlaşan talepler, cumhuriyet kurumlarını nasıl esnetti?
  • Kürtler ve gayri Müslim azınlıklar siyasal birliğin neresinde?
  • Din, cumhuriyet kurumlarını nereye kadar zorladı?
  • Kadınların cumhuriyet içindeki yeri nedir?

Bu sorulara doyurucu yanıtlar veren çalışma, Türkiye’deki anayasa tartışmaları açısından önemli bir kaynak.

  • Künye: Dinçer Demirkent – Bir Devlet İki Cumhuriyet: Türkiye’de Özyönetim ve Merkeziliğin Anayasal Dinamiği, Ayrıntı Yayınları, hukuk, 256 sayfa

Uğur Biryol – Kaçkarlar’da Bulut Olsam (2017)

Kaçkarlar demek, bulutlarla arkadaş olmak demek!

Çamlıhemşin’de tur rehberliği de yapan gazeteci Uğur Biryol da elimizdeki kitabında, bizi bu görkemli coğrafyayı adım adım gezmeye davet ediyor.

Kitap, Fırtına Vadisi’nden Çamlıhemşin’e, Ayder’den Kavrun’a ve Kale’den Verneçik’e, bölge için şahane bir gezi rehberi.

Kitap,

  • Kaçkarlar’da konaklarken dikkat edilmesi gerekenleri,
  • Fırtına Vadisi’ni,
  • Kaçkarlar’ın cam damarı buzul göllerini,
  • Kaçkarlar’ın tarihi yapılarını,
  • Fırtına Vadisi konaklarını,
  • Kaçkar’ın ekolojik değerini,
  • Yeşil Yol’un bölgede yarattığı büyük tahribatı,
  • Hemşin horonlarının vazgeçilmezi olan tulumu,
  • Hemşin türkülerini,

Ve bunun gibi pek çok aydınlatıcı bilgiyi bizimle paylaşıyor.

Biryol, kitabında bölgenin tarihi yapıları ve coğrafi güzellikleri anlatmakla yetinmiyor, aynı zamanda bu harikulade coğrafyaya sinmiş hikâyeleri de okurlarıyla paylaşıyor.

Gezmek başka hayatlara, başka hikâyelere konuk olmaktır.

Görsel zenginliğiyle de dikkat çeken elimizdeki kitap da, bunun iyi örneklerinden biri.

  • Künye: Uğur Biryol – Kaçkarlar’da Bulut Olsam, İletişim Yayınları, gezi, 208 sayfa