Kont Galeazzo Ciano – Savaş Günlükleri: 1939-1943 (2017)

Önemli bir tarihi figür olan Kont Galeazzo Ciano’nun çok sıra dışı bir hikâyesi var.

Kendisi, Mussolini’nin damadıydı.

Fakat onu daha da dikkat çekici kılan husus, Ciano’nun Yüksek Faşist Konsey’de Mussolini’nin görevden alınması lehine oy kullandığı ve kendisinin bu yüzden kurşuna dizilmiş olması.

Ciano’nun Savaş Günlükleri ise, 2. Dünya Savaşı ve Mussolini dönemi İtalya’sı açısından en önemli kaynaklardan biri.

Burada, Ciano’nun 2. Dünya Savaşı’na yön vermiş önemli aktörlerle yaptığı görüşmeleri ve fikirleri yer alıyor.

Günlüklerde,

  • İtalya’nın Arnavutluk’u nasıl ilhak ettiği ve Hırvatistan için hangi planlarının olduğu,
  • Ülkenin savaşa nasıl hazırlıksız yakalandığı,
  • Yunanistan ve Kuzey Afrika’da yaşadığı felaketlerin nedenleri ve bunun gibi pek çok önemli bilgiyi barındırıyor.

Bu günlüklerin bizi de ayrıca ilgilendiren yönü ise, İtalya’nın Balkanlar’da Türkiye’yi nasıl izlediğini ve İtalya’daki faşist iktidarın 2. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında Türkiye’ye karşı düşüncelerinin neler olduğunu aydınlığa kavuşturması.

  • Künye: Kont Galeazzo Ciano – Savaş Günlükleri: 1939-1943, çeviren: Selçuk Uygur, Kronik Kitap, tarih, 640 sayfa

Judith Butler ve Athena Athanasiou – Mülksüzleşme (2017)

Feminist kuramcı Judith Butler, felsefi çalışmalarıyla ve özellikle de etik ve siyaset, feminizm, toplumsal cinsiyet, bedensellik, kuir aktivizm, normatif şiddet gibi alanlardaki önemli katkılarıyla bilinen, günümüzün önde gelen entelektüellerinden.

Feminist kuram ve radikal toplumsal düşünceye odaklanan Athena Athanasiou ise Luce Irigaray, Martin Heidegger ve Michel Foucault’nun yapıtlarına getirdiği özgün perspektiflerle bilinen bir isim.

İşte elimizdeki bu kitap, iki ismin 2009’da başlayıp toplantılarla, söyleşilerle ve mektuplarla süren uzun soluklu diyaloglarının neticesi.

Yunanistan’da SYRIZA’nın neoliberal politikalara karşı güçlü bir muhalefet ortaya koyduğu, aynı zamanda Mısır Devrimi’nin en yoğun günlerini yaşadığı bir döneme rastlayan bu diyaloga, söz konusu gelişmelerin rengini verdiğini de bilhassa belirtelim.

Çeşitli hareketlere, gösterilere ve eylemlere değinen yazarlar, kendi uzmanlık alanlarının yanı sıra Heidegger’in teknoloji eleştirisinden, Foucault’nun biyopolitika yaklaşımından, Irigaray’ın çalışmalarından ve hatta Yunan mitlerinden yola çıkarak,

  • Performatif siyasetin ne anlama geldiğini,
  • Yeni direniş imkânlarının neler olduğunu,
  • Siyasal hareketliliğin yeni biçimlerini,
  • Devlet ırkçılığını,
  • Ve kamusal yası, ayrıntılı bir şekilde tartışıyor.

Künye: Judith Butler ve Athena Athanasiou – Mülksüzleşme, çeviren: Başak Ertür, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa

Gérard de Cortanze – Hayat Yazısı: Jorge Semprun (2008)

İspanyol yazar Jorge Semprun, edebiyatıyla olduğu kadar, politikacı kimliğiyle de bilinen bir isim.

İspanyol Komünist Partisi’nin üyesi olarak siyasete atılan Semprun, hiçbir zaman siyasetle bağını koparmamış, sosyalist Felipe Gonzalez’in kurduğu İspanyol Hükümeti’nde kültür bakanlığına kadar uzanmıştı.

Cortanze’ın Semprun biyografisi, yazarın edebiyatını ve siyaset hayatını ayrıntılarıyla sunuyor.

Semprun’un 2. Dünya Savaşı’nda yaşadıkları, bu dönemdeki Buchenwald cehennemine dair tanıklığı ve edebiyatının savaştan ne derece etkilendiği, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Gérard de Cortanze – Hayat Yazısı: Jorge Semprun, çeviren: Nükhet İzet, Doruk Yayınları, biyografi, 230 sayfa

Kolektif – Pusula: Gençlere İnsan Hakları Eğitimi Kılavuzu (2008)

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ‘Pusula’, gençlere insan hakları eğitimi vermeyi amaçlıyor.

Gençler için bu konuda bilinç oluşturmayı hedefleyen proje, insan haklarının yasal önlemlerle savunulmasının yetersiz olduğunu, asıl önemlisinin bunun herkes tarafından korunup kollanması olduğu anlayışına dayanıyor.

Kitapta, insan haklarının yanı sıra, yurttaşlık, çocuklar, çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, sağlık, küreselleşme, barış ve yoksulluk gibi konular da anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Pusula: Gençlere İnsan Hakları Eğitimi Kılavuzu, çeviren: Burcu Yeşiladalı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, eğitim, 418 sayfa

Ernest Gellner – Uluslar ve Ulusçuluk (2008)

Ernest Gellner’in ‘Uluslar ve Ulusçuluk’u, ilk yayınlandığı 1983 yılından beri ulusçuluk konusunda en çok başvurulan eserlerden biri.

Gellner, ulus-devlet inşasının, ulusçu fikir, duygu ve hareket süreçlerinin sanayileşme ile kesiştiği noktada gerçekleştiğini söyler.

Yani Gellner, uluslar ve ulusalcılığın insanlık durumunun kalıcı özellikleri olmadığı için doğal olmadığını, sanayileşme ile ortaya çıktıklarını ve bu nedenle de, ulusçuluk ideolojisinin ürünü olarak inşa edildiğini savunur.

İkinci baskısı yapılan kitap, John Breuilly’nin Gellner’den önceki ulusçuluk çalışmaları ile Gellner’in tezini değerlendiren bir sunuşunu da barındırıyor.

Alan için değerli bir başucu kitabı.

  • Künye: Ernest Gellner – Uluslar ve Ulusçuluk, çeviren: Büşra Ersanlı ve Günay Göksu Özdoğan, Hil Yayın, sosyoloji, 263 sayfa

 

Cyril Mango – Bizans: Yeni Roma İmparatorluğu (2008)

Bizans İmparatorluğu konusunda saygın isimlerden Cyril Mango, Bizans ve Ortadoğu toplumlarıyla ilginç benzerlikleri örnekleriyle ortaya koyduğu bu çalışmasında, İmparatorluğu üç ayrı incelemeye tabi tutuyor.

Mango ilkinde, Bizans’ı Roma tarihinin devamı olarak inceliyor,

İkincisinde, Hıristiyan kültürünün oluşumundaki rolü çerçevesinden izliyor,

Ve son olarak da, bir Doğu devleti ve toplumu olarak ele alıyor.

Bizans’taki çok dillilik, ekonomik sistem, kentsel yapı, toplumsal düzen, eğitim kurumları ve Bizans’ın edebiyat ve sanat alanında ortaya koydukları, anlaşılabilir bir dille kaleme alınan kitapta yer alan konulardan birkaçı.

  • Künye: Cyril Mango – Bizans: Yeni Roma İmparatorluğu, çeviren: Gül Çağalı Güven, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 344 sayfa

Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü (2008)

’12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın, burada bulunduğu bir buçuk yıllık zaman dilimi içinde tuttuğu günlüğünden oluşuyor.

Günlük, kaleme alındığı zaman dilimi içerisinde, hem 12 Eylül darbesini hem de Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarının ortalarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatıyor.

Okay’ın günlüğü, Türkiye’nin sıkıntılı yakın dönemine dair önemli ayrıntılar sunduğu kadar, aynı zaman diliminde, en çatışmalı dönemlerini yaşayan Güney Lübnan’daki Filistin kamplarında yaşananlara dair tanıklığını sunmasıyla da ilgi çekiyor.

  • Künye: Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü, Ütopya Yayınları, günlük, 301 sayfa

Douglas Dowd – Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı (2008)

Douglas Dowd, ‘Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı’nda, kapitalizm ve iktisat ilişkisini, 18. yüzyıldan itibaren analiz ediyor.

Kitapta, kapitalist gelişmenin esas unsurları, iktisadi düşüncenin yapısı, bu düşüncenin kapitalist dönemde neden ve nasıl geliştiği gibi konular üzerinden, bu ilişkinin günümüz dünyasına yansıyan etkileri, eleştirel bir gözle değerlendiriliyor.

Kitap, günümüzün kapitalist sistemi ile iktisat anlayışını, Adam Smith, Thomas Malthus, Jeremy Bentham, John Stuart Mill, Karl Marx, Thorstein Veblen, Rosa Luxemburg, John Maynard Keynes, Paul Samuelson, Milton Friedman ve Eric Hobsbawm’ın fikirleri çerçevesinden değerlendirmesiyle, alan için değerli bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Douglas Dowd – Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı, çeviren: Cihan Gerçek, Yordam Kitap, tarih, 392 sayfa

Judith Butler – Cinsiyet Belası (2008)

Judith Butler, ‘Cinsiyet Belası’nda, Levi-Strauss, Freud, Lacan, Irigaray, Wittig ve Kristeva’nın metinlerinin eleştirel bir okuması üzerinden toplumsal cinsiyet konusunu çok yönlü bir bakışla masaya yatırıyor.

Feminist kuramın temel yapıtları arasında yer alan kitabın birinci bölümü, kadınların statüsünü ve cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımını değerlendiriyor.

Kitabın ikinci bölümünde, toplumsal cinsiyet kimliklerini heteroseksüel bir çerçevede dayatmaya çalışan mekanizma olarak ensest tabusu ele alınıyor.

Kitabın son bölümünde ise, cinsiyet ve cinselliği kültürel olarak idare eden örtük normların, Kristeva’nın eserlerinde nasıl işlendiği gösterilmeye çalışılıyor.

Butler’ın çalışması, feminist kuramın temel yapıtlarından biri oluşuyla alan için vazgeçilmez bir kaynak.

  • Künye: Judith Butler – Cinsiyet Belası, çeviren: Başak Ertür, Metis Yayınları, feminizm, 246 sayfa

Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan – Bebeler ve Püreler (2014)

Dört yaşında bir çocuk sahibi olan Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan, pürelerin bebek beslenmesinde ne kadar önemli olduğu gerçeğiyle, oğlu henüz iki buçuk aylıkken tanışmış.

Yazar bu süreçte edindiği deneyimle kaleme aldığı çalışmasında, ortalama 6-7 ay civarında katı gıdaya başlayan bebekler için havuç püresinden muzlu kivi püresine, sebzeli tavuk püresinden somon püresine kadar pek çok tarif sunuyor.

Arslan’ın kitabı bunun yanı sıra, ebeveynleri temel besin grupları hakkında bilgilendirmesiyle de iyi bir rehber.

  • Künye: Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan – Bebeler ve Püreler, Oğlak Yayınları, beslenme, 127 sayfa