Özlem Kumrular – Haremde Taht Kuranlar: Nurbanu ve Safiye Sultan (2017)

Özlem Kumrular’ın uzun araştırmalarına dayanan, 16. yüzyılda Osmanlı’da etkili olmuş iki saray kadınının, Nurbanu ve Safiye Sultan’ın söylenti ve yalan yanlış bilgilerden arındırılmış hayat hikâyeleri.

Bilindiği gibi bu iki kadın hakkında dudak uçuklatan yanlış bilgiler mevcut.

Örneğin çoksatar bir romanda Nurbanu’nun soyağacı Safiye’nin soyağacıyla karıştırılmış ve bu yanlışlık romanın üç cildi boyunca sürmüştü.

Joseph von Hammer gibi büyük bir tarihçi dahi bu konuda yanlış bilgiler vermişti.

Her şey bir yana, İslam Ansiklopedisi’nde bile konuyla ilgili yanlışlıklar mevcut.

İşte Özlem Kumrular’ın çalışması, yalnızca yerli kaynaklardan değil, Venedik arşivlerinden de yararlanarak 16. yüzyılda perde arkasında kalan iki önemli kadının gerçek hayatlarını anlatmasıyla bu konuda yanlış bilinenleri açıklığa kavuşturmasıyla önemli.

  • Künye: Özlem Kumrular – Haremde Taht Kuranlar: Nurbanu ve Safiye Sultan, Doğan Kitap, tarih, 392 sayfa

Muharrem İnce – #direndemokrasi: Neden Hayır? (2017)

Referandum sona erdi, fakat gerek seçim esnasındaki şaibeler ve gerekse referendum sonucunda kabul edilen yeni anayasa ile rejimin tümüyle değiştiği yönündeki tartışmalar bitmedi.

Göründüğü kadarıyla bu konu daha uzun süre tartışılacak da.

İşte CHP milletvekili Muharrem İnce’nin bu kitabı, parlamenter sistemi tümüyle ortadan kaldırıp yerine hiçbir şekilde denetlenemeyen başkanlık sistemini getiren yeni Anayasaya neden hayır dememiz gerektiğini cümle cümle anlatıyor.

Ülkenin inişli çıkışlı demokrasi serüveninin bir analizini yaparak kitabına başlayan İnce, devamında da madde madde yeni anayasaya hangi gerekçelerle karşı çıkmamız gerektiğini irdelemekte.

Karşı karşıya bulunduğumuz durumun vahametini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan kitap, bizi şimdi yakıcı bir sınavdan geçmekte olan demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyor.

  • Künye: Muharrem İnce – #direndemokrasi: Neden Hayır?, Halk Kitap, siyaset, 168 sayfa

Onur Kartal – Başkasının Politikası: Husserl, Heidegger, Levinas (2017)

Başkalık nasıl olup da 20. yüzyıl felsefi düşüncesine yön veren isimlerin gündemine kurucu bir kategori olarak girdi?

İşte Onur Kartal’ın bu çalışması, eleştirel bir bakışla Edmund Husserl’in ‘Başkalığın Fenomenolojisi’, Martin Heidegger’in ‘Başkalığın Fundamental Ontolojisi’ ve Emmanuel Levinas’ın ‘Başkalık Etiği’ni tartışarak söz konusu soruya tatmin edici bir yanıt arıyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Heidegger’in fundamental ontolojisinde “birlikte-olma”nın insan varoluşuyla yapısal ilişkisi,
  • Husserl’in fenomenolojik metodolojisinde, başkalık sorununu epistemolojiyle ilişkilendirme şekli,
  • Levinas’ın Avrupa kültürünün krizine çözüm üretmek amacıyla, benin başkasıyla somut etik ilişkisini merkeze alışı,
  • Ve nihayet, bu üç önde gelen düşünürün merkezinde olduğu bu düşünsel mirasın, “Başkasının politikası”nı kurmak açısından bugün bize vaat ettikleri…

Kartal’ın çalışmasının diğer bir dikkat çeken katkısı da, başkalık ile kriz arasındaki ilişkiye odaklanarak kriz kavramının felsefi çözümlemesini yapması.

  • Künye: Onur Kartal – Başkasının Politikası: Husserl, Heidegger, Levinas, İletişim Yayınları, felsefe, 272 sayfa

György Fehér ve András Szunyoghy – Anatomi: Çizim Dersleri (2017)

Bilenler bilir; anatomi çalışmak, bir sanatçının vizyonunu geliştirmesi ve biçim duygusunu ilerletmesi açısından elzem.

Sanat tarihindeki ünlü isimlerin neredeyse hepsi anatomi çalışmıştır. Michelangelo, Leonardo Da Vinci ve Raffaello, bunlardan birkaçı.

İşte, yedi yüz ellinin üstünde çizim barındıran ve bu görsel zenginliğiyle göz dolduran elimizdeki kitap, insanlar ile bazı memeli hayvanların anatomi çizimlerini karşılaştırmalı olarak veriyor.

Kitapta anatomi çalışmalarında orta, ön ve enine düzlemlerin; iç, içyan, dış ve dışyanların; sırt, avuç ve tabanın çizimleri, perspektif kurallarının açıklaması eşliğinde anlatılıyor.

Anatomi çizimlerine dair merak edilen pek çok konunun aydınlatıldığı çalışma, ressamlar, grafik tasarımcılar ve anatomiyle ilgilenenler kadar resim sanatına ilgi duyan her okurun kitaplığında bulunmayı hak ediyor.

  • Künye: György Fehér – Anatomi: Çizim Dersleri, çizer: András Szunyoghy, çeviren: Canan Feyyat, Hep Kitap, resim, 432 sayfa

John Scalzi – Kırmızı Üniformalılar (2014)

‘Yaşlı Adamın Savaşı’ serisiyle beğeni toplayan John Scalzi ‘Kırmızı Üniformalılar’da, uzayda geçen soluk soluğa bir kovalamacayı anlatıyor.

Roman, Evrensel Birlik’in ünlü gemisi Gözüpek’e atanan Asteğmen Andrew Dahl’ın burada tanık olduğu gariplikleri hikâye ediyor.

Dahl burada, gemi mürettebatının her seferinde uzaylılarla ölümcül bir mücadeleye giriştiğini, geminin kıdemli subaylarının bu savaşlardan yara almadıkları halde, düşük seviyedeki mürettebatın muhakkak kayıp verdiğini fark eder.

Bu tuhaf durumu araştırmaya koyulan Dahl, kendini uzayın sonsuzluğuna yayılan tehlikeli bir çemberin içinde bulmakta gecikmez.

  • Künye: John Scalzi – Kırmızı Üniformalılar, çeviren: Cihan Karamancı, İthaki Yayınları, roman, 325 sayfa

Henri Lefebvre – Mekânın Üretimi (2014)

Marksizm içinde ayrı bir yeri bulunduğu kadar, mekân araştırmaları alanında da bir başyapıt olarak kabul edilen ‘Mekânın Üretimi’, mekânın tarih içindeki yolculuğunun sosyal ve siyasi pratikle ilişkisini ayrıntılı bir şekilde irdeliyor.

Mekân üzerine düşünürken, felsefeden tarihe, fizikten metafiziğe, psikanalizden sanata ve dilbilimden ilahiyata, matematiğe kadar pek çok alanı eleştirel bir bakışla gezinen Henri Lefebvre, mekânın toplumsal ve siyasal alana izdüşümlerini tartışıyor.

Lefebvre’in çalışması, yaşadığımız mekânın politik, toplumsal ve pratik izdüşümleri konusunda aydınlanmak ve bu konuda siyaset geliştirmek için iyi bir kaynak.

  • Künye: Henri Lefebvre – Mekânın Üretimi, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, siyaset, 447 sayfa

Kolektif – Açık Bilim (2014)

Seed isimli bilim dergisinde beş senedir düzenlenen sohbetlerin ürünü olan ‘Açık Bilim’, ahlakın temelleri, hakikatin doğası ve bilginin sınırlarını kapsayan makalelerden oluşuyor.

Kitaba katılan alanında uzman pek çok yazar, evrim kuramı, bilinç sorunları, zaman, tasarım, nesnellik ve imge, iklim politikaları, savaş ve hile, rüyalar, kurmacanın hakikati, müzik, biçim, yaratım, fraktal mimari, ahlak, özgür irade, evrim, yaratıcılık, gelecekte yaşam, geleceğin şehirleri, insan ve medeniyet, toplumsal ağlar, sonsuzluğun fiziği ve akıllı altyapı sistemleri gibi, bilimin hem güncel hem de klasik konularını tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Açık Bilim, hazırlayan: Adam Bly, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 311 sayfa

Yves Lacoste – Coğrafya, Her Şeyden Önce Savaş Yapmaya Yarar (2014)

Coğrafyacı ve jeopolitika uzmanı Yves Lacoste, polemiklerle ilerleyen elimizdeki incelemesinde, çağlar boyunca coğrafyanın savaş ve yıkımlarla amaçlarına ulaşan iktidarlarca nasıl kullanıldığını tartışıyor.

Uzun yıllar saha çalışmaları yapmış ve ABD’nin Vietnam savaşının sürdüğü esnada, bölgeyi bu anlamda inceleme fırsatı bulmuş Lacoste, devlet aygıtının bölgede yaşayan insanların kontrol edilmesi ve organize edilmesi açısından, coğrafyanın gerek fiziksel ve gerekse iktisadi, sosyal, demografik ve siyasi özellikleri açısından araç olduğunu savunuyor.

Yazar bu argümanını geliştirirken, dünyadan birçok örnek de sunuyor.

  • Künye: Yves Lacoste – Coğrafya, Her Şeyden Önce Savaş Yapmaya Yarar, çeviren: Selim Sezer, Ayrıntı Yayınları, coğrafya, 191 sayfa

Senem Kurtar – Heidegger ve Poetik Düşünme (2014)

Senem Kurtar nitelikli çalışmasında, bir çağdaş Avrupa felsefesi klasiği sayılan ‘Varlık ve Zaman’ın yazarı filozof Martin Heidegger’in, Aristoteles ve Brentano üzerine okumalarıyla başlayan, Dilthey ve Husserl ile devam eden düşünsel serüvenine odaklanıyor.

Kurtar bunu yaparken, Heidegger’in insan varoluşu ve şeyler arasındaki varlıkbilimsel anlamda ilk ve öncelikli ilişki biçimini betimlemek için başvurduğu “pragmata çözümlemesi” ile şeylerin açıklığının yitimini belirten Ge-stell gibi kavramlarını analiz ediyor, Heidegger’in felsefesi aracılığıyla insan varoluşunu, varlık ve şeyler arasındaki kökensel birliği irdeliyor.

  • Künye: Senem Kurtar – Heidegger ve Poetik Düşünme, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 288 sayfa

Steven A. Epstein – Geç Dönem Ortaçağ Avrupası (2014)

Profesör Steven A. Epstein nitelikli çalışmasında, geç dönem Ortaçağ Avrupa’sının 1000-1500 zaman aralığını kapsayan ekonomik ve sosyal tarihini anlatıyor.

Avrupa’nın söz konusu dönemini incelerken, 14. yüzyılda yaşanan kıtlık ve salgın hastalıklara merkezi bir rol veren Epstein, bu coğrayayı baştan başa kat ederek, Avrupa’da ekonomik büyümenin başladığı 1000 yılından küresel çapta ticaretin güç kazandığı 15. yüzyıla kadar, Avrupa’nın aile yaşamı, feodal toplumunun belli başlı nitelikleri ve bölgenin ticaret, zanaat, tarım alanında kaydettiği dönüşümler gibi, bölgenin sosyal ve ekonomik hayatından pek çok ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Steven A. Epstein – Geç Dönem Ortaçağ Avrupası, çeviren: Serap Işık, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 322 sayfa