Robert Maggiori – Bir Hayvan, Bir Filozof (2017)

Filozofların hayvanlara dair tasvir, tanım ya da değerlendirmeleri meşhurdur.

Ayrıca önemlidir de.

Zira filozoflar, kendilerine has düşünüş biçimleriyle, hayvanlar konusunda da dikkat çekici saptamalar, ufuk açıcı tanımlamalar yapmıştır.

Bu kitap, hem gerçek hem de sembolik hayvanlar ile filozoflar arasındaki kadim ilişkinin izini sürerken, okurunu felsefe tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Robert Maggiori, MÖ 4. yüzyılda Çin’de yaşamış Taoist felsefeci Zhuangzi’nin, rüyasında kelebek olduğunu anlattığı meşhur meseliyle başlayarak,

Aristoteles’in tavuğa,

Derrida’nın kediye,

Descartes’ın saksağana,

Kant’ın file,

Nietzsche’nin aslana,

Rousseau’nun orangutana dair fikirlerini izliyor.

Özgün bir çalışma…

  • Künye: Robert Maggiori – Bir Hayvan, Bir Filozof, çeviren: Devrim Çetinkasap, 1984 Yayınevi, felsefe, 144 sayfa

Etgar Keret – Uzun Yeleli Kedi Çocuk (2017)

Romanları ve öyküleriyle dünya çapında övgü kazanmış Etgar Keret’ten bir çocuk hikâyesi.

‘Uzun Yeleli Kediçocuk’ bir baba-oğul ilişkisi üzerinden ilerleyen bir kitap.

Hikâyenin asıl özgünlüğü, olayları çocuk anlatıcısının gözünden vermesi.

Yazar bunu yaparken de, çocukların kendilerine has akıl yürütmelerini ve sınırsız hayal güçlerini yetkin bir üslupla yansıtıyor.

Çok çalışan, her zaman meşgul babası ile ilişkisini sorgulamaya başlayan çocuk, kendi hayal âleminde Uzun Yeleli Kediçocuk adında, bambaşka bir karakter yaratmaya başlar.

Kahramanımız, bu yeni karakterin kişiliği ve davranışları üzerine araştırmalar yapmaya koyulur.

İşin ilginci, bu karakter bir zaman sonra, çocuk ile babası arasındaki ilişkide çok yapıcı bir rol üstlenecektir.

Keret’in eserlerinde kara mizah öne çıkarken ‘Uzun Yeleli Kediçocuk’a muzip ve keyifli bir tarz egemen.

Aviel Basil’in özgün resimleri de, hikâyeye zengin bir boyut katmakta.

  • Künye: Etgar Keret – Uzun Yeleli Kedi Çocuk, resimleyen: Aviel Basil, çeviren: Mahir Ünsal Eriş, Can Yayınları, çocuk, 120 sayfa

Ender Arat – Türklere Güvendiler (2017)‏

Tarihte, ülkelerindeki baskılardan kaçıp Türkiye’ye sığınan pek çok kişi, cemaat ve halk oldu.

Bizde daha çok İspanya’daki din baskısından kaçarak Osmanlı’ya sığınan Yahudiler ile Nazi zulmünden kaçan hocalar bilinse de, gerçekte diğer ülkelerden buraya sığınmış insanların sayısı çok daha fazla.

Emekli diplomat Ender Arat’ın ilk baskısı 2016 yılı başında yapılan bu kitabı da konu hakkında öğretici ve zengin bir çalışma.

Arat burada,

Macarlardan Almanlara,

Musevilerden Ezidilere,

Avusturyalılardan Fransızlara,

İtalyanlardan İspanyollara,

Ruslardan Arnavutlara,

Çerkeslerden Tatarlara,

Azerilerden Gürcülere, tarih boyunca Türkiye’ye yapılan göçlerin kapsamlı bir haritasını çıkarıyor.

Yazar, göçe zorlanmış bu halkları anlatmakla yetinmiyor.

Göçe sebep olan siyasal, toplumsal etkenleri de irdeleyen yazar, meslekleri, çalıştıkları yerler ve Türkiye’ye bıraktıkları izleriyle göç edenlere dair önemli biyografik bilgiler de veriyor.

  • Künye: Ender Arat – Türklere Güvendiler, Tarihçi Kitabevi, tarih, 456 sayfa

David Priestland – Kızıl Bayrak (2017)

Bilhassa Sovyet ve Çin deneyimlerine bakıldığında, komünizmin tarihsel olarak başarısızlığa uğradığı söylenebilir.

Ama sadece şimdilik…

Zira komünist idealler ve tasavvurlar dünya çapında yaşamaya, güçlü bir alternatif olarak kendini hatırlatmaya devam ediyor.

Oxford Üniversitesi’nde modern tarih dersleri veren ve uzun yıllardır özellikle Rusya, komünizm ve neoliberalizm üzerine çalışan Profesör Priestland, tarihten günümüze uzanarak komünist pratik ve ideallerin küresel bir hikâyesini sunuyor.

Kapsamı ve barındırdığı ayrıntılarla dikkat çeken kitap, Marx, Engels, Lenin, Stalin, Troçki, Mao, Castro, Che ve Tito gibi komünist siyasetin önde gelen isimlerine daha yakından baktığı gibi, komünizm tarihine içkin pek çok konuyu da irdeliyor.

Fransız Devrimi,

Marksist partilerin kuruluşu,

Ekim Devrimi,

Gerilla hareketleri,

Komünist ülkelerin kuruluşu,

Bu ülkelerdeki siyaset yapış dinamikleri…

Kapsamlı ve nitelikli bir komünizm tarihi incelemesi arayanlar kesinlikle kaçırmasın deriz.

  • Künye: David Priestland – Kızıl Bayrak, çeviren: Egemen Yılgür ve Ali Çakıroğlu, İletişim Yayınları, tarih, 624 sayfa

Seval Şahin – Cinai Meseleler (2017)

Osmanlı-Türk polisiye edebiyat meraklılarını fazlasıyla heyecanlandıracak, bu türün 1884-1928 yılları arasındaki ideolojik ve biçimsel gelişimini araştıran kapsamlı ve zengin bir çalışma.

Osmanlı-Türk polisiyesinin karakteristik özellikleri,

Polisiye edebiyatın meşhur kahramanları Sherlock Holmes’ların ve Nat Pinkerton’ların Türkiye edebiyatındaki muadilleri,

Tilki Leman, Çekirge Zehra ve Şeytan Hadiye gibi, Türk polisiyesinde kadın profilleri,

Azınlıklar ve yabancıların Türk polisiyelerindeki temsil biçimleri…

Son olarak, kitabın yazarı Seval Şahin’in de bir polisiye edebiyat tutkunu olduğunu ve bu durumun incelemeye olumlu yansıdığını da belirtelim.

  • Künye: Seval Şahin – Cinai Meseleler, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 214 sayfa

Cicero – Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine (2017)

Meşhur Romalı devlet adamı, hatip ve düşünür Cicero’dan yaşlılık üzerine bir tefekkür.

Diyalog şeklinde hazırlanmış kitabın baş konuşmacısı olarak da, Latin edebiyatının önde gelen isimlerinden Marcus Porcius Cato seçilmiş.

Cicero diyalogunda, yaşlığa acziyet ve yetersizliklerle örülü bir dönem olarak bakmaktan ziyade, yaşlılığı insan ömrünün doğal bir veçhesi olarak tanımlıyor.

Cicero’ya göre yaşlılık, çocukluk, gençlik ve yetişkinlik gibi kendi özgünlüklerine sahip bir devir.

Hatta düşünür bir adım daha ileri giderek, yaşlılığın beraberinde diğer yaşlarımızda göremeyeceğimiz bir erdem ve bilgelik getirdiğini belirtiyor.

Cicero’nun bu diyalogunu ölmeden bir yıl önce, yani 62 yaşındayken kaleme aldığını da hatırlatalım.

  • Künye: Cicero – Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine, çeviren: C. Cengiz Çevik, İş Kültür Yayınları, felsefe, 80 sayfa

Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk (2017)

Türkiye’de kadına, ahlak ve din bahanesiyle her gün müdahale ediliyor.

Öyle ki, kadına yönelik şiddete bu müdahaleler sağlam bir zemin hazırlama gibi bir işlev de üstleniyor.

Bazılarının yerinde bir tanımlamayla söylediği gibi, kadın sorunu aslında tamı tamına bir erkek sorunudur.

Zira kadınlar üzerindeki baskılar azaldıkça ve kadınlar özgürleştikçe erkekler de, diğer bir deyişle toplum da özgürleşir.

İşte bu kitapta bir araya getirilen makaleler, kamusal alan ve hukuk perspektiflerinden kadın sorununu tartışmaya açıyor.

Kitapta,

Habermasçı anlamda, kadının Türkiye’de yürüttüğü tanınma mücadelesi,

Feminist kuramların özel alan/kamusal alan ayrımı,

Arendt’in fikirleri bağlamında kamusal alan ve kötülük problemi,

1982 Anayasası’nda ve Türk Ceza Kanunu’nda kadının yeri,

Ve kamusal bir sorun olarak kadına yönelik şiddet gibi pek çok konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ülker Yükselbaba, İ. Burcu Özkan, İrem Erbuyurucu, Meysa Baykal, Ayşegül Huysal ve Elif Koçer.

  • Künye: Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk, editör: Ülker Yükselbaba, Tekin Yayınevi, hukuk, 264

Rosamund Bartlett- Tolstoy (2017)

Tolstoy ve Dostoyevski, Rus edebiyatı denince neredeyse birçok okurun ilk aklına gelen yazarlar.

Everest Yayınları yakın bir zaman önce, Joseph Frank’ın nitelikli Dostoyevski biyografisini yayımlamıştı.

Şimdi de elimizde, Rosamund Bartlett imzalı kapsamlı bir Tolstoy biyografisi duruyor.

Çalışmayı özgün kılan hususların başında, Tolstoy’u yalnızca dev bir yazar olarak değil, bir isyankâr, aydın, düşünür, çevreci, siyasi ve dini bir lider olarak resmetmesi.

Tolstoy’u Çarlık rejiminin parçalanmanın eşiğinde olduğu, dini kurumların çatırdadığı o tarihsel krizin merkezine yerleştiren Bartlett, Tolstoy’un yazarlığının, düşüncelerinin, siyasi ve dini faaliyetlerinin bu süreçten nasıl etkilendiğinin canlı bir resmini sunuyor.

Kısa bir süre önce halka açılan Sovyetler Birliği Arşivleri’nden de yararlanan kitap, Tolstoy’un öğretisinin Bolşevik devrimi ve sonrasındaki Komünist yönetim üzerindeki etkilerini ortaya koymasıyla da önemli.

Yeni ayrıntılarla dolu, Tolstoy üzerinden Rusya’nın 18. yüzyılın sonundan 20. yüzyıla uzanan sosyal ve kültürel tarihinin akıcı bir hikâyesi.

  • Künye: Rosamund Bartlett- Tolstoy: Bir Rus Hayatı, çeviren: Zafer Avşar, Everest Yayınları, biyografi, 536 sayfa

Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (2017)

Psikiyatri alanında uzun yıllar çalışmış Gary Small’den, kariyeri boyunca karşılaştığı tuhaf hastalara ilişkin hem trajik hem de komik hikâyeler.

Akıl hastalıkları her zaman ilgi çekmiştir.

Ve burada yer alan hikâyeler de, gerçek oldukları halde okuru fazlasıyla şaşırtacak türden.

Kitapta karşımıza çıkan figürler yoksulluğun en alt tabakalarından dolar milyonerlerine uzanan çeşitlilikte.

Esrarengiz histerik körlük yaşayanlar,

Penisinin gün geçtikçe küçüldüğünü düşünenler,

Çifte hayat sürdürenler…

Small, bize bu ve bunun gibi pek çok gerçek hikâye anlatırken, aynı zamanda bir psikiyatrist olarak neler hissettiğini ve mesleki anlamda yaşadığı gelişimi de kayda alıyor.

Düşündürücü, hüzünlü, keyifli ve aydınlatıcı bir kitap…

  • Künye: Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, çeviren: Duygu Akın, Doğan Kitap, 336 sayfa

Wolfgang Borchert – Kapıların Dışında (2017)

‘Kapıların Dışında’, Wolfgang Borchert’in tek oyunu ve trajik bir tesadüfle, yazarın ölümünden bir gün sonra sahnelenmişti.

Anti militarist yönleri baskın olan oyun, savaştan dönen Beckmann’ın hikâyesini anlatıyor.

Beckmann, 2. Dünya Savaşı’nda her nasılsa hayatta kalabilmiş “şanslı” insanlardan biri olarak nihayet ülkesine geri döner.

Fakat ne yazık ki, arkasında bıraktığı hiçbir şey, eskisi gibi değildir.

Ne yaşadığı şehir, ne evi ne de eşi…

İşin trajik tarafı, bu değişim sadece fiziksel anlamda değildir.

İnsanlar da artık farklılaşmış, adeta Beckmann’ın tanıyamadığı bencil varlıklar haline gelmiştir.

Bu süreçte bunalıma giren kahramanımız, hayata karşı nihilist bir tutumun tüm kişiliğini adım adım ele geçirmeye başladığını keşfeder.

İkinci Dünya Savaşı’nın toplumda ve bireyde yarattığı devasa yıkımı yetkin karakter analizleriyle tasvir eden bir oyun.

Behçet Necatigil’in bir o kadar muhteşem çevirisiyle!

  • Künye: Wolfgang Borchert – Kapıların Dışında, çeviren: Behçet Necatigil, Can Yayınları, oyun, 120 sayfa