Faruk Akbaş – Asya Yollarında (2006)

  • ASYA YOLLARINDA, Faruk Akbaş, Say Yayınları, fotoğraf, 215 sayfa

Faruk Akbaş, kendini fotoğrafa adamış isimlerden. Kendisinin, Türkiye’de bu uğraşın hobi olmaktan çıkıp, sanatsal nitelik kazanmasında önemli payı var. ‘Asya Yollarında’ ise, Akbaş ve ekibinin 1992-1999 yılları arasında yaptığı Asya gezilerinin fotoğraflarını barındırıyor. Kitapta, Akbaş’ın bu gezileri anlatan bir  yazısı da bulunuyor. Beş bölüme ayrılan albümde, sırasıyla, Suriye, Ürdün, Mısır, İran, Pakistan, Hindistan, Nepal, İran, Afganistan, Türki Cumhuriyetler, Çin, Gürcistan, Sincan, Özerk Uygur Bölgesi, Wuyishan, Chengdu, İran, Rusya ve Moğolistan fotoğrafları yer alıyor.

Robert J. Sternberg – Akıllı İnsanlar Neden Bu Kadar Aptal Olabilirler? (2006)

  • AKILLI İNSANLAR NEDEN BU KADAR APTAL OLABİLİRLER?, editör: Robert J. Sternberg, çeviren: Metin Hüner, Güncel Yayıncılık, psikoloji, 335 sayfa

ABD Başkanı Bush’un Yale mezunu olmasına rağmen, sürekli aptalca davranışlar sergilemesi, azıcık izan ve akıl sahibi her insanın malumu. Elimizdeki kitap, dünya tarihinde belli bir üne sahip ve “akıllı” olarak nitelenen kişilerin neden böylesi aptallıklar yaptığını anlamayı amaçlıyor. Her biri alanında uzman isimler tarafından kaleme alınan on bir makalenin yer aldığı kitap, tarihsel kişiliklerin bu yöndeki performanslarını masaya yatırıyor ve aptallığın bilimsel nedenlerini irdelemeyi amaçlıyor. Burada, zeka ve akla dair bilinen kavramların da sorgulandığını belirtelim.

Ali Püsküllüoğlu – Yaşar Kemal Sözlüğü (2006)

  • YAŞAR KEMAL SÖZLÜĞÜ, Ali Püsküllüoğlu, Yapı Kredi Yayınları, sözlük, 125 sayfa

Ali Püsküllüoğlu’nun ‘Yaşar Kemal Sözlüğü’nün ilk baskısı 1974 yılında yapılmış ve yazarın yirmi yedi eseri taranmıştı. Kitabın bu baskısı yeni maddelerle zenginleştirildi, geliştirildi. Yaşar Kemal, Türkiye edebiyatının evrensel ölçekte bir yazarı. Bu sözlükse, Yaşar Kemal edebiyatının daha iyi anlaşılabilmesi için bir kaynak vazifesi görüyor. Sözlüğün bir diğer önemi, Yaşar Kemal’in metinlerinde kullandığı bölgesel dil öğelerine de yer veriyor olması. Yaşar Kemal’in bu bölgesel dil öğelerinin daha sonra genel dile geçtiği, ortak dile sindiği söylenebilir. İşte bu öğelerin ne olduğunu, tam olarak ne anlama geldiğini göstermek elimizdeki sözlüğün asıl amacı. Sözlük Püsküllüoğlu’nun deyimiyle “bu bölgesel sözlerin bir sözlüğüdür.” Kitapta Püsküllüoğlu dışında Emre Kongar, Ceyhun Atuf Kansu, Selim İleri, Muzaffer Uyguner ve Emin Özdemir tarafından kaleme alınan yazılar da bulunuyor.

Faik Bulut – Kürt Dilinin Tarihçesi (2006)

  • KÜRT DİLİNİN TARİHÇESİ, Faik Bulut, Berfin Yayınları, inceleme, 421 sayfa

Faik Bulut, ‘Kürt Dilinin Tarihçesi’nin bir “alan çalışması olmadığını” ve bu Kürtçenin tarihine ilişkin çalışmaların ilki olduğunu söylüyor. Kitap, ‘Türk Tarih Tezinin Eleştirisi’, ‘Hint-Avrupalılık ve Dilleri’, ‘İrani Diller’, ‘Avesta-Ari Dil İlişkisi’, ‘Med Dili’, ‘Medce, Pehlevice, Farsça’, ‘Fars Dili’, ‘Pehlevi Dili’, ‘Med Dilinden Kürt Diline’, ‘Kürt Dili ve Lehçeleri’, ‘Kürt Dilinin Yapısı’, ‘Kürt Diline Yönelik Devlet Politikaları’ ve ‘Kürt Diline İlişkin Konum Belirleme Siyasetleri’ başlıklı on üç bölümden oluşuyor. Bulut’un kitabı, anadilde eğitim tartışmalarının yoğunlaştığı bu döneme rastgelmesiyle önemli bir işlev üstleniyor. Kitabın ayrıca, Türkçede Kürt dilinin tarihçesine dair bir başlangıç eseri olduğu söylenebilir. İlk baskısı 1993 yılında yapılan kitabın, Kürtçenin tarihini öğrenecek olanlara hitap edebilecek bir giriş kitabı olduğu söylenebilir.

Avlonyalı Ekrem Bey – Osmanlı Arnavutluk’undan Anılar (2006)

  • OSMANLI ARNAVUTLUK’UNDAN ANILAR, Avlonyalı Ekrem Bey, çeviren: Atilla Dirim, İletişim Yayınları, anı, 323 sayfa

Avlonyalı Ekrem Bey’in anıları, 1885-1912 zaman aralığında geçiyor. Dolayısıyla bu anılar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son otuz yılına tanıklık ediyor. Avlonyalı ailesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyunca Arnavutluk’taki egemenliğini sürdürmek için işbirliği yaptığı ailelerden biri. 19. yüzyılda bir isyanın başını çekmiş olmalarına rağmen, İmparatorluğun çöküşüne kadar hem yerel hükümranlığını sürdürmüş hem de Osmanlı’ya yönetici kadrolar vermeye devam etmişti. Bilindiği gibi, Osmanlı’da 1903-1908 yılları arasında sadrazamlık yapan Mehmet Ferit Paşa da bir Avlonyalı’ydı. Avlonya ailesinin önemli bir ismi olan Ekrem Bey’in bu anıları da, Osmanlı’nın Balkanlar’da ve özellikle de Arnavutluk’taki geleneksel egemenlik sisteminin nasıl işlediğini ve nasıl çöktüğünü tasvir ediyor. Anılar, Osmanlı’nın son dönemine ışık tutmalarıyla, önemli bir tarihi belge niteliğinde.

Gerard Donovan – Schopenhauer’in Teleskopu (2006)

  • SCHOPENHAUER’İN TELESKOPU, Gerard Donovan, çeviren: Nazmi Ağıl, Yapı Kredi Yayınları, roman, 284 sayfa

‘Schopenhauer’in Teleskopu’ İrlandalı şair Gerard Donovan’ın ilk romanı. Donovan, 2. Dünya Savaşı esnasındaki Avrupa’da geçen romanında, Öğretmen ve Fırıncı isimli iki karakteri üzerinden, şiddetle iç içe geçmiş insanlık durumunu sorgular. Buradaki iki kahraman, işgal altındaki bölgeden alınıp, askerlerin gözetimi altında ücra bir tarlaya getirilir. Kahramanlardan biri kuyu kazarken, diğeri de onun başında beklemeye başlar. Romanın ilginç yönü, kurguya felsefi bakış açısının yedirilmesidir denebilir. Burada iki kahraman arasında geçen diyalog, insanın varoluş sorununa ve şiddete, tarihi çerçeveyi olabildiğince geniş tutarak odaklanıyor.

Amélie Nothomb – Kameraya Gülümse (2006)

  • KAMERAYA GÜLÜMSE,  Amélie Nothomb, çeviren: Yaşar İlksavaş, Doğan Kitapçılık, roman, 133 sayfa

Televizyonun, daha doğrusu “Reality Show”ların özel hayata tecavüz ettiği, özel hayatı seyirlik bir eğlenceye dönüştürdüğü çokça eleştirildi. Amélie Nothomb’un yeni eseri olan ‘Kameraya Gülümse’ de, bu eleştirinin edebiyat çerçevesinden dillendirildiği bir eser. Romanın, “Gün gelir, başkalarının acıları yetmez olur insanlara; işte o andan sonra sadece gösteridir bekledikleri.” cümlesi, bu eleştirinin girizgâhı olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, televizyon kanallarında gerçekleştirilen bu tür programların halkın üzerindeki etkisini olduğu kadar, halkın ya da izleyicinin reality show programlarının üzerindeki etkisini, “kara kutu”ya odaklanarak sorguluyor.

A. Cengiz Baysoy (Der.) – Marx ve Komünalist Otonomi (2006)

  • MARX VE KOMÜNALİST OTONOMİ, derleyen: A. Cengiz Baysoy, Otonom Yayıncılık, siyaset, 330 sayfa

Cengiz Baysoy’un ‘Marx ve Komünalist Otonomi’ derlemesi, Otonom dergisinin muhtelif sayılarında yayımlanan yazıları bir araya getiriyor. ‘Geleneğimiz’, ‘Emeğin Yoldaşlığı’, ‘Ölüm Makineleri’, ‘Sermayenin İt Dalaşı: AB Süreci’ ve ‘Aynı Göğün Altında’ başlıklı bölümlerden oluşan bu kapsamlı kitapta, Marx ve değer teorisi; Otonomist Marksizmin soyağacı; Ekim Devrimi’nin krizi; komünizm ve Marx; politik felsefe ve Spinoza; çokluk ve otonomi ve nihayet, AB ve emeğin tahakkümü gibi konular irdeleniyor.

Stephen Little – İzmler: Sanatı Anlamak (2006)

  • İZMLER: SANATI ANLAMAK, Stephen Little, çeviren: Derya Nüket Özer, Yapı Yayın, sanat, 159 sayfa

Stephen Little’in ‘İzmler’i, geniş bir yelpazede, sanattaki “izm”lere odaklanıyor. Rönesans “izm”lerinden (Klasikçilik, Hümanizm vb.), Minimalizm ve Gelecekçilik gibi çok daha modern “izm”lere kadar, sanat tarihini biçimlendiren bütün önemli akımları tanıtmayı amaçlıyor. Her akıma ayrılan iki sayfada, söz konusu akımla ilgili bir giriş bilgisi, akımın başlıca sanatçıları, bir anahtar sözcük listesi, akımı tanıtan metin, akımın özelliklerini yansıtan başlıca yapıtlar ve bir ya da ikisinin fotoğrafı ve tanıtımı; gezilmesi önerilen müzeler/galeriler ve tanıtılan akımla benzerliği ya da o akıma bütünüyle karşıt olan öteki izm’lerin listesi yer alıyor.

William Shakespeare – Macbeth (2006)

  • MACBETH, William Shakespeare, çeviren: Sabahattin Eyüboğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 108 sayfa

William Shakespeare, oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır dünyayı etkilemeye devam ediyor. Shakespeare’in 1606 yılında yazıldığı tahmin edilen ve 1623’te ilk baskısı yapılan ‘Macbeth’ oyunu ise temelde insanı yozlaştıran hırsın izini sürer. Yaklaşık iki bin satır olan ve kendisinin en kısa trajedisi olan bu eserinde Shakespeare, yükselme arzusu ve politik hırsın kişiyi nereye götürebileceğini, hırsın ne kadar güçlü olabileceğini kahramanı Macbeth üzerinden kurar. Kitabın Cevza Sevgen tarafından kaleme alınan önsöz ise, Shakespeare’in bilhassa bu oyunu hakkında iyi bir analiz olması yönüyle önemli.