Murathan Mungan – Balgîfa Mar / Yılan Yastığı (2007)

  • BALGÎFA MAR / YILAN YASTIĞI, Murathan Mungan, çeviren: Lal Laleş ve Îrfan Amîda, Lis Yayınları, şiir, 207 sayfa

 

‘Balgîfa Mar / Yılan Yastığı’, Murathan Mungan’ın altı şiir kitabından yapılan bir seçkiden oluşuyor. Kürtçe ve Türkçe yayınlanan kitap, iki dilin kardeşliğine katkı sunuyor. Çalışma, aynı zamanda Türkiye’de eksikliği hissedilen Kürtçe yayınlar konusunda da atılmış nitelikli bir adım. Kitapta yer alan ‘Mehmet’ isimli şiirden bir alıntının Kürtçe ve Türkçesi şöyle: “Rûne li ber siya / Dara ku min ji bo te çandiye û evînê / li min guhdarî bike / wext hindik e / Piştî gotinan belkî em nemînin her du jî (…)” / “Otur gölgesine / Senin için diktiğim ağacın, aşkın / beni dinle / zaman az / Sözlerden sonra belki kalmayız ikimiz de (…)”

Ahmet Yorulmaz – Ayvalık’tan Cunda’dan (2007)

  • AYVALIK’TAN CUNDA’DAN, Ahmet Yorulmaz, Remzi Kitabevi, tarih, 120 sayfa

‘Ayvalık’tan Cunda’dan’, kentlerin insanlar, insanların da kentler üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Burada, Ayvalık’ın 1920’lerin başlarından günümüze kadar uzanan tarihinde yer etmiş isimler, yaşanmışlıklar ve anılar dile getiriliyor. Yorulmaz’ın anlatı özellikleriyle öne çıkan kitabı, özellikle okuyanda Ayvalık’ı görme isteği uyandıracak özellikte bir şehir monografisi. Yazar, mübadelenin göçmenlerinden, Erkek Fatma’dan, Taş Kahve’den, Zigardel’den, Angaralı’dan, Uğur Mumcu’nun Komünist Ahmet Usta’sından, Babu Mustafa’dan, kendi keçisine ceza makbuzu kestiren Bekçi Hüseyin’den, Ayvalık Halkevi’nin emektarlarından ve Ayvalık’a dair daha birçok ayrıntıdan bahsediyor.

Ahmet Murat Aytaç – Ailenin Serencamı (2007)

  • AİLENİN SERENCAMI, Ahmet Murat Aytaç, Dipnot Kitabevi, sosyoloji, 212 sayfa

 

‘Türkiye’de Modern Aile Fikrinin Oluşması’ alt başlıklı ‘Ailenin Serencamı’, aile ile modernleşme arasındaki ilişkiye dair önemli bir kitap. Çalışmanın temel tezi, ailenin Türk modernleşmesinde, bir dönüştürme alanı olarak tanımlandığı, bundan dolayı da ailenin modern bireyleri üretecek bir araç olarak algılandığı şeklinde özetlenebilir. Bu sürecin başlıbaşına bir gerilim yarattığını öne süren çalışma, aile ve siyaset arasındaki ilişkiyi irdelemeye, öncelikle siyasi aklın aileyi kavrama biçimini eleştirmekle başlıyor. Konuyu “geleneksel aile” veya akrabalık ilişkileri üzerinden izlemekten çok, onu modernleşme süreci çerçevesinden inceleyen çalışma, özellikle bu yönüyle ilgiye değer.

Mehmet Ö. Alkan, Tanıl Bora ve Murat Koraltürk (der.) – Mete Tunçay’a Armağan (2007)

  • METE TUNÇAY’A ARMAĞAN, Derleyenler: Mehmet Ö. Alkan, Tanıl Bora ve Murat Koraltürk, İletişim Yayınları, armağan, 760 sayfa

 

‘Mete Tunçay’a Armağan’, Türkiye sosyal bilimler alanının önemli isimlerinden biri olan Tunçay’ın üç temel çalışma alanı gözetilerek hazırlanmış. Siyasal düşünceler tarihi ve siyasetbilimi teorisi; Türkiye’de solun ve sol düşüncenin tarihi; Türkiye’de erken Cumhuriyet dönemi ve Tek-Parti rejimi, Tunçay’ın araştırma, derleme ve çevirileriyle katkıda bulunduğu üç alan. Kitabın armağan yönünüyse, Tunçay’ın bu üç ilgi alanına dair birçok akademisyen ve yazar tarafından kaleme alınan makaleler oluşturuyor. Derleme bunun yanı sıra, Tunçay hakkında kaleme alınmış yazılara, özgeçmişine, kaynakçasına ve kendisiyle yapılmış bir söyleşiye de yer veriyor.

Sandra Gregory ve Michael Tierney – Bir Kızınız Olduğunu Unutun (2007)

  • BİR KIZINIZ OLDUĞUNU UNUTUN, Sandra Gregory ve Michael Tierney, çeviren: Zehra Savan, Everest Yayınları, anı, 400 sayfa

 

İngiltere’de doğan Sandra Gregory 25 yaşındayken Tayland’a gitmiş ve burada öğretmen olarak çalışmıştı. Gregory’nin hayatı, 1993 yılında eroin kaçakçılığından hapse girip, 25 yıllık cezasının yedi buçuk yılını cezaevinde geçirmesiyle cehenneme döndü. Gregory anlık bir kararla, 89 gram eroini kaçırmayı kabul etmiş, ardından yakalanmıştı. İşte, Gregory’nin “aileme bu korkunç kararı neden aldığım sorusunun cevabını vermeye çalıştım” dediği ‘Bir Kızınız Olduğunu Unutun’ kitabı, cezaevindeki hayatına dair anılarından oluşuyor. Kitap, yazarın Tayland’dan İngiltere’ye uzanan bu trajik hikâyesinin paralelinde ailesinin yaşadıklarına da yer veriyor.

Özgür Özmeral – Cemal Süreya Şiirinde Kadın ve Erotizm (2007)

  • CEMAL SÜREYA ŞİİRİNDE KADIN VE EROTİZM, Özgür Özmeral, Ozan Yayıncılık, inceleme, 208 sayfa

 

Özgür Özmeral’in ‘Cemal Süreya Şiirinde Kadın ve Erotizm’ isimli bu çalışması, Türkiye’de üzerinde çok kafa yorulmamış şiir incelemelerine iyi örneklerden birini oluşturuyor. Özmeral, Cemal Süreya’nın varolan güzeli çizme ve işleme çabasının onu mikro estetik şiire yaklaştırdığını, buna mukabil, politik söyleminin de dilsel bütünlükle özdeşleştirildiğini belirtiyor. Özmeral’in çalışması, Türkiye şiirinin önemli isimlerinden biri sayılan Süreya’nın şiirindeki ana temayı belirlemeye çalışırken, bunu, şairin şiirleri dışında, kendisinin yazınsal kaynakları olan denemeleri ile kendisiyle yapılmış röportajlardan da olabildiğince yararlanıyor.

Emine Ceylan -Kış Yolculuğu (2007)

  • KIŞ YOLCULUĞU, Emine Ceylan, Norgunk Yayıncılık, öykü, 160 sayfa

Emine Ceylan ‘Kış Yolculuğu’ adlı kitabında kasaba ile kenti ayıran-birleştiren çizgi üzerine kuruyor öykülerini. Böylelikle kahramanlarını 360 derecelik bir bakış açısıyla gözlemleyebiliyor. Sabit kalanla hareket eden hep karşıtlaşıp duruyor Ceylan’ın öykülerinde, aralarından akıp giden de tereddüt ya da pişmanlık değil, hep o iki uçluluk duygusu, ikiye bölünmüşlük suskunluğu. Okurlar, yazarın kitabında, Kardeşi Nuri Bilge Ceylan’ın ilk uzun metrajlı filmi Kasaba’nın öyküsünü de bulacak. ‘Mısır Tarlası’na ulaşmadan önce tabiatı gönüllerince geçen iki kardeşin serüveni, sinema perdesinde ete kemiğe bürünmeden önce Emine Ceylan’ın yalın sözcüklerinde hayat bulmuştu.

Jean Echenoz – Ravel (2007)

Jean Echenoz’un ‘Ravel’i, 1937 yılında hayata veda eden Fransız besteci Maurice Ravel’in son on yılını hikâye ediyor.

Echenoz’un 2006 yılında François Mauriac Ödülü kazanan bu romanı, cümlenin “kendi kendiyle alay ettiği” anı sevdiğini söyleyen yazarın titiz ve muzip tarzının son örneğini oluşturuyor.

Echenoz’un bir bestecinin son dönemlerini hikâye ederken müzikten de olabildiğince yararlanan romanı, müzik ve edebiyatı birleştiren, harmanlayan üslubuyla da dikkate değer.

Metnin, bilinen roman anlayışından sıyrılarak anlatıya yaklaşan yönleriyle, özgün bir okuma sunduğunu belirtelim.

  • Künye: Jean Echenoz – Ravel, çeviren: Beki Haleva, Kırmızı Yayınları,roman, 102 sayfa, 2007

Jacques Derrida – Önemsizin Arkeolojisi (2007)

  • ÖNEMSİZİN ARKEOLOJİSİ, Jacques Derrida, çeviren: Ali Utku ve Mukadder Erkan, Otonom Yayıncılık, felsefe, 136 sayfa

 

‘Önemsizin Arkeolojisi’, Jacques Derrida’nın, Fransız filozof Condillac’nın felsefesine odaklanıyor. Condillac yazılı dili incelerken, çok sayıda önemsizliği de buldu. Condillac bundan hareketle, dilde neden bu kadar hata ve anlamsızlık bulunduğunu, çarpıtmaların nereden kaynaklandığını ve bunlara nasıl çare bulunabileceğine odaklanmıştı. Derrida bu çalışmasında, Condillac’ın girişimini yeniden ele alarak, filozofun o zamandan bu yana epistemolojiyi ve dilbilimsel felsefeyi tıkayan pek çok meseleyi öngördüğünü göstermeyi amaçlıyor.

Pyotr Alekseyeviç Kropotkin – Etik (2007)

  • ETİK, Pyotr Alekseyeviç Kropotkin, çeviren: Sinan Altıparmak, Öteki Yayınevi, siyaset, 414 sayfa

‘Etik’, Anarşizmin babası sayılan Pyotr Alekseyeviç Kropotkin’in son kitabıydı. Kitap Kropotkin’in etik konusundaki bilimsel, felsefi ve sosyolojik görüşlerine yer veriyor. Kropotkin, ilkel toplumların zamanından modern zamanların iyi örgütlenmiş devletlerine kadar, insanların gündelik hayatlarındaki etik anlayışını ele aldığı bu kitabı, yazarın ‘Evrimin Bir Etkeni Olarak Karşılıklı Yardımlaşma’nın devamı niteliğinde. Kropotkin’in etiğin din ve metafik ile bağlantısını reddedip, ahlakı salt doğalcı temeller üzerine kurmaya çalışması bu kitabın ilginç noktalarından biri. ‘Ahlakın Temellerini Belirlemeye Yönelik Mevcut İhtiyaç’, ‘Yeni Etiğin Yavaş Yavaş Evrilen Zemini’, ‘Doğada Ahlak İlkesi’, ‘Ahlak Öğretilerini Gelişimi-Antik Yunan’, ‘Hıristiyanlık-Ortaçağ-Rönesans’ ve ‘Modern Devirde Ahlak Öğretilerinin Gelişimi’ kitabın başlıca bölümleri.