Metin Heper – Türkiye Sözlüğü (2007)

  • TÜRKİYE SÖZLÜĞÜ, Metin Heper, çeviren: Zeynep Mertoğlu, Doğu Batı Yayınları, sözlük, 662 sayfa

‘Türkiye Sözlüğü’, Türkiye’nin siyasal, kültürel ve toplumsal hayatının temel bilgilerine yer vermeyi amaçlıyor. Sözlükten önce, Türkiye ile ilgili genel bir giriş yapan Heper, ardından Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini kapsayan bir kronolojiye yer vermiş. Çalışmanın sözlük kısmındaki maddelerde de, özellikle, partiler ve politikacılar, kurum ve kuruluşlar, önemli olaylar ve antlaşmalar ile düşünce ve sanat adamları bulunuyor. Çalışmanın, daha çok Türkiye’nin çağdaşlaşma serüvenine odaklandığı ve bu dönemi en azından derli toplu ele aldığı söylenebilir.

Mehmet Nuri Gültekin – Orhan Kemal’in Romanlarında Modernleşme, Birey ve Gündelik Hayat (2007)

  • ORHAN KEMAL’İN ROMANLARINDA MODERNLEŞME, BİREY VE GÜNDELİK HAYAT, Mehmet Nuri Gültekin, Ürün Yayınları, inceleme, 270 sayfa

 

Orhan Kemal’in eserlerinin asıl ilgi çekici yönlerinden biri, kurgunun taşıdığı karakter zenginliğidir. Özellikle kahramanların gerçekçi sosyolojik çizimi, Orhan Kemal’in eserlerini sosyoloji disiplini incelemelerine dahil etmiş bulunuyor. Orhan Kemal, Türkiye’nin politik, ekonomik ve sosyal modernleşme sürecinin bir bölümünü yaşayan bir isimdi ve bu sürecin iniş çıkışları romanlarının ana temasını oluşturur. Mehmet Nuri Gültekin’in bu çalışması da, yazarın eserlerini sosyolojik incelemeye tabi tutan bu tarz eserlerden biri. Gültekin kitabında, 19. yüzyılın son dönemi ve 1950’li yıllara kadar olan siyasi gelişmelerin, modernleşme çabalarının kırsal/tarımsal yapıya ne şekilde yansıdığını, Orhan Kemal’in romanları üzerinden inceliyor. Yazarın, çalışmaya konu olan kitapları da, bu süreci en iyi veren eserlerinden seçildi.

Murat Kurt (ed.) – Miracle Picture Dictionary (2007)

  • MIRACLE PICTURE DICTIONARY, editör: Murat Kurt, MK Publications, sözlük, 592 sayfa

‘Miracle Picture Dictionary’, her kelimesi resimle verilen bir İngilizce sözlük. Her kelime bir resimle veriliyor ve resmin hemen yanında da kelimenin İngilizce tanımı ve örnek cümle içinde kullanımı bulunuyor. Bunun dışında, sözlükle beraber verilen iki adet CD’de de, sözlükte bulunan kelimelerin yazılışları ile sesli okunuşları yer alıyor ve bu şekilde de dili öğrenme süreci de hızlanmış oluyor. Sözlük özellikle İngilizce’ye yeni başlayanlar için hazırlandığından, sözlükte yer alan kelimelerin İngilizce açıklamaları da olabildiğince basit tutulmuş. 10 binin üzerinde resim-kelime barındıran sözlüğün, kaliteli cildi ve baskısıyla da dikkat çektiğini belirtelim.

Claudia Herbert – Travma Sonrası Ortaya Çıkan Psikolojik Tepkileri Anlamak (2007)

  • TRAVMA SONRASI ORTAYA ÇIKAN PSİKOLOJİK TEPKİLERİ ANLAMAK, Claudia Herbert, çeviren: Mehmet Z. Sungur ve Ece Cömert, PsikoNET Yayınları, psikoloji, 100 sayfa

Claudia Herbert, Oxford Stres ve Travma Merkezi’ni yönetiyor. Claudia, “Travma sonrası yaşanan deneyimden kaçmak, kısa vadede kendinizi iyi hissetmenizi sağlasa bile, uzun vadede sorun yaratabilir. Geçirdiğiniz travma sonrası rahatsız edici, bunaltıcı, yaşamınızı alt üst eden duygular hissedebilirsiniz” derken ortaya çıkacak bu tür yoğunlukları vurgulamayı amaçlıyor. Kitap, geçirilen ani ve beklenmedik travmalar sonucunda rastlanan depresyon, geri dönüşlerle travma anını tekrar yaşama, sorundan bahsetmekten kaçınma, kronik ağrı, cinsel güçlükler ve uykusuzluk gibi sorunlara odaklanıyor.

Theodor Reik – Aşk ve Şehvet Üzerine (2007)

  • AŞK VE ŞEHVET ÜZERİNE, Theodor Reik, çeviren: Ali Kılıçlıoğlu, Say Yayınları, psikoloji, 400 sayfa

‘Aşk ve Şehvet Üzerine’nin bu birinci cildi ‘Romantik ve Cinsel Duyguların Psikanalizi’ başlığını taşıyor ve çiftlerin aşk hayatı, cinsellik, evlilik, anne-babalık ve erkeklik ile kadınlığın gizli doğasını tartışıyor. Freud’un öğrencisi olan Reik, daha sonraki otoritelerce Freud’un mirasçısı sayılmıştı. Reik’in çalışmasının bu birinci cildi, psikanalistin Freud’la hesaplaşması olarak da okunabilir. Çünkü temel dürtüler ekseninde masaya yatırılan aşk ve şehvet ile mazoşizmin sosyal, dinsel ve kültürel unsurları, Reik’in bu hesaplaşması üzerinden verilir. ‘Aşk ve Şehvet Üzerine’nin ikinci cildi de ‘Cinslerin Duygusal Farklılıkları’ başlığını taşıyor.

Güneş Karabuda – Göz Tanığı, Kulak Misafiri (2007)

  • GÖZ TANIĞI KULAK MİSAFİRİ, Güneş Karabuda, Yapı Kredi Yayınları, anı, 108 sayfa

Gazeteci ve fotoğrafçı Güneş Karabuda, ‘Göz Tanığı Kulak Misafiri’nde hareketli yaşamının renkli anılarına yer veriyor. Bilindiği gibi Karabuda, başta İsveç televizyonu (STV) olmak üzere, birçok Avrupa televizyon kanalında gazetecilik yapmış, uzun yıllar Ortadoğu, Afrika ve Uzakdoğu muhabirliklerinde bulunmuş, bu esnada da Vietnam Savaşı’nı, Zimbabwe, Mozambik, Gine-Bissau ve Botswana’nın bağımsızlığını görüntüleme fırsatını yakalamış bir isim. Karabuda’nın daha önce de yayımlanan anı kitapları, kendisinin tanıklıklarını okurla paylaşmasıyla önemliydi. Yazarın son kitabının da bu paylaşımın yeni bir ürünü olduğunu ve deneme türüne yakınlığıyla da ilgi çekeceğini belirtelim.

Peter Boxal (ed.) – Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap (2007)

  • ÖLMEDEN ÖNCE OKUMANIZ GEREKEN 1001 KİTAP, genel editör: Peter Boxal, editör: Filiz Ülgüt, çeviren: Beyza Sümer, Berke Göl, Arife Köse vd., Caretta Yayınları, inceleme, 960 sayfa

Okuyucudan okuyucuya fark etse de, edebiyatın mutlaka okunması gereken şaheserleri vardır. Eleştirmenler, akademisyenler, yazarlar, şairler ve edebiyat gazetecilerinin yazılarından oluşturulan bu çalışma, bir okuyucunun mutlaka okunması gereken kitaplara yer veriyor. Çalışmanın barındırdığı eleştirilerle, okurun edebiyat bilgisine katkıda bulunduğunu da belirtelim. Çoğunlukla yabancı kitaplardan oluşturulan çalışma, Türkiye’den de Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Latife Tekin ve Emine Özdamar’ın birer eserine yer veriyor. Fotoğraflarla desteklenen kitabın bir de dizini bulunuyor.

Gül İnanç – Büyükelçiler Anlatıyor (2007)

  • BÜYÜKELÇİLER ANLATIYOR, Gül İnanç, İş Kültür Yayınları, siyaset, 188 sayfa

Gül İnanç’ın ‘Büyükelçiler Anlatıyor’ isimli bu çalışması, Kıbrıs konusunun 1970-1991 yılları arasında Türkiye diplomasisindeki izlerini araştırıyor. Bu dönemde, Kıbrıs’ta görev almış Türkiye büyükelçileri Asaf İnhan, Candemir Önhon, İnal Batu, Ertuğrul Kumcuoğlu ve Aydan Karahan’la yapılmış röportajlar yer alıyor. Kıbrıs Harekatı öncesi ve sonrası, iskân politikaları, Türkiyeli göçmenler, Kıbrıslı Türkler, Türkiye’nin daha önceki adıyla Kıbrıs Türk Federe Devleti ve şimdiki adıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle olan ilişkileri, Türk-Yunan ilişkileri, Kıbrıs’taki liderlik ve muhalefet ve nihayet Annan Planı ve sonrası süreç, Büyükelçilerin anlatımlarında okuyucunun karşısına çıkacak başlıca noktalar. İnanç’ın kitabı, Kıbrıs gibi uzun zamandır sorunlu olan bir konuyu ele almasının yanında, Türkiye diplomasisi ve Dışişleri Teşkilatı’na dair ayrıntıları barındırmasıyla da önemli.

Thomas S. Szasz – Deliliğin İmalatı (2007)

  • DELİLİĞİN İMALATI, Thomas S. Szasz, çeviren: Gözde Genç, Yerdeniz Yayınları, psikoloji, 422 sayfa

Thomas S. Szasz’ın ‘Deliliğin İmalatı’ isimli bu kitap, ‘Engizisyon ve Akıl Sağlığı Hareketi Üzerine Karşılaştırmalı İnceleme’ alt başlığını taşıyor. Szasz’ın çalışmasının ana fikri, deliliğin bir hastalık olarak tanımlanması ve bununla beraber deli olarak yaftalananların akıl sağlığı yerinde olanların altında bir sınıf olarak kabul edilmeleri ezberine karşı çıkmak. Szasz, sosyal bakışın ‘öteki’ye olan ön yargısının, ‘öteki’yi yok etme çabasının dışında, kötülüğü ona yakıştırarak kendi iyiliğini doğrulamak şeklinde de ortaya çıktığını ve böylece ‘öteki’yi yeniden ve yeniden yarattığını belirtiyor. Dolayısıyla verili sistemin yaşamını sürdürübilmesi, Szasz’a göre, sürekli olarak ‘ötekiler ve kötüler’in yaratılmalarıyla mümkün kılınıyor. Bu bakış açısından hareketle kaleme kitap, kurumsal Psikiyatrinin tarihine dair önemli bir alternatif kitap özelliği gösteriyor.

Boris Akunin – Leviathan’da Cinayet (2007)

  • LEVIATHAN’DA CİNAYET, Boris Akunin, çeviren: Çiğdem Öztekin, Altın Kitaplar, roman, 303 sayfa

‘Türk Hamlesi’ ve ‘Kar Kraliçesi’ ünlü Rus yazar Boris Akunin’in daha önce Türkçede yayımlanmış romanları. ‘Leviathan’da Cinayet’ ise, yazarın daha önceki romanlarında okuyucunun karşısına çıkan Erast Perowitsch Fandorin kahramanından çok, Komiser Gauche karakteriyle ilgi çekiyor. Roman, 1878 Paris’inde, on altı Mart tarihinde öldürülen Lord Littleby ve on hizmetkârının cinayetiyle başlıyor. Komiser Gauche, suç mahallinde balina şeklinde altın bir anahtar bulur. Bu altın anahtarın da, Southampton Limanı’ndan Kalküta’ya ilk seferini yapacak olan Leviathan adındaki dev gemiye ait bir bilet olduğunu anlar. Romanın polisiye unsurları, Komiser Gauche’nin, Leviathan gemisindeki yolcular arasında bulunan katilin peşine düşmesiyle hareket kazanır. Akunin’in ünlü kahramanı Fandorin’in, komiser Gauche ile burada tesadüfen karşılaşacağını da belirtelim.