Johan Gustav Droysen – Büyük İskender Tarihi (2007)

  • BÜYÜK İSKENDER TARİHİ, Johan Gustav Droysen, çeviren: Bekir Sıtkı Baykal, Dharma Yayınları, tarih, 648 sayfa

Johan Gustav Droysen’in nihayet Türkçeye çevrilen ‘Büyük İskender Tarihi’ isimli bu kitabı, 19. yüzyılda Almanya’da meydana getirilen büyük çaptaki tarih çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor. Çünkü kitap, gerek yazıldığı 1833 yılı ve gerekse de günümüzde, Büyük İskender ve zamanı hakkında yapılan bilimsel araştırmalara dair en iyi çalışmalardan biri olarak hâlâ kabul görüyor. Kitap, genç yaşta tahta geçen ve on iki yıllık iktidarı boyunca Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan fetihleri gerçekleştiren Büyük İskender’e, kendisinin ortaya çıkmasından önceki ve sonraki siyasi yapı ile başarısını sağlayan kişisel özelliklere ayrıntılarıyla yer veriyor.

Ömür Ceylan – Kuşlar Divanı (2007)

  • KUŞLAR DİVANI, Ömür Ceylan, Kapı Yayınları, inceleme, 314 sayfa

Ömür Ceylan’ın ‘Kuşlar Divanı’ isimli bu çalışması, Osmanlı dönemi şiirinde geçen kuşları anlatıyor. Kitap, yazarın daha önce yayımlanmış olan ‘Kuş Cenneti Şiirimiz-Klasik Türk Şiirinde Kuşlar’ isimli kitabın genişletilmiş hali. Kitap, ‘Türk Mitolojisinde Kuşlar’, ‘Osmanlı Kültüründe Kuşlar’ ve ‘Kuş Edebiyatımız’ isimli üç kısa başlangıç bölümünden sonra, kuşların Osmanlı şiirindeki izlerini araştırıyor. Bu bölüm, başlığa aldığı kuşun yaşam bölgelerinden ve özelliklerinden başlayarak, kuşun Osmanlı şiirine yansıma şekillerine ve hangi temayla yer aldığına  örnekleriyle yer veriyor. Kitabın sonunda da, araştırmaya konu edilen bazı kuşların fotoğraflarından oluşan bir albüm bulunuyor.

Hüsamettin Çetinkaya – Ahlak ve Politika (2007)

  • AHLAK VE POLİTİKA, Hüsamettin Çetinkaya, Ara-lık Yayınları, siyaset, 216 sayfa

Ahlaklı olmak her durum için geçerli, özellikle de siyaset için. Siyasetin bireyi ahlaktan uzaklaştırdığı, siyasete dair çok önceden dillendirilen bir şikayet. Hüsamettin Çetinkaya’nın bu siyaset kuramı çalışması, ahlaklı bir siyaseti mümkün kılacak önerilerden oluşuyor. Çetinkaya’nın bunun mümkün olabilmesi için önerdiği ilk yol, “yurttaş özne”nin, “evrensel insanlığın ahlaki öznesine” dönüşmesi şeklinde özetlenebilir. Çetinkaya, Kant ahlakının bir çözümlemesiyle çalışmasına başlarken, ahlakın evrensel, insani bir kabul olması halinde gerçekçi olabileceğini savunuyor. Çalışma bu yönleriyle, bir teori kitabı olmaktan çok, günümüz ahlak anlayışını kapsamlı olarak eleştiriyor.

Kurt Vonnegut – Mezbaha No. 5 (2007)

  • MEZBAHA NO. 5, Kurt Vonnegut, çeviren: M. Barlas Çevikus, Dost Yayınevi, roman, 190 sayfa

2. Dünya Savaşı’nda Dresden kentinin bombalanması dehşetine tanık olmuş, hatta bir ara Almanlar tarafından esir alınmış Kurt Vonnegut, ‘Ülkesi Olmayan Adam’ isimli kara mizah anlatısında o günlere çok az da olsa değinmişti. Yazarın, aslında bir çok türe dahil edilebilecek bu romanı da, yine Dresden’in bombalanması gerçeği üzerinden, savaşın anlamsızlığını ve büyük dehşetini hikâye ediyor. Vonnegut, çoğu romanında olduğu gibi, burada da kendisiyle örtük benzerliklere sahip baş kahramanı Billy Pilgrim karakteriyle, savaşın anlamsızlığını ve yıkımının ölçüsüzlüğünü metaforik açılımlarla aktarırken, uygarlığın tüm kazanımlarının somutlandığı alegorik bir anlatıma başvuruyor.

Oya Köymen – Sermaye Birikirken (2007)

  • SERMAYE BİRİKİRKEN, Oya Köymen, Yordam Kitap, iktisat, 264 sayfa

Prof. Dr. Oya Köymen’in ‘Sermaye Birikirken’ isimli bu çalışması, kapitalist sistemin can damarı olan sermaye birikimini dünya, Osmanlı ve Türkiye üzerinden ele alıyor. İktisat ve iktisat tarihi alanlarında uzun yıllar emek vermiş bir isim olan Köymen’in çalışmasının asıl ilgi çekici yönü, sermayenin bu birikim aşamasında dışta bırakılanlarla, yani birikimden yararlanmayan “ötekiler”le ilgilenmesidir denilebilir. Dolayısıyla kitap, dünya, Osmanlı ve Türkiye’nin iktisat tarihinin ve bunu yaratan başlıca unsur olan siyasi çerçevenin eleştirel bir okuması anlamına geliyor. Kitabın sadece iktisat alanındaki uzmanlara değil, konuya ilgi duyan “sıradan okuyucuya” da hitap etmeyi amaçlıyor.

James Shreve – Gen Savaşları (2007)

GEN SAVAŞLARI, James Shreve, çeviren: Özgür Atılım Turan, Doğan Kitapçılık, inceleme, 382 sayfa

James Shreve’in ‘Gen Savaşları’, “insanlığın geleceği kimlerin elinde?” sorusuyla başlayarak, son zamanlarda gen teknolojileri alanındaki gelişmelere dair kaygıları dillendirmeyi amaçlıyor. Kitap, gen araştırmaları konusunda bilim, ticaret ikileminin yarattığı hırs savaşlarını birebir vermesi yönüyle ilgi çekici. Bilim, siyaset ve büyük şirketler arasında bu konuda varolan büyük savaş, gen araştırmalarındaki ilerlemenin tehdit oluşturan yönü. Shreve’in bilim adamlarıyla beraber geçirdiği iki yıl sonunda hazırladığı çalışması, bilimdeki çıkar çatışmalarını ve genetik şifreyi çözüp bunun üzerinden rant elde etmeyi amaçlayanları deşifre etmeyi amaçlıyor.

Ertuğ Uçar – Yalnızlığın 17 Türü (2007)

  • YALNIZLIĞIN 17 Türü, Ertuğ Uçar, Alef Yayınları, öykü, 125 sayfa

Ertuğ Uçar’ın ‘Yalnızlığın 17 Türü’ isimli bu öykü kitabı, yazarın yalnızlığın belirginleştiği alanlardan biri olarak düşündüğü deniz fenerlerinde geçiyor. Kitap birbirinden bağımsız on yedi bölümden ve yazarın kendi kaleminden çıkma güzel deniz feneri çizimlerinden oluşuyor. Fakat, birbirinden bağımsız görünen her bölüm, yalnızlık ve bu yalnızlığın somutlaştığı mekân olarak deniz fenerlerinde buluşuyor. Yazarın bu on yedi bölümü ayrıca isimlendirmemesinin nedeni de bu olsa gerek. Serbest mimarlık yapan Uçar’ın, daha önce, deniz fenerleri üzerine yayımlanmış çalışmaları bulunuyor. Dolayısıyla kitaptaki öyküler, yazarın bu mimarlık deneyimlerinden, bilgisinden de izler taşıyor.

John Sanbonmatsu – Postmodern Prens (2007)

  • POSTMODERN PRENS, John Sanbonmatsu, çeviren: Emre Ergüven, Bağlam Yayınları, siyaset, 344 sayfa

John Sanbonmatsu’nun ‘Postmodern Prens’i, ‘Eleştirel Kuram, Sol Strateji ve Yeni Bir Siyasi Öznenin Oluşumu’ alt başlığını taşıyor. Sol siyasetin strateji sorunlarına odaklanan bu siyaset kuramı çalışmasında Sanbonmatsu, 1960’larda yeni solun izlediği siyaseti inceliyor, bu siyasetin ekspresivizminin nasıl siyasî bölünmeye yol açtığını ve postmodern duruma nasıl zemin hazırladığını sunuyor. Çalışma buradan hareketle, postmodern durumun tarihi temele dayandırılmış bir eleştirisini sunuyor, sosyalist siyasetin postmodern düşüncelerin oluşmasına nasıl yardımcı olduğunu ortaya koymayı amaçlıyor ve bu tıkanma anında, Marksist siyesetin yapabileceklerini tartışıyor.

Erdal Şen – Yassıada’nın Karakutusu (2007)

  • YASSIADA’NIN KARAKUTUSU, Erdal Şen, Zaman Kitap, tarih, 184 sayfa

Erdal Şen’in ‘Yassıada’nın Karakutusu’ isimli bu tarih çalışması, Türkiye’nin yakın dönemindeki DP iktidarını ve bu iktidarın en önemli aktörlerinden Adnan Menderes’in trajik sonuna odaklanıyor. Çalışmanın önemli özelliklerinden biri, araştırmanın, Başbakanlık tarafından gizliliği kaldırılan belgeler üzerinden yapılmış olması. Dolayısıyla kitapta, Menderes ve dönemin diğer siyasilerine ait el konulan mektuplar, Menderes’in kişisel notları, telefon görüşmeleri, fotoğraflar ve yazışmalar gibi önemli belgeler yer alıyor. Şen’in çalışması, Türkiye’de elli yıl önce DP iktidarıyla başlayan dalgalanmayı ve Menderes’in Yassıada’daki trajik sonunu ayrıntılı olarak vermesiyle önemli bir kaynak.

Jale Sancak – Ansızın Gelen (2007)

  • ANSIZIN GELEN, Jale Sancak, Doğan Kitapçılık, öykü, 300 sayfa

‘Ansızın Gelen’in yazarı Jale Sancak, bilindiği gibi, Türkiye’nin önemli kadın öykücülerinden biri. ‘Bu Gece Pera’da isimli ilk öykü kitabının yayımlanmasının üzerindense neredeyse yirmi yıl geçiyor. Dokuz yıldan sonra yapılan ikinci baskısıyla okuyucunun karşısına çıkan ‘Ansızın Gelen’, altı bölüme ayrılmış çok sayıda öykü barındırıyor. Biraz da edebiyata şiirle başlamasından kaynaklı olarak, öykülerdeki anlatım şiirsel özellikler taşıyor. Öykülerdeki anlatımın akıcı olduğunu, sanırız söylemeye dahi gerek yok. Sancak öykülerinin asıl ilgi çekiciliği de, bu duygu yüklü şiirsel üsluptan ve metnin akıcılığından kaynaklanıyor. Uzun zamandır baskısı tükenen kitap, öykü severlere önerilir.