Fatma Mansur Coşar – Din Savaşları (2008)

Fatma Mansur Coşar’ın ‘Din Savaşları’ isimli bu kitabı, dinler ve mezhepler arasındaki hoşgörüsüzlüğün kaynağını, gelişimini ve sonuçlarını anlatıyor.

Konuyu tarihsel süreklilik çerçevesinde analiz etmesi; konu değerlendirilirken klasik siyaset bilimi yaklaşımının temel alınması, böylece siyasal tartışmaların özgün tarihsel ortamı ile somut siyaset süreci bağlamında yorumlanması ve konuya ilişkin kavramlara somut düzeyde açıklık kazandırma çabası, Coşar’ın çalışmasını nitelikli kılan etmenlerin başında geliyor.

Coşar, Batı Avrupa’da devlet ile kilise arasında yaşanan din savaşlarını tarihi, hukuki, siyasi ve felsefi bir perspektifle ele alıyor, bunun günümüze yansımalarını değerlendiriyor.

  • Künye: Fatma Mansur Coşar – Din Savaşları, Evrim Yayınları, tarih, 144 sayfa

Hülya Kayaoğlu ve Özlem Görür – Otistik Çocuklar Nasıl Öğrenir? (2008)

‘Otistik Çocuklar Nasıl Öğrenir?’, Hülya Kayaoğlu ve Özlem Görür’ün, otizm ve ilişkili durumlardaki eğitim uygulamalarından edindikleri deneyimlerinin ürünü.

Türkiye’de otizm konusunda var olan sıkıntılar düşünüldüğünde, çalışmanın otistik çocukların eğitim süreçlerine önemli bir katkı yapacağı açık.

Yazarlar, çalışmalarında, otizmin tanımını yapıyor; otizmin nedenlerini, otizmli çocukların davranış özelliklerini ve otizme eşlik eden rahatsızlıkları anlatıyor.

Kitapta ayrıca, otizmli çocuklara yönelik eğitim yaklaşımları ile tedavi uygulamaları inceleniyor ve çocuklarla nasıl sağlıklı bir iletişim kurulabileceği konularında önerilerde bulunuluyor.

  • Künye: Hülya Kayaoğlu ve Özlem Görür – Otistik Çocuklar Nasıl Öğrenir?, Epos Yayınları, psikoloji, 221 sayfa

Lütfiye Aydın – Anka Kentim Antep’im (2008)

Lütfiye Aydın imzalı ‘Anka Kentim Antep’im’, yazarının kişisel dünyası ekseninde, bir şehrin tarihini, coğrafyasını ve kültürünü anlatıyor.

Aydın’ın yıllar önce Antep üzerine kaleme aldığı bir senaryo, bazı aksaklıklar nedeniyle filme çekilememiş.

İşte bu kitap, o filme geçmeyen Antep’i, çok boyutlu, ona belli bir mesafe koymadan, oralı bir yazarın dünyasından dile getiriyor.

Kitapta, Antep Müzesi’ndeki Fırtına Tanrısı heykelinden Uzun Çarşı’nın filozof ustalarına, yöre folklorundan meşhur mutfak kültürüne kadar birçok konu okurun karşısına çıkıyor.

Aydın, eski Antep ile günümüzün Antep’ini ele alırken, kente dair çocukluğundan kalan anımsamalara da sıklıkla başvurarak metnini zenginleştiriyor.

  • Künye: Lütfiye Aydın – Anka Kentim Antep’im, Heyamola Yayınları, şehir, 324 sayfa

Gökhan Atılgan – Yön-Devrim Hareketi (2008)

Gökhan Atılgan elimizdeki kitabında, Doğan Avcıoğlu’nun liderliğinde, Osmanlı-Türk geleneksel aydın hareketleri içinde önemli etkisi olan siyasal akımlardan Yön-Devrim hareketini değerlendiriyor.

Sosyalist vurgusuyla diğer hareketlerden ayrılan bu anlayışın nasıl ve hangi koşullarda doğduğu; siyasî fikirleri ile pratikleri arasında nasıl bir ilişki olduğu; siyasî fikirlerini, pratiklerini hangi organlar aracılığıyla örgütlediği ve günümüzün sol, özellikle de “ulusal solcu” anlayışlarını ne yönde etkilediği, Atılgan’ın özenli çalışmasında odaklandığı başlıca konular.

  • Künye: Gökhan Atılgan – Yön-Devrim Hareketi, Yordam Kitap, siyaset, 368 sayfa

Özdemir Nutku – Shakespeare Sözlüğü (2008)

Prof. Özdemir Nutku’nun, uzun süreli çalışmasının ürünü olan ‘Shakespeare Sözlüğü’, öğrenciler, çevirmenler ve Shakespeare’le ilgilenenler için dört dörtlük bir rehber.

Tüm zamanların en büyük tiyatro yazarlarından biri olarak kabul edilen Shakespeare, özgün metin tekniğiyle de tiyatro yazınında iz bırakmış bir isim.

Shakespeare’in tüm oyunları ve şiirlerini; Elizabeth dönemi argosunu; deyimleri ve özdeyişleri inceleyen Nutku’nun sözlüğü, Shakespeare’e ilişkin 20 bin sözcüğün Türkçe karşılığını barındırıyor.

Ayrıca, Shakespeare’in metinlerinde geçen sözcükleri açıklarken, sözcüğün geçtiği perde, sahne ve dize numarasını da veren Nutku, oldukça pratik bir esere imza atmış diyebiliriz.

  • Künye: Özdemir Nutku – Shakespeare Sözlüğü, Kabalcı Yayınları, sözlük, 786 sayfa

Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho – Marx’ın Kapital’i (2008)

Ben Fine tarafından ilk kez 1970’lerin başlarında yazılmış ‘Marx’ın Kapital’i’, çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir Marx’ın ‘Kapital’inin ekonomi politiğini ustaca açıklayan eserlerin en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bunu sağlayan etkenlerin başında da, yazarın, Marx’ın karmaşık bir dile sahip ‘Kapital’ini, açık ve duru bir anlatımla sunmadaki becerisiydi.

Dördüncü baskı için Alfredo Saad-Filho’nun da ortak yazarı olduğu kitap, dile getirdiği tezleri, güncel gelişmelerin süzgecinden geçirerek daha kapsamlı bir hale getirmiş.

Çalışmanın yeni bir baskıyla sunulmasının, son zamanlarda Marksist ekonomi politikte yaşanan canlanmaya önemli bir katkı sunacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho – Marx’ın Kapital’i, çeviren: Nail Satlıgan, Yordam Kitap, iktisat, 204 sayfa

Giampiero Moretti–Deha (2008)

Deha, birçok yaratının itici gücü…

Giampiero Moretti de bu kitabında, deha kavramını ve dahi sanatçıyı mümkün kılan koşulları, özellikle 18. ve 19. yüzyılları merkeze alarak antik çağlardan günümüze inceliyor.

Kavramı kronolojik bir bakışla ele alan Moretti, belli çağlarda farklı anlamlar kazanan dehayı, dönemlere özgü estetik anlayışlarla değerlendirmeyi de ihmal etmiyor.

Benedetto Croce, Erwin Panofsky, Martin Heidegger, Cesare Lombroso, Kant ve Carl Gustav Jung gibi birçok ismin ve ayrıca farklı ekollerin konuya yaklaşımına da odaklanan Moretti, okuru deha konusunda öğretici, keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Giampiero Moretti – Deha, çeviren: Fırat Genç, Dost Kitabevi, sanat, 167 sayfa

Michel Butor – Sıra Dışı Öykü (2008)

Michel Butor ilginç kitabı ‘Sıra Dışı Öykü’de, Charles Baudelaire’in 13 Mart 1856 tarihinde sabaha karşı gördüğü bir rüyayı yorumluyor.

Butor, “kavşağında sayısız yolun kesiştiği” şeklinde tanımladığı bu rüyanın imgelerini, Baudelaire’in hayatı ve yapıtlarında sürüyor.

Baudelaire’in rüyası, sabaha karşı tek başına sokaklarda yürümesiyle başlıyordu.

Rüya daha sonra, şairin bir arkadaşıyla karşılaşması, oradan bir geneleve gitmesiyle devam ediyor ve burada garip bir canavarla karşılaşmasıyla bitiyordu.

İşte Butor, Baudelaire’in bir arkadaşına gönderdiği mektubunda anlattığı bu rüyasının barındırdığı anlamları, şairin hayatı ve sanatı ekseninde izliyor.

  • Künye: Michel Butor – Sıra Dışı Öykü, çeviren: Elif Koşkan, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 231 sayfa

Erinç Yeldan – Küreselleşme, Kim İçin? (2008)

Erinç Yeldan ‘Küreselleşme, Kim İçin?’de, 1980’lerden günümüze, küresel iktisat ikliminin tarihsel ve güncel bir analizini yapıyor.

Yeldan kitabının ilk bölümünde, küreselleşmenin ideolojik niteliğini tanımlıyor ve küreselleşmenin muhafazakâr, neoliberal ideolojinin yeni bir ürünü olduğunu gösteriyor.

İkinci bölüm, neoliberal küreselleşmenin pratik yaşamdaki uygulama sonuçlarına odaklanıyor.

Üçüncü bölüm ise IMF programı ve AKP iktidarı ekseninde, Türkiye özelindeki iktisat politikalarını inceliyor.

Yeldan’ın ele aldığı kavramların içini doldurabilmesi ve sade bir dille meramını anlatabilmesi de, kendisini, Prof. Oya Köymen’in tabiriyle “televoleci iktisatçılardan” ayıran başlıca özellik.

  • Künye: Erinç Yeldan – Küreselleşme, Kim İçin?, Yordam Kitap, iktisat, 304 sayfa

Hulki Aktunç – Yoldaşım 40 Yıl (2008)

Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden Hulki Aktunç, bu yıl 40. edebiyat yılını kutlamakta.

Rıza Kıraç’ın kendisiyle yaptığı söyleşilerden oluşan ‘Yoldaşım 40 Yıl’, Aktunç’un edebiyatına, hayatını yönlendiren olaylara ve olgulara dair ilgi çekici enstantaneler sunuyor.

Hulki Aktunç, öykü, şiir, roman ve deneme türündeki üretimleri dışında, sözlükçülüğü ve ressamlığıyla da bilinir.

Kitapta bir araya gelen söyleşiler, Aktunç’u besleyen, onun edebi görüşünü belirleyen, dünya görüşünü biçimlendiren kaynak ve imkânları gözler önüne sermeleriyle Aktunç’un edebi dünyasına açılan bir pencere niteliğinde.

Aynı zamanda 68 kuşağından olan Aktunç’un söyleşileri, bir dönemin ilk elden kaydını tutmalarıyla da ilgi çekeceğe benziyor.

  • Künye: Hulki Aktunç – Yoldaşım 40 Yıl, söyleşi: Rıza Kıraç, Say Yayınları, söyleşi, 224 sayfa