Anonim – Mitler ve Efsaneler: Mitolojik Hikâyeler (2017)

Dünyanın değişik milletlerinden, her çağda insanlığın ilgisini çekmiş ve çekmeye devam edecek pek çok mit ve efsane.

Kitapta,

  • Prometheus,
  • Herkül,
  • Theseus ve Centaur,
  • Niobe,
  • Altın Post,
  • Kiklop,
  • Oedipus ve Sfenks,
  • İphigenia,
  • Truva’nın yağmalanması,
  • Beowulf ve Grendel,
  • Kral Arthur,
  • Demirci Wayland,
  • Ve Cid gibi, yüzyıllarca önce vücut bulmuş çok sayıda mit ve hikâye anlatılıyor.

Kitap, kimisi çoktan tarihten silinmiş, kimisi hâlâ varlığını sürdüren dünyanın değişik medeniyetlerinin alternatif bir tarihi okumasını yapmak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Anonim – Mitler ve Efsaneler: Mitolojik Hikâyeler, çeviren: Duygu Alçul, Maya Kitap, mitoloji, 282 sayfa, 2017

Michel Bourse ve Halime Yücel – Kültürel Çalışmaları Anlamak (2017)

Bu kitap, kültürel çalışmaların İngiliz, Amerikan ve Fransız temellerini inceliyor ve daha da önemlisi, bu akımın günümüzdeki etkisini, örneğin toplumsal cinsiyet ve cinsellik konularına ya da çağdaş toplumların çokkültürlülüğüne bağlı sorunları irdeliyor.

Kültürel çalışmalar alanını oluşturan farklı kuramların temel katkılarını eleştirel bir yaklaşımla tanıtan kitap, akımın inceleme alanını daha iyi kavramayı ya da bilgilerini derinleştirip bakış açılarını genişletmeyi isteyen tüm okurlara hitap eden sağlam bir giriş kitabı.

Çalışma, kültürel çalışmalar alanına giren,

  • Yabancılaşma sorunu,
  • Kültür sorunu,
  • Kültür ve etkileşim,
  • Kültür ve altkültürler,
  • Alımlama estetiği,
  • Dolaylı etkiler kuramı,
  • Kullanımlar ve doyumlar kuramı,
  • Kültür ve etkileşim,
  • Kitle kültürü,
  • Ve egemen kültür gibi pek çok kavram hakkında aydınlanmak için birebir.

Künye: Michel Bourse ve Halime Yücel – Kültürel Çalışmaları Anlamak, çeviren: Halime Yücel, İletişim Yayınları, kültürel çalışmalar, 248 sayfa

Charles Baudelaire – Edebiyat Heveslisi Gençlere Tavsiyeler (2017)

Her yazar adayının, edebiyatın görkemli simalarından öğreneceği çok şey var.

Elimizdeki bu incecik kitap, bunun iyi örneklerinden.

Büyük şair Charles Baudelaire bu kısa metninde, genç edebiyat heveslilerine, kendi yazma deneyiminden damıttığı tavsiyelerde bulunuyor.

“Deneyim denen şey belli bir miktar hatayı içinde barındırır,” diyen Baudelaire, beslendiği temel kaynakları, yazma sürecindeki tıkanıklıkların nasıl aşılabileceğini, eleştirilerin birer ders ve motivasyon aracı olarak nasıl kullanılabileceğini ve şöhretin getirdiği yıkıcı baskıların nasıl azaltılabileceğini irdeliyor.

  • Künye: Charles Baudelaire – Edebiyat Heveslisi Gençlere Tavsiyeler, çeviren: Alper Turan, Sel Yayıncılık, edebiyat, 28 sayfa

Seval Yinilmez Akagündüz – Ahlaklı Yurttaş (2017)

Türkiye’de ders kitaplarında ahlak eğitiminin dün ve bugün nasıl olduğu hakkında nitelikli bir sorgulama.

Seval Yinilmez Akagündüz, öğretim programlarında ve ders kitaplarında ahlak eğitiminin geçmişte nasıl ele alındığını, bugün bu konuda ne gibi yöntemlerin kullanıldığını ve gerçek anlamda bir ahlak eğitiminin temel kıstaslarının neler olduğunu kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Çalışmanın bir diğer özgün katkılarından biri de, II. Meşrutiyet’ten başlayarak bütün bir eğitim tarihimiz boyunca iyi vatandaşın nasıl kurgulandığını açıklığa kavuşturmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Seval Yinilmez Akagündüz – Ahlaklı Yurttaş, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 264 sayfa

Nancy Kricorian – Ekmek ve Ateş Düşleri (2017)

‘Ekmek ve Ateş Düşleri’, başkahramanı Ani Silver’ın yaşadığı bir aşk acısı üzerinden ilerleyen, buradan genç kadının ailesinin trajik Ermeni geçmişiyle giriştiği yüzleşmeyle devam eden nitelikli bir roman.

Nancy Kricorian’ın ilk olarak 2003’te yayımlanan romanı, Amerikan üst sınıfına mensup Silver’ın, üniversite değişim programıyla Paris’e geçirdiği bir yılda yaşadıklarını hikâye ediyor.

Silver’ın babası Yahudi, annesi ise Ermeni’dir.

Silver, henüz küçükken babasını kaybetmiştir ve ninesiyle dedesi de, 1915’ten sonra ABD’ye göç etmiş, hayatları boyunca yaşadıkları travmayı atlatamamış iki Ermeni’dir.

Bu travmalar, ilk başlarda farkında olmasa da, Silver’a da miras kalmıştır.

İşte tam da bu zamanda, kısa süre önce sevgilisi Asa Willard’tan ayrılmanın verdiği acı genç kadının trajik geçmişiyle birleşerek büyük bir bunalıma dönüşecektir.

Bu sıkıntılı günler, Paris sokaklarında Silver’ın karşısına çıkacak eski bir dostla dönüşecektir.

Kahramanımız, şimdi tüm zorlukları cesurca göğüsleyerek geçmişiyle yüzleşmeye koyulacaktır.

  • Künye: Nancy Kricorian – Ekmek ve Ateş Düşleri, çeviren: Yeşim Burul, Aras Yayıncılık, roman, 272 sayfa, 2017

Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600 (2017)

Kara Ölüm tabir edilen vebanın Osmanlı’daki izlerini araştıran incelemelerin yeterli oranda olduğu söylenemez.

Fuat Köprülü ve Albert Hourani Kitap Ödülleri ile Dionisius A. Agius Ödülü’nü kazanmış Nükhet Varlık’ın elimizdeki harika çalışması ise, Osmanlı’da vebayı araştıran ilk sistematik bilimsel inceleme.

Vebanın ortaçağ sonlarından erken döneme kadar, yani 1347-1600 yılları arasında Osmanlı’yı farklı yönleriyle nasıl etkilediğini gözler önüne seren Varlık, bunu yaparken de tıp kitapları, menakıbnâmeler, anılar ve yakın zamanda yapılmış bilimsel çalışmalarla metnini zenginleştiriyor.

Yazar, Osmanlı’nın büyümesi ve yayılmasının farklı coğrafyaları ve insanları etkileşime soktuğunu ve bu durumun da veba salgınlarının yayılmasında dönüştürücü rol aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600, çeviren: Hazal Yalın, Kitap Yayınevi, 400 sayfa, 2017

Frans de Waal – Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz? (2017)

İnsanoğlu uzun yıllar önce doğaya egemen oldu.

Fakat bu egemenlik, aynı zamanda kendi zekâ ve becerilerini diğer tüm türlerin üstünde görmesine neden olacak müzmin bir kibri de beraberinde getirdi.

Fakat daha da önemli ve tehlikelisi, bu kibrin beraberinde getirdiği cahilliktir.

Örneğin hayvanların zekâları ve duyguları hakkında neler biliyoruz?

Charles Darwin’in insan ve hayvan duyguları üzerine çokça yazdığı biliniyor ve 19. yüzyıldaki pek çok bilim insanı, hayvanlarda ileri seviyede zekâ keşfetmeye hevesliydi.

Bu çabaların neden geçici bir süre askıya alındığı veya neden biyolojinin yoluna bile isteye taş koyduğumuz, bugün hâlâ gizemini koruyor.

İşte primat davranışı ve bilişi hakkında önemli çalışmalar yapmış Frans de Waal da, hayvan zekâsının olağanüstü boyutlarını gözler önüne seriyor.

Konuyla ilgili yapılmış pek çok keşiften yola çıkan yazar, son yirmi yılda bu alanda yaşanan heyecan verici gelişmeleri sunuyor.

“İnsanlar neden hayvan zekâsını küçümsemeye bu kadar hevesli? Kendimiz söz konusuyken hiç sorgulamadan kabul ettiğimiz becerileri hayvanlar söz konusu olduğunda sürekli reddediyoruz,” diye soran de Waal, kargalar, yunuslar, papağanlar, koyunlar, eşekarıları, yarasalar, balinalar, primatlar ve daha pek çok türün insanları şaşkına uğratacak olağanüstü zekâlarından örnekler veriyor.

  • Künye: Frans de Waal – Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz?, çeviren: Ahmet Burak Kaya, Metis Yayınları, bilim, 344 sayfa

Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları (2017)

Sinemanın Türkiye’deki ilk yılları, aynı zamanda modernleşmenin bu topraklardaki serüveni açısından dikkat çekici ayrıntılar barındırıyor.

Nezih Erdoğan, 1894-1928 yılları arasında yayımlanan Osmanlıca ve Fransızca gazete ve dergilerde sinemayla ilgili çıkan ilan, haber ve makale gibi malzemelere dayanarak yola çıkan elimizdeki önemli çalışmasında, İstanbul’u merkez alarak bu sürecin hem ayrıntılı hem de keyifle okunacak bir kaydını tutuyor.

Kitapta,

  • Sinemanın ortaya çıkmasından önce seyir ve seyirci olguları,
  • Osmanlı’da şehirli insanın sinemayla ilk tanışma anları,
  • Ve ülkede sinema kültürünün oluşumu gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Çalışma, modernleşme tarihimizde sinemanın nasıl bir payı olduğunu gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları, İletişim Yayınları, sinema, 320 sayfa

Nermi Uygur – Bütün Eserleri 2 (2017)

Nermi Uygur’un bir süre önce, yine aynı yayınevi tarafından yayımlanan ‘Bütün Eserleri’nin ilk cildine burada yer vermiştik.

Şimdi de Uygur’un külliyatını tamamlayan dizinin ikinci cildi de yayımlandı.

Mantık, dil, edebiyat, sanat, kültür felsefesi gibi alanlarda uzun yıllara yayılan birikimi bulunan Uygur’un eserleri, yeni kuşaklar için altın değerinde.

Bu ikinci ciltte, Uygur’un 1981-2004 arasında kaleme aldığı kitapları yer alıyor.

Buradaki kitaplar ise, şöyle:

  • Yaşama Felsefesi
  • Kültür Kuramı
  • Bunalımdan Yaşama Kültürü
  • Çağdaş Ortamda Teknik
  • İçi Dışıyla Batı’nın Kültür Dünyası
  • Tadı Damağımda
  • Başka-Sevgisi
  • Dipten Gelen
  • Denemeli Denemesiz
  • İçimin Sesi
  • Eşekler, İkindiler, Yetişimler

Bu ciltte de, Betül Çotuksöken’in, Uygur’un düşün ve yazın dünyasına ışık tutan aydınlatıcı bir önsözü yer alıyor.

  • Künye: Nermi Uygur – Bütün Eserleri 2, Yapı Kredi Yayınları, 1616 sayfa

Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme (2017)

Tanzimat sonrası siyasal ve kültürel ortam, kadın hareketine de önemli bir sıçrama imkânı verdi.

Özellikle bugünlerde, Osmanlı’nın son döneminde kadın hareketinin durumuna dair yoğun bir ilgi gözleniyor.

İşte Ayşegül Utku Günaydın da, Osmanlı’nın sancılı modernleşme sürecini kadın yazarların yapıtları bağlamında derinlemesine inceliyor.

Halide Edib Adıvar’ın ‘Heyûlâ’ romanında yer alan “Kadınlık daima bir muamma!” cümlesinden adını alan kitap,

  • Tanzimat sonrası reformlarla kadın hareketinin yükselişini,
  • Bu dönemde yaşanan siyasal ve kültürel gelişmeleri,
  • Kadın olarak yazmanın toplumsal, politik ve kültürel anlamlarını,
  • Kadın kimliğini simgeleştirmede toplumsal cinsiyetin rolünü,
  • Kadın üzerindeki baskı mekanizmalarını ve kadını yalnızlaştırma çabalarını,
  • Ve modernleşme sürecinde zorlu aşamalardan geçen kadın kimliğinin oluşumunu detaylı bir bakışla tartışıyor.

Günaydın bunu yaparken de, Zafer Hanım, Fatma Aliye’, Selma Rıza Feraceli, Emine Semiye, Fatma Fahrünnisa, Güzide Sabri Aygün, Halide Edib Adıvar, Nezihe Muhiddin, Müfide Ferit Tek, Suat Derviş ve Halide Nusret Zorlutuna’ya ait toplam otuz romanını ele alıyor.

Kitap, modernleşmenin önemli simgelerinden biri olagelmiş, ayrıca derin bir toplumsal değişimin izlerini yansıtan kadınlık ve kadın kimliği üzerine sağlam bir çalışma.

  • Künye: Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme, Metis Yayınları, inceleme, 240 sayfa