Seval Şahin – Cinai Meseleler (2017)

Osmanlı-Türk polisiye edebiyat meraklılarını fazlasıyla heyecanlandıracak, bu türün 1884-1928 yılları arasındaki ideolojik ve biçimsel gelişimini araştıran kapsamlı ve zengin bir çalışma.

Osmanlı-Türk polisiyesinin karakteristik özellikleri,

Polisiye edebiyatın meşhur kahramanları Sherlock Holmes’ların ve Nat Pinkerton’ların Türkiye edebiyatındaki muadilleri,

Tilki Leman, Çekirge Zehra ve Şeytan Hadiye gibi, Türk polisiyesinde kadın profilleri,

Azınlıklar ve yabancıların Türk polisiyelerindeki temsil biçimleri…

Son olarak, kitabın yazarı Seval Şahin’in de bir polisiye edebiyat tutkunu olduğunu ve bu durumun incelemeye olumlu yansıdığını da belirtelim.

  • Künye: Seval Şahin – Cinai Meseleler, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 214 sayfa

Cicero – Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine (2017)

Meşhur Romalı devlet adamı, hatip ve düşünür Cicero’dan yaşlılık üzerine bir tefekkür.

Diyalog şeklinde hazırlanmış kitabın baş konuşmacısı olarak da, Latin edebiyatının önde gelen isimlerinden Marcus Porcius Cato seçilmiş.

Cicero diyalogunda, yaşlığa acziyet ve yetersizliklerle örülü bir dönem olarak bakmaktan ziyade, yaşlılığı insan ömrünün doğal bir veçhesi olarak tanımlıyor.

Cicero’ya göre yaşlılık, çocukluk, gençlik ve yetişkinlik gibi kendi özgünlüklerine sahip bir devir.

Hatta düşünür bir adım daha ileri giderek, yaşlılığın beraberinde diğer yaşlarımızda göremeyeceğimiz bir erdem ve bilgelik getirdiğini belirtiyor.

Cicero’nun bu diyalogunu ölmeden bir yıl önce, yani 62 yaşındayken kaleme aldığını da hatırlatalım.

  • Künye: Cicero – Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine, çeviren: C. Cengiz Çevik, İş Kültür Yayınları, felsefe, 80 sayfa

Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk (2017)

Türkiye’de kadına, ahlak ve din bahanesiyle her gün müdahale ediliyor.

Öyle ki, kadına yönelik şiddete bu müdahaleler sağlam bir zemin hazırlama gibi bir işlev de üstleniyor.

Bazılarının yerinde bir tanımlamayla söylediği gibi, kadın sorunu aslında tamı tamına bir erkek sorunudur.

Zira kadınlar üzerindeki baskılar azaldıkça ve kadınlar özgürleştikçe erkekler de, diğer bir deyişle toplum da özgürleşir.

İşte bu kitapta bir araya getirilen makaleler, kamusal alan ve hukuk perspektiflerinden kadın sorununu tartışmaya açıyor.

Kitapta,

Habermasçı anlamda, kadının Türkiye’de yürüttüğü tanınma mücadelesi,

Feminist kuramların özel alan/kamusal alan ayrımı,

Arendt’in fikirleri bağlamında kamusal alan ve kötülük problemi,

1982 Anayasası’nda ve Türk Ceza Kanunu’nda kadının yeri,

Ve kamusal bir sorun olarak kadına yönelik şiddet gibi pek çok konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ülker Yükselbaba, İ. Burcu Özkan, İrem Erbuyurucu, Meysa Baykal, Ayşegül Huysal ve Elif Koçer.

  • Künye: Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk, editör: Ülker Yükselbaba, Tekin Yayınevi, hukuk, 264

Rosamund Bartlett- Tolstoy (2017)

Tolstoy ve Dostoyevski, Rus edebiyatı denince neredeyse birçok okurun ilk aklına gelen yazarlar.

Everest Yayınları yakın bir zaman önce, Joseph Frank’ın nitelikli Dostoyevski biyografisini yayımlamıştı.

Şimdi de elimizde, Rosamund Bartlett imzalı kapsamlı bir Tolstoy biyografisi duruyor.

Çalışmayı özgün kılan hususların başında, Tolstoy’u yalnızca dev bir yazar olarak değil, bir isyankâr, aydın, düşünür, çevreci, siyasi ve dini bir lider olarak resmetmesi.

Tolstoy’u Çarlık rejiminin parçalanmanın eşiğinde olduğu, dini kurumların çatırdadığı o tarihsel krizin merkezine yerleştiren Bartlett, Tolstoy’un yazarlığının, düşüncelerinin, siyasi ve dini faaliyetlerinin bu süreçten nasıl etkilendiğinin canlı bir resmini sunuyor.

Kısa bir süre önce halka açılan Sovyetler Birliği Arşivleri’nden de yararlanan kitap, Tolstoy’un öğretisinin Bolşevik devrimi ve sonrasındaki Komünist yönetim üzerindeki etkilerini ortaya koymasıyla da önemli.

Yeni ayrıntılarla dolu, Tolstoy üzerinden Rusya’nın 18. yüzyılın sonundan 20. yüzyıla uzanan sosyal ve kültürel tarihinin akıcı bir hikâyesi.

  • Künye: Rosamund Bartlett- Tolstoy: Bir Rus Hayatı, çeviren: Zafer Avşar, Everest Yayınları, biyografi, 536 sayfa

Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (2017)

Psikiyatri alanında uzun yıllar çalışmış Gary Small’den, kariyeri boyunca karşılaştığı tuhaf hastalara ilişkin hem trajik hem de komik hikâyeler.

Akıl hastalıkları her zaman ilgi çekmiştir.

Ve burada yer alan hikâyeler de, gerçek oldukları halde okuru fazlasıyla şaşırtacak türden.

Kitapta karşımıza çıkan figürler yoksulluğun en alt tabakalarından dolar milyonerlerine uzanan çeşitlilikte.

Esrarengiz histerik körlük yaşayanlar,

Penisinin gün geçtikçe küçüldüğünü düşünenler,

Çifte hayat sürdürenler…

Small, bize bu ve bunun gibi pek çok gerçek hikâye anlatırken, aynı zamanda bir psikiyatrist olarak neler hissettiğini ve mesleki anlamda yaşadığı gelişimi de kayda alıyor.

Düşündürücü, hüzünlü, keyifli ve aydınlatıcı bir kitap…

  • Künye: Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, çeviren: Duygu Akın, Doğan Kitap, 336 sayfa

Wolfgang Borchert – Kapıların Dışında (2017)

‘Kapıların Dışında’, Wolfgang Borchert’in tek oyunu ve trajik bir tesadüfle, yazarın ölümünden bir gün sonra sahnelenmişti.

Anti militarist yönleri baskın olan oyun, savaştan dönen Beckmann’ın hikâyesini anlatıyor.

Beckmann, 2. Dünya Savaşı’nda her nasılsa hayatta kalabilmiş “şanslı” insanlardan biri olarak nihayet ülkesine geri döner.

Fakat ne yazık ki, arkasında bıraktığı hiçbir şey, eskisi gibi değildir.

Ne yaşadığı şehir, ne evi ne de eşi…

İşin trajik tarafı, bu değişim sadece fiziksel anlamda değildir.

İnsanlar da artık farklılaşmış, adeta Beckmann’ın tanıyamadığı bencil varlıklar haline gelmiştir.

Bu süreçte bunalıma giren kahramanımız, hayata karşı nihilist bir tutumun tüm kişiliğini adım adım ele geçirmeye başladığını keşfeder.

İkinci Dünya Savaşı’nın toplumda ve bireyde yarattığı devasa yıkımı yetkin karakter analizleriyle tasvir eden bir oyun.

Behçet Necatigil’in bir o kadar muhteşem çevirisiyle!

  • Künye: Wolfgang Borchert – Kapıların Dışında, çeviren: Behçet Necatigil, Can Yayınları, oyun, 120 sayfa

Sıddık Akbayır ve Cezmi Ersöz – Can Baba (2017)

Uzun zamandır aramızdan ayrılmış olan Can Yücel, eksikliğini halen olanca ağırlığıyla hissettiğimiz isimlerden.

Yücel şiiri, hem devrimci duruşundan taviz vermemesi hem de hınzır ve muzip yönleriyle bize çok farklı bir ufuk kattı.

Can Yücel, bir yanı Neyzen Tevfik’e, diğer yanı Şair Eşref’e açılan, özgün bir şahsiyetti.

İşte bu kitap, bazen Can Yücel’in bir anekdotundan bazen O’nun başkahramanı olduğu yaşanmış bir hikâyeden yola çıkarak şairin kişiliği ve şiiri üzerine yeniden düşünüyor.

Çalışma, Can Yücel’in evrenini aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda şu zor zamanlarda ümidimizi nasıl diri tutabileceğimiz ve mücadele etmekten vazgeçmememiz konusunda bize sağlam moral dayanaklar da armağan ediyor.

  • Künye: Sıddık Akbayır ve Cezmi Ersöz – Can Baba, Puslu Yayıncılık, biyografi, 176 sayfa

 

Hıfzı Topuz – Şanlı Kanlı Yıllar (2017)

III. Murat ile III. Mehmet’in saltanatlarına rastlayan Osmanlı tarihinin 1574-1603 arasındaki dönemini ele alan bir çalışma.

III. Murat’ın saltanatı yirmi bir yıl, III. Mehmet’in ise dokuz yıl sürmüştü.

Bu zaman aralığında hem çok önemli hem de çok kanlı olaylar yaşanmıştı.

Osmanlı İmparatorluğu bu dönemde çöküşe geçiyor,

Padişahlar öz kardeşlerini boğduruyor,

Sadrazamlar, serdarlar idam ediliyor,

Ele geçirilen ülkelerde yağmacılık, yolsuzluk ve rüşvetler yaşanıyor,

Toplum adaletsizlikler ve baskılar altında eziliyor,

Celali İsyanları dur durak bilmiyor…

Topuz bu kritik dönemi, çok sayıda kaynaktan yararlanarak bize aktarıyor.

Tarihsel olayları zaman zaman kurmaca tarzında da anlatan yazar, o dönemi aydınlığa kavuşturduğu gibi, o zamanlardan bu günlere kadar süregelen kimi kötü alışkanlıkları da saptıyor.

Türkiye tarihinin sıkıntılı ama bir o kadar da öğretici bir dönemini görmek isteyenlere…

  • Künye: Hıfzı Topuz – Şanlı Kanlı Yıllar, Remzi Kitabevi, tarih, 208 sayfa

Sevgi Saygı – Yasemin ve Lavanta (2017)

Sevgi Saygı’nın yazdığı, Merve Atılgan’ın özgün çizimleriyle katkıda bulunduğu ‘Yasemin ve Lavanta’, beş kitaplık bir serinin ilk hikâyesi.

İlk kitap, Yasemin ve bez bebeği Lavanta’nın yaşadığı yarıyıl tatili maceralarını sunuyor.

Yasemin, yarıyıl tatilini babaannesiyle geçirecektir.

Fakat şans bu ya, yolculuk esnasında çok sevdiği bebeğini kaybeder, bu da yetmezmiş gibi bir de ateşlenir.

Fakat ne güzel bir sürpriz ki, Yasemin uyandığında, eski giysilerinden dikilmiş mor saçlı bir bez bebeği yanı başında bulur.

Bebeğe, hemen bir ad uydurur: Lavanta.

Yalnız Lavanta’nın iki farklı dünyası var: Gündüzleri bez bebek rolündedir, gece herkes uyuduktan sonra da canlanan, konuşan, hatta kahkahalar atan bir bebeğe dönüşmektedir.

Ve bu inanılmaz durumu yalnızca Yasemin bilmektedir.

Kısa sürede can dostu olan ikili, bu yarıyıl tatilinde birbirinden keyifli ve öğretici maceralar yaşayacaktır.

Keyifle okunacak bir dostluk ve macera hikâyesi…

  • Künye: Sevgi Saygı – Yasemin ve Lavanta, resimleyen: Merve Atılgan, Günışığı Kitaplığı, çocuk, 68 sayfa

Güliz Elal – Afrikaname (2017)

Güliz Elal’ın rehberliğinde, dünyanın en zengin renklerini barındıran Afrika’ya, bu sıra dışı kıtanın içlerine uzanan harikulade bir yolculuk.

Serengeti,

Zambiya,

Tanzanya…

Ve birbirinden özgün daha nice yeri gezen Elal, bu coğrafyaları tanıtmakla kalmıyor, bu geziler sırasında ve sonrasında kıtanın kendi ruhunda yarattığı dönüşümleri de sahici bir üslupla bizimle paylaşıyor.

Yazar bu coğrafyanın eski zamanlardan beri sakinleri olan filler, aslanlar ve goriller kadar, Masailer gibi bölgenin yerleşik halklarının yaşamları ve gelenekleri hakkında da ufuk açıcı bilgiler sunuyor.

Kara Kıta’nın tarihsel birikimini de gözler önüne seren kitap, bizi yaşadığımız boğucu kent hayatını sorgulamaya ve doğanın görkemini keşfetmeye davet ediyor.

Kitap aynı zamanda, Afrika gezisi yapmak isteyenler de düşünülerek, belli başlı yerler, yollar ve rotalar hakkında bilgilendiren bir rehber şeklinde düzenlenmesiyle de dikkat çekmekte.

  • Künye: Güliz Elal – Afrikaname, Yeni İnsan Yayınevi, gezi, 288 sayfa