George Monbiot – Bu Enkazı Kaldırmak (2018)

Biz her ne kadar öyle değilmiş gibi davransak da, gündelik yaşamın hayhuyuna kapılıp bu gerçeği kabul etmesek de, hayat politiktir.

Hem de her anında!

Günümüz bireyi rekabet ve bireycilik nedeniyle, bu gerçeği pek görmek istemez.

Fakat bu tutum, ister bilinçli olsun ister bilinçsiz, hepimizin aleyhine olan en yozlaştırıcı tutumdur.

Artık hayatımıza sahip çıkamıyoruz ve devletinden şirketine her iktidar odağı bu durumu aleyhimize olacak şekilde kullanmaktadır.

Ekolojist ve düşünür George Monbiot, bizi, böylesine elimizden kayıp gitmiş hayatımıza sahip çıkmaya ve bu yönde tasavvur ortaya koymaya çağırıyor.

Monbiot, tam da bireyciliğin böylesine güçlendiği çağımızda, bizi yeniden topluluklar oluşturmaya kolektif eylemde bulunmaya davet ediyor.

Her biri birer salgın haline gelmiş yalnızlık, yabancılaşma, tükenmişlik sendromu ve aşırı tüketimciliğe karşı yeni bir katılımcı kültür anlayışı öneren Monbiot, hayatımızı farklı bir yönde dönüştürebilecek ufuk açıcı düşünme ve eylemde bulunma yolları sunuyor.

  • Künye: George Monbiot – Bu Enkazı Kaldırmak, çeviren: Cem Alpan, Everest Yayınları, siyaset, 200 sayfa, 2018

Lotta Nuotio – Milyonlardan Biri (2018)

Suriye’de 2011’de başlayan savaş, yüzbinlerce insanın ölümüne milyonlarcasının zorunlu göçüne neden oldu.

‘Milyonlardan Biri’, bununla ilgili iç burkucu olduğu kadar gerçekçi bir hikâye.

İdealist bir tıp öğrencisiyken ülkesi Suriye’nin cehennemi bir savaşa sürüklenişine tanık olan Modi’nin hikâyesi.

Modi’nin cerrahlık stajını tamamlamayı düşündüğü bir zamanda, Suriye’de iç savaş patlak verir.

İktidara öfkeli gençlerden biri olan Modi, bir hekim olarak hastaneye gelen yaralılara yardım etmektedir.

Modi, isyancılara yardım ettiği için mahkûmiyet alır.

Fakat cezaevinden çıktıktan sonra durumun düzelmek yerine daha da kötüleştiğini görür.

Şimdi önünde iki yol vardır:

Ya ülkesinde kalıp öfkesine rağmen yaşamaya devam edecek veyahut da ülkesini terk edecektir.

Modi, mecburen ikincisini seçer.

Yalnız önünde, düşündüğünden daha zorlu bir yolculuk vardır.

Suriye’den Türkiye’ye oradan da Avrupa’ya uzanan bu çileli yolculuğunda Modi, IŞİD üyesi insan kaçakçılarına, Akdeniz’in hırçın sularında yitip gidenlere, ötekileştirilmeye, yabancı olmaya, sürgünlüğe ve bunun gibi büyük trajedilere tanık olacaktır.

Romanın yazarı Lotta Nuotio, serbest gazeteci.

Nuotio, ilk olaylardan itibaren Suriyeli mültecilerin durumlarını takip etmiş, hem Suriye sınırında hem Türkiye’de hem de Bulgaristan’da mülteci kamplarında bulunmuş ve mültecilerle birebir görüşmeler yapmıştı.

‘Milyonlardan Biri’ de, Nuotio’nun bu süreçten edindiği deneyimlerinin çarpıcı ve iç burkucu meyvesidir.

  • Künye: Lotta Nuotio – Milyonlardan Biri, çeviren: Ezgi Özdil, Ayrıntı Yayınları, roman, 240 sayfa, 2018

Michael Fischer ve George Marcus – Kültürel Eleştiri Olarak Antropoloji (2018)

İlk baskısı 1986’da yapılmış bu önemli çalışma, geçmiş antropoloji çalışmalarının tarihsel bir eleştirisi ekseninde antropolojinin güncel durumunu netleştiriyor.

Bu analizi yaparken, kültürel antropolojiye başvuran, kitabın yazarları Michael Fischer ve George Marcus, antropoloji disiplininin geçmişte kaydettiği başarıları, karşı karşıya bulunduğu sorunları ve gelecekte nasıl bir yön alacağını tartışıyor.

Kitapta bu bağlamda,

  • İnsan bilimlerinde temsil krizi,
  • Etnografya ve yorumsal antropoloji,
  • Antropolojinin kültürel eleştiri olarak yurduna geri dönüşü,
  • Ve antropolojinin iki çağdaş kültürel eleştiri tekniği gibi dikkat çekici konular ele alınıyor.

Künye: Michael M. J. Fischer ve George E. Marcus – Kültürel Eleştiri Olarak Antropoloji: İnsan Bilimlerinde Deneysel Bir An, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 266 sayfa, 2018

Kolektif – Gri Yeşil: İzmit (2018)

İzmit, tarihi Roma dönemine kadar uzanan kadim şehirlerimizden.

Fakat günümüzün İzmit’i, yoğun göçlerin ve sanayileşmenin çarpık çurpuk hale getirdiği bir kenttir aynı zamanda.

Bu derleme ise, İzmit’in tam olarak ne olduğunu, hem şehrin tarihi hem toplumsal dokusu hem coğrafyası ve hem de entelektüel mirasına bakarak ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • SEKA’dan doğan kadın hareketi, SEKA Çocuk Dostları Derneği,
  • İzmit’in yakın dönem dergiciliği,
  • İzmit’te tiyatronun serüveni,
  • İzmit’in basın tarihi,
  • İzmit’te esnaf kültürü,
  • Kocaelispor’un tarihi,
  • İzmit Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kuruluşu ve gelişim süreci,
  • İzmit’in eski tren garı,
  • Eski İzmit meyhaneleri,
  • İzmit’te üniversite öğrencisi olmak,
  • Kocaeli’de çevre sağlığı,
  • İzmit’te kurulmuş SEKA fabrikasının şehre etkileri,
  • Ve bunun gibi, İzmit denince akla gelen hemen her konu ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: İsmet Çiğit, Efnan Dervişoğlu, Esin Hamdi Dinçer, Nilay Etiler, Ayşegül Kanbak, Burcu Kümbül Güler, Işıl Kasapoğlu, Mustafa Küpçü, Tülün Liman, Kuvvet Lordoğlu, Hagop Minasyan, Ruhan Odabaş, Atilla Oral, Pınar Özkan, Arzu Özsoy Özmen, Murat Özveri, Doğa Başar Sarıipek, Feyza Turgay, F. Yavuz Ulugün, Kadir Yüksel ve Muhammet Şengöz.

  • Künye: Kolektif – Gri Yeşil: İzmit, derleyen: Tuncay Bilecen, İletişim Yayınları, şehir, 415 sayfa, 2018

Ebu Dülef – İran Seyahatnamesi (2018)

Seyyah, edebiyatçı ve doğabilimci Ebu Dülef’in bu seyahatnamesi, 10. yüzyıl İran’ı hakkında çok yönlü, altın değerinde bir kaynak.

Tam adıyla Ebu Dülef Mis’ar bin Mühelhil el-Hazrecî Yenbuî olan kitabın yazarı, Samanoğulları döneminde yaptığı bu yolculuğunda, İran coğrafyasını, tarihini, madenlerini, şifalı bitkilerini, adetlerini, toplumsal yaşamını, kültürünü ve bu özgün ülkeye dair daha pek çok konuyu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Seyahatname, dönemin İran’ına dair gizemleri araladığı gibi, bir süre sonra bu bölgede kurulacak Selçuklu hâkimiyeti hakkında da çok önemli ipuçları sunuyor.

Kitabın bulunma serüveni de ilginç.

Ünlü tarihçimiz Zeki Velidi Togan ile Abdülkadir İnan, 1922 yılında Horasan topraklarına doğru yola çıkarlar ve seyahat esnasında, bu önemli eseri bulurlar.

Türkçeye ilk kez çevrilen kitap, çevirmeni Serdar Gündoğdu tarafından dönemin önemli seyahatnameleriyle karşılaştırılmış, ayrıca ilave notlarla zenginleşmiş.

  • Künye: Ebu Dülef – İran Seyahatnamesi: 10. Yüzyılda Kafkasya’dan Fars Körfezi’ne Yolculuk (953-955), çeviren: Serdar Gündoğdu, Kronik Kitap, seyahatname, 144 sayfa

Tahir Musa Ceylan – Dinamik Ahlak (2018)

Dünya bugün, insanın varoluşuna yönelik büyük tehditlerle ve tabii bunların sonucu olarak büyük bir ahlaki çıkmazla kuşatılmış durumda.

Bölgesel savaşlarla, terörle ve derin ekonomik sorunlarla boğuşuyoruz.

Hak, hukuk gözetecek uluslararası kurumlar çökmüş, devletler işlevsiz kalmış durumda.

Doğal böylesi büyük bir sorun karşısında, bireysel değil ortaklaşa bir ahlak, ortak bir sorumluluk kurmak durumundayız.

Başka bir deyişle, soyut bir ahlak yerine, herkesin dünyanın öbür tarafındakilerin hakkını gözettiği bir ahlaka ihtiyacımız var.

İşte Tahir Musa Ceylan’ın ‘Dinamik Ahlak’ı, tam da ihtiyaç duyulan bu yeni tür ahlakın imkânlarını sorgulamasıyla önemli.

Ceylan, Eski Yunan’da Sokrates ve Aristo’nun ahlaka ilişkin görüşlerinden modern zaman düşünürlerinin ahlaka dair düşüncelerine, konuyu geniş bir perspektifle irdeliyor ve erdemin yaratılabilmesi için öncelikle düşünsel erdemin neden yaratılmasının vazgeçilmez olduğunu tartışıyor.

  • Künye: Tahir Musa Ceylan – Dinamik Ahlak: Sezgisel Akılcılık Temelinde Fenomenolojik Bir Yorum, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 240 sayfa, 2018

Henri Michaux – Asya’da Bir Barbar (2018)

“Hindistan’da görecek hiçbir şey yok, her şey yorumlanmak için.”

Fransız edebiyatının çağdaş kalemlerinden Henri Michaux, Avrupa’nın büyük bir bunalımın arifesinde bulunduğu 1930’lu yılların başında uzak Asya’ya bir gezi gerçekleştirmişti.

‘Asya’da Bir Barbar’, Michaux’nun Hindistan, Endonezya, Çin ve Japonya topraklarını kapsayan bu geziden izlenimlerini sunduğu güncesi.

Okura, Michaux’nun yazarlığının yanı sıra, kişiliğinin de başka bir yönünü gösteren kitap, ilk kez Türkçede.

Bu toprakları hayatı boyunca ilk kez görmenin verdiği heyecanla yazar, Doğu ile Batı arasındaki kadim farklılıkların altını kendine has bakışıyla çiziyor.

Gezisi boyunca, Doğu toplumları ve halklarıyla Batı Avrupa halklarının farkları üzerine düşünen Michaux, Avrupalıların Doğuluların kültürel pratiklerinden öğrenebilecekleri şeyler olduğunu düşünüyor.

  • Künye: Henri Michaux – Asya’da Bir Barbar, çeviren: Rahime Sarıçelik Abbasbeyli, Sel Yayıncılık, anlatı, 168 sayfa, 2018

Eray Emin Aydemir – Yeni Dünyanın Dini Futbol (2018)

Son dünya kupasının da gösterdiği gibi futbol, tüm dünyada en fazla müride sahip dindir.

Kim bilir, belki de daha fazlasıdır.

Eray Emin Aydemir de bu kitabında, tarihsel bir bakışla, bir oyun olarak ortaya çıkan futbolun daha sonra bütün toplumları adım adım etkileyişinin ve günümüzde bir dine dönüşmesinin hikâyesini anlatıyor.

Futbolun ne zaman icat edildiği, kolektif yapısı, bireyleri ve toplumları etkilemesinin altındaki dinamikler ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeleyen Aydemir, çalışmasını taraftar hikâyeleri, futbol tarihinin ilginç olayları ve efsanevi oyuncuların efsanevi tavırlarıyla harmanlıyor.

Kitap bunun yanı sıra, Umberto Eco, Albert Camus ve Eduardo Galeano’nun futbolla ilgili değerlendirmelerine de yer veriyor.

  • Künye: Eray Emin Aydemir – Yeni Dünyanın Dini Futbol, Parga Yayıncılık, futbol, 127 sayfa, 2018

Nils J. Nilsson – Yapay Zekâ (2018)

Yapay zekâ, son zamanların yükselen trendlerinden.

Peki, sıradan okur bu konu hakkında neler biliyor?

Yapay zekâ alanında elli yıllık deneyimi bulunan Nils Nilsson’un bu çalışması, hem içeriden birinin tanıklığını sunmasıyla hem de geniş kapsamıyla bu önemli boşluğu doldurmaya aday.

Karmaşık matematik formülleri ve usanç verici bilgisayar jargonu yerine bol bol grafik sunan kitap, yapay zekâ programlarının nasıl işlediğini anlaşılabilir bir üslupla açıklıyor.

Bilimsel konulara meraklı okurların da, teknik ya da mesleki alanlarda çalışanların da, yapay zekâ araştırmacılarına, öğrencilere ve öğretmenlere de hitap eden çalışma, yapay zekâ çalışmalarının tarihini sunmasıyla da dikkat çekiyor.

Gelecekte yapay zekâ araştırmacılarının bilinçli makineler icat edeceklerine inanan Nilsson, o gün geldiğinde, bu makinelerin bizlerle ve birbirleriyle savaşmasını olanaksız kılacak bir toplumsal düzen inşa etmeyi başarıp başarmayacağımız gibi, yapay zekâ söz konusu olduğunda depreşen kimi endişelerimizi de yanıtlıyor.

  • Künye: Nils J. Nilsson – Yapay Zekâ: Geçmişi ve Geleceği, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 695 sayfa, 2018

Utku Özmakas – Biyopolitika: İktidar ve Direniş (2018)

Biyopolitika kavramı, hayat ile ilgili düşünüşümüze getirdiği açılımlar sayesinde sosyal teorinin de siyaset biliminin de sıklıkla başvurduğu kavramların başında gelir.

Son zamanlarda her ne kadar “moda kavram”lardan biri haline gelmiş olsa da, biyopolitikaya ciddi şekilde başvurulduğunda, halen olağanüstü sonuçlar yaratmaya muktedir.

Utku Özmakas’ın elimizdeki özenli çalışması da, son dönemlerde sıklıkla kullanılmaya başlayan “biyopolitika” kavramına dair tüketici bir açıklama iddiasında olmaktan çok kavramın bazı temel yönsemelerini sergiliyor ve daha da önemlisi, bu kavrama yönelik farklı yaklaşımlar arasındaki politik ve entelektüel gerilimleri gözler önüne seriyor.

Özmakas bunu yaparken de, bu kavramın ilk ortaya çıkışından bugüne, kavramın gelişiminde önemli roller üstlenmiş Michel Foucault, Giorgio Agamben, Michael Hardt ve Antonio Negri’nin düşüncelerini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.

  • Künye: Utku Özmakas – Biyopolitika: İktidar ve Direniş (Foucault, Agamben, Hardt-Negri), İletişim Yayınları, siyaset, 352 sayfa, 2018