Tuğba Kaplan – Kelebek Eğitmenler: Eğiticinin El Kitabı (2018)

Eğitim sürecinin yalnızca çocukluk ve gençlik dönemini kapsadığı, yetişkinlikte eğitimin pek önemli olmadığı inanışı egemen eğilimdir.

Oysa yetişkinlerin de üstesinden gelmek zorunda oldukları sorunlar bulunuyor ve iyi bir eğitimle hem bu sorunlar daha rahat aşılabilir hem de yetişkinler daha mutlu ve huzurlu bir yaşam sürebilir.

İşte Tuğba Kaplan’ın elimizdeki çalışması da, yetişkin öğrenme süreci olan androgoji kavramını kapsamlı ve ayrıca oldukça açık bir yaklaşımla ele alıyor.

Kitapta androgojik eğitim süreci, eğitim öncesi, eğitim esnası ve eğitim sonrası olmak üzere üç bölümde açıklanmış.

Özellikle, toplumun büyük bir gerilimle boğuştuğu, şiddetin artış gösterdiği, güven ve gelecek duygusunun zedelendiği bugün, sevginin ve başkalarına saygının egemen olduğu bir toplum yaratmak için yetişkin eğitimi büyük öneme haiz.

Hem zengin bilgiler barındırması hem de çok çeşitli eğitim ortamlarına uyarlanabilecek uygulamalar barındırmasıyla dikkat çeken ‘Kelebek Eğitmenler’ de, bu yöndeki ihtiyacımıza yanıt veriyor.

Bütün eğitmenlerin ve eğitim meraklılarının edinmesi gereken bir kitap.

  • Künye: Tuğba Kaplan – Kelebek Eğitmenler: Eğiticinin El Kitabı, İkinci Adam Yayınları, eğitim, 127 sayfa, 2018

Rüya Kılıç – İntiharın Tarihi (2018)

Rüya Kılıç, daha önce iki güzel çalışmaya, ‘Osmanlı Devleti’nde Seyyidler ve Şerifler’ ile ‘Deliler ve Doktorları’na imza atmış, psikiyatri ve psikoloji tarihi alanında çalışan bir isim.

Kılıç’ın elimizdeki özgün araştırması da, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyette intiharın hem bireysel hem toplumsal hem de siyasi tezahürlerini açıklığa kavuşturuyor.

Kılıç’ın çalışmasını özgün kılan hususların başında ise, yalnızca toplumun ve siyasi erkin çoğunlukla intiharı kınayan tavrını değil, aynı zamanda intihar eden kişinin, yani müntehirin duygularının altındaki etkenleri de anlamaya çalışmasıdır diyebiliriz.

  • Toplum bekçileri intihara nasıl yaklaştı?
  • Neden bunların gözünde intihar, gelecek nesilleri de tehdit eden ahlaki, tıbbi ve toplumsal bir sorundu?
  • Müntehirin intiharı konuşmak istememesinin önündeki kişisel, toplumsal ve en önemlisi de ekonomik engeller neydi?

Kılıç bu soruların yanıtlarını ararken, hem müntehirin hem de kendilerini toplumsal düzenin koruyucuları olarak konumlandıranların konuya yaklaşımları arasındaki farklılıkları kapsamlı bir perspektifle ortaya koyuyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – İntiharın Tarihi: Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyette İstemli Ölüm Halleri, Kitap Yayınevi, tarih, 125 sayfa, 2018

Kolektif – Antik Dünya ve Geleneksel Toplumlarda Dinler Mitolojiler Sözlüğü (2018)

Alanında uzman yüzden fazla ismin katkılarıyla ortaya çıkan ve şair Yves Bonefoy’un derlediği bu devasa külliyat, mitoloji ve mitoloji sistemleri üzerine yazılan özgün makaleleri bir araya getiriyor.

Bizde yıllar önce yayınlanan, fakat şimdi baskısı tükenmiş çalışma, Yunan ve Roma mitolojisinden başlayarak Brezilya ve Eskimo mitolojilerine uzanıyor ve böylece konuyu en geniş çerçevede ele alıyor.

Ansiklopedik tarzda hazırlanmasıyla, konuyla ilgili düşünen her okurun kitaplığında bulunması gereken sözlük, yalnızca dünya mitolojileri hakkında değil, bugün varlığını sürdüren pek çok toplumun düşünme biçimleri ve kültürleri hakkında da oldukça aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

Sözlük hazırlanırken, Lévi Strauss ve Georges Dumézil’in yaklaşımlarının temel alındığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Kolektif – Antik Dünya ve Geleneksel Toplumlarda Dinler Mitolojiler Sözlüğü, derleyen: Yves Bonefoy, çeviren: Levent Yılmaz, Alfa Yayınları, sözlük, 2 Cilt, 1948 sayfa, 2018

Étienne Klein – Evrenin Kökeni Üzerine (2018)

Evren nereden geliyor?

Daha da önemlisi, bir evren olduğu fikri nereden geliyor?

Fizikçi ve bilim felsefecisi Étienne Klein, hakkında çokça tartışma yürütülegelen evrenin kökeni konusunu zengin bir bağlamda yorumluyor.

Modern fiziğin evrenin kökenine getirdiği yorumu oldukça anlaşılabilir bir üslupla açıklayan Klein, konuyu bilimsel olduğu kadar felsefi bir perspektifle de tartışıyor ki, kitabı zengin kılan hususların başında da bu geliyor.

Kitapta,

  • Büyük patlama teorileri,
  • Modern fiziğin, Albert Einstein’ın genel görelilik teorisi ile kuantum teorisini birleştirme çabaları,
  • Büyük patlamanın popüler algıdaki yeri,
  • Evrenin nasıl var olduğu,
  • Ve evrenin başlangıcında ne olduğu gibi önemli konular açıklanıyor.

Künye: Étienne Klein – Evrenin Kökeni Üzerine, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Bgst Yayınları, bilim, 149 sayfa, 2018

Zeki Tez – Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi (2018)

Sanat tarihini yalnızca tek yönlü ilerleyen estetik bir süreç olarak değil, aynı zamanda sanatçıların baskı altına alındığı bir tarih şeklinde okumak her zaman daha gerçekçi bir okumadır.

Tarihte görüldüğü gibi resim sanatı da, mağara resimlerinden grafiğe, ciddi eleştirilerin yanı sıra muazzam baskıların da hedefi oldu.

İşte Zeki Tez’in elimizdeki önemli çalışması da, sanat tarihini daha iyi kavramak için resim sanatının geçirdiği dönüşümü bilmenin elzem olduğu gerçeğinden yola çıkıyor.

Geçmişten bugüne minyatür, resim ve grafik sanatların farklı coğrafya ve farklı toplumlarda nasıl filizlendiği, ortaya çıktıkları dönemin toplumsal ve siyasi ortamında nasıl algılandıkları, neden baskıyla karşılaştıkları ve bu baskıların zamanla nasıl aşıldığı, bu kitabın konuları arasında.

İyi ve eleştirel bir sanat tarihi analizi arayanlar bu kitabı kaçırmasın deriz.

  • Künye: Zeki Tez – Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi, İnkılap Kitabevi, sanat, 359 sayfa, 2018

Y. Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy – Gelecek 1917 (2018)

Her ne kadar kimileri tarafından epeyi gerilerde kaldı denilse de, 1917 Ekim Devrimi ufkumuzu genişletmeye devam ediyor.

Hele hele kapitalizmin kendi iç çelişkileri ve krizleriyle boğuştuğu, yoksulluğun yığınları esir aldığı, neoliberalizmin azgınlıkta sınır tanımadığı bugün, alternatif bir dünya kurmak yakıcı bir hal almış durumda.

İşte, Ekim Devrimi, bugünün karanlığında devrim ihtimalini hep diri tutmasıyla çok önemlidir ve bu düzen böyle sürdükçe de bu ihtimalin daha da yükseleceği kesindir.

Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy’un elimizdeki önemli çalışması da, Sovyet deneyiminden başlayarak sosyalizmin dünya üzerindeki serüveninin geniş bir analizi eşliğinde 1917 Devrimi’nin bize bıraktığı mirası tartışıyor.

Ekim Devrimi’nin sınıftan kültüre ve devrime, bugün ve gelecekte bizi nasıl besleyeceği konusunda sıkı bir analiz arayanlar kitabı muhakkak okumalı.

  • Künye: Y. Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy – Gelecek 1917: Tarih, Devrim, Kültür, Habitus Kitap, siyaset, 2018

David Squires – Çizgilerle Dünya Futbol Tarihi (2018)

Güzel bir futbol çizgi romanı arayanlar bu kitabı kaçırmasın deriz.

İngiliz çizer David Squires burada, dünya futbol tarihinde iz bırakmış oyuncuları ve görkemli anları resmetmiş ve böylece dört dörtlük bir futbol tarihi albümü ortaya çıkarmış.

Mizahi olduğu kadar eleştirel üslubundan da taviz vermeyen Squires, yalnızca futbol tarihinin heyecan uyandıran anlarını değil, aynı zamanda futbolun kirli yüzünü de kayda geçiyor.

Futbolseverlerin olduğu kadar, çizgi roman tutkunlarının da severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: David Squires – Çizgilerle Dünya Futbol Tarihi, çeviren: Barış Karacasu, İthaki Yayınları, futbol, 216 sayfa, 2018

Ersin Toker – Porsuk Durgun Akardı (2018)

Bilen bilir, Eskişehir, Türkiye’nin en kendine has şehirlerinden biridir.

Tatarların, Çerkezlerin, Kürtlerin, Türklerin, göçmenlerin bir arada yaşadığı, bağnazlıktan uzak, sosyal ilişkilerin gayet iyi olduğu, dinamik ve demokrat bir şehirdir Eskişehir.

Ersin Toker ise bu önemli çalışmasında, şehrin yakın dönem tarihinde iz bırakmış devrimcilerinin deneyimlerini kayda alıyor.

Devrimci Yol Hareketi’nin Eskişehir’de ortaya çıkışının ve gelişmesinin hikâyesini sunan kitap, bir yönüyle de büyük dönüşümlerin yaşandığı, ülkenin yakın tarihine dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Pek çok tanıkla birebir görüşmelerle de zenginleşmiş kitap, bu şehrin devrimci tarihinde önemli bir kişilik olan Mustafa Çalıkuşu’nun anısına adanmış.

Çalıkuşu’nun hayatı ve çalışmalarının başından sonuna bize eşlik ettiği çalışma, yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye’nin bugünlere nasıl geldiğinin de hikâyesi olarak okunmalı.

  • Künye: Ersin Toker – Porsuk Durgun Akardı: Mustafa Çalıkuşu Anısına, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 672 sayfa, 2018

Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak (2018)

Türkiye’nin herhangi bir şehrinde herhangi bir kadın, gece vakti korkmadan, ürkmeden evine dönemez.

Kadınlar bu konuda ne hissediyor?

Peki, yine aynı kadınlar buna karşı ne gibi direnme yöntemleri ortaya koyuyor?

Sosyal dışlanma, sosyal mesafe ve sosyal sınır gibi konularla ilgilenenler için önemli saptamalar barındıran bu özenli çalışma, bekâr kadınların mekânla ilişkili görünür hale gelen sosyal dışlanma deneyimlerini kapsamlı bir bakışla inceliyor.

Ceren Lordoğlu, İstanbul’da birbirinden farklı sınıfsal ve kültürel özelliklere sahip bekâr kadınların mekânla ilişkili yaşadıkları sınırlılıkları ve aynı zamanda bunlarla baş etme, direnme yöntemlerini ve güçlenmelerini, birebir görüşmelere dayanarak görünür kılıyor.

Çalışma, mekânla toplumsal cinsiyet arasındaki karşılıklı ilişkinin takibini ayrıntılı bir bakışla ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak, İletişim Yayınları, sosyoloji, 248 sayfa, 2018

Michael Löwy – Demir Kafes (2018)

Michael Löwy’nin Max Weber’e ilgisi, uzun yıllar öncesine dayanır.

Löwy’nin 1969’da yazdığı ‘Weberoloji’ adlı denemesi, Weber’in temel kitabı ‘Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu’na ilişkin yöntem tartışmasıydı.

Löwy şimdi de, Weber’in Karl Marx’la ilişkisini, kendi deyimiyle “Weberci Marksizm” olarak tanımladığı durumu tartışıyor.

Löwy, Weber’in kültürel karamsarlığına, yani bürokratik kapitalist uygarlığa ilişkin, “çelik gibi sert” benzetmesiyle ortaya koyduğu teşhisi ve Weber’in gözünden kapitalizmin bizim için hazırladığı geleceği zengin bir perspektifle yorumluyor.

  • Künye: Michael Löwy – Demir Kafes: Max Weber ve Weberci Marksizm, çeviren: Nihan Çetinkaya, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2018