Kolektif – Faşizm ve Kapitalizm (2018)

Max Horkheimer’in çok önemli bir saptaması olmuştu: Kendisi, “Kapitalizmden söz etmek istemeyen, faşizm kelimesini de ağzına almamalıdır.” demişti.

Zira toplumun ekonomik üretimi ile sosyal yapı ve bu temel üzerinde yükselen kamusal iktidar biçimi arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Bu derleme ise, faşizm ve kapitalizm arasındaki hem açık hem de karmaşık ilişkiyi daha iyi kavramak için çok iyi bir fırsat.

Kitapta bir araya gelen Marksist yazarlar Angelo Tasca, Arthur Rosenberg, Otto Bauer ve August Thalheimer, özellikle faşizm, faşizmin tarihsel kökleri ve işlevleri hakkında çok önemli saptamalarda bulunuyorlar.

Kitapta,

  • Devletin neliği,
  • Devletin tipolojisi,
  • Faşizmin devlet tipolojisindeki yeri,
  • Faşist devlet iktidarı,
  • Faşizmin teorisi,
  • Bir kitle hareketi olarak faşizmin yükselişi ve düşüşü,
  • Faşizmin oluşum ve gelişiminin genel şartları ve bunun gibi önemli konuları tartışıyor.

Faşizmin demokratik alanı tarumar ettiği bir süreçten geçiyoruz ve bu kitap da, faşizmin karakteri ve faaliyetleri hakkında çok sağlam bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – Faşizm ve Kapitalizm, çeviren: Rona Serozan, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 128 sayfa, 2018

Wendy Brown – Halkın Çözülüşü: Neoliberalizmin Sinsi Devrimi (2018)

Hayatın tüm boyutlarının ekonomik ölçülere göre düzenlenmesi olarak okunabilecek neoliberalizmin, demokrasinin temel unsurlarını usul usul nasıl çözüp dağıttığını kuramsal düzeyde irdeleyen önemli bir çalışma.

Çağımızın önde gelen düşünürlerinden Wendy Brown, neoliberal siyasi rasyonalitenin kapsamlı bir haritasını ortaya çıkarıyor.

Yazar, liberalizmin yalnızca piyasalar ve paranın demokrasiyi yozlaştırmasından veya siyasi kurum ve neticelerin finans ve şirket sermayesinin hâkimiyeti altına girmesinden bahsetmiyor, daha ziyade, günümüzde devlet idaresinde ve işyerinde, hukuk sahasında, eğitimde, kültürde ve gündelik faaliyetlerin önemli bir kısmında bulunan neoliberal aklın, demokrasinin kurucu unsurlarının belirgin siyasal karakterini, anlamını ve işleyişini ekonomikleştirdiğini belirtiyor.

Buradan yola çıkarak, demokrasi projeleri konusunda yaşanabilecek çoraklığın haritası çıkaran Brown, bu durumun, liberal demokrasinin kurum, pratik ve âdetlerinin yanı sıra radikal demokrasi düşlerinin de sağ çıkamayabileceği konusunda bizi uyarıyor.

Neoliberal dünyada demokrasinin geleceği hakkında çok önemli bir tartışma.

  • Künye: Wendy Brown – Halkın Çözülüşü: Neoliberalizmin Sinsi Devrimi, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, siyaset, 280 sayfa, 2018

David Hume – Denemeler (2018)

Yakın zaman önce siyasi denemeleri yayınlanan David Hume, şimdi de üzerinde fikir yürüttüğü alanların zenginliğini gözler önüne seren denemeleriyle karşımızda.

Aydınlanma felsefesinin önde gelen isimlerinden Hume burada, metafiziğin yanı sıra, edebiyat, kültür, tarih ve estetik gibi pek çok konudaki değerlendirmelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap bunun yanı sıra hem Hume’un zorlu felsefesinin daha iyi kavramak için kimi ipuçları sunuyor hem de kendisinin yaşadığı çağın düşünsel atmosferi hakkında bizi aydınlatıyor.

Hume, “Hiçbir şey insanın hayal gücü kadar özgür değildir.” diyor.

  • Künye: David Hume – Denemeler, çeviren: Banu Karakaş, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 224 sayfa, 2018

Tanıl Bora – Zamanın Kelimeleri (2018)

“Yeni Türkiye” önce dilde ortaya çıktı. Kendi kavramları ve vurgularıyla…

Tanıl Bora da, iyi bir fikirden yola çıkan elimizdeki çalışmasında, çoğu sorgulanmadan hemen içselleştirilen yeni Türkiye ile simgelenmiş kelimeleri, kavramları ve klişeleri masaya yatırıyor.

Kitap, hiçbir şey için olmasa bile, bu dönemin siyasal elitlerinin (Doğru veya yanlış olmaları kimin umurunda!) en azından kavram türetmede ne denli mahir olduklarını gözler önüne serdiği için okunmalı.

Burada “Yerli ve millî”, “Benim esnafım’. “Kimse kusura bakmasın”, “Büyük resmi görmek”, “Fıtrat”, “Algı operasyonu”, “Hassasiyetlerimiz”, “Paralel”, “Kurumları yıpratmak”, “Marjinal”, “Fitne”, “İtibar”, “Çift başlılık”, “Sen kimsin” ve bunun gibi çok sayıda kavram ele alınıyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Zamanın Kelimeleri: Yeni Türkiye’nin Siyasi Dili, Birikim Yayınları, siyaset, 278 sayfa, 2018

Tardi – Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri: Fransa’ya Dönüşüm (2018)

Fransız çizer Tardi’nin, babasının İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğü toplama kampında tuttuğu defterlerden yola çıkarak kaleme alıp resimlediği ‘Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri’ adlı başarılı eseri yakın zamanda bizde de yayınlanmıştı.

Tardi söz konusu çizgiromanında, savaşı ve tutsaklığı, esir kampının insanlar üzerindeki etkilerini ve yaşanan o büyük yoksunluğu gözler önüne sermişti.

Şimdi bu güzel çizgiromanın devam çalışması da Türkçeye kazandırıldı.

Kahramanımız bu sefer, acılı savaş esirliği günlerini ardında bırakıp ülkesi Fransa’ya dönmektedir.

Fakat aslında bu dönüş, can acıtıcı gerçeklerin sökün ettiği bir sürece dönüşecektir.

Zira eski insanların bir kısmı artık yoktur ve Fransız toplumu da kendisinin bıraktığı gibi değildir.

  • Künye: Tardi – Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri: Fransa’ya Dönüşüm, çeviren: Goncagül Erdoğdu, Yapı Kredi Yayınları, çizgiroman, 140 sayfa, 2018

Charlie Jane Anders – Gökteki Bütün Kuşlar (2018)

Kuşların ve doğanın dilinden anlamak gibi sıra dışı bir yeteneğe sahip, kendisini “cadı” olarak tanımlayan Patricia Delfine…

Olduğu yaştan daha zeki, bir zaman makinesi icat etmiş Laurence Armstead…

Tesadüf eseri yolları kesişen ikilinin yaşadıkları, yalnızca onların değil, dünyanın kaderini de belirleyecek türdendir.

Birbirinden oldukça farklı bu iki kişiden ilki büyüyü, diğeri ise bilimi temsil etmektedir.

Dolayısıyla bu buluşma da iki güç arasındaki çekişmenin doruğa ulaşmasına vesile olacaktır.

Acımasız bir suikastçı, muazzam güçleriyle dudak uçuklatan cadılar ve büyücüler ve başka gezegenlere açılabilen kapılar inşa etmeye muktedir bilim insanları da, kahramanlarımızın yaşadıkları maceralara eşlik edecektir.

Bilimkurgu-fantazi türünün bu yetkin örneğinin, şu ana kadar Locus, Nebula ve Crawford gibi üç prestijli ödül kazandığını da belirtmeliyiz.

  • Künye: Charlie Jane Anders – Gökteki Bütün Kuşlar, çeviren: M. Boran Evren, İthaki Yayınları, roman, 384 sayfa, roman, 2018

Herman Melville – Kâtip Bartleby (2018)

‘Kâtip Bartleby’ bir klasik yapıt olduğu kadar, pasif direnişin kült kitaplarından.

Bartleby’nin çalıştığı işyerinin patronunun gözünden anlatılan hikâye, sıradan bir insanın egemenlerin keyfini nasıl kaçırabileceğini, hatta onlar için ne denli aşılamaz bir kâbus haline gelebileceğini anlatıyor.

Hikâyenin en vurucu yanı da, hiç kavgaya gürültüye gerek kalmadan, sadece güçlüyü güçlü kılan ana etkenlerden olan karizmasını aştığımız zaman, özünde onun tüm gücünü elinden aldığımızı, onun nezaketle örülmüş ikiyüzlü maskesinin ardındaki gerçek kötülüğü gün yüzüne çıkarabileceğimizi ortaya koyması.

Herman Melville’in eşi benzeri olmayan novellası, işleri gibi insanları da malları bellemiş güler yüzlü zorbalarla mücadele etmek için muhteşem bir anahtar.

  • Künye: Herman Melville – Kâtip Bartleby, çeviren: Eda Kara, Nika Yayınevi, roman, 80 sayfa, 2018

Ernesto Sabato – Direniş (2018)

‘Karanlıkların Efendisi’, ‘Tünel’ ve ‘Kahramanlar ve Mezarlar’ gibi önemli kitapların yazarı Ernesto Sabato, Latin Amerika edebiyatının son klasik yazarlarından biri olarak kabul ediliyor.

Sabato’nun ölmeden önce kaleme aldığı son kitabı olan ‘Direniş’ ise, gün geçtikçe daha girift hale gelen günümüz insan ilişkilerini eleştirel bir gözle değerlendiren ve farklı bir dünyanın imkânlarını sorgulayan derinlikli denemelerinden oluşuyor.

“Çevremizdeki küçük dünyada bir güzellik ortamı yaratamayacak hale gelip aklımızı sadece giderek daha fazla insanlıktan çıkan ve rekabetçi olan işle ilgili konulara verirsek nasıl direnebiliriz?” diye soran Sabato, modern çağın beraberinde getirdiği yabancılaşma ve yozlaşmaya karşı, bizi isyan etmeye davet ediyor.

Modern hayatın inanılmaz bir hıza ulaştığını ve bu hıza paralel biçimde insani değerlerin de erozyona uğradığını belirten Sabato, ahlaki ve vicdani değerlerimizi yeniden gözden geçirmemiz, var olan yozlaşmaya karşı direnişe geçmemiz çağrısında bulunuyor.

  • Künye: Ernesto Sabato – Direniş, çeviren: Pınar Savaş, Deli Dolu Yayınları, deneme, 140 sayfa, 2018

Hans Fallada – Küçük Adam Ne Oldu Sana? (2018)

Hans Fallada’nın başyapıtı ‘Küçük Adam Ne Oldu Sana?’, yeni bir çeviriyle Türkçede.

Fallada, 1932 yılında basılmış romanı nedeniyle “Nazi karşıtı faaliyet” suçlamasıyla bir süre hapsedilmişti.

Ayrıca ‘Küçük Adam Ne Oldu Sana?’, metni olduğu haliyle yayınlamaktan korkan yayıncısı tarafından sansür edilmişti.

Romanın tam 85 yıl sonra, özgün haliyle ilk kez yayınlandığını belirtelim.

2018’in en güzel haberlerinden biri bu olsa gerek.

Roman, Nazi rejiminin gittikçe güç kazandığı, İkinci Dünya Savaşı öncesindeki Almanya’da geçiyor.

Büyük bir ekonomik çöküşün yaşandığı ülkede, özellikle yoksul kesimler için hayatta kalmak mucize demektir.

Bu küçük insanlardan biri olan Johannes Pinneberg de, üç kişilik ailesine onurundan taviz vermeden bakabilmek için çabalamaktadır.

Fakat hayat acımasızdır ve sefalet dört bir yanı sarmaktadır.

Nitekim ailenin yaşam koşulları, bir süre sonra açlık sınırına dayanacaktır.

Johannes Pinneberg, bir yandan Nazizmin hızla yükselişe geçtiği, haksızlıkların pervasızca arttığı bu şartlarda ailesiyle birlikte hayatta kalmaya, içinde büyüyen öfkeye ve çaresizliğe söz geçirmeye çalışacaktır.

‘Küçük Adam Ne Oldu Sana?’, bilhassa gerçekçi oluşu ve karşımıza capcanlı, derinlikli karakterler çıkarmasıyla tam bir şaheser.

  • Künye: Hans Fallada – Küçük Adam Ne Oldu Sana?, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, roman, 550 sayfa, 2018

Jeanne Siaud-Facchin – Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım (2018)

Üstün zekâlı olmak, farklı bir sistem içinde düşünmek ve özel bir zekâ biçimine sahip olmak anlamına geliyor.

Bu durum dışarıdan bakıldığında çok havalı görünmekle birlikte, gerçekte üstün zekâlılar psikologlar, eğitimciler, araştırmacılar tarafından pek iyi tanınıyor diyemeyiz.

Bu da, onca üstün zekâlı çocuğun okulda başarısız olması, başka bir deyişle zekânın ve yeteneğin bir şekilde ziyan edilmesi anlamına geliyor.

Üstün zekâlılar konusunda önde gelen isimlerden olan Jeanne Siaud-Facchin’in aktardığı verilere göre, tanı konulmuş öğrencilerin % 45’i sınıfta kalıyor ve % 20’si de liseyi bitiremiyor.

İşte bu kitap, tam da böylesi bir ihtiyaca yanıt vermesiyle ebeveynlere ve eğitimcilere kılavuzluk etmeye aday.

Mevcut bilimsel ve klinik bilgileri aktarmasıyla dikkat çeken kitap; üstün yetenekli çocuğun zihinsel işleyiş ve duygulanım özelliklerine ışık tutuyor ve ebeveynlerin yanı sıra, bu çocuklarla yüz yüze gelen kişilere (eğitimciler, psikologlar, doktorlar…), onlara daha fazla yardım ve eşlik edebilmeleri için bu çocukları daha iyi anlamalarına yardımcı olacak bilgiler sunuyor.

  • Künye: Jeanne Siaud-Facchin – Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım: Okulda ve Hayatta Başarılı Olması İçin Ne Yapmalı?, çeviren: Z. Canan Özatalay, İletişim Yayınları, eğitim, 270 sayfa, 2018