Ahmet Özcan – “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!” (2018)

Koçero, Hamido, Hekimo…

Ahmet Özcan’ın bu özgün çalışması, Kürt eşkıyalarının “adi” olarak yaftalanan suçlarının özünde ne kadar siyasi nitelik ve vurgular barındırdığını gözler önüne seriyor.

“Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı”, eşkıyalığın hem romantik hem de tarihsel-sosyolojik yönleriyle sağlam bir analizini sunmasıyla dikkat çekiyor.

Çalışma, eşkıyalığın Kürt toplumunun geçirdiği değişimlerin yanı sıra, siyaset, radikalleşme, askerîleşme ve bilhassa bölgesel krizlerle yakından ilgili olduğunu ortaya koyuyor.

  • Yaşar Kemal’in soylu ve sosyal eşkıyaları,
  • Kemal Tahir’in mücrim ve karşı-sosyal eşkıyaları,
  • Türk sinemasında eşkıya romantizmi,
  • Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde eşkıyalık,
  • Ulusal yazılı basında ve devlet belgelerinde, 1950-1970 arası son Kürt eşkıyalık çağının işlenişi,
  • Demokrat Parti iktidarında Kürt eşkıyalığının yeniden yükselmesinin nedenleri,
  • Komando birlikleri ve askerî operasyonlarla yürütülen, 1960-1970 arası “eşkıya avı”,
  • Kürtlerde son Kürt eşkıyalığının tarihsel bağlamı ve toplumsal yapısı…

Özcan kitabında bütün bu konuları ayrıntılı bir şekilde irdeliyor ve beri yandan Türkiye’deki eşkıyalık araştırmalarının eleştirel bir analizini yapıyor.

  • Künye: Ahmet Özcan – “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!”: Modern Türkiye’de Son Kürt Eşkıyalık Çağı (1950-1970), İletişim Yayınları, inceleme, 259 sayfa, 2018

Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları (2018)

Mali’nin efsanevi bölgesi Timbuktu, tarihte önemli bir entelektüel ve ruhsal merkezdi.

Bölgenin bu özelliği, İslam’ın 15. ve 16. yüzyıllarda Afrika’da yayılışına öncü olacak denli belirleyiciydi.

Timbuktu, ortaçağda bir ilim merkeziydi ve çok sayıda kütüphanesi bulunuyordu.

Avrupalı kâşifler de, 18. yüzyılın sonlarından itibaren bu gizemli bölgenin hazinelerini keşfetmek için muazzam çaba göstermeye başladı.

Ve zorlu uğraşlardan sonra, nihayet bu çabaların neticesi alınmaya başlandı.

Timbuktu’nun kütüphaneleri, din, şiir, hukuk, tarih, farmakoloji ve astronomi gibi birçok alandan on binlerce elyazmasıyla dolup taşıyordu.

İşte Charlie English’in bu çalışması, Timbuktu’nun elyazmalarının keşfine giden süreci ve daha sonraki gelişmeleri adım adım izlemesiyle çok önemli.

English, Timbuktu’nun iki yüz yıl gibi uzun bir sürece yayılmış keşfini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın önemli bir bölümünü de, Timbuktu mirasının cihatçılar karşısında verdiği ölüm kalım mücadelesi oluşturuyor.

English, 2012’de el-Kaide bağlantılı cihatçıların Mali’ye girişi sonrasında, Timbuktu’daki kütüphaneciler ve arşivcilerin, cihatçılar tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan paha biçilemez elyazmalarını Timbuktu’dan kaçırma sürecini de kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları: Efsanevi Bir Şehrin Geçmişini Kurtarma Mücadelesi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2018

Turhan Turgut – Osmanlı İmparatorluğu Posta Tarihi (2018)

Osmanlı İmparatorluğu’nun posta teşkilatı hakkında muhtelif çalışmalar olsa da, bu konuda yeteri kadar araştırma yapıldığı söylenemez.

İşte Turhan Turgut’un Türkçe ve İngilizce yayınlanan bu kitabı, arşiv belgelerinden yola çıkarak Osmanlı posta teşkilatını çok kapsamlı bir bakışla inceliyor.

Görsel zenginliğiyle özellikle göz dolduran çalışma, Osmanlı dönemindeki posta ücret tarifelerini toplu halde gösteriyor.

Kitaptan bu yönüyle, posta tarihiyle uğraşanlar kadar, posta filatelisiyle ilgilenenler de ziyadesiyle yararlanacaktır diyebiliriz.

Çalışma, değişik yerlerde dağınık şekilde yayınlanmış veya arşivlerde unutulup gitmiş bu tarifeleri kaliteli görselleri eşliğinde toplu olarak bir araya getirmiş.

Turhan Turgut, konuyla ilgili harika bir başvuru kaynağına imza atmış.

  • Künye: Turhan Turgut – Osmanlı İmparatorluğu Posta Tarihi: Tarifeler ve Posta Yolları, Alfa Yayınları, inceleme, 865 sayfa, 2018

Paul M. Cobb – Müslümanların Gözüyle Haçlı Seferleri (2018)

Haçlı Seferlerini konu edinen anlatılardaki en büyük sıkıntılardan biri, genelde bu süreci yalnızca Batılıların gözünden izlemeleri.

Bu kitabın Batılı yazarı Paul Cobb ise, Haçlı Seferlerinin başından sonuna tüm serüvenini İslam dünyasının gözünden bakarak izleyerek çok özgün bir çalışmaya imza atmış.

Bu yönünden kaynaklı olarak, özellikle Ortaçağdaki İslam ve Haçlı Seferlerini ele alan İslam literatürünü Batılılara aktarması ve konuya dair Batı dünyasındaki yanlış anlamaları düzeltmesi kitabı dikkat çekici kılan hususlardan.

Kitabın bir diğer önemli katkısı da, Haçlı Seferlerini, sık yapıldığı gibi Hıristiyanlık ve İslam arasındaki çatışmanın yalnızca bir evresi olarak görmemesi, ayrıca coğrafi olarak da sadece Ortadoğu’yla sınırlandırmaması.

Cobb, araştırmacıların Haçlı Seferlerini 11.-14. yüzyıllar arasıyla sınırlandıran bakışına karşılık, Batılı devletler ile İslam dünyası arasındaki çatışmaları çok daha geniş bir tarihsel bağlam içinde, örneğin Aragon ve Kastilya krallıklarının Endülüs’teki, Normanların Sicilya’daki ve Osmanlıların Rumeli’deki fetihlerini de içine alacak şekilde genişleterek irdeliyor.

  • Künye: Paul M. Cobb – Müslümanların Gözüyle Haçlı Seferleri, çeviren: Ekin Duru, Say Yayınları, tarih, 464 sayfa, 2018

Mahfi Eğilmez – Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi (2018)

Mahfi Eğilmez elimizdeki dikkat çekici çalışmasında, dünya tarihindeki ekonomik olayları, devrimleri ve teorileri zengin bir bakışla irdeliyor.

Kitabı özgün kılan hususların başında, alışılmış ekonomi tarihi kitaplarının aksine, ekonomi tarihindeki her paradigma değişiminden sonra ortaya çıkıp dönemin ideolojisine dönüşmüş ekonomik fikirleri de açıklaması.

Kitapta,

  • Neolitik devrim ve üretime geçiş,
  • Antik dünyada ekonomik örgütlenme,
  • Yunan, Roma ve İslam ekonomisi,
  • Tarımsal artı,
  • Feodalitede tarım teknolojisinin ilerlemesi,
  • Kâğıt paranın Avrupa’da kullanılmaya başlanması,
  • Verginin yasaya bağlanması,
  • İngiltere ve Avrupa’da çevirme hareketi,
  • Aquinaslı Thomas ve İbn-i Haldun’un ekonomi görüşleri,
  • Coğrafi keşifler ve ticaretin dünyaya yayılması,
  • Doğu ekonomilerinin yükselişi,
  • Sanayi devrimi,
  • Avrupa ve kapitalizmin yükselişi,
  • 1873’teki uzun depresyonla başlayan krizler çağı,
  • Sosyalizmin meydan okuması,
  • Kapitalizmin küreselleşmesi,
  • Türkiye’nin dünya ekonomisindeki yeri,
  • Ve bunun gibi aydınlatıcı konular ele alınıyor.

Eğilmez, bu konuları irdelemekle yetinmiyor; aynı zamanda, Dünya ekonomisinin geleceğine dair kimi öngörülerde de bulunuyor.

  • Künye: Mahfi Eğilmez – Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi, Remzi Kitabevi, iktisat, 208 sayfa, 2018

 

Bilen Işıktaş – Peygamber’in Dâhi Torunu Şerif Muhiddin Targan (2018)

Büyük ud ve viyolonsel virtüozu Şerif Muhiddin Targan, 20. yüzyıl Türk müziğinin en önemli temsilcilerindendir.

Bilen Işıktaş’ın bu muazzam çalışması da, Targan’ın yaşamını ve mirasını, onun müzikal ve entelektüel serüveniyle çerçeveleyerek anlatıyor.

Işıktaş kitabına, modernleşmenin Osmanlı toplumundaki sosyokültürel yansımalarını analiz ederek başlıyor.

Çalışmanın devamında ise,

  • Tarihsel süreçte Osmanlı/Türk modernleşmesinin müzikal ifadesi,
  • Şerif Muhiddin Targan’ın doğduğu kültür çevresi,
  • Mehmet Âkif Ersoy’un, Targan’ın düşünsel ve müzikal üretimindeki yeri,
  • Targan’ın Osmanlı/Türk müziğine getirdiği yenilikler,
  • Targan’ın icrası ve üslubu,
  • Targan öncesi ve Targan döneminde Osmanlı/Türk müziğinde ud ve udun icracıları,
  • Targan’ın ud metodu,
  • Targan’ın uda kazandırdığı yeni kimlik ve Targan’ın sanat felsefesi,
  • Doğu ve Batı arasında değişimin sembolü olarak Targan’ın mirası,
  • Ve bunun gibi birçok konu ele alınıyor.

Targan’ın yetiştiği dönem ve kendisinin müzikal çalışmaları konusunda muhteşem bir kaynak olarak önereceğimiz kitap, Targan’ın kendi el yazısı ile yazılmış eserlerinin yanı sıra, burada ilk kez yayınlanan çok sayıda belge ve görsel kaynak da barındırıyor.

  • Künye: Bilen Işıktaş – Peygamber’in Dâhi Torunu Şerif Muhiddin Targan: Modernleşme, Bireyselleşme, Virtüozite, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, biyografi, 576 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman – Avrupa (2018)

“Avrupa keşfettiğiniz bir yer değildir; Avrupa bir misyondur/görevdir, yaratılacak, yapılacak, inşa edilecek bir şeydir.”

Zygmunt Bauman bu kısa ama etkili metninde, Avrupa ve Avrupalılık macerasını enine boyuna tartışıyor ve geleceğin Avrupası üzerine düşünüyor.

Bauman, Avrupa’nın bir macera yeri olduğunu ve onu keşfetmeye, icat etmeye veya çağırmaya dönük bitmek bilmez maceraların mekânı olduğunu belirtiyor ve bu maceranın tarihsel seyrini adım adım izliyor.

İmparatorluk geçmişinin Avrupa’ya nasıl bir miras ve gölge bıraktığını tartışan Bauman, bunun devamında da Avrupa’da sosyal devletin yükseldiği süreci ve oradan, özgürlükçü nitelikleriyle örnek gösterilen kıtanın güvenlik devleti anlayışına teslim olduğunu tartışıyor.

Bauman, ideallerini yitirmiş Avrupa’ya dair karanlık bir tablo çiziyor, fakat Avrupalılık değerlerinin yaşamasına elverişli bir dünyanın nasıl kurulabileceği üzerine de düşünüyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Avrupa: Bitmeyen Bir Macera, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 160 sayfa, 2018

Roger Ford – Cennetten Mahşere (2018)

Osmanlı İmparatorluğu dünya ilişkilerinde 500 yılı aşkın bir süre başat bir güç oldu.

Gücünün doruğundayken üç kıtaya yayılan toprakları Basra Körfezi’nden şimdiki Cezayir’e, Avusturya sınırından doğuda Hazar Denizi’ne ve güneyde Sudan’a kadar uzanmaktaydı.

Ancak 19. yüzyılın başlarında nihai çöküş başladı.

Bu hikâyenin devamını biliyoruz:

Birinci Dünya Savaşı’nda en büyük kayıpları yaşayan devletlerin başında Osmanlı gelir.

İşte askeri tarihçilik alanında dünya çapında bir otorite olan Roger Ford, tarihi yeni baştan biçimlendirmiş Birinci Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’daki seyrini kapsamlı bir şekilde izliyor.

Ford, bugünkü Irak’ın kuruluşundan Osmanlı’nın Kafkasya’daki toprak kazanma kavgasına, başarısızlıkla sonuçlanan Gelibolu harekâtından Osmanlı’nın Filistin’deki büyük yenilgisine, Birinci Dünya Savaşı’nın hem bölge hem de küresel düzendeki seyrini adım adım izliyor.

  • Künye: Roger Ford – Cennetten Mahşere: Ortadoğu’da Birinci Dünya Savaşı, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 504 sayfa, 2018

Chris Impey – Yaşam Üzerine Sohbetler (2018)

Dünya dışı yaşam konusunda henüz kesin bilgilere sahip değiliz.

Fakat bu, evrende başka yaşamların olmadığı anlamına gelmiyor.

İşte bu şahane kitap, tam da bu olasılık üzerine alanında uzman isimlerin fikirlerini sunmasıyla çok önemli.

Bizde daha önce ‘Evrenin Doğuşu’ adlı ufuk açıcı çalışması da yayınlanmış Chris Impey, birçok astronom, jeolog, biyolog ve yazarla yaptığı röportajları ‘Yaşam Üzerine Sohbetler’de bir araya getiriyor ve böylece bilim insanlarının evrendeki yaşam üzerine güncel fikirlerini sunuyor.

  • Dünyadaki yaşamın kökeni ve dudak uçuklatan çeşitliliği,
  • Yerküre dışındaki yaşamın olası sahaları,
  • Mars ve Titan’a düzenlenen misyonlardan öğrendiklerimiz,
  • Biyoloji-sonrası evrim,
  • Zeki uzaylılarla temasın bizim için ne anlama geldiği…

İşte ‘Yaşam Üzerine Söyleşiler’, bu ve bunun gibi birçok konuyu irdelerken, yüzyıllardır insanoğlunun kendine sorduğu “Bu evrende yalnız mıyız?” sorusuna doyurucu yanıtlar veriyor.

  • Künye: Chris Impey – Yaşam Üzerine Sohbetler: Astrobiyoloji Söyleşileri, çeviren: Özkan Akpınar, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 534 sayfa, 2018

Selim Temo – Horasan Kürtleri (2018)

Selim Temo’nun uzun araştırmalarının ürünü olan elimizdeki çalışması, Horasan Kürtleri hakkında Türkçe yazılmış, çok iyi kaynak eserlerden biri olmaya aday.

Pek çok harita, belge, elyazması ve fotoğrafla zenginleşen çalışma, özellikle konu hakkındaki Almanca, Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Kürtçe, Rusça ve Türkçe kaynakları bir araya getirmesiyle önemli.

Temo,

  • Horasan Kürtlerinin kökeni,
  • Kürtlerin Horasan’a göçünün altındaki tarihsel etkenleri,
  • Kürtlerin Horasan’dan tekrar geriye doğru göçe koyulmalarının nedenlerini,
  • Kendi ana karalarından bu kadar uzak olmalarına rağmen Horasan Kürtlerinin dillerini nasıl korudukları,
  • Ve bunun gibi pek çok konuyu aydınlatıyor.

Üç bölümden oluşan kitap, yalnızca bu topluluğun tarihini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Horasan Kürtlerinin sosyal yaşamına ve onlarca şair yaratmış özgün edebiyatlarına da kapsamlı bir şekilde bakıyor.

  • Künye: Selim Temo – Horasan Kürtleri, Alfa Yayınları, inceleme, 718 sayfa, 2018