Bruno Bettelheim – Masallar Ne Anlatır? (2020)

Masalların, ilk okuyuşta farkına varmadığımız yan anlamları vardır.

Çünkü masallar tarihsel birer vesika oldukları gibi aslında hem bireyin hem de toplumun verili psikolojisine dair bize pek çok ipucu verir.

İşte önde gelen psikologlardan Bruno Bettelheim de, bu kapsamlı kitabında, masalların bize ne anlattığının, daha da önemlisi çocuk gelişimi üzerinde ne gibi etkilerde bulunduklarının izini sürüyor.

Bettelheim burada, “Masallardaki kötü kalpli üvey anne figürü neyi ya da kimi temsil ediyor?”, “Rapunzel’in kuleye kapatılmasının temelindeki etkenler nelerdir?”, “Külkedisi’nin ayakları neden bu kadar önemli?” gibi sorulara çarpıcı yanıtlar veriyor.

Peri masallarını bireyin gelişimi üzerinden psikanalitik yöntemle okuyan ‘Masallar Ne Anlatır?’, çocuk gelişimi konusunda olduğu kadar edebiyat incelemeleri alanında da çok önemli bir yapıt.

  • Künye: Bruno Bettelheim – Masallar Ne Anlatır?: Çocuk Gelişiminde Masalların Rolüne Psikanalitik Bir Bakış, çeviren: Sanem Erdem ve Begüm Berkman, Sfenks Kitap, psikanaliz, 358 sayfa, 2020

Kolektif – Şehir ve Hayvan (2020)

Kentte yaşayanlarımızın çoğu, yanımızda, yöremizdeki hayvanlardan bihaberiz.

Oysa onlar, en az bizim kadar şehir üzerinde hak sahibidirler.

İşte bu güzel derleme de, hayvanların şehirdeki mevcudiyetini çok yönlü şekilde izleyen makaleler sunuyor.

Şehirlerimizin hayvanların penceresinden nasıl görebileceğimizi, daha da önemlisi şehir kavrayışını hayvanları merkeze alarak nasıl gözden geçirebileceğimize irdeleyen kitap, şehir haritasının merkezine hayvanları yerleştirerek bunu yapıyor.

Kitapta,

  • Hayvanları dâhil eden bir şehir kuramının zorunluluğu,
  • Amerikalı seyyahların gözünden 19. yüzyıl Osmanlı şehirlerinde insan-hayvan karşılaşmaları,
  • Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi’nin hafızası,
  • Zonguldak’taki emekçi katırlar,
  • Hayvan emeği ve direnişi,
  • Ve sınırlı kamusallık içinde hayvanlar gibi, pek çok önemli konu ele alınıyor.

Gelirinin Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’ne bağışlanacağı kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Hüyla Yalçın, Cansu Özge Özmen, Kimberly Hart, Özlem Güçlü, Derya Acuner, Figen Uzar Özdemir, Ezgi Burgan ve Pınar Karababa.

  • Künye: Kolektif – Şehir ve Hayvan, derleyen: Ayten Alkan, Patika Kitap, hayvan, 280 sayfa, 2020

Abdülhak Adnan Adıvar – Dünyayı Düzeltmek (2020)

 

Abdülhak Adnan Adıvar, Türk düşünce tarihi içinde müstesna isimlerdendir.

1926-1939 yılları arasında Avrupa’da yaşayan Adıvar, daha çok siyasetçi kimliğiyle öne çıksa da, doktorluk ve hocalığıyla da bilinir.

Adıvar’ın Türk düşünce dünyasındaki asıl önemi ise, hem hayatında hem de bilimsel üretiminde yüksek ahlaki standartlar gütmesiyle kendisinden sonraki aydın kuşağını derinden etkilemesi.

Adıvar’ın bu yönünün çok net görülebildiği alanlardan biri ise, bilimden siyasete pek çok konuyu irdelediği 1940’lı ve 1950’li yıllardaki gazete yazılarıdır.

İşte Tuncay Birkan’ın derlediği ve yayına hazırladığı bu kitap da, Adıvar’ın bu yazıları arasından ilk defa kitaplaşan yüz civarı yazısını bir araya getiriyor.

Adıvar burada, hukuktan demokrasiye, edebiyattan tıp ve tarihe, bilimden ahlaka, yeni hümanizmden tarih felsefesine ve dilden kültüre pek çok konudaki fikirlerini bizimle paylaşıyor.

Birkan’ın kapsamlı bir sunuş yazısıyla açılan kitap, Türk aydını ve Türkiye’nin geçmişten bugüne gelen sorunları üzerine düşünmek isteyen okurlara çok zengin bir perspektif verecek türden.

  • Künye: Abdülhak Adnan Adıvar – Dünyayı Düzeltmek, derleyen ve yayına hazırlayan: Tuncay Birkan, Can Yayınları, siyaset, 464 sayfa, 2020

Philippe Auclair – Cantona: Kral Olacak Asi (2020)

Çoğu insan, yazık ki Eric Cantona’yı daha çok uçan tekmesiyle hatırlar.

Fakat Cantona, kariyerini gölgeleyen bu eylemden çok daha büyük bir isimdir.

İşte bu kitap, futbol dünyasının bu efsane isminin karmaşık dünyasını mercek altına alan usta işi bir biyografi.

Gazeteci Philippe Auclair, Cantona’nın çocukluğundan bugününe uzanarak O’nun nasıl bir çocukluk yaşadığını, ailesini, yetiştiği çevreyi, gençlik yıllarını, karmaşık futbol kariyerini ve bugününü başından sonuna izliyor.

Cantona’nın hayatında yer etmiş pek çok isimle yapılan görüşmelerle zenginleşmiş kitap, futbol tarihinin en önemli figürlerinden birinin samimi bir portresini çizmesiyle önemli.

  • Künye: Philippe Auclair – Cantona: Kral Olacak Asi, çeviren: Egemen Özkan, İthaki Yayınları, biyografi, 560 sayfa, 2020

Nevcihan Özbilge – Çekirgeler, Kürtler ve Devlet (2020)

Erken Cumhuriyet döneminde devletin Kürtlere yaklaşımı sorunluydu.

Örneğin Kürtler bu dönemde sıklıkla bir “problem” olarak algılandığından Kürtlere dair yapılan akademik çalışmalar da çoğunlukla ulus-devlet inşası ve milliyetçilik tartışmaları çerçevesinde şekillendi.

İşin daha da ilginci bu sorun, sınır aşırı bir başka “problem” olan çekirge salgınlarıyla paralellik arz eden söylemsel bir çerçevede kodlanıyordu.

İşte Nevcihan Özbilge’nin bu özgün çalışması, ulus devletin her iki “problem”iyle de benzer stratejilerle mücadele ettiğini gözler önüne seriyor.

Başka bir deyişle Özbilge, devletin çekirgelerle ve Kürtlerle mücadelesindeki paralel söylemini eleştirel bir bakışla ele alıyor.

Konu ve döneme ilgi duyanların beğenerek ve aydınlanarak okuyacakları bir çalışma.

  • Künye: Nevcihan Özbilge – Çekirgeler, Kürtler ve Devlet: Erken Cumhuriyet Dönemine Yeniden Bakmak, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 180 sayfa, 2020

Charles Tilly – Zor, Sermaye ve Avrupa Devletlerinin Oluşumu (2020)

Merkezi iktidarın, devlet kurumlarının ve orduların tarihi, sermaye ve kapitalizmin örgütlenişi ve gelişiminden bağımsız değildir.

Charles Tilly de, şimdi ikinci baskısını yapan elimizdeki çalışmasında bu ilişkiyi, bin yıllık Avrupa tarihinin geçirdiği evreleri merkeze alarak inceliyor.

Kitabına, dünya tarihinde şehirler ve devletlerin oluşumunu irdeleyerek başlayan Tilly, devamında da,

  • Avrupa şehirleri ve devletlerinin oluşumunu,
  • Devletlerin savaşı biçimlendirmesini,
  • Devletlerin zoru denetlemesinin dinamiklerini,
  • Devletlerin yurttaşlarla ilişkisinin gelişimini,
  • Fransız Devrimi’yle birlikte dolaylı yönetimden doğrudan yönetime geçişi,
  • Ulusal devletlerin soyağacını,
  • Ve Avrupa devletler sisteminin oluşumunu ayrıntılı bir perspektifle açıklıyor.

Bütün kapsamı ve derinliğiyle modern Avrupa’nın ortaya çıkışını anlatan çalışma, bir yandan da dünya sistemi, savaş ve üçüncü dünya devletlerindeki askeri darbeler gibi, daha geniş ölçekli olgulara da ışık tutuyor.

  • Künye: Charles Tilly – Zor, Sermaye ve Avrupa Devletlerinin Oluşumu, çeviren: Kudret Emiroğlu, İmge Kitabevi, tarih, 445 sayfa, 2020

Kolektif – İmparatorluğun Öteki Yüzleri (2020)

Çok güzel bir mikro-tarih çalışması olan ‘İmparatorluğun Öteki Yüzleri’, Osmanlı İmparatorluğu’nda sıradan insanın dünyasına iniyor.

Alanında uzman pek çok ismin katkıda bulunduğu ve yüzyıllarca önceki mahkeme kayıtlarında yapılan derinlikli incelemelere dayanan kitapta,

  • Kostaklanma biçimi olarak at sahipliği,
  • Dokuz canlı Deli Şaban’ın intihar teşebbüsleri,
  • Bursa’da köylülerin adeta baş belası haline gelen Divane Hamza ile imtihanı,
  • Yüzyıl Konya’sında kocalarını öldürtüp evinin zeminine gömen Mâryem Hanım,
  • yüzyılda tüm fertleri hırsızlık yapan bir ailenin düşündürdükleri,
  • Köle Selim’in mağduriyeti,
  • Osmanlı tebaasının bürokrasiyle sınavı,
  • Korsanlara esir düşen Üsküplü Alaeddin’in başından geçenler,
  • Osmanlı klasik dönem Rum cemaatinde seçme ve seçilme pratiği,
  • Şii Nureddin ve İbrahim’in sürgünden dönüş mücadelesi,
  • Bir okul kırma hadisesinin merkez-taşra ilişkileri üzerinden Osmanlı maarifi hakkında düşündürdükleri,
  • Ve şaibeli bir simsarın maceraları gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Suraiya Faroqhi, Nurcan Abacı, Zeynep Dörtok Abacı, Fırat Yaşa, Cemal Çetin, Saadet Maydaer, Emine Dingeç, Zübeyde Güneş Yağcı, Yasemin Beyazıt, Filiz Yaşar, Özlem Başarır, Faruk Yaslıçimen, İsmail Yaşayanlar ve Buket Kalaycı.

  • Künye: Kolektif – İmparatorluğun Öteki Yüzleri: Toplumsal Hiyerarşi ve Düzen Karşısında Sıradan Hayatlar, derleyen: Fırat Yaşa, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2020

İbrahim Ünal – Tarihe Not (2020)

1970’li yıllar Türkiye’de her anlamda büyük dönüşümlerin yaşandığı yıllardı.

Bu döneme bizzat tanıklık etmiş İbrahim Ünal da, yaşadıklarını çarpıcı örnekler eşliğinde bizimle paylaşıyor.

Tarihe not düşen bu anılar, dönemin çok iyi bir fotoğrafını çekiyor, fakat daha da önemlisi, Türkiye’nin nasıl büyük bir değişim geçirdiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Ünal, hayatı mücadeleyle geçmiş isimlerden.

Kendisinin anıları, sıradan bir dönem tasviri olmaktan öteye geçerek, Türkiye tarihini kökten dönüştürmüş o on yılın egemenlerine de, muhaliflerine de eleştirel yaklaşabilmesiyle bilhassa dikkat çekiyor.

  • Künye: İbrahim Ünal – Tarihe Not: Akılda Kalanlar (1976-1980), Ayrıntı Yayınları, anı, 496 sayfa, 2020

Kolektif – Sessiz Rivayetler: Anarko-feminizm Kitabı (2020)

“Ütopyayı gerçek kılmak” üzere yola çıkmış anarko-feminizm hakkında hem klasik hem de güncel metinler barındıran bir derleme arayanlar bu kitabı kaçırmasın.

Manifestolar, metinler ve makalelerden oluşan ‘Sessiz Rivayetler’, Emma Goldman’dan Caty Levin’e, Bolivyalı feminist grup Mujeres Creando’dan silahlı mücadele grubu Rote Zora’ya farklı coğrafyalardan pek çok anarko-feminist hareketin katkılarını bir araya getiriyor.

Burada, kesişimsellik, anarşizm ve kadın hareketi, queer feminizm, sınıf ve feminizm, örgütlenme sorunları, anarşizm ve feminizm arasındaki bağlantı gibi, feminizmin gündemindeki konular ve kuramsal tartışmalar da yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Emma Goldman, Roxanne Dunbar-Ortiz, Lynne Farrow, Peggy Kornegger, Sally Darity, J. Rogue, Abbey Volcano, Marian Leighton, Voltairine De Cleyre, Carol Ehrlich, Jo Freeman, Charlotte Wilson ve Alice Nutter.

  • Künye: Kolektif – Sessiz Rivayetler: Anarko-feminizm Kitabı, çeviren: Zeliha Burcu Acar, Dipnot Yayınları, feminizm, 264 sayfa, 2020

Yusuf İzzettin Bey – Sibirya Esir Kamplarında Yedi Yıl (2020)

Bir kulak burun boğaz uzmanı olan Dr. Yusuf İzzettin Bey, savaşın ilk günü olan 22 Aralık 1914’te, 10. Kolordu’nun sağlık subayı olarak katıldığı Sarıkamış Cephesi’nde esir düşer.

Bu kitap, İzzettin Bey’in esaret sürecinin başından özgürlüğüne kavuştuğu zamana kadar yaşadıklarını gün gün anlattığı defterlerini sunuyor.

Bu tanıklık, resmi tarihin pek oralı olmadığı gerçekleri açığa çıkarmasıyla ayrıca önemli diyebiliriz.

İzzettin Bey, daha savaşın ilk günü olan 22 Aralık’ta taarruza geçen askerin aç olduğunu, mevcut olmadığı bilindiği halde ihtiyat erzakının üçte birinin sarf edilmesi emrinin verildiğini, ikinci ve üçüncü günlerde de bu emrin aynen tekrar edildiğini anlatıyor.

İzzettin Bey ayrıca, Ocak ayının ilk haftasında Başköy’den başladıkları geri çekilme sırasında İhsan Paşa’nın nasıl esir düştüğünü, Enver Paşa’nın kıl payı esaretten kurtulduğunu, Kornes köyüne kadar çekilmişken bir gece Rusların köye baskın yapması sırasında resmen gafil avlanarak nasıl esir düştüğünü ayrıntılı şekilde anlatıyor.

Kahramanımız, devamında da, 27 Ocak 1915 gecesi başlayan esaretinin her aşamasından bize hiçbir yerde yayınlanamamış bilgiler veriyor.

Tren yolculuğu sırasındaki tüm istasyonlar ve durak yerlerinde yaşadıkları, ilk esir grubu olarak geldikleri Nargin Adası’nda gördükleri ve buradan sırası ile Sibirya boyunca sık sık değiştirilen esir kamplarında yaşadıklarını canlı bir şekilde anlatıyor.

Kahramanımız ayrıca, Çita Esir Kampı’nda bulunduğu sırada askeri hastanede doktorluk yaparken açtığı muayenehanede kulak burun boğaz uzmanı olarak çalışmasını, 23 Şubat 1921’de, yedi yıllık esaretten sonra memlekete dönmek için son esir kampı olan Vladivostok’tan 1500 esirle birlikte büyük bir sevinç ve heyecanla yola çıkarken, Midilli açıklarında bir Yunan torpidosu tarafında esir alınarak götürüldükleri Pire Limanı’na demir atışlarını, gemide geçen 4 ay açlık ve sefalet dolu ikinci esaret sırasında hiçbir uluslararası kuruluşun gereği gibi ilgilenmediğini ayrıntılı şekilde anlatıyor.

İzzettin Bey, Azinara Adası’nda sekiz aylık ikinci esaretinden sonra, nihayet 19 Haziran 1922 tarihinde ancak İstanbul’a gelebilecektir.

  • Künye: Yusuf İzzettin Bey – Sibirya Esir Kamplarında Yedi Yıl: Sarıkamış’tan Vladivostok’a, hazırlayan: Bingür Sönmez, Tarihçi Kitabevi, anı, 288 sayfa