Robert P. Millon – Zapata Hareketi (2021)

“Zalim hükümetlerden elinizde şapkanızla değil, silahla adalet isteyiniz.”

Meksika köylüsü adına toprak reformu ve demokratik haklar için bayrak açan Emiliano Zapata, Sovyet Devrimi’nden çok önce Orta Amerika’yı devrimci mücadele ortamına sürüklemişti.

Robert Millon, Zapata’nın devrimci mücadelesinin niteliğini ve neden başarıya ulaşamadığını anlatıyor.

Meksika Köylü Devrimi’nin yaşandığı o zamanlar genç bir bilim insanı olan Millon, derinlemesine bir araştırma sonunda meydana getirdiği bu eserinde, Zapata’yı ve devrimci hareketini, çeşitli yönleriyle tanıtıyor ve devrimler tarihi içinde gerçek yerine oturtuyor.

“Ne kölelere layık bir barışı ne de mezardaki bir barışı asla istemiyoruz. Özgürlük esaslı inancımızın öngördüğü toprak reformunun temelleri üzerine kurulu siyasi bir reform ve barış istiyoruz. Biz ne kardeşlerimizin kanı üzerinden pazarlığa oturacak insanlarız ne de düşmanlarımızın kemiklerine basarak devlet ve kilisede mevkilere konmaya niyetli insanlarız.”

  • Künye: Robert P. Millon – Zapata Hareketi: Meksika Köylü Devrimi, çeviren: Salim Uzun, Dorlion Yayınları, siyaset, 144 sayfa, 2021

María Teresa Ruiz – Yıldızların Çocukları (2021)

Astronomi üzerine kısa ve öz bir çalışma arayanlara bu kitabı tavsiye ediyoruz.

Ünlü astronom María Teresa Ruiz, ‘Yıldızların Çocukları’nda evren hakkındaki mevcut bilgilerimizi büyük bir yetkinlikle derleyerek nereden gelip nereye gittiğimizi açıklıyor.

Temel astronomik teorilere ulaşmamızı sağlayan araştırmaları, bu araştırmalar için kullanılan metot, teknik ve araçları anlatıyor.

Tüm bunları sade ve çekici bir üslupta aktarırken bir bilgi karmaşası içinde kaybolmanıza asla müsaade etmiyor.

Merak ve keşfetme duygusunun insanlığın evrimindeki asli rolüne odaklanan Ruiz, insanın bilgiye duyduğu açlığı bir çocuğun çevresini keşfetmek için duyduğu doyumsuz arzuya benzetiyor.

  • Künye: María Teresa Ruiz – Yıldızların Çocukları: Evrenin ve İnsanlığın Kökenine Harika Bir Yolculuk, çeviren: Selin Oransayoğlu, Babil Kitap, bilim, 92 sayfa, 2021

Félix Guattari – Kaozmos (2021)

Félix Guattari’nin aramızdan ayrıldığı 1992 yılında yayımlanan bu son kitabı, gerek filozofun öznellik, semiyotik, şizoanaliz, ekonomi ve politika gibi üstüne çalışma yürüttüğü muhtelif alanlara dair analizinin genel bir toparlanışı niteliğindeki sunumu gerekse güncel politik gidişata ve geleceğe dair öngörülerinin en kuvvetli ifadelerinden biri olması bakımından gerçek bir entelektüel miras niteliği taşıyor.

Bir ömürlük psikoterapi ve militanlık tecrübesinin en rafine ifadesine ulaştığı bu kitapta Guattari, gölge oyununu anıştıran klasik altyapı-üstyapı ayrımını bertaraf eden ve genelleştirilmiş bir tercüme edilebilirlik kıstası temin ederek bileşenlere özgü heterojenliği ezip geçen Varlık, Tin, Mutlak, Gösteren, Sermaye, İyi, Tanrı, Güzel gibi aşkın göndergelerin altını oyan kolektif öznelliğin makinesel heterogenezinin peşinde.

Katı uzam-zamansal sınırlandırmaların hafiflediği o kaozmik geçidin psikotik aurasının gizemlerinde dolaştığı, Evrenin dört ontolojik işlevi olan cisimsiz Evrenleri, makinesel Filumları, Akışları ve Varoluşsal Yeryurdları incelediği eser boyunca Guattari, öznelliğin kapitalist yersizyurtsuzlaşma eşiğinin kendi maksimine ulaştığı zamanımızın ötesine doğru nasıl bir tekilleşme kıvılcımı oluşturabileceğimizi soruşturuyor.

Öznelliğin muhafazakâr bir yeniden-yerliyurtlulaşması için sermaye tarafından seferber edilen arkaizmler, ekolojik krizin göz ardı edilemez vahameti ve Sovyetler sonrası solun akameti gibi çeşitli garabetlerle son kez hesaplaşıyor.

  • Künye: Félix Guattari – Kaozmos: Etik-Estetik Bir Paradigma, çeviren: M. Çağrı Uluğer ve Gözde Erdoğan, Otonom Yayıncılık, felsefe, 230 sayfa, 2021

Henri Bergson – Antik Yunan Felsefesi (2021)

Henri Bergson’un Antik felsefe üzerine verdiği altın değerinde dersleri, burada.

Bergson, Stoacılardan İskenderiye okuluna, Pythagorasçılardan Antik Yunan felsefesinin Batı düşüncesini nasıl etkilediğine pek çok konuyu tartışıyor.

Bu derslerde Bergson, Sokrates öncesi filozofların varlık, doğa ve insana dair kurgulamalarını ele alıyor.

Stoa, Elea ve İskenderiye okullarının savundukları görüşleri değerlendiriyor.

Varlığın özüne sayıları yerleştiren Pythagorasçıların ve her şeyin ateşten gelip ateşe döndüğünü savunan, hareketi öne çıkaran Herakleitos’un fikirlerinin içermelerini serimliyor.

Erdemin öğretilebileceğini savunan Sofistlerle hakikat uğruna ölmeyi göze alan Sokrates arasındaki tartışmanın Platon ve Aristoteles aracılığıyla Batı felsefesinin ve kültürünün temellerini nasıl attığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Henri Bergson – Antik Yunan Felsefesi, çeviren: Adnan Akan, Fol Kitap, felsefe, 256 sayfa, 2021

Jo Boaler – Konumuz Matematik (2021)

Matematik eğitimindeki yeni yaklaşımlar ve bu yaklaşımların sınıfta nasıl uygulanacağı hakkında çok iyi bir rehber.

‘Konumuz Matematik’, öğretmenlerin olduğu kadar ebeveynlerin de ilgisini çekecek nitelikte.

“Çocuğumun en iyi matematik eğitimini almasını istiyorum”

“Çocuğumun matematik dersinden çok başarılı olmasını istiyorum,” gibi cümleleri neredeyse her veli kurmuştur.

  • “En iyi” matematik eğitimi nedir?”
  • “Böyle bir eğitim mümkün müdür?”
  • “Matematikte nasıl ‘başarılı’ olunur?”
  • “Matematik öğretmenlerinin derslerde yaklaşımları nasıl olmalıdır?”
  • “Her eğitim-öğretim yaklaşımı her çocuk için uygun mudur?”

Bütün bu sorular matematik eğitimi deyince hepimizin aklına gelen sorulardan bazıları…

Boaler, bilimsel araştırmalarına dayandırdığı bu kitabında matematik eğitimindeki yeni yaklaşımlardan ve bu yaklaşımların sınıflarda nasıl etkisi olabileceğinden bahsediyor.

Kitap bu yönüyle öğretmenlere ve velilere ve onların matematik eğitimi anlayışına yeni bir bakış açısı kazandıracak türden.

  • Künye: Jo Boaler – Konumuz Matematik, çeviren: Boğaç Karçıka, Ezgi Kantarcı Oğuz, Merve Atasay Sunay ve Emrah Sercan Yılmaz, Nika Yayınevi, eğitim, 265 sayfa, 2021

Ainissa Ramirez – Bizim Kimyamız (2021)

Bir malzeme bilimcinin gözünden, insanlık tarihinin büyük icatlarına bakmak çok ilginç.

Ainissa Ramirez, saatten tren raylarına, ampullerden hard disklere sekiz icadın insanlığa nasıl yön verdiğini aydınlatıyor.

Malzeme bilimci Ramirez, ‘Bizim Kimyamız’da sekiz önemli icadı –saatler, tren rayları, bakır iletişim kabloları, fotoğraf filmleri, ampuller, hard diskler, laboratuvar malzemeleri ve silikon çipler– inceliyor ve insanlığa nasıl yön verdiklerini açığa çıkarıyor.

Bu icatların ardındaki ilginç insani öyküleri anlatarak insan ve teknoloji arasındaki çift yönlü etkileşimi görünür kılıyor.

Zamanın net ölçümüyle uyku saatlerimizin değişimi, tren raylarıyla geleneksel bayramların ticaret günlerine dönüşmesi, telgraf teknolojisiyle Hemingway’in üslubu arasındaki ilişki gibi pek çok ilginç meseleyi ele alıyor.

Tekniğin salt bir laboratuvar edimine indirgenemeyeceğini, toplumsal neden ve sonuçları olduğunu ortaya çıkaran Ramirez, aynı zamanda geleneksel tarihyazımının yok saydığı kimi teknoloji kahramanlarıyla da tanışmamıza vesile oluyor.

  • Künye: Ainissa Ramirez – Bizim Kimyamız: İnsan ve Madde Birbirini Nasıl Dönüştürdü?, çeviren: Deniz Keskin, Babil Kitap, inceleme, 360 sayfa, 2021

Henri Bergson – Süre ve Eşzamanlılık (2021)

Einstein’ın görelilik kuramının felsefede nasıl devrimci bir dönüşüm yarattığını ilk fark edenlerden biri Henri Bergson’du.

Bergson ‘Süre ve Eşzamanlılık’ta, Einstein’la zamanın doğası hakkında hararetli bir tartışmaya girişiyor.

Einstein’ın 20. yüzyılın başında ortaya attığı görelilik kuramı çığır açıp modern fizik biliminin çehresini sonsuza dek değiştirdi.

Bu dâhiyane ve yenilikçi kuram, bilim insanları arasında ilk andan itibaren heyecanla karşılandıysa da felsefi içermeleri nedeniyle dönemin felsefecileri arasında kuşkuya, hatta infiale neden olacaktı: Uzay ve zamanı aynı potada eritiyor, zamanı uzay cinsinden ifade etmeye izin veriyor, böylece evrenin dokusunu kökten değiştiriyordu.

Bu kuramın felsefe açısından barındırdığı tehlikeyi görenlerin başında, zaman olgusunun felsefenin temel sorunlarının anahtarı olduğunu düşünen Henri Bergson geliyordu.

Yirminci yüzyılın en önemli filozoflarından biri olan Bergson, bu kitapta, Einstein’la zamanın doğası hakkında girdiği hararetli tartışmayı açıyor.

Görelilik kuramının felsefi anlamını ortaya koyuyor.

Bir filozofun, fizik biliminin en çetrefil sorunlarına felsefenin gözlükleriyle nasıl bakabildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

  • Künye: Henri Bergson – Süre ve Eşzamanlılık: Einstein’ın Teorisi Hakkında, çeviren: Erdem Baykal, Fol Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2021

Jürgen Osterhammel ve Niels Petersson – Küreselleşmenin Kısa Tarihi (2021)

Küreselleşmenin tarihi ve geçmişe dair görüşümüzü nasıl derinden etkilediği hakkında çok iyi bir giriş.

Jürgen Osterhammel ve Niels Petersson, bugün yaşadığımız küreselleşmenin uzun soluklu tarihsel dinamiklerini aydınlatıyor.

“Küreselleşme”, günümüz dünyasını tanımlamak için diğer bütün kavramlardan çok daha sık kullanılıyor.

Peki, bu tartışmalı olgu gerçekten modern zamanların bir icadı mı?

Ya da hangi uzun vadeli süreçler günümüzdeki bu durumu ortaya çıkardı?

Osterhammel ve Petersson’a göre dünya bir gecede “küreselleşmedi” ve bu süreçler, “küreselleşme” terimi henüz ortada yokken de mevcuttu.

Bugünkü küreselleşme uzun soluklu bir dönüşümün parçasıdır ve öncekilerden tamamen farklı bir “küresel çağ”ın habercisi değildir.

‘Küreselleşmenin Kısa Tarihi’, Avrupa değerlerinin yayılması, dünya ticaretinin ortaya çıkması, kitlesel göçlerle kıtaların birbirine bağlanması ve kültürel alanda kozmopolit akımların oluşması gibi –bunalımlarla ilerlemiş istikrarsız– süreçleri birbirleriyle irtibatlı bir bağlama yerleştiriyor ve günümüzün en önemli kavramlarından birisine tarihi bir derinlik kazandırıyor.

  • Künye: Jürgen Osterhammel ve Niels P. Petersson – Küreselleşmenin Kısa Tarihi: Boyutlar, Süreçler, Dönemler, çeviren: Hilal Görgün ve B. Yavuz Görgün, Küre Yayınları, tarih, 119 sayfa, 2021

Aristoteles – Retorik Sanatı (2021)

Aristoteles’in ‘Retorik Sanatı’, iki bin yıldan uzun süredir retorik üzerine en iyi eserlerden biri olmaya devam ediyor.

Kitabın bu baskısının özgünlüğü ise, Robert Bartlett’in açıklayıcı yorumu ve notlarıyla yayımlanması.

‘Retorik Sanatı’, retoriğin, yani ikna etme amaçlı konuşmanın teorisini, uygulamasını hatta iletişim fakültelerini şekillendiriyor.

Bu çalışmada Aristoteles retoriğin ne olduğunu, türlerini, ikna yöntemini, biçemi, yani söyleyiş tarzını ve başarılı bir konuşmanın inceliklerini açıklıyor.

İki bin yıl önce Aristoteles, insanları ikna etmenin üç temel yolu olduğunu anlattı: Ethos, Pathos, Logos.

Düşünce tarihinin en önemli filozoflarından biri olan Aristoteles’in yıllara meydan okuyan eseri ‘Retorik Sanatı’, Robert Bartlett’in açıklayıcı yorumu ve notlarıyla yeniden yayımlanıyor.

Kitap boyunca Aristoteles, retoriğin bir sanat olduğunu ve politika için önem arz ettiğini savunsa da yanlış ellerde kullanıldığında insanları kandırma ve yanlış yola sevk etme potansiyeli olduğunun da altını çiziyor.

Boston College’tan Bartlett, ‘Retorik Sanatı’nın okuması kolay yeni bir çevirisini sunduğu gibi, aynı zamanda el yazmalarındaki önemli noktaları da dikkate alarak tarihi, edebi ve orijinal metinde yer alan göndermeleri yorumluyor.

  • Künye: Aristoteles – Retorik Sanatı, çeviren: Ayşe Öztürk, The Kitap Yayınları, felsefe, 344 sayfa, 2021

José Ortega y Gasset – Çağımızın Meselesi (2021)

“Çağımızın meselesi, aklı yaşamsallığa tabi kılmaktan, onu biyolojik şema içine yerleştirmekten, spontan olana teslim etmekten ibarettir.”

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük düşünürlerinden José Ortega y Gasset, ‘Çağımızın Meselesi’nde aklın metafiziğindeki son kavşağı değerlendiriyor.

Tüm felsefi etkinlikleri temelde iki zorunluluğa; eşyanın neliğine ve nasıl düşünebileceğine indirgeyen Gasset, rasyonellik ve göreceliğin sıkı bir eleştirisine girişiyor.

Modern bilimi bu kadim tartışmanın bağlamında ele alırken, Einstein’ın fizik kuramına içkin genel anlama da felsefi bir yorum getiriyor.

Bir doktrin değişiminin salt bir doğru ve yanlış bilgi tartışması olmadığını, asıl meselenin yeni bir düşünme ve kavrama biçimini fark etmek olduğunu öne sürüyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Çok değil birkaç yıl içinde, hayattan kültüre hizmet için herhangi bir rıza elde etme işi saçma görünecektir. Yeni çağın misyonu tam olarak bu ilişkiyi tersine çevirerek kültürün, aklın, sanatın ve etiğin hayata hizmet etmesi gerektiğini göstermektir. Dolayısıyla bizim tavrımız yeni bir ironiyi, sokratik ironinin tersyüz edilmiş bir biçimini işaret etmektedir. Sokrates spontan olana güvenmeyip onu rasyonel normlar üzerinden ele alırken, günümüz insanı da akla güvenmeyip ‘Çağımızın Meselesi’ onu spontanlık normları üzerinden yargılamaktadır. Aklı reddetmez, ama onun mutlak egemenlik girişimlerini reddederek bu girişimlerle alay eder. Eski kafalı insanlara göre bu belki saygısızlıktır. Mümkündür, ancak kaçınılmazdır. Kaçınılmaz olarak hayatın kendi taleplerini kültüre sunmasının vakti artık gelmiştir.”

  • Künye: José Ortega y Gasset – Çağımızın Meselesi, çeviren: Züleyha Yılmaz, Babil Kitap, felsefe, 144 sayfa, 2021