Emanuele Coccia – Bitkilerin Yaşamı (2021)

 

Dünyayı anlamak için merkeze bitkileri yerleştiren çok özgün bir kitap.

Emanuele Coccia, gündelik yaşamdan, felsefeden ve bilimden yola çıkarak yaprakları, kökleri ve çiçekleri birer karakter olarak karşımıza çıkarıyor.

Kitap, bildiğimiz ve içinde yaşadığımız haliyle dünyayı bitkilerin yarattığını, hayal etmekte ve akıl yürütmekte esas ustaların onlar olduğunu ve gezegen üzerindeki tüm yaşamı bir güneş krallığı haline getirdiklerini bize bir kez daha hatırlatmasıyla çok önemli.

Özellikle pandemide de çarpıcı bir biçimde öğrendiğimiz gibi, doğa, salgınlarla ve türlü felaketlerle insanı ayrıcalıklı konumunu sorgulamaya çağırıyor.

Beri yandan düşünürler de, bu davete icabet edip insanı merkezden çıkaracak bakış açıları arıyor.

Coccia’nın şiirsel üslubuyla öne çıkan bu ödüllü kitabı da, dünyayı anlamak için bitkilere kulak vermesiyle bu arayışın en güzel örneklerinden biri.

Bitkilerin yaşam biçimleri ve doğaları, felsefe için bir muamma olmaya devam ediyor.

Bu kitap da, felsefe, doğa bilimleri ve sanattan örnekleri harmanlayarak, bu tekil varlıkların gizemine nüfuz etmeye girişiyor.

  • Künye: Emanuele Coccia – Bitkilerin Yaşamı: Bir Karışım Metafiziği, çeviren: Kağan Kahveci, İş Kültür Yayınları, doğal yaşam, 160 sayfa, 2021

Werner J. Severin ve James W. Tankard, Jr. – İletişim Teorileri (2021)

1979’da yazılan ve akademik dünyada büyük ses getiren ‘İletişim Teorileri’, alan için eşsiz bir klasik olmaya devam ediyor.

Werner J. Severin ve James W. Tankard Jr.’ın çalışması yepyeni bir çeviriyle raflardaki yerini aldı.

Çalışma özellikle, o zamana kadar sıkça yapıldığı gibi, iletişim kuramlarını daha çok eleştirel kuram ağırlıklı anlatmak yerine, kanıta dayalı kuram ağırlıklı anlatmasıyla büyük önem arz ediyor.

Kitap, yazarların sonradan eklediği dijital dönüşüm, siber iletişim ve internet bağımlılığı gibi bölümlerle de oldukça güncel bir içeriğe kavuşmuş.

  • Künye: Werner J. Severin ve James W. Tankard, Jr. – İletişim Teorileri: Kökenleri, Yöntemleri ve Kitle İletişim Araçlarında Kullanımları, çeviren: Kevser Zeynep Meral ve Ali Atıf Bir, The Kitap Yayınları, medya, 536 sayfa, 2021

Yasin Karabacak – Monogramlar (2021)

İstanbul’da yüzlerce anıtsal yapı ve bu yapılarda yer alan pek çok monogram vardır.

Yasin Karabacak, çoğunlukla farkına varamadığımız, fakat söz konusu yapılar ve onları kuran şahsiyetler hakkında hayati bilgiler barındıran bu monogramların peşine düşüyor.

Monogram isim, unvan ya da dini terimlerin bazı harflerinin çeşitli kombinasyonlarda kullanılmasıyla oluşturulan sembollere verilen addır.

Doğu Roma (Bizans) sanatında göz ardı edilemeyecek bir yere sahip olan monogramları anlamak, aslında bir sembolü anlamaktan daha öte bir durumdur.

Zira monogramlar dini, tarihi, askeri ve benzeri önde gelen şahsiyetler ile üzerinde bulundukları yapılar hakkında çok önemli veriler sunar.

İşte Karabacak’ın uzun emeklerinin ürünü olan eldeki çalışma da, tarihi İstanbul’un dört bir yanında bulunan bu monogramlar hakkında çok önemli bilgiler sunuyor.

Kitapta, Ayasofya, Aya İrini, Fener Rum Patrikhanesi, Fethiye Camii, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Kariye Camii, Surlar, Yoros Kalesi gibi anıtsal yapılarda bulunan ve kıyıda köşede kalmış olan birçok monogramın bilgisine yer verilmiş.

  • Künye: Yasin Karabacak – İstanbul’un Keşfedilmeyi Bekleyen Sembolleri: Monogramlar, Gezilla Yayınları, mimari, 102 sayfa, 2021

Cemil Aydın – İslam Dünyası Fikri (2021)

İslam dünyası, modernliği nasıl algıladı?

Cemil Aydın’ın bu önemli çalışması, “İslam dünyası” fikrinin hangi tarihsel ve siyasal çerçevelerde oluşup geliştiği üzerine düşünüyor.

Çalışma özellikle, hem Müslümanların modernlikle inişli çıkışlı serüveninden edindikleri deneyimi, hem de bu deneyimin dünyanın geri kalanının algısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

İslamı, başlı başına bir kültür ve uygarlık geleneği olarak ele alan Aydın, “İslam dünyası” ifadesinin nasıl geliştiğini çok yönlü bir bakışla sorguladığı gibi, bu ifadenin günlük söylemlerde nasıl yer edindiğini de gösteriyor.

  • Künye: Cemil Aydın – İslam Dünyası Fikri: Küresel Bir Entelektüel Tarih Çalışması, çeviren: Hasan Aksakal, Alfa Yayınları, inceleme, 336 sayfa, 2021

Graham Farmelo – Evren Sayılarla Konuşur (2021)

Matematik ve fizik arasında çiçek açan ilişkinin bütün kavrayışımızda nasıl büyük bir devrim yarattığı üzerine harikulade bir çalışma.

Graham Farmelo, son kırk yılda fizikte çığır açmış fikirlerin bizi gerçekliğin kalbinde yatan derin matematiğe götürdüğünü söylüyor.

Matematikle teorik fizik arasındaki hareketli dansın geçmişini ustalıkla serimleyen Farmelo, Newton’dan Einstein’a uzanarak matematik ve fizik arasındaki tarihsel ilişkiyi çarpıcı saptamalar eşliğinde görünür kılıyor.

Kitabı, bu iki alanın geçmişiyle veya bugünüyle ilgilenenler kadar, doğanın temel yasalarını keşfetmek isteyen bütün okurlara öneriyoruz.

  • Künye: Graham Farmelo – Evren Sayılarla Konuşur: Modern Matematik Tabiatın En Gizli Sırlarını Ortaya Çıkarıyor, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, bilim, 304 sayfa, 2021

Adam Tooze – Çöküş (2021)

1929’daki Büyük Buhran’dan sonra dünyanın yaşadığı en büyük kriz olan 2008 ekonomik krizi, küresel finansal sistemi darmadağın etti.

Ekonomi profesörü Adam Tooze’un bu ödüllü çalışması ise, 2008 küresel ekonomik krizini tarihsel bağlamına oturtan çok önemli bir eser.

Krizin başta Amerika olmak üzere Çin, Rusya ve Avrupa üzerindeki etkilerini inceleyen çalışma, küresel-siyasi gelişmeleri, finans piyasalarında olup bitenlerle ilişkilendirip 2008 krizini tarihsel bağlamına oturtuyor.

Krizlerin nasıl oluştuğu ve küresel boyutta nasıl yayıldığının bilinmesinin, yaşanabilecek yeni krizlere karşı alınması gereken önlemler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Tooze’un nitelikli çalışması, sermaye akışları, kamu borçları, bilançolar, tahvil-bono getirileri ve daha pek çok verinin istatiksel analinizi içeren tablo ve grafiklerle zenginleştirilmiş.

Kitabın, 2019 yılında Lionel Gelber Ödülü’ne layık görüldüğünü de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Adam Tooze – Çöküş: Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, iktisat, 576 sayfa, 2021

Kolektif – Çevrimiçi Dünya (2021)

Bütün dünyayı felç eden pandemi, küreselleşmenin geleceği üzerine bize neler söyleyebilir?

Bu usta işi derleme, bu süreçte yeni bir boyut kazanan kapitalist küreselleşmeyi ve bunun insanın geleceği üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Covid-19 pandemisi alışkanlıkları, ihtiyaçları ve zorunlulukları değiştirerek yepyeni bir hayat tarzını beraberinde getirdi.

Böylece, teknolojik gelişmelerle birlikte dijital ve çevrimiçi bir kurguyla küreselleşme yeni bir boyut kazanmış oldu.

Bu kitap da, 21. yüzyılın yeni meydan okumalarını da merkeze alarak, yaşadığımız süreci farklı boyutlarıyla değerlendirmesiyle önemli.

Derlemeye katılan yazarlar,

  • Küreselleşmenin emek ve sermaye üzerinde yarattığı dönüşümler,
  • Su ve enerji politikalarının geleceği ve bunların dünya üzerindeki etkileri,
  • Çağımızın dönüşen güvenlik algısı,
  • Pandemi sürecinde küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret,
  • Küreselleşme karşıtı toplumsal hareketler,
  • Küreselleşme sürecinde gözetimin küreselleşmesi,
  • Ve iletişim ağlarının eğitim sistemi üzerindeki yansımaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyorlar.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Alpay Dikmen, Celalettin Sencer İmer, Cem Karadeli, Elif Gözdaşoğlu Küçükalioğlu, Güner Koç Aytekin, Mehmet Furkan Yılmaz, Mehmet Gökhan Uzuner, Mesut Ünlü, Muhittin Şahin, Nezahat Demiray, Nurgül Bekar, Rabia Burçin Yavuz ve Ulaş Taştekin.

  • Künye: Kolektif – Çevrimiçi Dünya: Küreselleşmenin Geleceği, derleyen: Nurgül Bekar, Nika Yayınevi, siyaset, 456 sayfa, 2021

Harun Aykut Göker – Yaratıcılık ve Yenilikçilik (2021)

Doğu toplumları tarihte birçok önemli buluş ve yeniliklere imza attıkları halde, bugün yaratıcılıklarını ve yenilik potansiyellerini ortaya koymada Batı toplumu karşısında neden geri kaldılar?

Harun Aykut Göker, niçin yeterince yenilikçi ve yaratıcı olamadığımızın ekonomik, kültürel ve tarihsel kökenlerini aydınlatıyor.

Göker, Doğu ile Batı kültürleri arasında kalan Türkiye toplumunun, sahip olduğu yetkinlikleri / yetenekleri bilgi toplumu ölçütlerine uygun bir yaratıcılığa dönüştürmekte neden zorlandığını irdeliyor.

Yazar, eğitim anlayışımızın, dini yorumlayış biçimimizin, politik, sosyal, ekonomik ve coğrafik olguların ve kimi öğrenilmiş, kimisi de kalıtımsal beşeri özelliklerimizin bu durumdaki sorumlulukları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazar bunun yanı sıra, sanayileşme ve kentleşmenin kendiliğinden yenilikçilik kültürünü geliştirmeye yeterli olup olmadığını tartışıyor, daha da önemlisi eğitim, kültür, siyaset, sanayi ve iş dünyası gibi farklı alanlarda yapılacak dönüşümlerin bu alandaki potansiyeli geliştirmede nasıl başarılı olabileceği konusunda ufuk açıcı öneriler sunuyor.

  • Künye: Harun Aykut Göker – Yaratıcılık ve Yenilikçilik: Kültürel Kökenleri ve Bizim Toplumumuz, Ayrıntı Yayınları, bilim, 496 sayfa, 2021

Angel Karaliyçev – Sofya’dan İstanbul’a (2021)

Bir Bulgar yazarın gözünden, 1930’lu yılların İstanbul’u üzerine muhteşem bir seyahatname.

“Balkanların Çehov’u” olarak tanımlanan ve dünyanın en ünlü masal ustalarından biri olarak kabul edilen Angel Karaliyçev, masal gibi bir İstanbul anlatısıyla karşımızda.

Karaliyçev burada, Balkapan Han’dan Ayasofya’ya giden gizli tüneli, güvercinlerin camisi olarak tanımladığı Bayezid Cami’sini, İstanbul’un kurucu sütunu dediği Çemberlitaş’ı, şehirdeki Bizans izlerini, Ayasofya’yı, Kapalı Çarşı’nın rengârenk halılarını, İstanbul’un Bulgar aileleri ve tüccarlarını, Galata Köprüsü’nü, Pera’yı ve İstanbul söz konusu olunca akla gelebilecek pek çok tarihi mekânı geziyor, ayrıca şehrin insanları, toplumsal yaşamı ve kültürü hakkında ilgi çekici ayrıntılar paylaşıyor.

Köylü bir ailenin çocuğu olan Karaliyçev, ilk masal çalışmalarını 1924 yılında ‘Çavdar’ adlı kitapta toplamış.

Bu ilk kitabını, birbirinden güzel başka kitapları izlemiş.

Sevgi, dostluk, kardeşlik, dayanışma, ekmeklerini alınlarının teriyle kazanan insanlar, doğanın sessiz güzelliği Karaliyçev’in masallarının temelini oluşturur.

  • Künye: Angel Karaliyçev – Sofya’dan İstanbul’a: Genç Cumhuriyet’e Yolculuk, çeviren: Hüseyin Mevsim, Timaş Yayınları, seyahatname, 112 sayfa, 2021

Manuel Castells – Kent, Sınıf, İktidar (2020)

‘Kent, Sınıf, İktidar’, Marksist felsefeyi kentlere uygulayan ampirik çalışmaların en iyilerindendir.

Manuel Castells’in 1970’lerde kaleme aldığı bir dizi makalesini bir araya getiren ve yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan çalışma, ilk olarak, toplumsal sınıf ile işgücünün yeniden üretimi kavramını Marksizmin ortak tüketim analizi üzerinden irdeliyor.

Kitap ikinci olarak ise, farklı toplumsal sınıfların kendi hedeflerine ulaşmak için kullanabildikleri göreli güçlerini, birtakım toplumsal hareketler ve baskı grupları bağlamında çözümlüyor.

Castells bunu da, özellikle Amerikan siyaset bilimcilerinin ve sosyologların yaptığı topluluğun gücü (community power) araştırmalarını merkeze alarak yapıyor.

Yazar bu bağlamda, kentsel kriz ve siyasal süreç, gelişmiş kapitalizmde kentsel çelişkiler, kent planlamasının toplumsal işlevi, kentsel yenileme ve toplumsal çelişki ve kentsel-toplumsal hareketlerin ortaya çıkışında toplumsal nedenler gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Çalışma, kentlerin işleyiş ve gelişmesine ilişkin doyurucu bir analizin ancak toplumsal sınıf, siyaset ve iktidar arasındaki ilişkilerin kavranarak dikkate alınmasıyla yapılabileceğini açıkça göstermesiyle dikkat çekiyor.

Kitaptan bir alıntı:

“…kent ve iktidar arasındaki ilişki mevcut kentsel sorunsalın merkezinde yer almaktadır zira eğer iktidar kenti biçimlendiriyorsa, bunun ortaya çıkardığı hareketler de iktidarın dönüştürülmesinde stratejik bir rol oynayacaktır.”

  • Künye: Manuel Castells – Kent, Sınıf, İktidar, çeviren: Asuman Türkün, Phoenix Yayınevi, kent çalışmaları, 280 sayfa, 2020