Wolfgang Kaleck – Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları (2022)

Çağımız işkenceciler ve onların savunucuları kadar, insan hakları mücadelesi veren cesur insanlarla da dolu.

Wolfgang Kaleck, adalet arayışında güce ve iktidara karşı direniş ve cesaret gösterenlerin sesini duyuruyor.

Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen 11 Eylül gibi felaketler hâlâ gündemimizdeyken, dünyanın dört bir yanında işlenen insanlık suçlarını çok daha hızlı unutuyoruz.

Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi’nin kurucusu Wolfgang Kaleck bizlere etkisi Batı merkezli olmayan insan hakkı ihlallerini hatırlatmakla kalmayıp, bu ihlallerin hafızalarda kalmasının onlara karşı direnmek için gerekli gücü oluşturduğunu hatırlatıyor.

Kaleck canlı ve etkili hikayelerle global adalet arayışında güce ve iktidara karşı direniş ve cesaret gösterenlerin sesini duyuruyor.

‘Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları’, dünyanın yalnızca kötülükle değil direniş ve adalet umuduyla da dolu olduğunu gözler önüne seriyor.

Büyük Britanya’nın Kenya’da yaptıkları, ABD’nin Vietnam’da yaptıkları, Fransa’nın Cezayir’de yaptıkları ve daha birçok insanlık suçu…

İnsan haklarının en önemli savunucularından biri olan dünyaca ünlü avukat Kaleck; adaletin, yasaların ve insan haklarının her zaman ve herkes için geçerli olması için mücadele ediyor.

Kaleck bu kitapta, acı dolu hatıralarını dinlediği insanlardan, iç savaşın yakıp yıktığı ülkelerden ve işkencelere maruz kalarak hayatını kaybeden insanların ailelerinden bahsediyor.

Unutmanın cezasızlık kültürünü genişlettiğini düşündüğü için bu acıları, adaletsizlikleri ve kötülükleri her zaman hatırlamanın önemini vurguluyor.

İktidarın, kendi çıkarlarına göre işlettiği hukuki dinamiklere şiddetle karşı çıkan Kaleck; her ülkenin, en güçlü ülkelerin bile hesap vermesi gerektiğini söylüyor.

Amerika’ya, Mercedes-Benz’e ve daha birçok güçlü ülkeye, oluşuma veya şirkete davalar açan Kaleck, iktidar karşısında âciz duruma düşmüş olan adaleti yeniden yeşertmenin yollarını arıyor.

  • Künye: Wolfgang Kaleck – Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları, çeviren: Ufuk Tonka, The Kitap Yayınları, siyaset, 208 sayfa, 2022

Ahmet Güneş – ViskiRing (2022)

Çeşitli cezaevlerini ring araçlarıyla gezmek zorunda kalan politik mülteci Zekai Ahmet Güngör’ün başından geçen trajikomik olaylar…

Ahmet Güneş, bize özgü bürokrasiyi ve adaletin uygulanmasındaki absürtlükleri kıyasıya hicvettiği ‘ViskiRing’ romanıyla karşımızda.

‘ViskiRing’, daha çok şiirleri ve araştırma yazılarıyla bilinen Güneş’in ilk romanı.

Politik mülteci olarak Erbil’de yaşayan Zekai Ahmet Güngör, hakkındaki suçlamaların düştüğünü haber aldıktan sonra ülkesine dönmeye karar verir.

Özgür bir hayat düşlemektedir.

Birkaç eşya ve iki şişe viski ile yola çıkar ancak sınırda hakkında yakalama kararı olduğunu öğrenir.

Tutuklanır.

Kendisine uygun bir cezaevi bulunana kadar çeşitli cezaevlerini ring araçlarıyla gezmeye başlar.

Viski şişesini de, gittiği her yere yanında götürür.

  • Künye: Ahmet Güneş – ViskiRing, Holden Kitap, roman, 143 sayfa, 2022

Dieter Duhm – Tamera Ekoköyü’nün Daveti (2022)

Yaptığı pek çok sosyal ve ekolojik projeyle bilinen Dieter Duhm, Portekiz’de 1995’te açılan Tamera Ekoköyü’nün de kurucularındandır.

Duhm bu kitabında, topluluk konusundaki kırk yıllık deneyim ve düşüncelerini bizimle paylaşarak Tamera’da kurulan sistemin ne kadar hayati olduğunu açıklıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Ben bu kitabı Portekiz’deki Tamera Ekoköyü’nün sözcüsü olarak yazıyorum. Bu kitap, insanların bir arada nasıl yaşayabileceğini ve şiddetsiz bir toplumun geleceğine yönelik edinilmiş tecrübeleri kırk yıldır süren Tamera Ekoköyü projesi bağlamında anlatıyor.”

“Gelecekteki dünyanın dıştan gözlemlenebilecek ayrıntılarını değil, insanın iç dünyasının temellerini tanımlıyorum. Yani gelecekteki toplumun teknik, politik, ekonomik yüzü yerine insanın dinî, etik, cinsel, ekolojik yüzünü anlatıyorum.”

“Kültürdeki bozulmayı önlemenin ve insanlık olarak iyileşebilmenin olanaklarını göstermek için iç dünyamızda hangi katmanlara öncelik vermemiz gerektiğini göstermek istiyorum.”

“Geçen zamanla topluluğumuzla yürüttüğümüz bu çalışmanın bütün insanlığın bir çalışması hâline geldiğini düşünüyorum.”

  • Künye: Dieter Duhm – Tamera Ekoköyü’nün Daveti, çeviren: Hatice Zeynep Gürbener, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 176 sayfa, 2022

Kolektif – İzmir ve Çevresi (2022)

Türkiye’nin 1850-1950 yılları arasına ulus devlete geçiş deneyimi, büyük bir homojenleştirme süreci olarak da tanımlanır.

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler ise, İzmir’in bu yüz yıllık süreçte deneyimlediği toplumsal, ekonomik ve kültürel değişimi gözler önüne seriyor.

24-25 Kasım 2017’de İzmir’de yapılan ‘İzmir ve Çevresi: Toplumsal, Ekonomik ve Kültürel Değişimin Yüz Yılı, 1850–1950’ başlıklı konferansta sunulan tebliğleri içeren kitapta:

  • Birinci Dünya Savaşı’nda İzmir ve Valisi Mustafa Rahmi Arslan Evrenos,
  • Cumhuriyetin ilk yıllarında fantom bir sancı olarak İzmir’de yitik Hıristiyan varlığı (1922-1925),
  • Yunan ulusal ideolojisinin temsilcileri olarak İzmir Rum spor kulüpleri (1890-1922),
  • İzmir Ermeni Cemaatinde Osmanlı yurttaş kimliğinin oluşumu,
  • İzmir felaketi sırasında toplu intihar,
  • Mütareke dönemi İzmiri’nde Rum-Ermeni dostluğunun oluşumu,
  • İzmir’in yağması ve İstiklâl Mahkemeleri,
  • Ve 1934 yazında öğrencilerin İzmirli azınlıklara karşı seferber edilmesi gibi önemli konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ayhan Aktar, Elçin Macar, Evangelia Achladi, Haris Exertzoglou, Ellinor Morack, Andreas Baltas, Anahid Kardaşyan, Nikos Ordulidis, Hasmik Grigoryan, Ari Şekeryan, Emre Eldem, Ümit Kurt, Talat Ulusoy, Alexandros Laprou, Ioannis Karachristos, Onur İnal, Ümit Eser ve Zakarya Mildanoğlu.

  • Künye: Kolektif – İzmir ve Çevresi: Toplumsal, Ekonomik ve Kültürel Değişimin Yüz Yılı, 1850–1950, editör: Mehmet Polatel ve Nazife Kosukoğlu, Hrant Dink Vakfı Yayınları, tarih, 268 sayfa, 2022

John Rawls – Politika Felsefesi Üzerine Dersler (2022)

John Rawls’un modern siyaset felsefesi üzerine verdiği dersleri, bu kitapta.

728 sayfayı bulan bu derslerinde Rawls, ağırlıklı olarak liberal ve demokratik anayasa geleneklerini tartışıyor.

Rawls bu derslerinde ayrıca, Hobbes, Locke, Rousseau, Hume, Sidgwick, Mill ve Marx gibi, liberalizm ve demokratik anayasacılık geleneğini en iyi temsil eden tarihsel şahsiyetlerin fikirlerini çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Aynı zamanda toplumsal sözleşme, faydacılık ve sosyalizm doktrinine ve bunların en etkili savunucularına ilişkin analizlerin yapıldığı kitap, siyaset felsefesi tarihi alanında önemli bir yapıt.

  • Künye: John Rawls – Politika Felsefesi Üzerine Dersler, çeviren: Nuri Cumhur Özkaya, Nora Kitap, siyaset, 728 sayfa, 2022

Holger Volland – Makinelerin Yaratıcı Gücü (2022)

Bugün roman yazacak, müzik besteleyecek kapasiteye ulaşmış yapay zekâ, insanlık için en büyük felaketlerden biri mi?

Holger Volland, konu hakkında pek çok soruya yanıt vererek gelecekte bilincimizi nasıl koruyabileceğimizi anlatıyor.

Yaşamak mı yoksa yaşatılmak mı?

Gelişimini çok hızlı bir şekilde sürdüren algoritmalar öyle bir hâle geldi ki artık insanların kimi seveceğini, hangi haberleri okuyacağını ve bankadan alacağı krediyi bile belirliyorlar.

Bununla da kalmıyor, ünlü Ressam Rembrandt gibi tablolar yapıyorlar, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak romanlar yazıyorlar ve müzik eserleri besteliyorlar.

Görülüyor ki algoritmaların başaramayacakları hiçbir şey yok gibi!

Volland, bu kitabında, yapay zekâyla ilgili birçok soruya cevap veriyor:

  • Algoritmalar bizden daha yaratıcı olabilirler mi?
  • Onlara neleri yaptırabiliriz, neleri yaptırmamalıyız?
  • Hangi konularda bizim için tehlikeli olabilirler?

Volland, bunun gibi birçok soruyla yapay zekânın, uzun zamandan beri farkına varmadan yaşamımıza nasıl girdiğini ve kültürümüzün bir parçası olduğunu, bunun bizi ne derecede etkilediğini ayrıntılarıyla anlatıyor.

Yazar, günlük yaşamımızdan örnekler vererek yapay zekâyla ilişkimizi çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Gelecekte yaşamımıza sahip çıkabilmemiz ve bilincimizin özgürlüğünü koruyabilmemiz için Volland’ın tavsiyelerine şans vermeliyiz.

  • Künye: Holger Volland – Makinelerin Yaratıcı Gücü: Gelecekte Duygularımızı ve Düşüncelerimizi Yapay Zeka mı Belirleyecek?, çeviren: S. Türkis Noyan, Orenda Kitap, bilim, 280 sayfa, 2022

Kolektif – 21. Yüzyıl İçin Tanrı (2022)

Robotlara da peygamber gelir mi?

‘21. Yüzyıl İçin Tanrı’, dünyanın dört büyük dininden 50 bilim insanının din ve bilim arasındaki karşılıklı ilişkiye muazzam katkıda bulunan metinlerini sunuyor.

Modern bilim, dünyayı anlamamızda devrim yarattı.

Büyük Patlama evrenin başlangıcına dair bir ışık yaktı.

Nasıl insan olduk sorusu, evrimsel varlık hiyerarşisinin bulgularıyla yanıtlandı.

Einstein, bildiğimiz maddenin enerjiye dönüştüğünü ve farklı boyutların varlığını ortaya koydu.

Peki ya tüm bu devrimsel gelişmeler Tanrı hakkındaki bilgimizi nasıl etkiledi?

  • Büyük Patlamadan önce ne vardı?
  • Evrendeki bu ince ayar bir Akıllı Tasarımcının varlığının kanıtı mıdır?
  • Einstein, Tanrı’ya inanıyor muydu?
  • Beyinde bir Tanrı noktası var mı?
  • Yaşam neden var oldu?
  • Genetik mühendisliği, Tanrı rolünü oynamak mıdır?
  • Darwin, Tanrı’yı öldürdü mü?
  • Evrim, Tanrı’ya dair bilginin anahtarı mı?
  • Freud, Tanrı ile çalışır mı?
  • Bedenden fazla bir şey miyiz? Yoksa bir ruhumuz var mı?
  • Marslılara da kitap inmiş midir?

Hıristiyan, Yahudi, Müslüman ve Hindu geleneklerinden 8 ülkeden 50 bilim insanı, psikolog, teolog ve filozof, eldeki kitapta bu soruların cevaplarını arıyor.

Ele alınan konular kozmoloji, evrim ve genetik mühendisliğinden uzay dışı yaşama, ruha ve din-bilimin tartışmasına uzanan geniş bir yelpazeyi oluşturuyor.

Birlikte ele alındığında, yazarlar, Tanrı’ya ve Tanrı’nın dünyayla ve bizimle etkileşimine dair zorlu ve zenginleştirilmiş bir anlayış ortaya koyuyorlar.

Kitap, bilim ve din konusunda kafası karışıklar için rehber niteliğinde.

  • Künye: Kolektif – 21. Yüzyıl İçin Tanrı, editör: Russell Stannard, çeviren: Şaban Ali Düzgün, Fol Kitap, 224 sayfa, 2022

David Darling – Matematik Ansiklopedik Sözlük (2022)

Bir sonsuzluk diğerinden daha büyük olabilir mi?

David Darling’in 1800’den fazla madde barındıran bu kapsamlı matematik sözlüğü, genel bilim okurları ve matematik tutkunları için birinci sınıf bir kaynak olmaya aday.

  • Bir sayıyı acayip yapan nedir ve neden herkesin anlayabileceği kadarıyla acayip sayılar acayip değildir?
  • Canavarlar, ay ışığı ve 24 boyutlu portakalların ortak noktası nedir?
  • “On kelimeden daha azıyla adlandırılamayan en küçük sayı” ifadesinin önemi nedir?

Tuhaf, acayip,  nadir bulunan, sadece basit kafa karıştırıcı şeylerden etkileniyorsanız, matematiğe ilgi duymanıza şaşmamalı.

Ve eğer bu hayranlıklarınızı şımartma dürtüsüne karşı koyamıyorsanız –ve bu sırada birçok yenisini keşfetmeye devam ediyorsanız– ‘Matematik Sözlüğüne’ hoş geldiniz.

En basit ayrıntılar içeren matematikten en gizemli çözülmemiş teoremlere, önemli matematikçilerin hayatlarından merak uyandıran bulmacalara, zorlu oyunlara ve hatta matematik mizahına kadar her şeyi kapsayan ‘Ansiklopedik Sözlük’, A’dan Z’ye, 1800’den fazla başlık içeriyor.

Bu kitapta dördüncü bir boyut arayışı ve bunun Wells ve Abbott gibi yazarlar üzerindeki etkisi hakkında esinleyici tartışmalar; sanal sayıların gerçekliği; paralel evrenler ve kaosun kalbindeki örüntüler de yer alıyor.

Ayrıca tüm matematiğe bulaşan ve bilebileceğimiz şeylere temel sınırlar koyan sayı; her gerçek sayıyı çevreleyen “bulut” ve bir padişahın kızıyla nasıl evlenileceği de kitaptaki diğer ilginç konulardan bazıları.

‘Matematik Ansiklopedik Sözlük’ tamamen çapraz referanslı ve hiçbir şeyden sonsuz sayıda sonsuzluğa kadar her şeyi anlamlandırmak için ihtiyaç duyulan tarih, bilim ve sayısal sihirlerle örülü olmasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, amatör matematikçiler, eğlence amaçlı matematik tutkunları yahut kendini sayılara adamış öğrenciler için biçilmiş kaftan.

  • Künye: David Darling – Matematik Ansiklopedik Sözlük: Abrakadabra’dan Zeno Paradokslarına, çeviren: Mehmet Kur, Alfa Yayınları, matematik, 660 sayfa, 2022

Abbas Amanat – Modern İran Tarihi (2022)

Modern İran kültürü, tarihi ve siyaseti üzerine arşivlik bir çalışma.

Abbas Amanat, 976 sayfalık bu kapsamlı kitabında, yirminci yüzyıla yoğunlaşarak İran’ın inişli çıkışlı hikâyesinin zengin bir fotoğrafını çekiyor.

‘Modern İran Tarihi’, alışılmış yüzeysel bir tarih anlatımı değil, bir ulusun hikâyesinin derinlikli araştırması.

Bazılarını yüzlerce yıl öncesindeki şartların şekillendirdiği olaylara, kurumlara ve insanlara aydınlatıcı bir bakış sunuyor.

Yazar, arka planda hanedan değişimlerini, devrimleri, iç savaşları, işgali ve İslam Cumhuriyeti’nin yükselişini incelerken İran’ın farklı halklarının ve ekonomilerinin karmaşık tarihini ele alıyor.

Amanat, modern İran’da ve dünyada kalıcı etkileri olan olayları kronolojik ve tematik yaklaşımı bir arada kullanarak inceliyor.

Zengin tarih yazımına ve yirminci yüzyıla yoğunlaşarak İran’ın kültürü ve siyaseti üzerine eğiliyor.

Siyasi tarih, Amanat’ın on yıllardır süren araştırma ve çalışmalarının lokomotifi ve kitabın ana temasını oluşturuyor.

Kitap farklı katmanlarda edebiyat, müzik, sanat, ideoloji-din, ekonomi-toplum, kültürel kimlik ve gelenek tartışarak okuyucuya yeni alanlar sunuyor.

  • Künye: Abbas Amanat – Modern İran Tarihi, çeviren: Saner Sarı, Doruk Yayınları, tarih, 976 sayfa, 2022

Helwig Schmidt Glintzer – Eski Çin (2022)

Bugünkü Çin’in dinamiklerini daha iyi kavramak isteyen okurlara bu kitabı öneriyoruz.

Helwig Schmidt Glintzer, Antik dönemlerden 19. yüzyıla uzanarak yüzyıllar boyu “izole olmuş” ülkenin siyasi, ekonomik ve toplumsal tarihi hakkında önemli bilgiler veriyor.

Kitap, her şeyden önce Çin’in bugünkü dinamiklerini anlaşılır kılan belli başlı gelişmeleri göstermesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.

Yüzyıllar boyu Çin, gerek yakın komşularıyla gerekse de uzak komşularıyla yaşadığı birtakım problemlerle gündeme gelmiş ancak kendi içindeki sorunlar genel anlamda dünyayı ilgilendirmediğinden pek itibar görmemişti.

Oysa Çin, asırlardır kültürü, tarihi ve coğrafyasıyla birçok araştırmanın odak noktası olmuştur.

Günümüzde hammadde ve üretim dendiğinde akla ilk gelen ülke olan Çin, kuşkusuz dev bir ekonomi olmanın çok ötesinde, birçok halkı ve kültürü bünyesinde barındırarak bir medeniyet olma özelliğini de hâlihazırda devam ettiriyor.

Bu itibarla, bu “izole olmuş” medeniyete kısa bir bakış atmak, dahası belli başlı özelliklerini bilmek, şüphesiz küreselleşen dünyada okuyucuya bir avantaj sağlayacaktır.

  • Künye: Helwig Schmidt Glintzer – Eski Çin: Başlangıçlardan 19. Yüzyıla Kadar, çeviren: İclal Cankorel, Runik Kitap, tarih, 129 sayfa, 2022