Ron Cowen – Kütlenin Gizli Çekiciliği (2023)

Modern fiziğin en ilginç konularından biri olan kütleçekimin etkilerini her an hissediyoruz ama üzerinde pek durmuyoruz.

Onu daha ziyade –Newton’ın kütleçekim kuramının açıkladığı gibi– havaya atılan bir cismin yere düşmesine neden olan bir “kuvvet” olarak hayal ediyoruz, oysa Einstein’ın genel görelilik kuramı bambaşka bir evren modeli sunarak gerçeğin öyle olmadığını gösterdi.

Peki kütleçekim tam olarak ne ve genel görelilik kuramının doğru söylediğini nereden biliyoruz?

Ron Cowen bu soruların cevabını verirken bizi bilimin en heyecan verici dönemlerinden birinde kısa bir yolculuğa çıkarıyor.

Einstein’ın genel görelilik kuramını geliştirme süreciyle başlayıp 1919 yılındaki güneş tutulmasında kütleçekimin ışığı büktüğünün teyit edilmesiyle ivme kazanan, yakın geçmişte de kütleçekim dalgalarının ilk defa tespit edilmesi ve bir kara deliğin ilk defa görüntülenmesi gibi çarpıcı gelişmeleri kapsayan bir dönem bu.

Cowen kütleçekim hakkındaki mevcut bilgimize varma sürecimizi anlatırken, uzay-zamanın eğilip bükülebilen ya da kısalıp uzayabilen esnek dokusunu; içlerine düşen hiçbir şeyin –ışığın bile– kaçamayacağı kozmik obruklar olan kara delikleri; devasa kütleli cisimlerin hareketleriyle oluşan ve uzay-zamanı gerip sıkıştırarak titreşimler oluşturan kütleçekim dalgalarını; kütleçekimi kuantum mekaniği temelinde anlama çabalarını ve tüm bunların araştırılmasını mümkün kılan teknolojiyi yalın bir dille açıklıyor.

  • Künye: Ron Cowen – Kütlenin Gizli Çekiciliği: Einstein’dan Günümüze Kütleçekimin Kısa Bir Tarihi, çeviren: Sevkan Uzel, Metis Yayınları, bilim, 184 sayfa, 2023

Selim Deringil – Denge Oyunu (2023)

Nazi-Sovyet Saldırmazlık Antlaşması’nın imzalandığı, Fransa’nın birkaç hafta içinde çöktüğü, Mihver güçlerinin hızla ilerlediği bir dönemde bağımsızlığını yakın zamanda kazanmış Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmemek için büyük bir gayret gösterdi.

‘Denge Oyunu’, iktisadi ve askerî açıdan eli zayıf olan Türkiye’nin bu dönemde nasıl bir dış politika izlediğini oldukça ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

Dış politikayı yönetenlerin gerçekçiliği ön plana alarak, nasıl kararlı bir “aktif tarafsızlık” izlediklerini, Müttefik ve Mihver ülkelerin diplomatlarıyla nasıl pazarlıklar yaptıklarını, hangi argümanları kullandıklarını, savaş sırasında yaşananlar ve savaş sonrasında olacaklar konusunda hangi hususlara dikkat ettiklerini diplomatik kaynakları, anıları, belgeleri ve basını ayrıntılı bir şekilde inceleyerek ortaya koyuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Türkiye İkinci Dünya Savaşı’nın güçlü devletlerini başarıyla etkilemiş ve böylelikle savaşa karıştırılma olasılığını
 azaltmıştır. Etkinliği ise yoksul ve azgelişmiş bir ülkenin konumu ile orantılı değildir. Bu etkinlik elindeki olanakları en iyi şekilde değerlendirmesini bilen bir ‘karar verici kadronun’ varlığı ve ülkenin coğrafi konumunun olağanüstü duyarlığı sayesinde sağlanmıştır. Ancak coğrafi konum bu tür bir başarı için yeterli değildir, zira doğru değerlendirilmediği takdirde ülkenin mahvına da neden olabilir.”

  • Künye: Selim Deringil – Denge Oyunu: İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin Dış Politikası, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2023

Kerem Altıparmak – Zaman ve Aşımı (2023)

Türkiye’nin yakın tarihi, kendini sürekli tekrar eden, adaletle sonuçlanamayan cezasızlık hikâyeleri ile dolu.

Cumhuriyet’in 100 yılını niteleyen en önemli özelliklerden biri, unutulmayacağına söz verilen, ama hiçbir zaman gerçek anlamda hatırlanamayan, yargılanamayan ağır insan hakları ihlallerinin varlığı.

Ağır insan hakları ihlallerine ilişkin bu süreğen cezasızlığın arkasında siyasi bir iradenin olduğu şüphesiz.

Bu kararlı cezasızlık politikasını mümkün kılan araç ise hukuk.

Kerem Altıparmak tarafından kaleme alınan bu kitap, bu cezasızlık politikasının en önemli araçlarından biri olan zamanaşımı kavramının zırhını kaldırmayı ve bu kavramı alternatif bir hukuk okumasıyla tartışmayı amaçlıyor.

Yazar, hakikatin önündeki en önemli engellerden biri olan zamanaşımı kavramını, uluslararası insan hakları hukukundaki gelişmeler ve farklı ulusal ve uluslararası yargı kararlarının konusu olan vakalar ışığında karşılaştırmalı bir şekilde inceleyerek, bu engelin nasıl kaldırılabileceğini tartışıyor.

Kitap, ağır insan hakları ihlallerinin mağdurlarının adalet talebinin, faillerin hukuki güvenlik iddiaları ile çatışmasının nasıl çözümlenebileceğine ilişkin yeni öneriler sunuyor.

  • Künye: Kerem Altıparmak – Zaman ve Aşımı: Ağır İnsan Hakları İhlallerinin Kılıfını Kaldırmak, Ütopya Yayınları, hukuk, 176. sayfa, 2023

Marcus du Sautoy – Yaratıcı Kod (2023)

  • Yaratıcı olmak ne demektir?
  • Yaratıcılık eğitilebilir mi?
  • Yapay zekâ yaratıcı olarak kabul edilebilir mi?

Matematik dehası Marcus du Sautoy yaratıcılığın geleceğine yönelik bu temel kılavuzda bizi yapay zekâ ve algoritmik öğrenme dünyasına sürüklüyor.

Yaratıcı süreçte model ve taklidin rolünü vurgulayan Sautoy, oyun, müzik ve sanat yaratımında insan yeniliğine rakip olmak ya da onu geçmek isteyen programları ve programcıları (Deep Mind ve Flow Machine’den Botnik ve WHIM’e) tanıtıyor.

Buluş dünyasına heyecan verici bir tur içeren kitap, yaratıcılığın yeni yüzünü ve insan kodunun gizemlerini keşfediyor.

Makineler bizi her zamankinden daha fazla alanda aştıkça en azından bir alanın kutsal ve tartışılmaz kalacağı konusunda kendimizi rahatlatabiliriz: insan yaratıcılığı.

Ya da yapabilir miyiz?

Marcus du Sautoy yaratıcılığın doğasıyla ilgili büyüleyici keşfinde bu varsayımların çoğunu sorguluyor.

İnsanın hayal gücünü şekillendiren tüm deneyimler, umutlar, hayaller, vizyonlar, şehvetler, aşklar ve nefretler bir ‘kod’dan başka bir şey değilse er ya da geç bir makine onu kıracaktır.

Du Sautoy bunun şimdi bile nasıl olduğunu göstermek için bir dizi kanıt topluyor.

  • Künye: Marcus du Sautoy – Yaratıcı Kod: Yapay Zekâ Yazmayı, Resim Yapmayı ve Düşünmeyi Nasıl Öğreniyor?, çeviren: F. Banu Özgür Mısırlı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 320 sayfa, 2023

Kolektif – İktisat ve Toplumsal Cinsiyet (2023)

Egemenin iktidarını perçinlemek için en sık başvurduğu yol karşıtlıklar kurgulama, bu karşıtlıklar arasında hiyerarşik ilişkiler kurma ve bu temelde kurgulanan ‘‘birini diğerine üstün kılma’’ pratikleriyle ötekiler yaratmak.

Bu yolda son derece kullanışlı bir araç olan eril toplumsal cinsiyetçi normlar, işte tam da bu nedenle, egemenin iktidarını güç ilişkileri aracılığıyla inşa ediyor, böylece ötekileştirme pratiklerini her durumda yeniden üreterek iktidarın sürekliliğinin sağlanması amacına hizmet ediyor.

Egemen iktisat (ana-akım ya da feminist literatürdeki adlandırmasıyla adam-akım iktisat) anlayışlarının ‘‘toplumsal cinsiyet’’ e oldukça mesafeli duruşlarının ardında da sözü edilen güç ve iktidar ilişkileri yatıyor.

Bu kitaptaki çalışmaların ortak yönü, adam-akım iktisadın iktidarını yerinden etmek için toplumsal cinsiyetin analitik bir kategori olarak iktisada dâhil ediliş serüvenine ilişkin tartışma ve araştırmalara odaklanmaları.

Bu çalışmalar, Türkiye’de ‘‘kadın’’, ‘‘akademisyen’’, ‘‘iktisatçı’’ kimliklerini birbirlerinden ayrıştıran, kompartmanlaştıran sınırları aşmaya çalışan; bunun ise ‘‘toplumsal cinsiyet farkındalığı’’ ile iktisada yaklaşarak mümkün olabileceğini gören, feminist iktisat alanında ürünler ortaya koyan kadın akademisyenlerin, özellikle feminist iktisat yazınındaki kuramsal ve felsefi tartışmalara odaklanan, ürünlerini örneklemektedir.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ebru Işık, Ufuk Serdaroğlu, Nurcan Özkaplan, Gülin Yavuz.

  • Künye: Kolektif – İktisat ve Toplumsal Cinsiyet (Kuramsal ve Felsefi Tartışmalar), editör: Ebru Işık, Ufuk Serdaroğlu, Heretik Yayıncılık, iktisat, 390 sayfa, 2023

Sam Tatam – Evrimsel Fikirler (2023)

 

Yeni zorluklarla karşılaştığımızda, çözümlerimizin de aynı şekilde eşi benzeri görülmemiş olması gerektiğini düşünmek kolaydır.

Bir devrime ihtiyacımız olduğunu düşünürüz.

Peki ya bu büyük bir hataysa?

‘Evrimsel Fikirler’de Sam Tatam, davranış bilimi ve evrimsel psikolojinin, dünyanın daha önce hiç görmediği bir şeyi keşfederek değil, dünün çözümlerinden ödünç alarak –genellikle en beklenmedik yollarla– yarının zorluklarını çözmemize nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Tıpkı milyonlarca yıllık evrimin kanat ve sırt yüzgecinin oluşmasına yardımcı olması gibi, binlerce mühendis, tasarımcı, pazarlamacı ve reklamcı da bugün karşılaştığınız sorunların çoğunu çözmek için çalışmıştır.

Zaman içinde, niyet, tasarım, sosyal öğrenme ve tamamen şans yoluyla, neyin işe yaradığını bulduk.

İnsan inovasyonundaki bu kalıpları görme yeteneğimizi geliştirerek, artık daha etkili fikirleri daha kolay ve hızlı bir şekilde geliştirmek için yaratıcı sürece sistematik bir şekilde yaklaşabiliriz.

Japon mühendislerin baykuş ve yalıçapkınının evrimleşmiş biyolojisini inceleyerek hızlı tren gürültüsünü azaltmaları gibi, bugün Disney’in kuyruk deneyimini nasıl geliştirdiğini, Houston Havaalanı’nın gelen yolcuları nasıl daha hızlı hissettirdiğini (insanların daha fazla yürümesini sağlarken) görebiliyoruz.

Cornetto dondurmasının altındaki çikolatanın bir Hata 404 mesajını nasıl iyileştirebileceğini ve bir kâse M&M’in kömür madenindeki bir kanarya ile ortak noktasını öğreneceğiz.

  • Künye: Sam Tatam – Evrimsel Fikirler: Yarının Sorunlarını Çözmek İçin Geçmiş Buluşlardan Faydalanmak, çeviren: Şafak Tahmaz, The Kitap Yayınları, psikoloji, 360 sayfa, 2023

Ceren Lord – Cumhuriyet’in Doğuşundan AKP’ye Türkiye’de Din Siyaseti (2023)

Ceren Lord bu kitapta, Türkiye’nin kuruluşundan itibaren bir ulus-devlet oluşturulması amacıyla İslâm’ın nasıl kullanıldığını, İslâmî seferberliğin devlet eliyle ve devlet aygıtları yoluyla nasıl güçlendirildiğini anlatıyor.

2002 seçimlerinden sonra iktidara gelen AKP’nin Türkiye’yi “İslâmileştirmeye” başladığına dair genel kanının aksine, bunun yeni bir olgu olmadığını, yerleşik bir devlet geleneği olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

‘Cumhuriyet’in Doğuşundan AKP’ye Türkiye’de Din Siyaseti’, Diyanet’i de ihmal etmiyor.

Bu kurumun ortaya çıkış nedenlerinden günümüzde elde ettiği güce, Sünnilere tanınan ayrıcalıklardan diğer dinleri ve mezhepleri dışlamaya uzanan bir yelpazede Diyanet’i mercek altına alarak din-devlet ilişkilerine çokyönlü bir açıdan bakıyor.

Lord, Türkiye’deki din politikalarını yalnızca sekülerlik-İslâmcılık ikiliğine ve çatışmasına sokmadan, daha derinlikli bir araştırma ve kavrayışın mümkün olduğunu gösteriyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Devletin ordu gibi fraksiyonları dini kontrol etmeye çalışmış olabilir, ama Diyanet buna nasıl tepki gösterdi, hangi stratejileri benimsedi ve hangi ölçüde başarılı oldu? Bu kitap bunun hiçbir şekilde tek yönlü bir ilişki olmadığını ve Diyanet’in de kamusal alanın ve ahlâkın İslâmileştirilmesi amacıyla şimdiye kadarki çalışmalarda ihmal edilen bir şekilde mücadele etmek için her bir fırsatı kullanarak kendi alanı ve otoritesini genişletmek için stratejik olarak manevra yaptığını gösteriyor. Bu şekilde kitap aynı zamanda İslâmcı hareket ve AKP’nin yükselişiyle ilgili alternatif bir değerlendirme sunuyor.”

  • Künye: Ceren Lord – Cumhuriyet’in Doğuşundan AKP’ye Türkiye’de Din Siyaseti, çeviren: Sami Oğuz, İletişim Yayınları, siyaset, 440 sayfa, 2023

Kolektif – Kapitalizm ve Demokrasi (2023)

Bu kitap, on dokuzuncu yüzyılda Marx’ın yazdıklarından başlayarak yirminci yüzyıldan günümüze uzanan geniş bir zaman dilimi içerisinde kapitalizm ve demokrasi arasındaki ilişkiyi bir zıtlık olarak yorumlamış toplam on bir düşünürün çözümlemelerini inceliyor.

Her bölüm bir düşünüre odaklanıyor.

Başka bir ifadeyle, okurlar kitabın her bölümünde kapitalizm ve demokrasi arasındaki zıtlığa dair farklı bir çerçeve, farklı bir yorum bulacaklar.

Sonsöz’de ise, kapitalizm ve demokrasi ilişkisi hakkında, mevcut küresel ekonomik konjonktür üzerinden bir ufuk turu karşımıza çıkıyor.

Kitap, en uç biçimlerinde kapitalizm ile demokrasiyi özdeş gösteren hâkim küresel ideolojinin sağlam bir eleştirisini sunuyor.

Kitap, kapitalizm ile demokrasinin tarihsel ve kavramsal olarak nasıl ilişkilendiğine dair bir döküm sunarken, özdeşlik bir yana karşımızda birbirini dışlayan iki sosyal gerçeklik olduğunu göstermesiyle önemli.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Bekmen, Burak Özçetin, Can Cemgil, Cemil Boyraz, Duygu Türk, Elif S. Uyar, Evren Hoşgör, M. Nuri Durmaz, Ömer Turan, Özge Yaka, Pınar Bedirhanoğlu, Ümit Akçay.

  • Künye: Kolektif – Kapitalizm ve Demokrasi: Bir Zıtlığın Anatomisi, hazırlayan: Can Cemgil, Ömer Turan, Metis Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2023

Erol Gökşen – Türkiye’de Edebiyat Matineleri (2023)

1930’lu yıllarla beraber şairinden hikâyecisine pek çok edebiyatçı okuyucularının yanı sıra izleyicilerin karşısına çıkmaya başlar.

Okulların tiyatro ya da konser salonlarında hatta spor salonlarında bir şarkıcı ya da tiyatrocu gibi sahne alır; hayranlarına şiirlerini, hikâyelerini okurlardı.

1950’li yıllarla beraber iyice yaygınlaşan ve okurlardan büyük talep ve rağbet gören, –sinema gösterimlerinden esinle– “Edebiyat Matineleri” olarak adlandırılan bu etkinliklere, dönemlerinde gözde olan neredeyse tüm edebiyatçılar katılırdı.

Erol Gökşen bu çalışmasıyla Türkiye’deki edebiyat matinelerinin tarihine, arşivler ve tanıklıklar eşliğinde yönelerek bu kültürel dönemi sadece gün ışığına çıkarmıyor, hatırlanmasını da sağlıyor.

Hatırlanması, edebiyat matinelerinin yapıldığı yerlerin artık kültürümüzün birer hafıza mekânına dönüştüğünü de hatırlatıyor.

Böylelikle toplumsal hafızamızın sığası genişliyor.

Edebiyat matineleri kültürümüzün unutulmuş bir parçasıdır; hatırlamak, kültürel hafızamızı yenileyecek, hafıza mekânlarımızın tek tek yitiriliyor oluşuna son verilmesi umudunu yeşertecektir.

Hepsinden önemlisi edebiyat matinelerini başlatanları, bunları kuşaklar boyu yaşatanları anımsatacak ve minnetle anmamızı sağlayacaktır.

Kimdi bunlar, neler yaptılar?

  • Künye: Erol Gökşen – Türkiye’de Edebiyat Matineleri: Bir Hafıza Mekânı İncelemesi, h2O Kitap, inceleme, 148 sayfa, 2023

Slavoj Žižek – Cinsellik ve Başarısız Mutlak (2023)

Slavoj Žižek, felsefi sisteminin bugüne kadarki en titiz çalışmasında, diyalektik materyalizmin yeni bir tanımını sunuyor.

Bu kitabında, Alain Badiou, Robert Brandom, Joan Copjec, Quentin Meillassoux ve Julia Kristeva gibi isimlerin eserlerini yorumlamakla sınırlı kalmıyor; popüler bilimden kuantum mekaniğine, cinsel farktan analitik felsefeye uzanan bir macera vadediyor.

Žižek Möbius şeridini, çapraz-kapağı ve Klein şişesini gözümüzde canlandırarak varlık, öz ve kavramdan oluşan Hegel mantığının temel üçlüsüne hareket kazandırıyor.

Yeni Hegel ve Kant okumaları ise film, politika ve kültür üzerine yorumlarla birlikte sahneleniyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Cinsellik ve Başarısız Mutlak, çeviren: Barış Engin Aksoy, Kolektif Kitap, felsefe, 480 sayfa, 2023