Kolektif – II. Dünya Savaşının Kısa Tarihi (2022)

Tarihin en büyük ve yıkıcı savaşı olan İkinci Dünya Savaşı üzerine usta işi bir çalışma.

‘İkinci Dünya Savaşının Kısa Tarihi’, Müttefik ve Mihver güçlerin nasıl bir araya geldiğini, dünyanın faşizm ve komünizm arasında nasıl bölündüğünü, küresel savaşı tetikleyen tüm unsurları, toplama kamplarını, bu dönemde geliştirilen silahları, artan casusluk faaliyetlerini ve savaş sonrasındaki yeni dünyayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Birinci Dünya Savaşında yenilmiş ve içinde bulunduğu durumdan memnun olmayan Almanya’da artan milliyetçilik akımı, Hitler’in yönetime geçmesiyle beraber ayyuka çıkar.

İtalya’da Mussolini, Hitler’in gücünden ve ülkesinin üzerindeki hâkimiyetinden etkilenir ve Ulusal Faşist Partisini kurarak ülkesinin resmi ideolojisini değiştirir.

Japonya ise Asya’nın tek hâkimi olma yolunda saldırgan bir tutum benimser ve Çin’i işgal ederek dünya savaşının boyutlarını genişletir.

Kitap, bütün bu süreci çok yönlü bir bakışla ortaya koyarak konuyu derli toplu bir şekilde aktarıyor.

  • Künye: Kolektif – II. Dünya Savaşının Kısa Tarihi, danışman editör: Richard Holmes, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, tarih, 560 sayfa, 2022

John Gribbin ve Mary Gribbin – Evrimin Kökeni (2022)

Genetik ve biyokimyasal evrim, farklı toplumlarda nasıl dönüşümler geçirdi?

John Gribbin ve Mary Gribbin, evrim kuramının tarihsel serüveni hakkında harika bir çalışmaya imza atmış.

Doğal seçilim yoluyla evrim süreci, canlıların üremesini, kendilerinin kopyalarını üretmesini, fakat kopyaların pek de mükemmel olmamasını ve böylelikle de sonraki nesilde çeşitliliğin var olmasını gerektirir.

Eğer bu çeşitlilik, her ne sebeple olursa olsun o yavrulardan bazılarını diğerlerinden daha başarılı kılarsa bunları daha başarılı kılan ayırt edici özellikler de sonraki nesiller arasında yayılacaktır ve onlar “seçilecektir.”

Bu kuram sadece Charles Darwin’in zihninde bir anda belirmedi, aksine, binlerce yıldır dünya çapındaki filozoflar tarafından incelendi ve tartışıldı.

İşte bu kitap, evrim fikrinin evriminin izini sürmekte, zaman içinde farklı toplumlar tarafından nasıl değiştiğini ve değiştirildiğini gösteriyor.

Yazarlar Darwin’in Tehlikeli Fikrini uygun bağlamına yerleştirecek genetik ve biyokimyasal evrimi inceliyor ve kuramın daha önce olanlar üzerine nasıl inşa edildiğini ve yirminci yüzyılda nasıl geliştirildiğini ortaya koyuyorlar.

Bunların hiçbiri, Darwin’in evrimin bireyler ve türler düzeyinde nasıl işlediğini algılamadaki başarısını azaltmıyor, tersine Darwin’in katkısının antik çağa uzanan ve bugün hâlâ oluşturulmakta olan bir zincirin en önemli halkalarından biri olduğunu gösteriyor.

  • Künye: John Gribbin ve Mary Gribbin – Evrimin Kökeni: Aristoteles’ten DNA’ya “Darwin’in Tehlikeli Fikri”nin Peşinde, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 280 sayfa, 2022

Linda Darling – Ortadoğu’da Sosyal Adalet ve Siyasal İktidarın Tarihi (2022)

Ortadoğu’da adaletin siyasal serüveni hakkında eşi bulunmaz bir çalışma.

Linda Darling, çok yönlü bir bakışla izleyerek alana çok önemli katkıda bulunuyor.

Adalet, tıpkı kadim dönemlerde olduğu gibi, Ortadoğu siyasetinde halen hayati bir öneme sahip.

Antik Mezopotamya uygarlıklarından yirminci yüzyıl cumhuriyetlerine dek, adalet bu siyasi coğrafyanın başat belirleyicisi olageldi.

Ortadoğu siyasi yapısının pederşahi özelliği, yönetenleri adaletin tesisinden yegâne sorumlu aktörler kıldı.

Bu bağlamda, çoğunlukla bir daire içine yazılarak ve veciz bir şekilde ifade edilen adalet, kimi zaman tahta çıkacak müstakbel prensler ve şehzadeler için bir rehber, kimi zaman iktidara talip muhaliflerin ideolojisi ve parti programı olarak vücut buldu.

Darling, bu kavramın çağlar boyunca devamlılığını ve dönüşümünü mercek altına alarak uzun Ortadoğu siyasi tarihine alternatif bir perspektif sunmakta.

  • Künye: Linda T. Darling – Ortadoğu’da Sosyal Adalet ve Siyasal İktidarın Tarihi: Mezopotamya’dan Küreselleşmeye Adalet Çemberi, çeviren: Hakan Erdagöz, Alfa Yayınları, tarih, 656 sayfa, 2022

Polybios – Akdeniz Dünyası ve Roma’nın Yükselişi (2022)

Dünyanın gördüğü en büyük imparatorluk olan Roma’nın serüvenini, buna bizzat tanık olmuş Polybios’tan dinlemek büyük şans.

Antikçağın en önemli olaylarından biri, hiç beklenmedik bir zamanda, beklenmedik bir hızla Roma diye bir devletin ortaya çıkması ve ardından kısa süre içerisinde Akdeniz’in tamamını egemenliği altına almasıdır.

Yaklaşık 50 yıllık bir zaman diliminde tüm Akdeniz Dünyası Roma’nın kudretine boyun eğmek zorunda kalmıştır.

MÖ 2. yüzyılda yaşamış ve bu sürece bizzat şahitlik etmiş Polybios, eserini yazma amacını kendi sözleriyle şöyle özetler: “Dünya tarihinde o zamana kadar eşi benzeri görülmemiş ve daha sonra da görülemeyecek bir devletin yükselişinin altında yatan nedenleri tespit etmek.”

Polybios eserini devlet arşivlerinden, olayların görgü tanıklarından ve hizmetine sunulan diğer imkânlardan yararlanarak yazmış.

Dünyanın gördüğü en büyük imparatorluğun başarıya giden serüvenini, olaylara bizzat tanık olan birisi olarak anlatmasının yanı sıra, benimsediği tarihyazımı yöntemi de onu antikçağın en önemli tarihçilerinden biri sıfatıyla ölümsüzleştirdi.

  • Künye: Polybios – Akdeniz Dünyası ve Roma’nın Yükselişi, çeviren: Oğuz Yarlıgaş, Alfa Yayınları, tarih, 456 sayfa, 2022

Karen Armstrong – Tanrı Adına Savaş (2021)

‘Tanrı Adına Savaş’, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamda, korkunç örneklerine tanık olduğumuz köktendincilik hakkında iyi bir inceleme.

Karen Armstrong, bizi, militan dindarlığı ciddiye almaya ve onunla baş etmeye yönelik stratejiler geliştirmeye davet ediyor.

Geniş kapsamı kadar ayrıntılarıyla da önem arz eden çalışma, köktendinciliğin zorla kontrol altına alınamayacağını ve eğer yenilgiye uğratılmak isteniyorsa öncelikle anlaşılmak zorunda olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Konuyu orta çağdan 19. yüzyıla ve oradan 20. yüzyılla uzanarak irdeleyen Armstrong’un çalışması, din ve politikayla çok az ilgisi olanlara da hitap edecek türden.

  • Künye: Karen Armstrong – Tanrı Adına Savaş: Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamda Köktendincilik, çeviren: Murat Erdem, Alfa Yayınları, inceleme, 625 sayfa, 2021

Charles Tilly, Ernesto Castañeda ve Lesley J. Wood – Toplumsal Hareketler (2022)

Charles Tilly’nin bu kitabı, sırf tarihsel süreçte demokrasinin nasıl ağır bedeller karşılığında elde edildiğini öğrenmek için dahi okunmalı.

Çağımızın en yetkin sosyalbilimcilerinden olan Tilly, 1768’den 2018’e uzanarak toplumsal hareketlerin doğuşu ve yayılışına dair aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

Okuru, incelenen olaylara aşina kılmak için zaman çizelgeleri ekleyen Tilly, toplumsal hareketlerin ne olduğunu, nasıl işlediklerini, neden ve nasıl diğer politik meselelerle bağlantılı olduklarını açıklıyor.

Bu yeni edisyonda Ernesto Castañeda ve öğrencileri, Tilly’nin oluşturduğu çerçeve etrafında günümüz toplumsal hareketlerine ışık tutuyor.

Ele alınan vaka çalışmaları uluslararası nitelikte olmakla beraber sosyal medya, internet gibi yeni teknolojilerin olaylar üzerindeki etkilerine de parmak basıyor.

Occupy, Black Lives Matter, #YoSoy132 kitapta işlenen hareketlerden yalnızca birkaçı.

  • Künye: Charles Tilly, Ernesto Castañeda ve Lesley J. Wood – Toplumsal Hareketler 1768-2018, çeviren: Orhan Düz, Alfa Yayınları, tarih, 504 sayfa, 2022

Peter Phillips – Dev Şirketler (2022)

‘Dev Şirketler’, dünyanın en güçlü devletlerine kafa tutan küresel güç elitleri hakkında uyarı niteliğinde bir rehber.

Peter Phillips, Coca Cola, LinkedIn, Facebook ve Apple gibi büyük şirketlerin arkasındaki 389 kişinin kaydını sunuyor.

‘Dev Şirketler’, global zenginliği kontrol etmek, korumak ve sermayenin sürekli büyümesini sağlamak için aynı eğitimi almış zengin insanların kurduğu bir hükümetlerötesi ağ olarak işlev görüyor.

Hükümet yetkililerinin denetimindeki uluslararası kurumları; Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü, G7, G20 ve benzer birçok başka kurumu etkiliyor ve kullanıyor, medya tekelleriyle beraber kitleleri yönlendiriyorlar.

Bu kitapta Coca Cola’dan Nestle’ye, Linkedln’den Facebook’a, BP’den Apple’a kadar birçok markanın küresel sermayedeki sürekli artışını idare eden ve koruyan 389 kişinin kaydı veriliyor.

Bununla beraber, sistemsel değişimin ve zenginliğin yeniden bölüştürülmesinin önemini anlatma yönünde bir gayretin sonucu ve ürünüdür ‘Dev Şirketler’.

  • Künye: Peter Phillips – Dev Şirketler: Küresel Güç Elitleri, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, ekonomi, 416 sayfa, 2022

Jack Goody – Batıdaki Doğu (2022)

Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Batıdaki Doğu’, Batının Avrupadışı uygarlıklar hakkındaki önyargılarıyla hesaplaşan şahane bir çalışma.

Jack Goody, Batı rasyonalitesi kavramı ve ticari faaliyetlerdeki farklılıklar da dahil olmak üzere Avrupa temelli varsayımlara meydan okuyor.

Goody eserinde Doğudaki aile kavramı gibi bölgenin gelişimini engellediği düşünülen unsurların ne denli abartıldığını ve hem Doğu hem de Batı tarih ve toplumlarının yanlış değerlendirilmesine nasıl katkıda bulunduğunu gözler önüne seriyor.

Bu geniş kapsamlı kitap, Batı ile Doğu arasındaki dengeyi yeniden inşa etmesiyle çok önemli.

  • Künye: Jack Goody – Batıdaki Doğu, çeviren: Burhan Mert Angılı ve İsmail Mert Bezgin, Alfa Yayınları, tarih, 412 sayfa, 2022

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Sanat Nedir ve Edebiyat Üzerine Yazılar (2022)

Tolstoy’un sanat ve edebiyatı irdelediği harikulade metinleri bu kitapta.

Kitap, bu büyük yazarın çağının sanatını yakından izleyen ve toplumcu sanatın ilk örneklerini saptayan bir düşünür olduğunu ortaya koyuyor.

Tolstoy estetik ve sanat tarihi üzerine düşüncelerini ‘Sanat Nedir?’ adlı çalışmasında bir senteze ulaştırmıştı.

Bu çalışmada sanatın halk kökenlerinden kopması, zengin sınıfın ve onun emrine giren kilisenin eğlencesi haline gelmesi, anlaşılmaz bir dekadanlığa doğru sürüklenmesi anlatılır.

Tolstoy’a göre çağdaş sanat illüzyon ve efekt sanatı haline gelmiştir ve bundan uzak durabilen, kendisi dahil, çok az sanatçı vardır.

Dostoyevski, Dickens gibi sanatçılar bunun ender örneklerini verebilmiştir.

Bu çalışma dini içeriğinden dolayı çarlık döneminde yasaklanmış, Sovyet döneminde de göz ardı edilmiş olmasına rağmen uluslararası etki yarattı.

Tolstoy’un ‘Sanat Nedir?’ dışındaki sanat ve edebiyat yazıları, Shakespeare mitinin çürütülmesinden, Maupassant eleştirisinden, halk için sanatın ve yayıncılığın nasıl yapılacağına dair çözümlerin önerilmesine kadar uzanır.

Bu yazılarda Tolstoy’u çağının sanatını yakından izleyen ve toplumcu sanatın ilk örneklerini saptayan bir düşünür olarak görürüz.

  • Künye: Lev Nikolayeviç Tolstoy – Sanat Nedir ve Edebiyat Üzerine Yazılar, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, sanat, 480 sayfa, 2022

Brian O’Connor – Adorno (2022)

Aydınlanma diyalektiğinden şeyleşmeye negatif diyalektikten özerkliğe, Theodor Adorno felsefesinin merkezi unsurlarını aydınlatan harika bir giriş.

Brian O’Connor’ın özenli çalışması, kronoloji ve terimler sözlüğünün yanı sıra ek okuma önerileriyle de zenginleşmiş.

Adorno, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin önde gelen filozof ve toplum kuramcılarından biridir.

Eleştirel Kuramın gelişmesinde önemli rolü olan, özgün ve de genellikle zor olan yazıları sadece temel felsefi sorular ileri sürmekle kalmayıp aynı zamanda edebiyat, sanat, müzik, sosyoloji ve siyaset kuramına ilişkin derin analizler de sunar.

Bu kapsamlı kitapta O’Connor, Adorno’nun felsefesini, onun eserleriyle ilk kez karşılaşanlara açıklıyor.

O’Connor, bu amaçla, yaşamı ve entelektüel çevresinin bağlamını oluşturan ana felsefi görüşleri aracılığıyla Adorno felsefesinin merkezi unsurlarını değerlendiriyor.

Bu bağlamda Aydınlanmanın diyalektiği, şeyleşme, bütünsellik, dolayımlama, özdeşlik, özdeşsizlik, deneyim, negatif diyalektik, içkinlik, özgürlük, özerklik ve sanatta taklit gibi kavramları, felsefesinin temel alanları üzerinden tartışıyor.

Kronoloji ve terimler sözlüğünün yanı sıra ek okuma önerileri de içeren Adorno, felsefe, edebiyat, sosyoloji ve kültürel çalışmalarla ilgilenenler için kaçırılmayacak bir giriş kitabı.

  • Künye: Brian O’Connor – Adorno, çeviren: Soner Soysal, Alfa Yayınları, felsefe, 264 sayfa, 2022