Platon – Kleitophon veya Felsefeye Davet (2021)

Platon’un ‘Kleitophon veya Felsefeye Davet’i, doğruluk, adalet ve erdem hakkında enfes bir diyalog.

Kleitophon ve Sokrates arasındaki tartışma üzerinden ilerleyen diyalog, Sokrates’in felsefesini tartışmaya açmasıyla dikkat çekici.

Kleitophon, Sokrates’e Sokrates’in söylediklerine şaşırdığını ve onun öğüt verici konuşmalarına hayran olduğunu hatırlatarak başlar.

Kleitophon, Sokrates’in verdiği konuşmalardan örnekler vererek devam eder.

Sokrates ise, babaların oğullarına servetlerini adil bir şekilde nasıl kullanacaklarını öğretecek adalet eğitmenleri bulamadıklarını ve servetlerini artırmaya odaklandıklarını belirtir.

Ardından Sokrates müzik, jimnastik ve yazıya ağırlık veren geleneksel eğitimle ilgilenir.

Zira kendisine göre uyumsuzluk, müzikte ölçü eksikliğinden ziyade ruhtan kaynaklanır.

  • Künye: Platon – Kleitophon veya Felsefeye Davet, çeviren: Eyüp Çoraklı ve Cana Vilken Çoraklı, Alfa Yayınları, felsefe, 56 sayfa, 2021

Walter Benjamin – Çocuklar, Gençlik ve Eğitim Üzerine (2021)

Walter Benjamin, gençlik hareketi, burjuva ve proleter çocuk eğitimi, oyun ve oyuncak, pedagoji ve gençlikle deneyim arasındaki zıtlığı sıklıkla irdelemişti.

Bu derleme ise, Benjamin’in bu konularda yazdığı çok değerli makalelerini bir araya getiriyor.

Düşünür burada, çocukların öğrenme becerilerinden çeşitli eğitim yöntemlerinin çocuklar üzerinde yarattığı etkilere, oyuncakla kurdukları ilişkiden oynama biçimlerine dek çocukların gençliğe ulaşırken izlediği yolu adım adım takip ediyor.

Bunun yanı sıra, gençlik hareketlerini, üniversiteleri ve üniversitelilerin hayatlarını, gençliğin deneyimle etkileşimini ve toplumun gençlikte yarattığı yeni yönelimleri de sıklıkla irdeliyor.

Çalışma, yazarın koleksiyonundan seçilmiş fotoğraflarla da zenginleştirilmiş.

  • Künye: Walter Benjamin – Çocuklar, Gençlik ve Eğitim Üzerine, çeviren: Mustafa Tüzel, Alfa Yayınları, eğitim, 152 sayfa, 2021

Louis Althusser – Psikanaliz ve İnsanbilimleri (2021)

Louis Althusser’in 1963-1964 akademik yılında École Normale Supérieure’de Lacan ve psikanaliz üzerine verdiği iki konferansı bu kitapta bir araya getirilmiş.

Kitap, psikanaliz ile insanbilimleri arasındaki ilişkiyi irdelemesi ve Lacan hakkındaki özgün yorumlarıyla alan açısından altın değerinde.

  • Psikanaliz nerede yer alır?
  • Yeri neresidir?
  • Henüz var olmayan bir alanda yeri nasıl tespit edilir?
  • Mevcut disiplinlerle sınırları nedir?
  • Mevcut disiplinlerle olmayan-sınırları nedir?

Bunlar, Lacan’ın düşüncesine sürekli musallat olan türden sorulardır.

Freud’un düşüncesine de musallat olduklarını söylemek abartı olmaz.

Hem Lacan’da hem de Freud’da eşit derecede çarpıcı olan şey şu paradokstur. Lacan’da yeniden karşılaşacağımız gibi, Freud’da da iki yönlü bir meşguliyet buluruz:

Psikanalizi, ona en yakın olduğunu iddia eden disiplinden (psikolojiden) kökten bir şekilde ayırmak ve tam tersine onu görünüşte ondan uzak olan disiplinlere (sosyoloji, antropoloji veya etnolojiye) bağlamaya çalışmak.

İşte bu kitap da, Althusser’in 1963-1964 akademik yılında École Normale Supérieure’de Lacan ve psikanaliz üzerine verdiği iki konferansı bir araya getiriyor.

Filozofun psikanalizin, özellikle Fransa’da, insanbilimleri, felsefe ve özellikle psikolojiyle olan ilişkisini ayrıntısıyla ele aldığı iki temel metin.

  • Künye: Louis Althusser – Psikanaliz ve İnsanbilimleri, çeviren: Murat Erşen, Alfa Yayınları, felsefe, 120 sayfa, 2021

Stephen Hawking – Zamanın Kısa Tarihi (2021)

Kozmolojinin karmaşıklığını duru şekilde açıklayan bir klasik.

Einstein’dan bu yana en büyük bilimsel deha olan Stephen Hawking’in ‘Zamanın Kısa Tarihi’, genişletilmiş 100. baskısına özel ciltli edisyonuyla raflarda.

Yaklaşık kırk dile çevrilen ve dünya üzerindeki her 750 kişiden birinin edindiği ‘Zamanın Kısa Tarihi’ çağımızın en büyük zihinlerinden biri olan Stephen Hawking’in önemli sorulara yanıt aradığı bir şaheser.

  • Evren nasıl başladı ve başlamasını olanaklı kılan şey neydi?
  • Zaman her daim ileri doğru mu akar?
  • Evrenin bir sonu ya da sınırı var mı?
  • Uzayda başka boyutlar var mı?
  • Her şey sona erdiğinde ne olacak?

Eldeki bu baskı, Hawking’in 2016 yılında kitabını son kez gözden geçirdiği ve bir Ek yazdığı genişletilmiş baskıdan Türkçeye kazandırılmış.

Hawking’in bu ekte de belirttiği gibi, evrenin başlangıcından 300.000 yıl sonrasını araştıran ve Hawking’in varlığını ileri sürdüğü uzayzaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden kozmik mikrodalga ardalan ışınımı uydularının (WMAP ve Planck) verileri ve LIGO deneyinin kütleçekim dalgalarını saptaması gibi yeni gelişmeler ışığında ‘Zamanın Kısa Tarihi’ güncelliğini koruyor.

  • Künye: Stephen Hawking – Zamanın Kısa Tarihi, çeviren: Mehmet Ata Arslan, Alfa Yayınları, bilim, 265 sayfa, 2021

Pierre Hadot – İçsel Kale (2021)

Marcus Aurelis’un fikir dünyası nasıl şekillendi?

Ünlü eseri ‘Düşünceler’in beslendiği kaynaklar neydi?

Pierre Hadot, bu soruların izini sürerek Antik düşüncenin gelişiminin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Aurelius’un ‘Düşünceler’i, yüzyıllardır tükenmez bir bilgelik kaynağı olarak karşımızda duruyor.

Stoacılığın en önemli anlatımlarından biri olarak kabul edilen ‘Düşünceler’, Aurelius’un özellikle kendine rehberlik etmesi için kaleme aldığı, iyi ve adil bir yaşam sürmenin ilkelerini ortaya koyar.

İçimizdeki yol gösterici ilke olan ruh, Aurelius’un stoa felsefesinde özgürlüğün dokunulmaz “içsel kalesi”dir.

Ne var ki eserin üslubunun açıklık ve kolaylığı aldatıcıdır.

Antik düşüncenin önde gelen tarihçilerinden Pierre Hadot’nun bu kitabı, Marcus Aurelius’un ilke ve kanaatlerini araştırıp onları temellendiren kavramsal sistemi ortaya koyar.

Çözümlemesini temellendirmek için ‘Düşünceler’den bolca alıntı yapan yazar, böylelikle Aurelius’un doğrudan okuyucuyla konuşmasına izin veriyor.

Hadot ayrıca, Aurelius’un okuduğu filozoflar hakkında yorum yaparak ve öğrencisi olduğu Epiktetos’un öğretilerine özel bir önem vererek ‘Düşünceler’in felsefi bağlamını bizim için ortaya koyuyor.

Aurelius’un düşüncesine ilişkin bu canlı ve ilgi çekici çalışma, büyüleyici filozof-imparatorun yeni bir resmi, stoacılık geleneği ve öğretileri ile Roma İmparatorluğunun MS 2. yüzyıldaki kültürü hakkında zengin bir kavrayış sunuyor.

  • Künye: Pierre Hadot – İçsel Kale: Marcus Aurelius Üzerine Düşünceler, çeviren: H. Can Utku, Alfa Yayınları, felsefe, 472 sayfa, 2021

David A. Weintraub – Mars’ta Yaşam (2021)

Son yılların en önemli gündem konularından biri Mars’ta yaşam olup olmadığı.

David Weintraub, kapsamlı, anlaşılır ve yalın bir dille kaleme aldığı bu kitabında, Kızıl Gezegen’in şaşırtıcı keşif hikâyesinin ayrıntılarını sunuyor.

Dünya, canlılara ev sahipliği yapan tek yer olabilir mi gerçekten?

Öte yandan yaşamın, evrenin dört bir yanındaki yüz milyarlarca yıldızda da var olması olası.

Yaşamın doğuşu için doğru ortam ve gerekli temel maddeler tam olarak sağlanıyorsa komşumuz olan Mars’ta da bazı yaşam biçimleri var olabilir.

Üstelik Mars’ta keşfedilen yaşam, dünyadaki yaşamdan bağımsız bir kaynaktan geliyorsa, yaşamın evrende yaygın olduğu çıkarımını gönül rahatlığıyla yapabiliriz.

Böyle bir keşif kesinlikle sıra dışı olurdu.

NASA, 2030’lara kadar Mars yörüngesine astronot göndermeyi planlıyor.

SpaceX, 2024’e Mars’a kadar gitmek istiyor; Mars One ise 2032’de oraya kalıcı bir yerleşim kurmak istiyor.

Çünkü , Mars önemli.

İşte Mars’ın kapsamlı bir incelemesi olan bu kitap, gezegene dair son bilgileri öğrenmek için mutlaka okunmalı.

  • Künye: David A. Weintraub – Mars’ta Yaşam: Gitmeden Önce Bilmemiz Gerekenler, çeviren: Eylül İdemen Doğramacı, Alfa Yayınları, bilim, 380 sayfa, 2021

John Gribbin – Kuantum: Ansiklopedik Sözlük (2021)

Kuarkları anlamakta güçlük çekenler ve fizikteki önemli olayların kısa bir özetini arayanlar için muhteşem bir referans çalışması.

John Gribbin, 655 sayfalık bu eserinde, yüz yıllık parçacık fiziği kuramlarını A’dan Z’ye anlatıyor.

Çalışma, mikro-dünyanın bilimsel incelenişinin hızlı gözden geçirilişini tarihsel bir görünüm içine yerleştirmeyi amaçlıyor.

Ansiklopedik bir sözlük şeklinde düzenlenen kitapta, tüm teknik terimler alfabetik sırasıyla eksiksiz açıklanıyor.

İlk tanışılan atomaltı parçacık olan elektronun 1897’deki keşfinden günümüzdeki Parçacık Fiziğinin Standart Modeline kadar kuantum mekaniğini meydana getiren tüm bileşenlerin yer aldığı kitap günümüzdeki fizik problemlerini de özetliyor.

“Kuantum, Latincede “kemiyet, miktar” anlamına gelen quantum kelimesinin,

Max Planck tarafından ışık için önerdiği enerji “topakları”ndan genelleyerek (ana metnin ilgili maddelerinde de açıklandığı şekilde) açısal momentum, enerji ve eylem gibi fiziksel niceliklerin bir sistemde yalnızca belli yalınık değerler alışını niteleyen ve Batı dillerinde aynen kullanılan terimin “Türkçeleştirilmişi”dir.

Latince çoğulu ise, (İngilizcesi de) quanta’dır.

  • Künye: John Gribbin – Kuantum: Ansiklopedik Sözlük, çeviren: Ömür Akyüz, Alfa Yayınları, bilim, 655 sayfa, 2021

Raphaël Meyssan – Komünün Lanetlileri (2021)

Yalnızca 72 gün yaşayabilmiş Paris Komünü üzerine muazzam bir yapıt.

Raphaël Meyssan, Lavalette adlı bir komüncünün izini sürerek 1871 Paris Komününün temel kaynaklarına, ilk elden tanıklıklara dayanıyor ve o günleri döneminde çizilmiş 136 gravürle anlatıyor.

Meyssan’la birlikte bir buçuk yüzyıl önce yaşamış bir komüncünün peşine düşüyor ve arşivlerde, eski gazetelerde, kitaplarda, tarihî duvar afişlerinde, her yerde Lavalette adlı bu komüncüyü arıyoruz.

Yapboz gibi, her seferinde tek bir parça yerleştiriyoruz resme.

Sayfalar ilerledikçe Lavalette’in yanında Ulusal Muhafız Merkez Komitesinin diğer üyeleri beliriyor.

Prusya kuşatmasından sağ çıkmış Paris’i ve Komünü kuran, canı pahasına savunan Paris halkını görüyoruz.

Bütün resim ortaya çıktığında ise sadece yetmiş iki gün sürmüş Komünün hazin sonuna tanıklık ediyoruz.

Yine de aklımızda bu son değil, yüz elli yıldır yazılıp çizilen bu devrim üzerine daha yazılacak çok şey olduğu kalıyor.

  • Künye: Raphaël Meyssan – Komünün Lanetlileri: Paris Komünü 150 Yaşında!, çeviren: Damla Kellecioğlu, Alfa Yayınları, tarih, 464 sayfa, 2021

Gilles Deleuze – Bergsonculuk (2021)

Gilles Deleuze’ün felsefi gelişiminde Bergson okuması çok temel bir yer teşkil eder.

Deleuze, varlığın etkinliğine, ifadesine ve salt olumluluğuna dayanan radikal ontolojisini Spinoza üzerinden kurarken önce Bergson’a uğrar ve burada Hegelci olumsuzlamaya karşı güçlü bir temel bulur.

Deleuze’ün Bergsonculuğunun, her şeyden önce, dünyayı unutmaya dayalı umutsuz felsefelere karşı yaşamla kavramı birleştirmeye yönelen sevinçli felsefeler yaratmaya çağrı olduğunu belirten kitabın çevirmeni Hakan Yücefer’e kulak veriyoruz:

“Deleuze’ün felsefe tarihçiliği, olumlayıcı felsefeye bir övgü, bu yönde felsefe yapmaya bir çağrıdır. Deleuze’ün yorumlarının gösterdiği gibi, aynı bileşenler, Bergson’da kesin felsefeyi, Spinoza’da bilgeliği, Nietzsche’de ‘şen bilgi’yi ortaya çıkarmak için farklı düzenlemelerle yeniden bir araya gelirler. Ama Deleuze’ün felsefe tarihçiliği, aynı zamanda felsefe tarihinin keskin bir eleştirisidir de. […] İktidarını insanların hınçları üzerine inşa eden ikiyüzlü politikacı, dünyayı olumlamaktan aciz din adamı, ölü kavramlarla iş gören sıkıcı akademisyen… […] Dünyayı ve karşısındakini hiçe sayan, olumsuzlamaya dayalı tüm bu figürlerden uzakta, Deleuze’ün felsefesi, dünyaya evet deme yönünde bize yapılmış bir çağrıdır. Deleuze’ü okudukça, filozof olabileceğimizin farkına varırız.”

  • Künye: Gilles Deleuze – Bergsonculuk: Yaşamsal Hareketi Anlamanın Araçları, çeviren: Hakan Yücefer, Alfa Yayınları, felsefe, 192 sayfa, 2021

Liah Greenfeld – Milliyetçilik (2021)

Liah Greenfeld, milliyetçilik konusunda dünya çapında kabul görmüş bir otorite.

Bu kitabı da okurunu tarihte, coğrafyalar ve kültürler arasında entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor; milliyetçiliğin sebep olduğu tüm olumlu ve olumsuz gelişmeleri nesnel ve akılcı bir tarzda aktarıyor.

On altıncı yüzyılda İngiltere’de çeşitli fikir ve inanışların birleşiminden filizlenen ulus olma duygusu, yeşerdiği topluma katkılarıyla kısa zamanda komşu ülkelerin de dikkatini çekti.

Bu duygunun sonucu olan milliyetçilik, Fransız ve Amerikan devrimlerine, uzun yıllar varlığını sürdüren faşist ve otoriter komünist rejimlere ve dünyada dengeleri yerinden oynatan birçok meseleye ön ayak oldu.

Kültürden kültüre biçim değiştirse de milliyetçilik, Çin ve Japonya örneklerinde gördüğümüz üzere hemen her coğrafyaya nüfuz etti.

Geçmişten günümüze dünya siyasetine yön veren en temel etkenlerden milliyetçilik, ülkelerin çağdaş politikalarına kök salmaya, yayılmaya hâlâ devam ediyor.

İşte bu kitap da, milliyetçiliğin geçmişten bugüne olan serencamını kısa ve öz bir bakışla ortaya koymasıyla, konuyla ilgilenen her okura hitap edecek türden.

  • Künye: Liah Greenfeld – Milliyetçilik: Bir Kısa Tarih, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, tarih, 160 sayfa, 2021