Charles Darwin – İnsanın Türeyişi (2025)

Charles Darwin’in ‘İnsanın Türeyişi’ (‘The Descent Of Man’) adlı kitabı, insanın evrimsel kökenini ve doğal seçilim yoluyla nasıl geliştiğini ele alan kapsamlı bir eserdir. Darwin, bu kitabında, ‘Türlerin Kökeni’ adlı eserinde ortaya koyduğu evrim teorisini insan türüne uygular ve insanın diğer hayvanlarla ortak bir atadan geldiğini savunur.

Darwin, insanın fiziksel ve zihinsel özelliklerinin diğer hayvanlarla benzerlikler gösterdiğini ve bu benzerliklerin ortak bir kökene işaret ettiğini belirtir. İnsanın embriyonik gelişimi, vücut yapısı ve davranışları gibi özelliklerin, diğer memelilerle ve özellikle de primatlarla benzerlikler taşıdığını vurgular. Ayrıca, insanın zihinsel yeteneklerinin ve ahlaki duygularının da evrimsel bir süreçle geliştiğini öne sürer.

Darwin, insanın evriminde cinsel seçilimin de önemli bir rol oynadığını savunur. Cinsel seçilim, hayvanların üreme başarısını artıran özelliklerin evrimleşmesini sağlayan bir süreçtir. Darwin, insanın bazı fiziksel ve zihinsel özelliklerinin, karşı cinsin ilgisini çekmek ve üreme başarısını artırmak için evrimleştiğini öne sürer.

Kitapta, insanın farklı ırkları arasındaki farklılıklar da ele alınır. Darwin, bu farklılıkların evrimsel bir süreçle ortaya çıktığını ve ırkların birbirine üstün olmadığını savunur. İnsanın evrimsel kökeni ve ırklar arasındaki ilişkiler, o dönemde büyük tartışmalara yol açmıştır ve hala günümüzde de tartışılmaktadır.

‘İnsanın Türeyişi’, insanın evrimsel kökeni ve doğal seçilim yoluyla nasıl geliştiği hakkında önemli bilgiler sunan bir eserdir. Darwin’in bu kitabı, evrim teorisinin insan türüne uygulanması ve insanın doğadaki yeri hakkında önemli bir kilometre taşıdır.

  • Künye: Charles Darwin – İnsanın Türeyişi, çeviren: Çağatay Tarhan, Cihan Demirci Tansel, Ayrıntı Yayınları, bilim, 480 sayfa, 2025

Charles C. Cockell – Astrobiyoloji (2023)

4 milyar yıllık evrimin ürettiği göz kamaştırıcı çeşitlilikteki organizmalar hakkında ufuk açıcı bir inceleme.

Charles C. Cockell, dünya üzerindeki yaşamın yapısı, ilişkileri ve olağanüstü yetenekleri hakkında bizi aydınlatıyor.

Evrenimizdeki kozmik ortam içerisinde yaşamı ele alan ‘Astrobiyoloji’, konuyu hakkını vererek anlatmak için astronomi, biyoloji, kimya, jeoloji, gezegen bilimi, fizik, sosyal bilimler gibi pek çok bilim dalını harmanlıyor.

Standart kozmolojik modele göre, Büyük Patlamayla birlikte birinci kuşak yıldızlar ortaya çıkar ve daha sonra bu yıldızların ölüp patlamasıyla yaşam için gerekli olan elementler evrene saçılır.

Gezegenler yeni yıldızların etrafında oluşmaya başlar.

Bu gezegenlerden bazıları yaşamaya elverişlidir ve en az birinde yaşam ortaya çıkar.

Yaşam, tek hücreli organizmalardan hayvanlara geçiş yaparak büyür ve tüm bu süre boyunca yok oluşlarla zarar görür.

Nihayetinde, uzak yıldızları çevreleyen gezegenleri bulmaya kararlı bir zekâ gelişmeye başlar ve diğer uygarlıkları bulmak üzere işe koyulur.

Ancak şu an diğer gezegenlere gitme olanağımız olmadığı için yaşama dair bildiğimiz tek veri, Dünya’daki yaşamın kendisidir.

İşte bu kitap Dünya üzerindeki bildiğimiz yaşamın yapısı, ilişkileri ve yetenekleri hakkında kapsamlı bir değerlendirme yaptıktan sonra, bunu kozmik bağlam içerisinde inceliyor.

  • Künye: Charles C. Cockell – Astrobiyoloji: Evrendeki Yaşamı Anlamak, çeviren: Ceren Şeylan ve Çağatay Tarhan, Alfa Yayınları, bilim, 616 sayfa, 2023

Edwin Kirk – Bizi Biz Yapan Genler (2022)

Genetik bozukluk ve hastalıkları gen tedavisiyle tedavi etmek mümkün mü?

Tıbbi genetikçi ve genetik patolog Edwin Kirk bu harika çalışmasında, hem bu sorunun yanıtını arıyor hem de genlerin incelikli işleyişini açıklıyor.

Yaşamları genetik hastalıklardan en çok etkilenen insanlardan pek çok öykü aktaran ‘Bizi Biz Yapan Genler’, özellikle insan genetiğindeki insancıllığı ortaya çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

Kalıtımın temel birimi olan genler hepimizin hayatında önemli bir rol oynar; dış görünüşümüzden belli hastalıklara yatkın olup olmamamıza ve hatta mizacımıza kadar pek çok özelliğimizde hatırı sayılır bir etkileri var.

Teknolojinin sunduğu imkânlar sayesinde, son yıllarda genetik alanında çarpıcı gelişmeler yaşanıyor.

Anne karnında yapılan taramalar birçok genetik bozukluğun teşhis edilmesini sağlıyor ve ebeveynlere seçenekler sunuyor.

Araştırmacılar kanserin ve çeşitli hastalıkların genetik altyapılarını temel alan tedaviler üzerinde çalışıyor.

Hastalık genlerinin kesilip atılmasını ya da düzenlenmesini içeren yeni yöntemler –her ne kadar şu an emekleme döneminde ve biraz tartışmalı olsa da– daha sağlıklı bir insanlığa giden bir yol vadediyor.

Tıpta böyle bir devrim yaşanırken, genetiğin temel kavram ve mekanizmalarını anlamak giderek daha fazla önem kazanıyor.

  • Gen, genom, kromozom ve DNA nedir?
  • Genetik bozukluk ve hastalıklar nasıl aktarılır?
  • Bunları ve başka hastalıkları “gen tedavisi” aracılığıyla iyileştirmek mümkün mü?
  • Genlerine müdahale edilerek “tasarım bebekler” üretilebilir mi?
  • Bu müdahalelerin ahlaki içerimleri nelerdir?

Kirk, bu kitapta bir yandan genlerin incelikli işleyişini açıklarken, bir yandan da genetik bozukluk ve hastalıklardan etkilenen insanların dokunaklı hikâyelerini aktarıyor.

“İnsan genetiğinin hikâyesi insanların hikâyesidir,” diyen Kirk, bize genetiğin soyut bir araştırma alanı olmanın ötesinde, etten kemikten insanların kaderleri açısından belirleyici olabilen son derece insani bir alan olduğunu gösteriyor.

  • Künye: Edwin Kirk – Bizi Biz Yapan Genler: Bir Tıp Devriminden İnsan Hikâyeleri, çeviren: Çağatay Tarhan, Metis Yayınları, bilim, 272 sayfa, 2022

Daniel C. Dennett – Özgürlüğün Evrimi (2016)

İnsan zihninin doğal dünya dışına çıkan bir şeyin değil evrimin ürünü olduğunu ispatlayan, Darwincilik ile insani özgürlük inancını ustaca uzlaştıran bir çalışma.

Daniel Dennett, en eski bilmecelerden olan belirlenimci bir dünyada özgür irade olup olmadığı sorusuna Darwinci akıl yürütmeyle yanıt veriyor.

Dennett ayrıca, ahlak, anlam ve özgürlük konuları üzerine en iyi ve en derin insani düşünceleri, en basit yaşam biçimlerinden hareket ederek inşa edebileceğimizi açıklıyor ve bunu yanı sıra, etikle ilgili geleneksel çalışmalara Darwinci bir katkı yaparak etiği, hak ettiği temeller üzerine kurmaya çalışıyor.

Kitap, özgürlük üzerine odaklandığı kadar, doğadaki yerimize dair bütünlüklü bir bakış da sunuyor.

  • Künye: Daniel C. Dennett – Özgürlüğün Evrimi, çeviren: Çağatay Tarhan, Alfa Yayınları, bilim, 285 sayfa, 2016

Kolektif – Yaratılış mı Evrim mi? Bilim İnsanları Yaratılışçılığı Tartışıyor (2017)

Evrim gerçeği her bilimsel gelişmede yeniden ve yeniden doğrulandığı için, kuramın karşıtları da “Dünya altı günde yaratıldı” gibi modası geçmiş tezlerden ziyade daha güncel karşı söylemlere başvurmak zorunda kalıyor.

İşte elimizdeki bu harikulade çalışma da, yaratılışçılığın evrim karşıtı güncel argümanlarını yerle bir etmek konusundaki acil ihtiyaca yanıt veriyor.

Kitapta,

  • Darwinizm, yaratılışçılık ve “akıllı tasarım” arasındaki temel farklar,
  • Yeni evrim karşıtlığı olarak “akıllı tasarım” taraftarlarının özellikleri,
  • Yaratılışçılıkla ilgili problemler,
  • Evrim karşıtlığını canlı tutan dini ve ideolojik dinamikler,
  • Yaratılışçılığın hayatın kökenine getirdiği yorumlar,
  • Biyolojik karmaşıklık,
  • Mantık ve matematiğe aldatmaca için başvurulması,
  • Metodolojik doğalcılığın sınırları,
  • Bilimsel metodolojiler ve evrimsel biyoloji,
  • Ve evrimi öğretmenin neden vazgeçilmez olduğu gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Evrim karşıtlığı geri döndü ve artık yeni isimlere sahip. Fakat bu yeni isimler aynı eski argümanlar üzerine yapıştırılmış yeni etiketlerden fazlası değil.

İşte bu kitap da, bunu eksiksiz bir şekilde gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Kolektif – Yaratılış mı Evrim mi? Bilim İnsanları Yaratılışçılığı Tartışıyor, derleyen: Andrew J. Petto ve Laurie R. Godfrey, çeviren: Şeyma Eren, Çağatay Tarhan ve Önder Kılıç, Ayrıntı Yayınları, bilim, 448 sayfa