Saul Newman – Bakunin’den Lacan’a Anti-Otoriteryanizm ve İktidarın Altüst Oluşu (2006)

  • BAKUNİN’DEN LACAN’A, ANTİ-OTORİTERYANİZM VE İKTİDARIN ALTÜST OLUŞU, Saul Newman, çeviren: Kürşad Kızıltuğ, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 308 sayfa

Saul Newman, ‘Bakunin’den Lacan’a’da, post-yapısalcı teorinin kimi temel düşünürlerinin yapıtlarıyla, anarşist siyasi geleneğin klasik yazarlarının görüşlerini kesiştirerek yeni bir anarşizm siyaseti teorisi geliştirmeyi amaçlıyor. Dolayısıyla Newman’ın çabası, post-yapısalcı teoriyi radikal siyasetle buluşturmak. Newman’ın ele aldığı düşünürlerin başında Nietzsche, Stirner, Foucault, Deleuze, Guattari ve Lacan geliyor. Yazar bu düşünürlerden hareketle, Lacan’ın “dışarısı” kavramını, özcülüğü ve saflığı dışlayan ve siyasi bir kalkış noktası olduğunu düşündüğü post-yapısalcı anarşizm siyasetine varıyor.

Jonathan Lear – Mutluluk, Ölüm ve Yaşamın Artakalanı (2006)

  • MUTLULUK, ÖLÜM VE YAŞAMIN ARTAKALANI, Jonathan Lear, çeviren: Banu Büyükkal, Metis Yayınları, felsefe, 146 sayfa

‘Mutluluk, Ölüm ve Yaşamın Artakalanı’, felsefeci ve psikanalist Jonathan Lear’in sorduğu, “Psikanaliz, insan varoluşuna, etik yaşama dair anlayışımızda ne fark yaratır?” sorusuna cevap olmayı amaçlıyor. Lear, Aristoteles’e göre, yaşamdaki her şeyi yerli yerine oturtacak ilkenin “mutluluk” olduğunu, Freud’da ise bu ilkenin “ölüm” olduğunu belirtiyor. Yazar, bu iki ilkenin, kavramın da, gerekli olmalarının yanında, kendi içinde sınırlılıklar taşımalarından dolayı, bunlardan artakalanlara gereksinim duyulduğunu savunuyor. Lear’in önerisi, yaşamın bu iki kavramdan artakalan yönlerine saygı ve özen göstermeye çağıran bir etik anlayıştır.

Antonio Negri – Avrupa ve İmparatorluk (2006)

  • AVRUPA VE İMPARATORLUK, Antonio Negri, çeviren: Kemal Atakay, Otonom Yayıncılık, siyaset, 156 sayfa

‘Kurucu Bir Süreç Üzerine Düşünceler’ alt başlığını taşıyan ‘Avrupa ve İmparatorluk’, Avrupa’nın sınıf mücadelesi çerçevesinden kavranmadığı sürece anlaşılamayacağını savunuyor. Kitap, Antonio Negri’nin, Avrupa üzerine ya da Avrupa Birliği’nin çeşitli yönleri üzerine 1995’ten 2003 yılına kadar yazdığı yazıları bir araya getiriyor. Bu yazıların dışında, kitabın genel çerçevesine uyan ve yazarın daha yirmi yaşındayken, 1955 yılında kaleme aldığı “Mounier’nin Avrupa İnanç Bildirgesi” başlıklı bir yazısı da bulunuyor. Kitabın 2003 tarihli önsözünde Negri, her zaman Avrupacı ve inançlı bir federalist olduğunu belirterek, birleşmiş bir Avrupa’nın gerekli olduğunu ve Avrupa’nın sosyalist olmazsa birleşemeyeceğini söylüyor. Yazılar böylesi bir imkanı tartışıyor.

Michel Guérin – Kahraman Sokrates Nietzsche (2006)

  • KAHRAMAN SOKRATES NIETZSCHE, Michel Guérin, çeviren: Kenan Sarıalioğlu, Dharma Yayınları, felsefe, 319 sayfa

Michel Guérin, ‘Kahraman Sokrates Nietzsche’de “mantıkçı” bir Nietzsche’yi göz önünde bulundurmayı amaçlar. Yani kitabın asıl amacı, Guérin’in deyimiyle, Nietzsche felsefesinin realist görüntüsünün, moral bir temelinin olduğunu göstermek. Nietzsche’nin Sokrates’in durumundan etkilendiğini söyleyen Guérin, Sokrates’in kuramsal felsefesinin, felsefeyi bilim yönüne çekerken, Nietzsche felsefesinin, “filozoflar ve din kurucuları arasındaki yakınlık”la ilgilendiğini belirtiyor. Dolayısıyla Guérin’in bu kitabının çerçevesi, Sokrates’e benzeyen ve ondan ayrılan yönleriyle, bir din kurucusu, bir peygamber olarak Nietzsche’nin kendi felsesidir. Guérin’e göre, Nietzsche’yi “kahraman Sokrates” yapan şey, “soruna karşı sesini yükseltmek zorunda” oluşudur. Postmodern çağda, yanılsamanın hakikatin yerini tutmasıyla, geç de olsa büyük ilgi çekmeye başlayan Nietzsche felsefesi, bu kitapta, postmodern çağın tutkusu olan yanılsamayı üretme özellikleriyle ele alınıyor.

Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler (2006)

  • KENDİME DÜŞÜNCELER, Marcus Aurelius, çeviren: Furkan Akderin, Alfa Yayınları, felsefe, 161 sayfa

Marcus Aurelius, Roma İmparatorluğu’nun önemli hükümdar filozoflarından. Tam adı Caesar Marcus Aurelius Antoninus Augustos olan Aurelius’un ‘Kendime Düşünceler’i, kimileri tarafından Eskiçağ’ın en önemli felsefi metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kitap, Aurelius’un siyasi görüşlerinin yanında, aslında bu siyasi görüşleri fazlasıyla aşabilecek felsefi düşüncelerini kapsıyor. Aurelius’un kitaptaki düşünce teşkili, klasik metinlerin karakteristik özelliklerinden olan aforizmik tarzla kurulmuş. “İnsanları sevmeyen birine, onun insanlara davrandığı gibi davranma” diyen Aurelius, aforizmalarından da anlaşıldığı gibi, çocukluğundan itibaren aldığı aristokrat eğitimin hakkını çok iyi veriyor. Daha çocukluğundan itibaren, imparator olacağı belli olduğu için, Latince, Yunanca ve retorik sanatına ek olarak Epiktetusçuluk konusunda yetkin bir eğitim aldı.  Düşüncelerinden anlaşıldığı kadarıyla, Epikurosçuluk ve Yeni Platonculuk’tan da yeterince etkilendiği görülüyor.

Yıldız Silier – Oburluk Çağı (2010)

  • OBURLUK ÇAĞI, Yıldız Silier, Yordam Kitap, felsefe, 192 sayfa

‘Özgürlük Yanılsaması’ kitabıyla beğeni toplayan Yıldız Silier’in ‘Oburluk Çağı’, felsefe ve politik-psikoloji denemelerinden oluşuyor. “Hayatın anlamı” ve “kendini kandırma” temalarını irdeleyerek kitabına başlayan Silier, hayatın anlamını, mutluluk kavramıyla özdeşleştirmenin sorunlarını ve çağın mutluluk fetişizmini eleştirel bir gözle değerlendiriyor. Annelik ideolojisiyle de hesaplaşan yazar, kadınların evcilleştirilmeleriyle nasıl güçlerini kaybettiklerini gözler önüne seriyor. Kitaba adını veren son bölümde ise çağın ruhuna odaklanılarak, sıkıntıdan kaçma çabalarının oburluğu körükleyişi ile kapitalizmin nesneleri ve özneleri hızla çöp haline getirişi ele alınıyor.