Frédéric Gros — Utanç Devrimci Bir Duygudur (2026)

Frédéric Gros’nun bu kitabı, utanç duygusunu yalnızca bireysel bir psikolojik deneyim olarak değil, aynı zamanda güçlü bir ahlaki ve siyasal duygu olarak ele alıyor. Karl Marx’ın utanç devrimci bir duygudur sözünden hareketle Gros, modern toplumlarda utancın çoğu zaman bastırılan veya saklanması gereken bir duygu gibi görüldüğünü, oysa bu duygunun adaletsizlikleri fark etmemizi sağlayan önemli bir bilinç kaynağı olabileceğini savunuyor. Ona göre insan, başkalarının acısı karşısında ya da haksızlıkların parçası olduğunu fark ettiğinde utanç duyabiliyor ve bu duygu bireyi düşünmeye, sorgulamaya ve harekete geçmeye yöneltebiliyor. Bu nedenle Gros, utancın yalnızca kişisel bir zayıflık değil, toplumsal dönüşümü tetikleyebilecek devrimci bir duygu olduğunu vurguluyor.

‘Utanç Devrimci Bir Duygudur’ (‘La honte est un sentiment révolutionnaire’), utanç duygusunun farklı biçimlerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Gros, bireyin kendi eylemlerinden kaynaklanan utanç ile başkalarının maruz kaldığı adaletsizlikler karşısında hissedilen ahlaki utanç arasında önemli bir ayrım yapıyor. Özellikle savaşlar, yoksulluk, ayrımcılık ve toplumsal eşitsizlik gibi durumlarda ortaya çıkan bu kolektif utanç duygusunun insanların sorumluluk hissetmesine yol açabileceğini söylüyor. Bu duygu bireyin yalnızca kendisiyle ilgili bir değerlendirme yapmasını sağlamıyor; aynı zamanda toplumsal düzenin adaletsiz yönlerini görmesine de yardımcı oluyor. Böylece utanç, pasif bir duygudan çok etik bir uyanışın başlangıcı hâline geliyor.

Gros kitabın genelinde utancın politik potansiyelini tartışıyor. Ona göre tarih boyunca birçok toplumsal hareket, insanların haksızlıklar karşısında duyduğu utanç ve vicdan rahatsızlığından güç alıyor. Utanç, bireyi yalnızca kendini eleştirmeye değil, aynı zamanda dünyayı değiştirmeye yönelik bir sorumluluk almaya da çağırıyor. Gros bu nedenle utancı devrimci bir duygu olarak tanımlıyor. Kitap, duyguların siyasal düşünce içindeki rolünü yeniden değerlendiren bir yaklaşım sunuyor ve ahlaki duyarlılığın toplumsal değişimde nasıl etkili olabileceğini göstermesi bakımından önemli bir felsefi tartışma ortaya koyuyor.

Frédéric Gros — Utanç Devrimci Bir Duygudur
Çeviren: Olcay Kunal • Yapı Kredi Yayınları
Felsefe • 144 sayfa • 2026

Frédéric Gros – Güvenlik İlkesi (2023)

Güvenlik, politikada ve medyada günümüzün en önemli bahis konularından birini oluşturur.

Kamusal tartışmalarda sorumlu siyasetçilerin dilinden hiç düşmez: Güvensizlik duygusunun artmasından yakınılır, güvenliğin güya özgürlüklerin ilki olduğu ilan edilir, işsizlik ve ekolojiyle birlikte halkın en önemli sorunlarından biri olduğu saptanır, çocuğun gelişiminin ve yetişkinin mutluluğunun vazgeçilmez koşulu haline getirilir.

Öte yandan birkaç yıldan beri “gıda güvenliği”, “enerji güvenliği”, “insan güvenliği” gibi yeni terimler ortaya çıktı.

Son olarak, güvenliklerle ilgili ekonomik sektörün her biçimi (enformatik, ev otomasyonu, gözetim) büyük bir gelişme içerisinde.

Ama bu güvenlik denen şey nedir?

Bir duygu mu, siyasi bir program mı, maddi güçler mi, bir sis bulutu mu, bir umut mu, patolojik bir takıntı mı, bir meşruiyet kaynağı mı, pazarlanan bir mal mı, bir kamu hizmeti mi?

Fransız filozof Frédéric Gros, bu eserinde güvenlik kavramına tarihsel bir yaklaşım getirerek Stoacılardan sosyal ağlara kadar geçirdiği evrimi inceliyor.

Gros’nun bu kışkırtıcı incelemesi, güvenliğin hem geçmişteki anlamlarına hem de günümüzdeki kullanımlarına ışık tutarak, güvenliğin günümüzdeki suiistimallerini ve gündelik yaşamdaki yaygınlığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Frédéric Gros – Güvenlik İlkesi, çeviren: Servet Ugan, Kolektif Kitap, siyaset, 248 sayfa, 2023

Frédéric Gros – Michel Foucault (2021)

Michel Foucault’nun düşünceleri üzerine derli toplu bir rehber eser arayanlara bu çalışmayı öneriyoruz.

Kitap, Foucault’nun Collège de France’ta verdiği dersleri yayıma hazırlamış, Foucault’nun çalışmaları hakkında dünya çapında uzman Frédéric Gros imzalı.

Foucault, kuşkusuz 20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri.

Sadece felsefeye değil sosyal bilimlerin bütün alanlarına sızan yeni kavramlar ve yeni bakışlar sunmuş bir düşünür, ayrıca çağının siyasal olaylarına kayıtsız kalmamış bir entelektüel.

Frédéric Gros, onun yaşam güzergâhını takip ederek, döneminde olduğu kadar bugün de tartışılmaya devam eden eserlerini birbirine bağlayan halkaları ortaya koyuyor.

‘Foucault’, dışlanan delilikten kapatma mekânı olarak hapishaneye, cinselliğin tarihinden öznelleştirme pratiklerine, biyopolitikadan yönetimselliğe kadar Foucaultcu “arkeoloji”nin temel izleklerini, kavramlarının gelişimini ve geçirdiği değişimleri aktarıyor. Düşünürü tanımak ve eserlerini anlamak için anlaşılabilir bir rehber…

  • Künye: Frédéric Gros – Michel Foucault, çeviren: İsmet Birkan, İletişim Yayınları, inceleme, 126 sayfa, 2021

Frédéric Gros – İtaat Etmemek (2020)

Primo Levi, bir zamanlar şöyle demişti:

“Canavar diye bir şey var. Ama sayıları gerçekten tehlike arz etmek için oldukça az. Esas tehlikeli olanlar sıradan insanlar. Hiç tartışmadan itaat etmeye ve inanmaya hazır, memur zihniyetli insanlar.”

Howard Zinn ise şöyle demişti:

“Bizim sorunumuz sivil itaatsizlik değil. Bizim sorunumuz sivil itaat. Bizim sorunumuz yöneticilerin dayattığı diktalara itaat ederek savaşı destekleyen insanlar. Milyonlarca insan bu itaat yüzünden öldürüldü. Bizim sorunumuz fakirlik, açlık, aptallık, savaş ve acımasızlık dünyayı altüst ederken itaat eden insanlar.”

Frédéric Gros da bu muhteşem çalışmasında, itaat ve itaatsizlik konusunu çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Çoktan itaatsizliğimizi uyandırması gerekmesine rağmen ve üstelik gözümüzün önündeki tablo gittikçe vahimleşmesine rağmen boyun eğmeme dürtümüzü bir türlü uyandıramayan etkenleri irdeleyen Gros, “itaat etmeme” sorusunu “itaat etme sorunsalı”ndan yola çıkarak soruyor ve insanı esas şoke eden tepkisizliğin, edilgenliğin ve dinginliğin ardındaki dinamikleri tartışıyor.

Yazar bunu yaparken de, ekonomik boyun eğişten toplum sözleşmesine, siyasi kabullenmeden vicdani redde, Diogenes’ten Thoreau’ya, Antigone’den La Boétie’ye, Foucault’dan Arendt’e, bireysel ya da toplumsal itaatsizliğin felsefi kökenlerini inceliyor.

  • Künye: Frédéric Gros – İtaat Etmemek, çeviren: Zeynep Büşra Bölükbaşı, Yapı Kredi Yayınları, siyaset, 168 sayfa, 2020

Frédéric Gros – Yürümenin Felsefesi (2017)

  • YÜRÜMENİN FELSEFESİ, Frédéric Gros, çeviren: Albina Ulutaşlı, Kolektif Kitap, felsefe, 192 sayfa

Yürümek, uzun zamandır edebiyatın ve felsefenin konusu. Felsefe profesörü Frédéric Gros da elimizdeki kitabında, yürümenin tarihsel izini sürüyor, edebiyata, felsefeye ve toplumsal belleğe yansımalarına bakıyor. Gros yeryüzüyle hemhal olduğumuz bu süreci, evrenle oluşturulan bu özel ritmi ele alırken Nietzsche, Rimbaud, Rousseau ve Nerval gibi önemli isimlerin yürümeye dair düşünce ve duygularının izini sürüyor. Kitap, yürümenin yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek anlamına gelmediğini, bireyi dönüştürüp daha yaratıcı kıldığını gösteriyor ve bizi dışarıda yürümeye, hafiflemeye ve yaratıcı enerjimizi ortaya koymaya davet ediyor.