Richard Tillinghast – İstanbul’un Tarihi, Kültürü ve Yaşamı (2017)

Şair, yazar ve seyyah Richard Tillinghast, doğma büyüme Memphis Tennesseeli.

Tillinghast’ın İstanbul’a ilk ziyareti 1960’ların başında gerçekleşmiş ve kendisi daha o zamanlar bu kadim şehre hayran kalmış.

Elimizdeki kitapta yazar, bu kadim kentin Bizans’tan Osmanlı’ya ve günümüze uzanan tarihi ve güncel bir fotoğrafını çekiyor.

“Bir şehir kendine ait anılarıyla, yaşayan bir varlıktır. İstanbul’un hatırladıklarını ve hatta unutmaya çalıştıklarını ne kadar çok bilirsek özüne o kadar yaklaşmış oluruz. İstanbul’un kendine has sesleri vardır.” diyen Tillinghast, adım adım bu seslerin izini sürmeye koyuluyor:

  • Roma ve Bizans döneminde Konstantinopolis,
  • Osmanlı zamanında İstanbul,
  • İstanbul’da İslam sanatı izleri,
  • İmparatorluğun mimarı Sinan,
  • Topkapı Sarayı,
  • Arkeoloji Müzesi ve Çinili Köşk,
  • Sultanahmet Camii,
  • Sinan’ın mücevheri Küçük Ayasofya,
  • Beyoğlu ve Galata,
  • Türk mutfağı,
  • İstanbul’un Akdeniz dünyasıyla bağları…

Yazarın İstanbul’a dair 50 yıla yayılan bilgi ve gözlemlerine dayanan kitap, okurunu bu şehrin sıra dışı ruhunu yeniden keşfetmeye davet ediyor.

  • Künye: Richard Tillinghast – İstanbul’un Tarihi, Kültürü ve Yaşamı, çeviren: Figen Dasıkoğlu, Maya Kitap, şehir, 360 sayfa

Tanyeri Erkman ve Murat Belge – Bu Şehr-i İstanbul Ki (2017)

Tanyeri Erkman ve Murat Belge’nin Açık Radyo’da hazırlayıp sundukları Bu Şehr-i İstanbul Ki’, kendi dinleyicisini yaratmış kült bir yapımdı.

Program İstanbul’un muhtelif mekânlarını anlatıyor, ama bunu da şiirlerle, şarkılarla ve anılarla harmanlayarak sumasıyla dikkat çekiyordu.

Dinleyici bu programla, Şehzadebaşı’ndan Galatasaray’a, Kalamış’tan Kurtuluş’a ve Samatya’dan Balat’a, bu şehrin birçok durağını adım adım geziyordu.

Tanyeri Erkman’ın 1996 yılında erken yaşta aramızdan ayrılmasıyla sonlanan program, yalnızca İstanbul’u değil, İstanbul insanının kültürel ve gündelik hayatında yer etmiş ayrıntıları ve anekdotları özgün bir tarzda dinleyicilerine sunmasıyla önemliydi.

Şimdi bu kült programın kayıtları elimizdeki kitapta bir araya getiriliyor.

O güzel program, taş plaklardan çalınan o şahane müzikleri olmazsa olmaz diyenlerin de, kitabın içinde yer alan bir QR kod sayesinde programın müziklerine ulaşma imkânı var.

Artık İstanbul için bitti denen dönemler yaşıyoruz.

Erkman ve Belge’nin kitaplaşan programı sayesinde İstanbul’un şu haline bakıp bir anlamda nostalji yaşıyoruz, fakat en önemlisi de, bu kadim şehrin nasıl bir kültürel zenginlik barındırdığı ve ne olursa olsun bunun asla bitirilemeyeceği mesajını da alıyoruz.

  • Künye: Tanyeri Erkman ve Murat Belge, Bu Şehr-i İstanbul Ki, Encore Yayınları, şehir, 416 sayfa

Melda Kaptana – Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm (2012)

  • BEN BİR BİZANS BAHÇESİNDE BÜYÜDÜM, Melda Kaptana, E Yayınları, anı, 335 sayfa

 

Yeni bir baskıyla sunulan ‘Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm’, Melda Kaptana’nın İstanbul’da başlayıp Paris’e, New York’a ve Stockholm’e uzanan hayatından kesitler sunuyor. İstanbul’da gerçek bir Bizans bahçesinde dünyaya gelen Kaptana, genç bir Cumhuriyet aydını olarak Paris’te eğitim almış, New York’ta uzun bir süre bulunmuş, geçimini sağlamak için neredeyse sayısız işte çalışmış ve yaşadığı sıkıntılara rağmen hayattan keyif almayı da unutmamış isimlerden. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk sanat galericilerden biri olan Kaptana’nın anıları, Doğu ile Batı kültürünün iyi bir bireşimini sunmasıyla da okunmayı hak ediyor.

Ruy Gonzales de Clavijo – Timur Devrinde Kadis’ten Semerkand’a Yolculuk (2007)

TİMUR DEVRİNDE KADİS’TEN SEMERKAND’A YOLCULUK, Ruy Gonzales de Clavijo, çeviren: Ömer Rıza Doğrul, Kesit Yayınları, seyahatname, 210 sayfa

Osmanlı’nın kültürel tarihine dair en iyi kaynaklardan biri de, bilindiği gibi seyahatnameler. Özellikle Batılı gezginler tarafından kaleme alınan bu geziler, Batının Osmanlı’ya bakışına dair fikir vermeleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun o dönemdeki yapısını anlamamıza katkıda bulunmalarıyla önemli. Clavijo’nun bu seyahatnamesi, dönemin önemli şehirleri olan İstanbul, Trabzon, Erzincan, İran kenti Huy, Tebriz, Meşhed, Merv, Belh ve son olarak Semerkand’a kadar giden bir rotayı izliyor. Seyahatnamenin, Timur’un Osmanlı İmparatorluğu’nu yendiği bir zamanda yapılmasıysa, bu gezi izlenimlerini önemli kılan başlıca unsur.

Oktay Güzeloğlu – Sokak Mobilyaları (2007)

  • SOKAK MOBİLYALARI, Oktay Güzeloğlu, + 1 Kitap, söyleşi, 383 sayfa

Oktay Güzeloğlu’nun isim babası olduğu “Sokak Mobilyaları”, meczuplar, düşkünler ve evsizler gibi hayatı sokaklarda geçen insanları tanımlayan bir kavram. Güzeloğlu uzun yıllar, ‘Öküz’ dergisi için sokakta yaşayan bu insanlarla söyleşiler yapmıştı. Bu kitap da, uzun yıllar önce başlamış olan bu söyleşilerin devamı niteliğinde. Kitapta, Güzeloğlu’nun sokağın vazgeçilmezleriyle, yani “sokak mobilyaları” dediği isimlerle yaptığı çok sayıda söyleşi bulunuyor. Sabo Abla, Konsolos, Düşünür Mustafa, Bulgar Leyla, Şair Tülay, Pavyon Çiçeği, Avare Abdullah, Ampul İbo ve Pala Dayı, Güzeloğlu’nun okuyucuya hikâyelerini sunduğu isimlerden bazıları.

Guilleragues Kontu – İstanbul Mektupları (2010)

  • İSTANBUL MEKTUPLARI, Guilleragues Kontu, çeviren: Yaşar Avunç, Kırmızı Yayınları, mektup, 175 sayfa

Guilleragues Kontu’nun, daha önce Türkçeye çevrilen tutkulu ‘Portekiz Mektupları’nın yazarı olduğu iddia edilir. Fakat kesin olan bir şey varsa, o da, Portekizli bir rahibenin kaleminden süzülen bu mektupların, kadın-erkek ilişkilerinin kendine has labirentleri konusunda önemli bir klasik olduğu. ‘İstanbul Mektupları’ ise, tam adı Gabriel -Joseph de la Vergne olan ve 1678’de büyükelçi göreviyle İstanbul’a gelen Guilleragues Kontu’nun şehre dair mektuplarından oluşuyor. Kont, altı yıl boyunca görev yaptığı İstanbul’a dair, boğucu bir portre çiziyor. Kitapta, Enis Batur’un konta ve onun mektuplarına odaklandığı bir önsöz de yer alıyor.

Niyazi Ahmet Banoğlu – Tarihi ve Efsaneleriyle İstanbul Semtleri (2007)

  • TARİHİ VE EFSANELERİYLE İSTANBUL SEMTLERİ, Niyazi Ahmet Banoğlu, Selis Kitaplar, tarih, 450 sayfa

“Doğu efsaneler diyarıdır” denir. Bu cümle, bir yanı Doğulu olan İstanbul için de neden geçerli olmasın. İstanbul’un çok eski bir tarihi var. Bu tarihten günümüze kadar gelen şehrin, efsanelerinin olmaması da mümkün değil. İşte, Niyazi Ahmet Banoğlu’nun, İstanbul şehir kültürüne dair önemli bir kaynak olan bu kitabı, yazarın 1935 yılında ‘Kurun’ gazetesinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle oluşturuldu. Kitapta, İstanbul’un Kadıköy, Üsküdar, Beykoz, Sarıyer, Beşiktaş, Beyoğlu, Kağıthane, Eyüp, Fatih ve Eminönü gibi ilk semtlerinin tarihi yer alıyor. Fakat Banoğlu, bu tarihi, her semtin kendi söylenceleri, kültürü ve efsaneleri çerçevesinden anlatıyor.

Önder Kaya – Cumhuriyetin Vitrin Şehri (2010)

  • CUMHURİYETİN VİTRİN ŞEHRİ, Önder Kaya, Küre Yayınları, şehir, 200 sayfa

‘Üç Devirde İstanbul’ serisinden daha önce çıkan iki kitap, İstanbul’un Bizans ve Osmanlı dönemlerini ele almıştı. Önder Kaya’nın kaleme aldığı elimizdeki kitap ise, İstanbul’un Cumhuriyet devrine odaklanıyor. Kaya’nın da gösterdiği gibi, bir yüzyıla yaklaşan bu devirde İstanbul, köklü değişimlere sahne oldu. Yazar, Cumhuriyet’in başkent olarak Ankara’yı tercih etmesiyle, İstanbul’un nispeten ihmal edildiğini ve bu durumun da şehrin geleneksel ve kültürel yapısını kaybetmesiyle sonuçlandığını belirtiyor. Kaya devamında, şehrin tarihindeki en büyük kırılmalardan biri olan DP iktidarına, göç sorununa ve günümüzdeki İstanbul’a uzanıyor.

Rinaldo Marmara – İstanbul Latin Cemaati ve Kilisesi (2006)

  • İSTANBUL LATİN CEMAATİ VE KİLİSESİ, Rinaldo Marmara, çeviren: Saadet Özen, Kitap Yayınevi, tarih, 261 sayfa

Rinaldo Marmara’nın ‘İstanbul Latin Cemaati ve Kilisesi’ isimli bu çalışması, adı geçen cemaatin Bizans İmparatorluğu’ndan günümüze kadar olan tarihine odaklanıyor. Bizans döneminde Konstantinopolis’te yaşayan ve büyük çoğunluğu Cenevizli olan Latinler, Galata’nın anahtarını sunarak Fatih’in hakimiyetine boyun eğmişlerdi. Latinler, İmparatorluğun azınlık tebaasından ya da reayadan sayılarak Osmanlı Latin Cemaati’ni oluşturdular. Bunlar, kapitülasyonlara tabi olan yabancı Latinler veya diğer adıyla Levantenlerdi. İstanbul Vatikan Temsilciliği resmi tarihçisi olan Rinaldo Marmara’nın bu çalışması, bir kurum, şehir ve dinler tarihi bireşimi yapmasıyla önemli.

Murat Arslan – İstanbul’un Antikçağ Tarihi: Klasik ve Hellenistik Dönemler (2010)

  • İSTANBUL’UN ANTİKÇAĞ TARİHİ: KLASİK VE HELLENİSTİK DÖNEMLER, Murat Arslan, Odin Yayıncılık, tarih, 595 sayfa

Murat Arslan ‘İstanbul’un Antikçağ Tarihi’ adlı bu kitabında, İstanbul’un Klasik-Hellenistik dönem tarihini, tarihi coğrafyasını ve toplumsal yapısını inceliyor. Kitap, kentin kuruluşu ve İstanbul Boğazı’nın tarihsel coğrafyasına dair bilgilerle başlıyor ve Klasik ve Hellenistik dönemlerin tarihiyle devam ediyor. Çalışmada bunun yanı sıra, Byzantion’un idari, toplumsal ve ekonomik yapısı; kentteki yapılar, surlar, kültler, limanlar ve adalar da ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Baskı kalitesiyle de dikkat çeken çalışma, İstanbul’un antikçağ tarihi gibi çokça uğraş isteyen bir konuda çalışmak isteyen araştırmacılar için iyi bir kaynak.