Uğur Tanyeli – Mimar Sinan (2020)

Popüler kültürde Mimar Sinan imgesinin nasıl inşa edildiği üzerine harikulade bir çalışma.

Uğur Tanyeli, şu ana kadar yazılmış Sinan ve Sinan çağı mimarisi tarihlerini de kapsamlı bir bakışla tartışmaya açıyor.

Onaltıncı yüzyıl Osmanlı mimarlığını Sinan’ın eserleri bağlamında tartışmaya açarak başlayan kitap, devamında da,

  • Onaltıncı yüzyılda mekânın matematiksel ve resimsel kavranışı,
  • Sinan mimarlığının sosyoekonomik dinamikler,
  • Osmanlı düşünce geleneklerinde mimarlığın yeri,
  • Özgün otobiyografik metinlerinde Sinan ve mimarlığının nasıl tasvir edildiği,
  • Antikite’nin mirasının Sinan’ın mimarlığı üzerindeki etkileri,
  • Edirne Selimiye Külliyesi örneğinde Sinan’ın çalışmalarında yapım sürecinin nasıl işlediği,
  • Şii-Sünni rekabetinin mimarlığa yansımaları,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konuları ele alıyor.

Sinan’ı ele alırken, onu mümkün mertebe kutsallaştırmamaya özen gösteren çalışmanın ikinci kısmındaysa, Türkiye’de Sinan’ın bir kültür kahramanı olarak nasıl inşa edildiği sorunsallaştırılıyor.

Tanyeli bu kısımda da, yenilmişlik psikozu ile Sinan imgesi arasındaki ilişkiyi, Sinan’ın 16. yüzyılın olağan toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel gerçekleri bağlamında görmekten kaçınan popüler damarın neden var olduğunu tartışıyor.

  • Künye: Uğur Tanyeli – Mimar Sinan: Tarihsel ve Muhayyel, Metis Yayınları, mimari, 544 sayfa, 2020

Jean-François Bayart – Kimlik Yanılsaması (2020)

Kimlikler, değişmez bir parçamız mı, yoksa yalnızca ideolojik ve tarihsel birer kurgudan mı ibaret?

Jean-François Bayart, üçüncü baskısına ulaşan bu çalışmasında, kaçınılmaz olarak kendisini bize dayatan doğal bir kimlik olmadığını belirtiyor ve kimliklerin her birinin, olsa olsa kültürel bir inşa, siyasal veya ideolojik bir inşa, yani eninde sonunda tarihsel bir inşa olduğunu söylüyor.

Kültürler ve siyasetler arasındaki ilişkileri kültürelcilik karşıtı bir biçimde sorunsallaştırmaya çalışarak kimlikçi saçmalığın ötesine geçen Bayart, kimlik yanılsaması ile siyaset ve ideoloji arasındaki girift ilişkiyi aydınlatıyor.

Bayart kitabında, ideolojik, siyasal ve akademik kültürelciliğin sıkı bir eleştirisini yaptığı gibi, siyasal eylemle kültürel eylem arasındaki ilişkilerin yeni bir sorunsallaştırmasını sunuyor ve bunu yaparken devletin doğuşunun daha iyi anlaşılmasına da katkıda bulunuyor.

Kendisine dayatılan kimlik saçmalıklarından ve bunları temsil eden o veya şu simgeden gına getiren her okurun muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Jean-François Bayart – Kimlik Yanılsaması, çeviren: Mehmet Moralı, Metis Yayınları, siyaset, 2020

Anne Dufourmantelle ve Jacques Derrida – Davet: Konukseverlik Üstüne (2020)

Jacques Derrida’dan konukseverlik ve yabancının yeri üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Derrida, 1996’da verdiği “Konukseverlik Üstüne” adlı bu seminerlerinde, bu olguları felsefe ve edebiyatın klasik metinlerinden ve Yunan’daki durumundan hareketle yeniden gündeme alıyor.

Düşünür, konukseverliğin yasa ve koşullarının neler olduğu ve sadece bireysel değil toplumsal düzlemde de koşulsuz bir konukseverliğin mümkün olup olmadığı gibi konular üzerine derinlemesine düşünüyor.

Öte yandan Derrida’nın bu seminerleri dinlemiş olan Anne Dufourmantelle’in “Davet” başlıklı, hem söz konusu seminerleri yorumlayan hem de onlara açılımlar getiren metni de bu kitaba eşlik ediyor.

Derrida o zaman genç bir felsefeci olan Dufourmantelle’in “davet”ine uymuş, kapısını açtığı seminerinin metnini ona teslim etmiş; Dufourmantelle’in metni de Derrida’nın seminerine kitabın kapısını açmış ve baştan sona eşlik etmiş.

  • Künye: Anne Dufourmantelle ve Jacques Derrida – Davet: Konukseverlik Üstüne, çeviren: Aslı Sümer, Metis Yayınları, felsefe, 144 sayfa, 2020

Thor Hanson – Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri (2020)

Her üç lokmamızdan birini arılara borçluyuz.

Onlar olmasaydı, onların taşıdığı polenler sayesinde yetişen meyve, sebze ve tahılların birçoğu da olmazdı.

Doğabilimci Thor Hanson’un bu değerli çalışması, bizi bu olağanüstü varlıkların dünyasına daha yakından bakmaya çağırıyor.

‘Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri’, okuruna arıların büyüleyici mikrokozmosundan birçok aydınlatıcı bilgi veriyor.

Bizim kategorileştirmemizde daha çok bal arıları, eşekarıları ve yabanarıları öne çıkar.

Oysa Hanson’un da ortaya koyduğu gibi, kazıcılar, madenciler, duvarcılar, yaprak kesenler ve hatta üçkâğıtçı guguk arıları gibi, birbirinden ilginç özelliklere sahip pek çok arı çeşidi bulunuyor.

Kitapta, arıların nasıl ortaya çıkıp farklılaştığı, çiçeklerle birlikte nasıl evrim geçirdikleri, insanın evrimindeki hayati rolleri, bugün arıları tehdit eden faktörleri, arıların azalmasının insanlar ve dünya ekosistemi açısından ne gibi büyük felaketlere sebep olacağı ve nihayet, arıları korumamız için neler yapmamız gerektiği gibi pek çok konu ele alınıyor.

Varlığımızda hayati bir rol üstlenen bu canlıların tarihini ve biyolojik yapısını öğrenmek için harika bir fırsat.

  • Künye: Thor Hanson – Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri, çeviren: Kemal Güleç, Metis Yayınları, bilim, 296 sayfa, 2020

Kolektif – Son Gerisayım (2020)

Mültecilik krizi, aynı zamanda buna hazırlıksız, politikasız yakalanan Avrupa solu için de büyük bir kriz anlamına geliyor.

Farklı yazarların katkıda bulunduğu bu derleme ise, tam da bu krizi merkeze alarak evrensel değerlere sahip yeni bir sol siyaseti inşa etmenin yollarıyla daha kapsamlı, yeni bir dayanışmaya duyulan ihtiyaç üzerine derinlemesine düşünüyor.

Kitapta, mültecilik olgusu bağlamında antihümanizmden çıkarılabilecek dersler, Avrupa’nın geleceğinde yer edinecek bir sol yaklaşımın geliştirmesi gereken politika ve değerler, Avrupa’nın sömürgeci geçmişinin günümüze yansımaları ve son terör olaylarının Avrupa’da üzerindeki etkileri gibi pek çok güncel konu ele alınıyor.

Derlemedeki yazıların hepsinin başlangıç noktasını Avrupa’nın güncel gündemi –medyada verilen adla “mülteci krizi”– oluşturuyor, ama yazarlar bu “kriz”in içinde iş gördüğü, daha derin siyasal ve ideolojik çerçeveye dokunup onu eleştirel bir incelemeden geçirmeyi de ihmal etmiyorlar.

Yazarlara göre, bu sorun sadece Avrupa’nın göçmen karşıtı popülizmiyle ilgili değil; sorun aynı zamanda solun kendi siyasal zeminini oluşturma, kendi gündem(ler)ini ifade etme kabiliyetsizliğinde yatıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Jela Krečič, Alenka Zupančič, Boris Groys, Robert Pfaller, Mladen Dolar, Saroj Giri, Boris Buden, Frank Ruda, Jamil Khader, Agon Hamza ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Son Gerisayım: Avrupa, Mülteciler ve Sol, hazırlayan: Jela Krečič, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, siyaset, 240 sayfa, 2020

Chiara Pastorini ile Frédéric Morlot – Galileo ve Mevleviler (2020)

Felsefe, en temelde çevremizdeki dünya hakkında nasıl düşüneceğimizi öğrenmekle ilgilidir.

Bu tanıma tam hakkını vermiş isimlerden biri de, kuşkusuz Galileo Galilei’dir.

Galileo, dünyanın evrenin merkezi olmadığını, her şeyin güneşin etrafında döndüğünü ortaya koyarak, gerici Ortaçağ düşüncesini alaşağı etti.

İşte küçük filozoflar için kaleme alınan bu kitaplarında Chiara Pastorini ve Frédéric Morlot, Galileo’nun düşüncesini güzel bir hikâyeyle harmanlayarak anlatıyor.

‘Galileo ile Mevleviler’, Galileo’nun semazen bir dervişle karşılaştıktan sonra yaşadığı büyük aydınlanmayı merkeze alarak çağının çok ilerisinde bir zihne sahip bu bilim insanının bilim tarihine ve felsefesine yaptığı katkıları duru bir üslupla aktarıyor.

Junli Song’un çizimleri de kitaba ayrı bir güzellik katmış.

  • Künye: Chiara Pastorini ve Frédéric Morlot – Galileo ile Mevleviler, resimleyen: Junli Song, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, felsefe, 64 sayfa, 2020

Caspar Henderson – Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı (2020)

 

Çağımızda artık ejderhalar, Zümrüdüanka kuşu yahut tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz.

Caspar Henderson ise, en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olan gerçek hayvanları anlatıyor.

‘Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı’, Jorge Luis Borges’in ‘Düşsel Varlıklar Kitabı’ ile ortaçağ hayvannamelerinden esinlenilmiş.

Evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seren Henderson, sevimli yüzüyle aksolotldan tehditkâr görünümüyle dikenli moloka, dayanıklı su ayısından yanardöner Venüs kuşağına birçok sıra dışı hayvanı daha yakından tanımamıza, aşina olduğumuz bazı hayvanların ise bir o kadar sıra dışı özelliklerini keşfetmemize imkân sağlıyor.

Bilimin yanı sıra edebiyat, sanat, felsefe, mitoloji ve tarihten faydalanarak zengin bir metin ortaya koyan yazar, ele aldığı hayvanları ötekileştirmeden, aksine insanla diğer hayvanlar arasındaki derin evrimsel bağı, farklarımızın yanı sıra benzerliklerimizi vurguluyor ve bazıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu hayvanlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatıyor.

Henderson şöyle diyor: “Dünya hayal bile edemeyeceğimiz varlıklarla dolu. Onları koruyabilmek için öncelikle hayal gücümüzü, onların gerçekliklerini daha iyi anlayacak şekilde genişletmemiz lazım.”

  • Künye: Caspar Henderson – Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı, çeviren: Deniz Keskin, Metis Yayınları, hayvanlar, 472 sayfa, 2020

Yan Marchand – Herakleitos’un Gizemleri (2016)

 

“Aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz” sözüyle tanınan, Efesli filozof Herakleitos’un dünyasına hoş geldiniz…

En büyük filozoflar olan çocuklar için yazılan kitap, Herakleitos’un düşünce sistemindeki kavramları kapsamlı bir şekilde aydınlatıyor.

Donatien Mary’nin harikulade çizimleri ise, kitabı ayrıca zenginleştiriyor.

  • Künye: Yan Marchand – Herakleitos’un Gizemleri, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları

Vladimir Jankélévitch – İroni (2020)

Fransız filozof ve müzikolog Vladimir Jankélévitch’in, tıpkı sanat gibi boş zamanın kızı olarak tanımladığı ironi üzerine klasikleşmiş yapıtı, Türkçede.

Kitap, ironinin ne olduğundan Batı felsefesiyle ne gibi bir ilişkisi olduğuna, Sokrates’te ironinin işlevinin ne olduğundan edebiyatta ve sanatta nasıl kullanıldığına pek çok konuyu irdeliyor.

“Hiç kuşku yok ki ironi, sahiden komik olamayacak kadar acımasız olduğu gibi, gerçekten sanatsal olamayacak kadar da ahlakidir.” diyen Jankélévitch, bilincin bilinci ya da farkındalık olarak kavradığı ironiyi müziğe özel göndermelerle de zenginleştirerek bütün yönleriyle ele alıyor.

Kitap, felsefe, edebiyat ve düşünce tarihinin iyi bir karışımı olarak muhakkak okunmayı hak ediyor.

  • Künye: Vladimir Jankélévitch – İroni, çeviren: Yunus Çetin, Metis Yayınları, felsefe, 192 sayfa, 2020

Oscar Wilde – Sosyalizm ve İnsan Ruhu (2016)

“İtaatsizlik insanın asıl erdemidir.”

Oscar Wilde’ın, ilk olarak 1891 yılında yayımlanmış ‘Sosyalizm ve İnsan Ruhu’, zamana meydan okuyan, ölümsüz bir metindir.

Wilde’ın söz konusu makalesi, 2000 yılında, Roll Dergisi tarafından başka yazarlardan yapılan alıntılarla yeniden yayımlanmıştı.

Roll edisyonunu sunan elimizdeki kitap ise, Wilde metnini, pek çok alıntıyla zenginleştirip ona farklı yorumlar getirmesiyle oldukça önemli.

  • Künye: Oscar Wilde – Sosyalizm ve İnsan Ruhu, çeviren: Fatih Özgüven, Metis Yayınları