Jim Holt – Dünya Neden Var? (2013)

  • DÜNYA NEDEN VAR?, Jim Holt, çeviren: Ebru Kılıç, Aylak Kitap, roman, 332 sayfa

 DUNYA

Jim Holt ‘Dünya Neden Var?’da, insanın kadim varoluş sorununu, eğlenceli bir dedektiflik öyküsü eşliğinde inceliyor. Çağdaş filozofların arzı endam ettiği roman, varoluş gibi sıkıntılı bir konuyu keyifli bir çerçeveden ele almasıyla da dikkat çekiyor diyebiliriz. Zira burada, Platon’dan başlayarak Jean-Paul Sartre, Martin Heidegger ve Ludwig Wittgenstein gibi felsefeciler ile Stephen Hawking ve Richard Dawkins gibi bilim insanlarının varoluşla ilgili fikirleriyle karşılaşıyoruz. Holt hikâyesinde, çağlar arasında gidip gelen zehir hafiyesi eşliğinde, dini inancı, bireyin geçmiş ve gelecekle kurduğu kırılgan bağı irdeliyor.

Cengiz Güneş – Türkiye’de Kürt Ulusal Hareketi (2013)

  • TÜRKİYE’DE KÜRT ULUSAL HAREKETİ, Cengiz Güneş, çeviren: Eflâ-Barış Yıldırım, Dipnot Yayınları, siyaset, 364 sayfa

 TURKIYEDE

Cengiz Güneş elimizdeki nitelikli çalışmasında, 1960’ların başından günümüze uzanarak Kürt hareketinin oluşumunu, tarihsel gelişimini ve direniş söyleminin inşa sürecini inceliyor. Yazar, akademik söylemlerde Kürt kimliği; Kürt sosyalist hareketinin doğuşu; Kürt ulusal kurtuluş söyleminin kurulmasında müzik, televizyon, kültürel etkinlikler ve Newroz kutlamalarının etkisi; PKK ile simgelenen Kürt ulusal hareketinin özgünlükleri; Kürt hareketinin demokrasiyle ilişkisi; Kürt yanlısı siyasi partiler ve bugün Türkiye’deki Kürt hareketinin karşı karşıya bulunduğu belli başlı fırsat ve zorluklar gibi pek çok konuyu irdeliyor.

Lars Iyer – Kuşku (2013)

  • KUŞKU, Lars Iyer, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 212 sayfa

KUSKU

Lars Iyer’in ilk romanı ‘Kuşku’ için, düşüncenin bizzat kendisiyle alay ediyor demek yerinde. Roman, özgün iki karakteriyle karşımıza çıkıyor. Başta çok zıt görünmelerine rağmen ikisinin de ortak yönü, düşünememektir. Bunlardan W.’nin düşünememesinin sebebi, bir yerde her yolun, hiç anlamadığı matematiğe ve hiç inanmadığı Tanrı’ya çıkıyor olması. Karşıtı diyebileceğimiz Lars ise, tabi daha mütevazı. Onun düşünememesinin asıl sebebi ise, tümüyle aptal olması. İşte iki karakter, hiçbir şey bekledikleri gibi gitmese de, düşünme eylemini icra edebilmek ve kendilerine yaşamak için amaçlar yaratmak niyetiyle yola koyulacaktır.

Kolektif – Milyonluk Manzara (2013)

  • MİLYONLUK MANZARA, kolektif, İletişim Yayınları, inceleme, 264 sayfa

 MILYONLUK

Farklı yazarların katkıda bulunduğu ve çok sayıda fotoğrafla zenginleşen ‘Milyonluk Manzara’, İstanbul’da yaşanmakta olan kentsel dönüşümü çok yönlü bir bakışla irdeliyor. Kentsel dönüşümün doğası, Ankara ve İstanbul gibi büyük kentlerdeki dönüşümlerin farklılık ve benzerlikleri, dünya çapında ve Türkiye’de kentsel dönüşümün yaygınlaşmasındaki belli başlı ekonomik ve siyasi faktörler, saldırgan inşaat ve imar rejiminin sebep olduğu yıkımın boyutları ve kentsel dönüşüm bağlamında sınıfsal karşılaşmalar kitapta ele alınan kimi konular. Kitaptaki analitik ve politik denemeler, dönüşen şehrin kapsamlı bir panoramasını sunuyor.

Zekiye Antakyalıoğlu – Roman Kuramına Giriş (2013)

  • ROMAN KURAMINA GİRİŞ, Zekiye Antakyalıoğlu, Ayrıntı Yayınları, edebiyat eleştiri, 235 sayfa

 ROMAN

Zekiye Antakyalıoğlu ‘Roman Kuramına Giriş’te, roman sanatıyla ilgili yapılmış çeşitli kuramsal ve felsefi tartışmaları okurlarıyla paylaşıyor. Bunu yaparken anlatı, tarih, türler ve akımlar üzerine yoğunlaşan kuramların zaman içinde nasıl çeşitlendiğini irdeleyen Antakyalıoğlu böylece, romanın kurama, kuramın da romana ne gibi katkılarda bulunduğunu ortaya koyuyor. Romanların derinlemesine analizini yapmaktan ziyade, her romanı ilgilendiren yapı, biçim, içerik, temsil, dil, anlatı gibi konuları kuramsal olarak irdeleyen çalışma, daha çok roman okurunu hedefleyerek, onu daha sorgulayıcı bir okuma pratiğine davet ediyor.

Clare Gibson – Semboller Nasıl Okunur? (2013)

  • SEMBOLLER NASIL OKUNUR?, Clare Gibson, çeviren: Cem Alpan, Yapı Endüstri Merkezi (YEM) Yayınları, sanat, 256 sayfa

 SEMBOLLER

Clare Gibson ‘Semboller Nasıl Okunur?’da, sanatta kullanılagelen kutsal sembollerin, kimlik sembollerinin, sembolik sistemlerin ve alegorik sembollerin nasıl yorumlanacağını açıklıyor. Dünya üzerindeki farklı kültürlerin tarih boyunca sanat eserlerinde ve tasarım nesnelerinde kullandıkları, arketip kabul edilen semboller konusunda önemli bir boşluğu dolduran çalışma, konuyu Afrika, Amerika, Asya, Avrupa ve Okyanusya bağlamında inceliyor. Semboller, sembolizm ve sembollerin grameri konularında açıklayıcı bir giriş yazısıyla başlayan kitap, beş yüzü aşkın görseli, kapsamlı sözlüğü ve kaynakçasıyla da rehber niteliğinde.

Michel Houellebecq – Temel Parçacıklar (2013)

  • TEMEL PARÇACIKLAR, Michel Houellebecq, çeviren: Osman Senemoğlu, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

 TEMEL

Michel Houellebecq ‘Temel Parçacıklar’da, birbirine zıt karakterde iki kardeşin dünyasına iniyor. Kardeşlerden ilki, başarılı bir bilim insanı olmasına rağmen insanı sevmekten uzak   Michel, diğeri de vasat bir edebiyat öğretmeni olan ve saplantılı cinselliğinin esiri olmuş Bruno’dur. Birbirinden haberi olmayan iki kardeşin neredeyse ortak özelliği de, annelerinin onları terk etmesinin verdiği travmanın hayatlarında silinmez izler bırakışıdır. İki kardeş bir gün, rastlantı sonucu karşılaşacaktır. Houellebecq, bu karşılaşmanın yıkıcı sonuçları üzerine, tüketim toplumunu ve modern bireyin karmaşalarını inşa ediyor.

Robert Meeropol ve Michael Meeropol – Rosenbergler (2013)

  • ROSENBERGLER, Robert Meeropol ve Michael Meeropol, çeviren: Şemsa Yeğin, İş Kültür Yayınları, siyaset, 326 sayfa

 ROSENBERGLER

Atom bombası sırlarını Sovyetler Birliği’ne sızdırmakla suçlanan Rosenberglerin davası, Soğuk Savaş’ın yankı uyandıran olaylarındandı. İşte bu kitabın yazarları, Rosenbergler tutuklandıkları zaman biri üç, diğeri de yedi yaşında olan iki oğlu. Robert ve Michael Meeropol kitaplarında, anne-babalarına dair hayal meyal hatırladıkları anılarını ve onlarla mektuplaşmalarını okurlarla paylaşıyor. Yazarlar, anne-babalarının yargılanma sürecini, onlara idam cezası verilmesini, davanın çocuk yaşta sırtlarına yüklediği toplumsal baskı nedeniyle soyadlarını değiştirişlerini ve davaya dair yürütülen güncel tartışmaları anlatıyor.

Kolektif – Kentsel Dönüşüm ve İnsan Hakları (2013)

  • KENTSEL DÖNÜŞÜM VE İNSAN HAKLARI, kolektif, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 196 sayfa

 KENTSEL

Elimizdeki çalışma, Türkiye’de de son dönemlerde revaçta olan kentsel dönüşüm olgusunu, yarattığı insan hakları ihlalleriyle irdeliyor. Kitapta ilkin, kentte insan hakları kavramının çerçevesi çiziliyor ve bu bağlamda, eşitlik ve ayrımcılığa uğramama, barınma, sağlık, eğitim, çalışma, güvenlik, katılım ve demokratik temsil, uyumlu gelişme, çevre, alt yapı ve kamusal hizmetler, ulaşım, kültür ve dinlence gibi kimi kent hakları saptanıyor. Kent haklarının geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü, cinsiyete dayalı kentsel hak ihlalleri ve güncel bir kentsel muhalefetin imkânları, kitapta yer alan diğer ilgi çekici konular.

Cemal Kutay – Osmanlı’da Mizah (2013)

  • OSMANLI’DA MİZAH, Cemal Kutay, Acar Bilgi Merkezi Yayınları, tarih, 280 sayfa

OSMANLI

Cemal Kutay ‘Osmanlı’da Mizah’ta, değerli arşivlerinden olan yüzyıl önceki mizah dergilerinden örnekler paylaşıyor. Meddahlık, Karagöz-Hacivat ve orta oyunu gibi Türk kültüründe göze ve kulağa hitap eden mizah geleneğiyle çalışmasına başlayan Kutay, devamında da ilk mizah dergisi Diyojen’in macerası, Namık Kemal’in mizahi şiirleri ve hicivleri, bu alanda öncü roller üstlenmiş Teodor Kasab’ın çalışmaları ve Tanzimat döneminde mizah dergileri üzerindeki devlet sansürü konularını ele alıyor. Kitap, yüz yıl önceki Türk toplumu ile mizah ve karikatür dergilerinin hangi konularla ilgilendiğini öğrenmek açısından iyi bir kaynak.