Aristoteles – Lambda (2012)

  • LAMBDA, Aristoteles, çeviren: Kaan H. Ökten ve Gurur Sev, Notos Kitap, felsefe, 254 sayfa

 

Hem felsefe, hem de ilahiyat alanında en temel metinlerden biri olan Aristoteles’in ‘Lambda’sı, düşünce tarihine en çok etkide bulunmuş eserlerden biri. Düşünür burada, varlık, etkinlik, devinim, tanrı, düşünce, töz, ilke ve akıl gibi temel kavramları tartışmaya açıyor. Aristoteles burada, ilk olarak ousia’ları (töz, varlık) ele alıyor, ardından, ezeli-ebedi varlıkları irdeliyor ve bunu da gökcisimleri, akıl, felsefe akımları ve tanrı fikri bağlamında tartışmaya açıyor. Aristoteles’in ‘Metafizik’ isimli risalesinin on ikinci kitabı olan ‘Lambda’, bilhassa tanrı ve akıl hakkındaki bölümleriyle asırlardır dikkatle okunuyor.

Stefan Zweig – Satranç (2012)

  • SATRANÇ, Stefan Zweig, çeviren: Esen Tezel, Turkuvaz Kitap, öykü, 77 sayfa

 

Stefan Zweig’ın ‘Satranç’ı, ruhsal gelgitlerin en iyi tasvir edildiği metinlerin başında geliyor. Öykü, bir yolcu gemisinde, Dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile usta satranç oyuncusu Dr. B. arasında gerçekleşen bir satranç müsabakasına dayanıyor. Bu karakterlerin en sıra dışı olanı Dr. B., bir zamanlar Gestapo tarafından bir hücrede aylarca tutulmuştur. Onun satranç dehası, sorguda gizlice edindiği bir satranç kitabındaki oyunları, satranç tahtası olmadan oynayıp bütün oyunları ezberleyebilmesinden gelir. Fakat sorgulama süreci, kahramanımıza bu dehanın yanı sıra, büyük ruhsal sorunlar da armağan etmiştir.

Torsten Krol – Yunus İnsanlar (2012)

  • YUNUS İNSANLAR, Torsten Krol, çeviren: Pınar Kür, Everest Yayınları, roman, 355 sayfa

 

Torsten Krol’un ikinci romanı ‘Yunus İnsanlar’, ilgi çekici bir postmodern anlatı olmasıyla öne çıkıyor. Roman, 2. Dünya Savaşı’nın bitiminde, ıssız bir ormanda yolları kesişen karakterler arasında yaşanan trajikomik olayları hikâye ediyor. Savaşta kocasını kaybeden Helga, kocasının kardeşi Klaus’tan bir mektup alır. Savaş suçlusu Klaus, Helga ile iki oğlunu, beraber yaşamak için Venezuella’ya davet eder. Fakat bu dört kişinin içinde bulunduğu uçak, ıssız bir ormanda düşer. Ormanın ilginç yerlileri Yayomiler açısından bu insanlar, uzun zamandır bekledikleri, mucizevi niteliklere haiz “Yunus İnsanlar”dan başkası değildir.

John Follain – Çakal Carlos’un Gizli Savaşları (2012)

  • ÇAKAL CARLOS’UN GİZLİ SAVAŞLARI, John Follain, çeviren: Pelin Ünker, Karşı Yayınları, biyografi, 344 sayfa

 

John Follain ‘Çakal Carlos’ta, dünya tarihinin en etkili eylemcilerinden Venezuellalı Ilich Ramírez Sánchez’in hayatını anlatıyor. Kendisini “profesyonel devrimci” olarak tanımlayan Çakal Carlos’un en önemli eylemlerinden biri, Viyana’daki OPEC toplantısında, aralarında on  petrol bakanının da yer aldığı yetmiş kişiyi rehin alması ve sonrasında rehineleri Cezayir’e kaçırmasıydı. Hayatını Filistin davasına adayan ve 1975’te Müslüman olan Carlos, halen Fransa’da bir cezaevinde yatıyor. Follain, Carlos’un ailesini, yetiştiği çevreyi ve hayatı boyunca yürüttüğü devrimci çalışmalarını detaylı bir bakışla ortaya koyuyor.

Meri Çevik Simyonidis – İstanbulum (2012)

  • İSTANBULUM, Meri Çevik Simyonidis, Som Kitap, anı, 462 sayfa

 

İstanbullu Rumlar, günümüz lokanta, pastane, meze ve çikolata gibi alanlarda, hatırı sayılır bir mirasın sahibi. Meri Çevik Simyonidis, nitelikli çalışması ‘İstanbulum’da, Rum insanının İstanbul’da ürettiği tatlarının ve geride bıraktığı mutfak maharetlerinin izini sürüyor. Simyonidis, birçoklarını tanıdığı yeme içme sektörüyle uğraşmış, emek vermiş bu insanlarla konuşarak bu tatları nasıl yaratabildiklerini, onların İstanbul’a dair anılarıyla harmanlayarak anlatıyor. Çalışma, Rumların İstanbul’daki restaurant ve lokantaları, şarkılı meyhaneleri, pastaneleri ve adetleri konusunda önemli bir kaynak vazifesi görüyor.

Dilek Zaptçıoğlu – “Yeterince Otantik Değilsiniz Padişahım” (2012)

  • “YETERİNCE OTANTİK DEĞİLSİNİZ PADİŞAHIM”, Dilek Zaptçıoğlu, İletişim Yayınları, inceleme, 381 sayfa

 

Dilek Zaptçıoğlu ‘Yeterince Otantik Değilsiniz Padişahım’da, Türkiye’nin modernleşme tarihini kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Padişah Abdülaziz’in 1867 Paris Dünya Fuarı’nı ziyareti ve ziyaretin Batı camiasında yarattığı hayal kırıklığı, çalışmanın seçtiği bir kalkış noktası. Zira Batı, Abdülaziz’i coğrafyalarına geniş bir haremle gelmeyişi, başında türban, sırtında işlemeli kaftanlar ve yanında Afrikalı köleler olmayışı nedeniyle yeterince “otantik” bulamamıştı. Zaptçıoğlu, bu ve buna benzer ayrıntılardan yola çıkarak, Türkiye’nin modernleşme deneyimini, Batı’dan Doğu’ya, dünyanın farklı ülkelerinin deneyimleriyle karşılaştırıyor.

Annemarie Schimmel – Doğu-Batı Yakınlaşmaları (2012)

  • DOĞU-BATI YAKINLAŞMALARI, Annemarie Schimmel, çeviren: Hüseyin Ağuiçenoğlu, Avesta Yayınları, tarih, 152 sayfa

 

Annemarie Schimmel ‘Doğu-Batı Yakınlaşmaları’nda, Avrupa’nın İslam dünyasıyla karşılaşmasını anlatıyor. Karşılaşma neticesinde, iki kültür arasında önemli bir etkileşmenin yaşandığı tezi, kitabın omurgasını oluşturuyor. Schimmel, Arapların Sicilya ve İspanya üzerinden başlayan Avrupa ile temaslarında, Avrupa’yı matematik, fizik, tıp ve felsefe alanlarında etkilediğini belirtiyor. Yazar bu etkiyi her biri döneminin önde gelen ilim insanlarından olan El Harezmî, Er Razî, İbn Sina, İbn Heysem ve İbn Rüşd gibi isimler üzerinden izlerken, aynı zamanda Avrupa’nın da teknik aracılığıyla İslam dünyasını ne şekilde etkilediğini araştırıyor.

Michael Ann Holly – Panofsky ve Sanat Tarihinin Kökleri (2012)

  • PANOFSKY VE SANAT TARİHİNİN KÖKLERİ, Michael Ann Holly, çeviren: Orhan Düze, Dedalus Kitap, sanat tarihi, 291 sayfa

 

Sanat tarihi alanındaki en önemli isimlerden olan Erwin Panofsky,  görsel sanat eserlerinin anlaşılması için ikonografi yöntemini geliştiren kişi olarak biliniyor. Michael Ann Holly de elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, Panofsky’nin tarih teorisini geç on dokuzuncu yüzyıla ve erken yirminci yüzyıla ait hümanist araştırmanın geniş bağlamı içinde yorumlamaya koyuluyor. Holly bunun yanı sıra, Hegel, Kant, Dilthey ve Cassier gibi filozofların ve Wölfflin, Riegl ve Warburg gibi sanat tarihçilerinin çalışmaları bağlamında, Panofsky’nin sanat tarihinin diğer entelektüel hareketlerin tarihsel bir ürünü olarak nasıl geliştiğini ortaya koyuyor.

Gülnar Önay – Organik Bahçe Rehberi (2012)

  • ORGANİK BAHÇE REHBERİ, Gülnar Önay, İnkılap Kitabevi, hobi, 167 sayfa

 

Görsel zenginliği ve baskı kalitesiyle öne çıkan ‘Organik Bahçe Rehberi’, amatörler için organik bahçe hakkında bilinmesi gereken her şeyi anlatıyor. Kitapta, iklime göre bahçe düzenlemek, toprağın ihtiyaçlarını yerine getirmek, suyu ölçülü kullanmak, suya göre bahçe hazırlamak, bahçe atıklarını değerlendirmek, biyolojik çeşitliliği sağlamak, kimyasal ürün kullanmadan bahçeyi korumak gibi, bir doğal bahçe bahçıvanının ihtiyaç duyduğu birçok konuda öneriler yer alıyor. Çalışma, bahçesinin doğal olması için kolları sıvarken, insanlık için de iyi bir şey yapmaya hevesli doğa tutkunlarına ziyadesiyle hitap ediyor.

Dennis Fox, Isaac Prilleltensky ve Stephanie Austin – Eleştirel Psikoloji (2012)

  • ELEŞTİREL PSİKOLOJİ, Dennis Fox, Isaac Prilleltensky ve Stephanie Austin, çeviren: Eda Erdener, Melih Barsbey, Güneş Kayacı Sevinç vd., Ayrıntı Yayınları, psikoloji, 592 sayfa

 

Üç yazarlı ‘Eleştirel Psikoloji’, verili adaletsizliği sürdüren ve bencilliği öne çıkaran toplumsal kurumları desteklediği için anaakım psikolojiyi eleştiren makalelerden oluşuyor. Kişilik kuramları, klinik psikoloji, sosyal psikoloji ve topluluk psikolojisi gibi, psikolojisi alanının tartışılagelen konuları ile psikolojinin tanımladığı şekliyle ırk ve ırkçılık, sınıf, toplumsal cinsiyet ve sömürgecilik gibi kavramları yeni baştan değerlendiren yazarlar, psikoloji ve toplumsal normlar arasındaki, güçlünün lehine, güçsüzün aleyhine olan kötücül işbirliğini ifşa ettiği gibi, özgürleştirici alternatifler de sunuyor.