Oya Köymen – Sermaye Birikirken (2007)

  • SERMAYE BİRİKİRKEN, Oya Köymen, Yordam Kitap, iktisat, 264 sayfa

Prof. Dr. Oya Köymen’in ‘Sermaye Birikirken’ isimli bu çalışması, kapitalist sistemin can damarı olan sermaye birikimini dünya, Osmanlı ve Türkiye üzerinden ele alıyor. İktisat ve iktisat tarihi alanlarında uzun yıllar emek vermiş bir isim olan Köymen’in çalışmasının asıl ilgi çekici yönü, sermayenin bu birikim aşamasında dışta bırakılanlarla, yani birikimden yararlanmayan “ötekiler”le ilgilenmesidir denilebilir. Dolayısıyla kitap, dünya, Osmanlı ve Türkiye’nin iktisat tarihinin ve bunu yaratan başlıca unsur olan siyasi çerçevenin eleştirel bir okuması anlamına geliyor. Kitabın sadece iktisat alanındaki uzmanlara değil, konuya ilgi duyan “sıradan okuyucuya” da hitap etmeyi amaçlıyor.

James Shreve – Gen Savaşları (2007)

GEN SAVAŞLARI, James Shreve, çeviren: Özgür Atılım Turan, Doğan Kitapçılık, inceleme, 382 sayfa

James Shreve’in ‘Gen Savaşları’, “insanlığın geleceği kimlerin elinde?” sorusuyla başlayarak, son zamanlarda gen teknolojileri alanındaki gelişmelere dair kaygıları dillendirmeyi amaçlıyor. Kitap, gen araştırmaları konusunda bilim, ticaret ikileminin yarattığı hırs savaşlarını birebir vermesi yönüyle ilgi çekici. Bilim, siyaset ve büyük şirketler arasında bu konuda varolan büyük savaş, gen araştırmalarındaki ilerlemenin tehdit oluşturan yönü. Shreve’in bilim adamlarıyla beraber geçirdiği iki yıl sonunda hazırladığı çalışması, bilimdeki çıkar çatışmalarını ve genetik şifreyi çözüp bunun üzerinden rant elde etmeyi amaçlayanları deşifre etmeyi amaçlıyor.

Ertuğ Uçar – Yalnızlığın 17 Türü (2007)

  • YALNIZLIĞIN 17 Türü, Ertuğ Uçar, Alef Yayınları, öykü, 125 sayfa

Ertuğ Uçar’ın ‘Yalnızlığın 17 Türü’ isimli bu öykü kitabı, yazarın yalnızlığın belirginleştiği alanlardan biri olarak düşündüğü deniz fenerlerinde geçiyor. Kitap birbirinden bağımsız on yedi bölümden ve yazarın kendi kaleminden çıkma güzel deniz feneri çizimlerinden oluşuyor. Fakat, birbirinden bağımsız görünen her bölüm, yalnızlık ve bu yalnızlığın somutlaştığı mekân olarak deniz fenerlerinde buluşuyor. Yazarın bu on yedi bölümü ayrıca isimlendirmemesinin nedeni de bu olsa gerek. Serbest mimarlık yapan Uçar’ın, daha önce, deniz fenerleri üzerine yayımlanmış çalışmaları bulunuyor. Dolayısıyla kitaptaki öyküler, yazarın bu mimarlık deneyimlerinden, bilgisinden de izler taşıyor.

John Sanbonmatsu – Postmodern Prens (2007)

  • POSTMODERN PRENS, John Sanbonmatsu, çeviren: Emre Ergüven, Bağlam Yayınları, siyaset, 344 sayfa

John Sanbonmatsu’nun ‘Postmodern Prens’i, ‘Eleştirel Kuram, Sol Strateji ve Yeni Bir Siyasi Öznenin Oluşumu’ alt başlığını taşıyor. Sol siyasetin strateji sorunlarına odaklanan bu siyaset kuramı çalışmasında Sanbonmatsu, 1960’larda yeni solun izlediği siyaseti inceliyor, bu siyasetin ekspresivizminin nasıl siyasî bölünmeye yol açtığını ve postmodern duruma nasıl zemin hazırladığını sunuyor. Çalışma buradan hareketle, postmodern durumun tarihi temele dayandırılmış bir eleştirisini sunuyor, sosyalist siyasetin postmodern düşüncelerin oluşmasına nasıl yardımcı olduğunu ortaya koymayı amaçlıyor ve bu tıkanma anında, Marksist siyesetin yapabileceklerini tartışıyor.

Erdal Şen – Yassıada’nın Karakutusu (2007)

  • YASSIADA’NIN KARAKUTUSU, Erdal Şen, Zaman Kitap, tarih, 184 sayfa

Erdal Şen’in ‘Yassıada’nın Karakutusu’ isimli bu tarih çalışması, Türkiye’nin yakın dönemindeki DP iktidarını ve bu iktidarın en önemli aktörlerinden Adnan Menderes’in trajik sonuna odaklanıyor. Çalışmanın önemli özelliklerinden biri, araştırmanın, Başbakanlık tarafından gizliliği kaldırılan belgeler üzerinden yapılmış olması. Dolayısıyla kitapta, Menderes ve dönemin diğer siyasilerine ait el konulan mektuplar, Menderes’in kişisel notları, telefon görüşmeleri, fotoğraflar ve yazışmalar gibi önemli belgeler yer alıyor. Şen’in çalışması, Türkiye’de elli yıl önce DP iktidarıyla başlayan dalgalanmayı ve Menderes’in Yassıada’daki trajik sonunu ayrıntılı olarak vermesiyle önemli bir kaynak.

Jale Sancak – Ansızın Gelen (2007)

  • ANSIZIN GELEN, Jale Sancak, Doğan Kitapçılık, öykü, 300 sayfa

‘Ansızın Gelen’in yazarı Jale Sancak, bilindiği gibi, Türkiye’nin önemli kadın öykücülerinden biri. ‘Bu Gece Pera’da isimli ilk öykü kitabının yayımlanmasının üzerindense neredeyse yirmi yıl geçiyor. Dokuz yıldan sonra yapılan ikinci baskısıyla okuyucunun karşısına çıkan ‘Ansızın Gelen’, altı bölüme ayrılmış çok sayıda öykü barındırıyor. Biraz da edebiyata şiirle başlamasından kaynaklı olarak, öykülerdeki anlatım şiirsel özellikler taşıyor. Öykülerdeki anlatımın akıcı olduğunu, sanırız söylemeye dahi gerek yok. Sancak öykülerinin asıl ilgi çekiciliği de, bu duygu yüklü şiirsel üsluptan ve metnin akıcılığından kaynaklanıyor. Uzun zamandır baskısı tükenen kitap, öykü severlere önerilir.

Ömer F. Oyal – Gecelerin En Güzeli (2007)

  • GECELERİN EN GÜZELİ, Ömer F. Oyal, Literatür Yayınları, roman, 400 sayfa

Ömer F. Oyal, ilk romanı ‘Sürgün Ruhun Rüya Defteri’nde, cezalı bir ruhun uzun yolculuğunu hikâye etmişti. Oyal’ın bu romanıysa, kutsal bir taş olan Caday etrafında, çok kişilikli ve tarihi unsurları yoğun olan bir kurgudan oluşuyor. Zaman içinde elden ele dolaşan kutsal bir taş olan Caday’ın bu sefer düşeceği el, evli ve bir çocuğu olan Cemal olacaktır. Eski bir solcu olan Cemal’in hayatı, taşı gördüğü zaman değişmeye başlayacaktır. Çünkü sihrine kapıldığı bu taş, Cemal’i hiç düşünemeyeceği dünyalara götürecektir. Bu aşamada eski bir ülkücü olan Osman’la yollarının kesişmesi, bu dünyaların en ilginci olacak ve ikisinin hikâyesinin iç içe geçmesini de beraberinde getirecektir.

M. Şinasi Acar – İstanbul’un Son Nişan Taşları (2007)

  • İSTANBUL’UN SON NİŞAN TAŞLARI, M. Şinasi Acar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, tarih, 160 sayfa

‘İstanbul’un Son Nişan Taşları’, Osmanlı okçuluk tarihi bağlamında, çoğunluğu İstanbul’un Okmeydanı’nda bulunan nişan taşlarına yer veriyor. Dolayısıyla kitap ne tamamıyla arkeoloji ne de mimari kitabı. Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun yaylar, oklar, yayın kurulması ve ok atmanın inceliklerinden başlayarak Okmeydanı’nın bu faaliyetin sergilendiği mekan olarak tarihini ve bu semtte bulunan nişan taşlarını anlatıyor. Çalışma, tüfeğin icat edilmesi sürecine kadar olan okçuluğun tarihi seyrini ele alırken, bunun edebiyata ve tarihe yansımalarına da odaklanıyor.

Müslim Çelik – Bülbülün Ölümü (2007)

  • BÜLBÜLÜN ÖLÜMÜ, Müslim Çelik, Artshop Yayınları, şiir, 103 sayfa

Usta şair Müslim Çelik’in ‘Bülbülün Ölümü’ndeki şiirlerin teması, kitabın isminden de anlaşıldığı gibi, ölüm. Burada yer alan şiirler, şiirin öncülerinden yapılan alıntılarla da zenginleştirilmiş. Kitaptaki ‘Saz ve LUT’ isimli şiir şöyle: “‘Ölümün ey ateş ülkesi şiiri’ / ucunda dilimin alev yer / dağ üşür, terli, örtüverin der / kansın ağzımın çöl serinliği // Başta bir kör buluyor şehrimi / sazımın telinde günaydın akan / çöl üşür, terli, örtüverin hırkam / içiyor şafağın gelgitini // Hoşçakal ateş yurdunun kuşluğu / dünya suya dalmak gibi bir beste / nar bülbülü şakıyor son nefeste / Ay uyur, göl uyur, uyur çöl kuşu.”

Fikret Sazak (der.) – Türkiye’de Sendikal Kriz ve Sendikal Arayışlar (2007)

  • TÜRKİYE’DE SENDİKAL KRİZ VE SENDİKAL ARAYIŞLAR, derleyen: Fikret Sazak, Epos Yayınları, siyaset, 296 sayfa

Son dönemlerde, sadece Türkiye’de değil, dünyanın genelinde de sendikal mücadelede bir tıkanmadan, krizden bahsediliyor. Bu durum, sendikal haklarda gerilemeden, üye sayılarında sürekli azalmasından, genel örgütlenme oranlarının düşmesinden, sendikaların ekonomik, sosyal ve siyasal süreçlerde etkinliklerini yitirmelerinden anlaşılıyor. Fikret Sazak’ın derlediği bu çalışmada, Aziz Çelik, Murat Özveri, Özgür Müftüoğlu, Yıldırım Koç, Yüksel Akkaya, Mehmet Beşeli ve Metin Özuğurlu’nun sendikal krizin Türkiye’deki yansımalarıyla ilgili kaleme aldığı yazılar yer alıyor.