Kolektif – 68’in Kadınları (2010)

Ayşe Yazıcıoğlu’nun hazırladığı ’68’in Kadınları’, Türkiye’de 1960’lı yıllarda gençlik hareketlerine katılmış, 70’li ve 80’li yıllarda da muhalif hareketleri içinde bulunmuş on altı kadının anılarından oluşuyor.

68 kuşağından kadınlara dair yapılan çalışmaların azlığı göz önünde bulundurulduğunda, elimizdeki yapıtın önemli bir boşluğu doldurduğunu söyleyebiliriz.

Kitaba anılarıyla katılan isimler şöyle: A. İnci Beşpınar, Birgül Akkoca Ergev, Büşra Ersanlı, Çimen Keskin Turan, Fatma Arda Sayman, Ferai Tınç, Füsun Özbilgen, Hatice Yaşar, Hülya Karadeniz, Işıl Özgentürk, Işıl Gürsoy Uyar, Müfide Pekin, Okşan Kınış, Sema Bulutsuz, Şermin Çetiner ve Şule Perinçek.

  • Künye: Kolektif – 68’in Kadınları, hazırlayan: Ayşe Yazıcıoğlu, Doğan Kitap, anı, 198 sayfa

Nedim Göknil – Nasıl Anlatsam, Nerden Başlasam Bodrum Bodrum (2010)

Nedim Göknil, sahici bir Bodrum aşığı.

Göknil, elli altı yıllık serüvenini nakşettiği ‘ Nasıl Anlatsam, Nerden Başlasam Bodrum Bodrum’da, bir zamanlar ressamların, yazarların, şairlerin ve müzisyenlerin akın ettiği, günümüzdeyse kalabalığı ve gürültüsüyle her geçen gün daha da çirkinleşen Bodrum’u anlatıyor.

Göknil, çok sevdiği ve bir anlamda beraber dönüştüğü Bodrum’u yazarken, eleştirel tavrından da taviz vermiyor.

“Niye bu cenneti haritaya koyduk? Niye burayı bir İstinye Park’a; doğduğum ve büyüdüğüm ve bugün artık tanıyamadığım İstanbul’un Bebek semtine benzettik?” diye soran yazar, dünyanın ve Bodrum’un bambaşka ve tertemiz olduğu günler ile ardından şehrin yaşadığı akıl almaz dönüşüme dair tanıklığını okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Nedim Göknil – Nasıl Anlatsam, Nerden Başlasam Bodrum Bodrum, Everest Yayınları, anı, 166 sayfa

Hilmi Köksal Alişanoğlu – Netekim! 12 Eylül’de Geldiler (2010)

Hilmi Köksal Alişanoğlu, ilk baskısı 2005’te yapılan ‘Netekim! 12 Eylül’le Geldiler’de, darbe sonrası dönemde yaşadığı trajikomik olayları okurlarıyla paylaşıyor.

Alişanoğlu, 1980’in mart ayında İstanbul Sarıyer’ de bir gecekonduda sol örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alındı.

Kendisi cezaevindeyken 12 Eylül darbesi gerçekleşti. İşkence gören Alişanoğlu, idamla yargılandı.

Yazar, bu süreçte yaşadıklarını mizahi bir dille elimizdeki kitabında kaleme getiriyor.

Darbenin gadrine uğrayanların anlatımları, genel olarak trajik bir üslup taşır. Alişanoğlu’nun tanıklığını farklı ve özgün kılan başlıca husus ise, “acıyı bal eylemesi”dir diyebiliriz.

  • Künye: Hilmi Köksal Alişanoğlu – Netekim! 12 Eylül’de Geldiler, Apollon Yayıncılık, anı, 312 sayfa

Fevzi Karadeniz – Yaralı Zamanlar (2010)

Sendikacı Fevzi Karadeniz ‘Yaralı Zamanlar’da, Türkiye’nin 1968’den sonraki hızlı, gerilimli zamanlarına dair tanıklığını anlatıyor.

DİSK-Teknik İş İstanbul Şube Başkanlığı, Bank-Sen GYK üyeliği ve aynı sendikanın iki yıl Doğu-Güneydoğu bölge temsilciliği görevlerinde bulunan Karadeniz, 12 Eylül öncesi ve sonrasında kısa süre tutuklu kalmıştı.

Diyarbakır, Lice ve Van’da yapılan mitinglerde yaptığı Türkçe-Kürtçe konuşmalar nedeniyle gıyabında yargılanan Karadeniz, 1983’ün sonunda yurtdışına kaçmıştı.

Uzun yıllar muhalif hareketin içinde bulunarak bedel ödemiş Karadeniz, görüp geçirdiklerini okurlarıyla paylaşırken, Türkiye’nin çalkantılı yakın tarihine de ışık tutuyor.

  • Künye: Fevzi Karadeniz – Yaralı Zamanlar, Belge Yayınları, anı, 360 sayfa

Vedat Abayoğlu – Balık Profesörünün Av Güncesi (2010)

‘Balık Profesörünün Av Güncesi’, doğa ve balık tutkunu Vedat Abayoğlu’nun balık avcılığına dair anılarından oluşuyor.

Baştan söylemekte fayda var: Abayoğlu, genellikle, balıkları yakalıyor, seviyor, resmini çekiyor ve ardından serbest bırakıyor.

Kuşkusuz bu durum, kendisinin doğayla ne denli dostça bir ilişki kurduğunun da göstergesi.

Otuzlu yaşlarındayken kariyerine sırt çevirip yüzünü doğaya dönen Abayoğlu, kendini avcılığa vermiş, aynı zamanda otostopla tüm Türkiye’yi ve Avrupa’yı gezmiş.

Yazar elimizdeki kitabında, güncel ve geçmiş balık avlarını, keyifli bir üslupla kaleme getirmesinin yanı sıra, avcılıkta kullanılan yöntemlerden olan Vertical Jigging’i de açıklıyor.

  • Künye: Vedat Abayoğlu – Balık Profesörünün Av Güncesi, Say Yayınları, anı, 204 sayfa

C. Erdal Aykaç – Olmazsa Yeniden Dene (2010)

Erdal Aykaç ‘Olmazsa Yeniden Dene’ adlı bu kitabında, Kırşehir Cezaevi’nden yirmi yılı aşkın bir süre önce bir tünel kazıp kaçışlarını anlatıyor.

Halen Almanya’da yaşayan Aykaç, cezaevinde tutuklu olan on sekiz kişiyle birlikte, 17 Eylül 1988 tarihinde kaçarak firar etmiş, bu olay Türkiye’de yankı uyandırmıştı.

Devrimci Yol Örgütü’ne üye olan Aykaç, 118 metrelik tüneli beş buçuk ayda nasıl kazdıklarını; bu esnada yaşadıkları başarısızlıkları; iyi tünel kazanlara verdikleri “Altın Köstebek Ödülleri”ni; başlarına gelen gülünç ve talihsiz olayları; firardan sonra ne yaptıklarını okurlarıyla paylaşıyor. Kitapta ayrıca, cezaevinde ve tünelde çekilmiş fotoğraflar da yer alıyor.

  • Künye: C. Erdal Aykaç – Olmazsa Yeniden Dene!, Alan Yayıncılık, anı, 247 sayfa

Ufuk Bektaş Karakaya ve Oktay Duman – Benim Adım Dilaver (2019)

Mehmet Fatih Öktülmüş, 17 Haziran 1984 yılında Ölüm Orucunda hayatını kaybetti.

Henüz 35 yaşındaydı ve Türkiye’de 1970’lerin ikinci yarısından itibaren kitleselleşerek antifaşist bir karakterde gelişen siyasal mücadelede yer almış seçkin devrimcilerden biriydi.

Vasiyetinde, “Arkamızdan bizi çok övüp de toprak altında yüzümüzü kızartmayın olmaz mı” demişti.

Her çalkantılı siyasal dönem kendi kahraman ve öznelerini yaratır.

Onlar, içinden geldikleri sınıfsal ve siyasal süreçlerin kristalize ve billurlaşmış haliyle kişiliklerinde taşırlar.

Öktülmüş de böyle biriydi işte.

Ufuk Bektaş Karakaya ve Oktay Duman’ın kaleme aldığı ve tam üç yıl sürmüş bu yetkin sözel tarih çalışması da, Öktülmüş’ün ve onun dokunduğu kişilerin dünyasına iniyor.

Öktülmüş’ün dava arkadaşları ile Almanya, Fransa, İsviçre ve Türkiye’de 12 kentte yüz yüze yapılmış ve Öktülmüş’ün on altı yıla sığdırdığı kısa fakat çarpıcı, zengin ve öğretici profesyonel devrimci yaşamını ortaya koyan kitap, günümüzde siyasal mücadelenin zorluklarının aşılmasında bir esin ve direnç kaynağı olmaya aday.

  • Künye: Ufuk Bektaş Karakaya ve Oktay Duman – Benim Adım Dilaver: Mehmet Fatih Öktülmüş Kitabı, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 352 sayfa, 2019

Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü (2010)

12 Eylül darbesiyle beraber, Türkiye sol hareketi içinde bulunan birçok kişi cezaevlerine hapsedilmiş; kaçabilenlerin büyük bir kısmı Avrupa’ya giderken, bir kısmı da Suriye üzerinden Lübnan’a geçmişti.

Lübnan’a gidenler, İsrail’in Filistin’e saldırısına ve Sabra-Şatilla katliamına tanık olacaktı.

İşte ’12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın bu süre zarfında tuttuğu günlüğünden oluşuyor.

Hem acımasız 12 Eylül darbesini hem Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatan kitap, iyi bir tarihi belge niteliğinde.

  • Künye: Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü, Ütopya Yayınları, günlük, 327 sayfa

Mehmet Tepebaşı – Yaşanmamış Sayılan Anılar (2010)

yasanmamis anilar son matbaa.cdr

Mehmet Tepebaşı ‘Yaşanmamış Sayılan Anılar’da, yirmi yaşındayken 12 Eylül’ün baskısından bunalarak, büyük umutlarla yurt dışına çıkışını, sonra umutlarının nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü anlatıyor.

Solun geleneksel tavrı olan susmayı ve yazma işini başkalarına bırakmasını eleştiren Tepebaşı, anılarını anlatma nedeni olarak, bu dönemin bazıları tarafından “yaşanmamış yıllar” denilerek unutulmaya terk edilmesini gösteriyor.

12 Eylül darbesinin hemen ertesinde, bir şeyler yapmak için harekete geçen gençlerin Suriye’de kurduğu kamp; kamptaki tartışmalar ve hesaplaşmalar; Filistin hareketiyle ilişkiler, umutlar ve hayal kırıklıkları, Tepebaşı’nın anılarının omurgasını oluşturuyor.

  • Künye: Mehmet Tepebaşı – Yaşanmamış Sayılan Anılar, Dipnot Yayınları, anı, 361 sayfa

Taylan Sorgun – Halil Paşa (2010)

Taylan Sorgun ‘Halil Paşa’ adını taşıyan elimizdeki kitabında, Enver Paşa’nın amcası olan, değişik cephelerde savaşmış Halil Paşa’nın anılarını ve bu anılar aracılığıyla, İttihat ve Terakki partisinin bir kesitini sunuyor.

Halil Paşa’nın İttihat ve Terakki’nin güçlü aktörlerinden biri haline gelişi; Makedonya’da yürüttüğü mücadele; Kutülamare ile Bakü’deki başarıları ve Damat Ferit Paşa’nın sadrazamlığı zamanında Bekirağa Bölüğü Hapishanesi’ne kapatılışı, kitaptaki dikkat çeken anılardan birkaçı.

Halil Paşa’nın anılarının yanı sıra, Sorgun’un yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkan belgeleri de ihtiva eden çalışma, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan gerilimli bir dönemin panoramasını çiziyor.

  • Künye: Taylan Sorgun – Halil Paşa, Destek Yayınevi, anı, 288 sayfa