David J. Linden – Beyin Fırtınası (2023)

Sinirbilimci David J. Linden öncü beyin araştırmacılarıyla muhabbet edip birlikte çakırkeyif olduktan sonra her birine aynı soruyu sorar: “Beynin işleyişi konusunda dünyaya açıklamayı en çok istediğin fikir hangisi?”

Verdikleri yanıtlar sonunda insan zihni ve onun olanakları hakkındaki bilgimizi genişletmeyi amaçlayan ve popüler bilim denemelerinden oluşan bu eşsiz eser meydana gelir.

Uzmanlık alanları arasında insan davranışı, moleküler genetik, evrimsel biyoloji ve karşılaştırmalı anatomi bulunan katılımcılar, kişilikten algıya, öğrenmeye, güzelliğe, sevgiye ve sekse kadar birçok büyüleyici konuyu ele alır.

Yaptıkları son deneylerin ayrıntılarına girmez, söyleyeceklerini terimlerle boğmazlar ve gayet net, aydınlatıcı, çoğu zaman da hiç beklenmedik ve sezgiye aykırı yanıtlar verirler.

Nihayetinde de bireysel deneyimlerin beynimizin yapısını nasıl dramatik bir şekilde değiştirebildiğini gösterirler.

Profesör Linden ve arkadaşları hem bilim meraklılarının hem de profesyonellerin erişilebilir ve keyifli bulacağı büyüleyici ve aydınlatıcı bir derleme ile insan zihninin yapısına ve sinirbilimin son teknoloji dünyasına yeni bir pencere açıyor.

  • Künye: David J. Linden – Beyin Fırtınası: Kırk Sinirbilimci İnsan Deneyiminin Biyolojik Kökenlerini Keşfediyor, çeviren: Barış Gönülşen, Kolektif Kitap, bilim, 352 sayfa, 2023

Jean Cavaillès – Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine (2023)

Jean Cavaillès, ufuk açıcı eserlere imza atmış bir matematik felsefesi dehasıydı.

Cavaillès ‘Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine’ adlı bu yapıtında, bilimsel düşüncenin -mantıksal veya ontolojik- kökenini belirlemeye yönelik felsefi çabaları değerlendiriyor.

Cavaillès’nin bilimin felsefeye ihtiyacı olmadığına dair pozitivist iddialar ile filozofların gerçek bilimsel olayları inatla umursamamaları iddiası bugün de yoğun olarak tartışılan konulardan.

Matematikte olduğu gibi, deneyim de belli bir “ritme” göre, kurallara bağlı olarak mümkündür.

Fransa’nın işgaline, “mantığın bir getirisi olarak” direnişle cevap veren Cavaillès 1944 yılında Naziler tarafından kurşuna dizilir.

‘Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine’ 20. yüzyıl akılcı Fransız felsefesi geleneğinin öncülerinden Cavaillès’in son eseridir.

  • Künye: Jean Cavaillès – Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine, çeviren: Barış Dirican, İş Kültür Yayınları, bilim, 88 sayfa, 2023

Frans de Waal – Ataerkil Düzene Hapsolan Yalnızca Biz miyiz? (2022)

Gücü, muhtemelen başkalarına çekici gelebilen ama kesinlikle bize öyle gelmeyen bir şeymiş gibi tartışıyoruz.

Güç, bir tabu konusu olmayı sürdürüyor ve biz bu bağlamda diğer türlerle ne kadar benzer olduğumuzu kesinlikle duymak istemiyoruz.

Primatolog Frans de Waal, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet konusunda dilsel bir kafa karışıklığı yaşandığını; birincisinin biyolojik, ikincisinin kültürel cinsiyet olduğunu ancak farklı anlamlarına rağmen bu iki terimin özünde birleşmiş olduğunu ve birini diğeri olmadan tartışamayacağımızı ifade ediyor.

Genç erkek ve dişi primatların cinsiyet rollerini birbirlerine benzer şekilde geliştirdiğini düşünüyor.

Nasıl davranılacağını öğrenmek için kendi cinsiyetlerinden yetişkinleri gözlemlediğini söylüyor.

Primatların davranışsal ve biyolojik farklılıklarını aydınlatırken insan davranışıyla karşılaştırmaktan da geri durmuyor.

‘Ataerkil Düzene Hapsolan Yalnızca Biz miyiz?’, klasik konuşma tarzı ve alaycı gözlemlerle dolu anlatımıyla cinsiyet kimliği, toplumsal cinsiyet rolleri, cinsellik, eşcinsellik, arkadaşlık ve yetiştirme gibi konuları ele alıyor.

  • Künye: Frans de Waal – Ataerkil Düzene Hapsolan Yalnızca Biz miyiz?: Bir Primatoloğun Gözünden Cinsiyet Kavramı, çeviren: İrem Sağlamer, Sander Yayınları, bilim, 336 sayfa, 2022

Francisco J. Varela, Evan T. Thompson ve Eleanor Rosch – Bedenlenmiş Zihin (2023)

‘Bedenlenmiş Zihin’, insan deneyiminin kendine dönen boyutunu benzersiz bir şekilde ele alıyor.

Yazarların iddiasına göre sadece bilimdeki zihin ile deneyimdeki zihin arasında ortak bir zemin duygusuna sahip olarak biliş anlayışımızı eksiksiz kılabiliriz.

Bu amaçla yazarlar, bilişsel bilim ile meditatif psikoloji arasında bir diyalog geliştiriyor ve bunu fenomenoloji ve psikanaliz gibi diğer geleneklerle ilişkili olarak konumlandırıyor.

Gözden geçirilmiş bu baskı, Evan Thompson ve Eleanor Rosch’un önemli giriş yazılarını içeriyor; yazarlar böylece çalışmanın temel argümanlarını açıklığa kavuşturuyor ve kitabın temalarını genişleten sonraki araştırmaları tartışıyorlar, ayrıca uzak doğu gelenekleri ve farkındalığa yönelik yenilenen teorik ve pratik bilgiler de veriyorlar.

Farkındalık temelli stres azaltma programının yaratıcısı Jon Kabat-Zinn’in önsözü ise kitabın bağlamını sunuyor ve eserin, kendi yaşamı ve çalışmaları üzerindeki etkisini açıklıyor.

  • Künye: Francisco J. Varela, Evan T. Thompson ve Eleanor Rosch – Bedenlenmiş Zihin: Bilişsel Bilim ve Uzak Doğu Geleneği, çeviren: Feyza Elif Önder, Albaraka Yayınları, bilim, 430 sayfa, 2023

Andrew Doig – İnsan Nasıl Hayatta Kaldı? (2023)

İnsan mağaradan bugüne olan yolculuğunda nasıl hayatta kaldı?

Onu hangi keşifler hayatta tuttu?

Peki ya insanın sosyal becerileri bu macerada nasıl bir role sahipti?

Manchester Üniversitesi Biyokimya Profesörü Andrew Doig, bulaşıcı hastalıklardan genetik hastalıklara, şiddetten kazalara kadar ölümün belirli nedenlerine, bunların kimleri nasıl etkilediğine ve ölümün üstesinden gelmeyi mümkün kılan insanlara bakarak ölüm kavramının tarihi perspektifte ufuk açıcı bir tasvirini yapıyor.

Ölümün bizi ve bizim de onu nasıl şekillendirdiğimizi anlatan bu titiz vakayinamede tarih, biyolojiyle buluşuyor.

Doig, bitkileri ve salgın hastalıkları takas ettiğimiz, yeni kıtalar ve hayat kurtaran ilaçlar keşfettiğimiz kolektif geçmişimizin bireysel geleceğimizi nasıl belirlediğini açıklayarak en evrensel deneyimimizin ardındaki tarihi ve bilimsel tuhaflıkları büyüleyici bir tatta aydınlatıyor.

Ölüm nedenlerinin gelecekte nasıl değişebileceğini tartışarak, şu anki durumumuza dair muhteşem, uzun soluklu bir bakış açısı sunuyor.

‘İnsan Nasıl Hayatta Kaldı?’, geleceğe bakmanın ve umudun heyecan verici bir hikâyesi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Andrew Doig – İnsan Nasıl Hayatta Kaldı?: Mağaradan Geleceğe İnsanın Ölümle İmtihanı, çeviren: Oylum Tanrıöver, Beyaz Baykuş Yayınları, bilim, 448 sayfa, 2023

Jakob Johann von Uexküll – İnsanların ve Hayvanların Dünyasında Gezintiler (2023)

Biyosemiyotiğin öncüsü Jakob Johann von Uexküll, ekolojik düşüncenin bu kurucu metninde her canlının yalnızca kendisine, onun deyimiyle, Umwelt’ine ait bir mekânı ve buna karşılık gelen bir zamanı olduğu fikrini dile getiriyor.

Bunun sonucunda Agamben’in ifadesiyle, insanmerkezci bakış açısının terk edilmesi ve doğa imgesinin insan ölçütünden arındırılmasının önü açılmış; Deleuze ve Guattari’nin tespitiyle dünyayı anlama ve onunla etkileşime geçmedeki alışıldık yöntemleri sarsacak radikal bir potansiyel ortaya çıkmıştır.

İnsan öznelliğinin, insanın yerleşik sınırlarını kıran yeni bağlantıların ve ilişkilerin yaratılması yoluyla genişletildiği ve dönüştürüldüğü izlek de buradan başlamıştır.

Hayvan algısı ve bilişine dair anlayışı derinden sarsan bu metin teorik biyoloji, felsefe, etoloji ve bilişsel bilim gibi bir dizi disiplin üzerinde önemli bir etkiye sahip oldu.

  • Künye: Jakob Johann von Uexküll – İnsanların ve Hayvanların Dünyasında Gezintiler: Görünmeyen Dünyaların Resimli Kitabı, çizimler: Georg Kriszat, çeviren: Mehmet Göçmen, Akademim Yayıncılık, bilim, 2023

Engin Bermek – Bilgi ve Evrim (2023)

Günümüzün maddiyatçı dünyasında bilgi sözcüğü genelde toplumsal ve iktisadi başarıların altında yatan, iletilebilen, paylaşılabilen ve de ölçülebilen, hesaplanabilen nesnel bir varlığı çağrıştırır.

Oysa bilgi insan zihninin öznel bir ürünüdür; insanın bilinciyle deneyimlediği bir olgunun altında yatan düzenliliği kavraması ya da o düzenliliği kendi zihninde yaratmasıyla ortaya çıkar.

Bilginin temelinde buna göre örüntü ve düzenlilikler yatar.

Bunlar evrenin başından beri var olmuş, maddi varlıkta vücut bularak form/biçim verici nitelikleriyle (Latince kökeni de form/biçim vermek anlamına gelen) informasyon niteliğini kazanmışlardır.

Biyolojik evrim sürecinde informasyon canlılarda da vücut bulmuş, onlara biçim ve işlev kazandırmış, davranışlarına düzen vermiştir.

Artırımlı bir geri besleme süreci ortaya informasyonu giderek daha büyük yetkinlikle işleyen canlıları, bunların etkinlikleri de ortaya daha da gelişmiş informasyon türlerini çıkarmıştır.

İnsanlar ise informasyonu bilgiye dönüştürme, bilgiyi paylaşma ve amaçları doğrultusunda kullanma yetenekleriyle biyolojik uzamı aşan bilişsel ve kültürel evrim sürecini başlatmış, onu bilimsel, teknolojik ya da sanat temelli bilgi gibi, gelişmiş türlerine dönüştürme becerisini göstermişlerdir.

Kitap bu süreci çözümlemeye yönelik bir girişim olacaktır.

  • Künye: Engin Bermek – Bilgi ve Evrim: Bilgi Çağında Gerçeği Aramak, Ginko Kitap, bilim, 408 sayfa, 2023

Ulf Schmidt – Gizli Bilim (2023)

Yirminci yüzyıl boyunca yüksek gizlilikteki tesislerde zehirli kimyasalları denemek için askerlerin kullanıldığı iddiaları, 1990’lı yılların başından beri medyada daha sıklıkla yer buluyor.

Britanya’da 1939 ve 1989 yılları arasında 21 binden fazla ordu mensubu bu gizli deneylere katıldı.

Bazıları kendi deneyimlerini zararsız olarak hatırlarken bazıları için nahoş, bazıları için zararlı bir deneyimdi ve bazı vakalar da ölümle sonuçlandı.

’Gizli Bilim’, geçmişte ittifak kuvvetlerini oluşturan ülkelerin özellikle Britanya’nın, Birleşik Devletler’in ve Kanada’nın kimyasal ve biyolojik silahlarının tarihinin izini süren ilk çalışma olarak önem kazanıyor.

Etik konulardan askeri bilim kültürüne, Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’nda ilk kez kimyasal silah kullanmasıyla gelişen durumlardan uluslararası toplumun -halen süren- bu silahları yasaklama çabalarına kadar geniş bir kapsam okuyucuya sunuluyor.

Yazar, ittifak güçlerinin özellikle de Britanya’nın o günlerdeki durumlara ve değerlere göre bu alandaki yargılamalarını etik ve güvenilirlik açısından sorguluyor.

Bunu yaparak yüksek gizlilikteki araştırma kuruluşlarındaki karmaşık dinamikleri anlatıyor.

Kimyasal ve biyolojik savaş birlikleri oluşturmak amacında ve kapasitesinde olan bu kuruluşların kadrolarının büyük kısmı ordu yetkilileri, bilim insanları ve uzman sivil görevlilerden oluşuyordu.

Bu kadrolar, sürekli gelişen, sonu olmayan ulusal tehditler tanımlamak ve inşa etmek, bunlara karşı stratejiler geliştirmek için devasa bütçeler ve insana en zararlı malzemeleri kullanarak deneysel çalışmalar yaptılar.

‘Gizli Bilim’, belgeler ışığında bu deneyleri ve ortaya çıkan sonuçları, kapsamlı bir biçimde, bilim etiği çerçevesinde tartışmaya açıyor.

  • Künye: Ulf Schmidt – Gizli Bilim: Zehir Savaşları ve İnsan Deneyleri Yüzyılı, çeviren: Kenan Çelik, Doruk Yayınları, inceleme, 680 sayfa, 2023

Georges Canguilhem – Yaşam Bilgisi (2023)

Biyoloji ve modern tıptaki dönüşümler yaşam kavrayışlarımızı nasıl şekillendirdi?

Felsefi kavramlar ve bakış açıları biyolojik fikirleri ve deney çalışmalarını nasıl etkiledi?

Birbirine çok uzak disiplinler olarak tasavvur edilen felsefe ve tıp/biyoloji arasındaki etkileşimler nasıl gerçekleşti?

Genetik devrimin şafağında yayınlanan ‘Yaşam Bilgisi’, hücre teorisinin tarihini, organizmaya dair mekanik anlayışlara yakınlaşmamızı ve uzaklaşmamızı, bilim ve nesnelerindeki normalliğin doğasını ve hatta canavarları ele alarak bu sorulara kendi özgünlüğüyle cevap veriyor.

‘Yaşam Bilgisi’, bir bilim olarak biyolojinin yapısını inceliyor.

İlk olarak biyolojide yöntemin incelenmesi, ardından hücre teorisinin tarihi ve son olarak felsefe ve biyoloji arasındaki ilişki olmak üzere üç bölüme ayrılan kitabın ana tezi, canlının fiziko-kimyasal yasalara indirgenemez olduğu ve yapay bir makine olarak anlaşılamayacağıdır.

Michel Foucault, François Jacob, Louis Althusser ve Pierre Bourdieu gibi düşünürlerin çalışmalarındaki izlerinden anladığımız kadarıyla Georges Canguilhem, hem Fransız felsefesi hem de bilim felsefesi üzerinde muazzam bir etki bıraktı.

Yirmi yıllık bir çalışmanın ürünü olan bu eser, modern biyolojinin doğuşundan geçen yüzyılın ortasına kadar meydana çıkan felsefi muğlaklıkları ve sorunları işleyerek epistemolojik bir tarihsel analiz de sunuyor.

  • Künye: Georges Canguilhem – Yaşam Bilgisi, çeviren: Adem Beyaz, Kolektif Kitap, felsefe, 256 sayfa, 2023

Ian Stewart – Zarlar Tanrı’yı Oynar mı? (2023)

Yanlış bir inanç vardır: Bir zar attığımızda eğer atış yönü, rüzgâr hızı vs gibi zarı etkileyen bütün fiziksel olguları bilirsek sonucu tahmin edebiliriz.

Bu inanç ne klasik fizikte ne de kuantum fiziğinde temellendirilebilir.

Ama yine de pek çok kişi tarafından gözü kapalı savunulur, çünkü bazı şeyleri kesin olarak bilebileceğimize inanmak isteriz.

Seçimi kimin kazanacağını, borsanın çöküp düşmeyeceğini veya bir şüphelinin kesinlikle suç işleyip işlemediğini öğrenebilmek isteriz.

Oysa bir tesadüfi olayın sonucunu tahmin etmemiz istendiğinde, neredeyse her zaman yanılıyoruz.

Zira belirsizlik hayatın ta kendisidir.

Ian Stewart tarih boyunca olasılık matematiğinin gelişiminin özetini vererek gerek bilebileceğimiz gerekse asla bilemeyeceğimiz şeylere dair şaşırtıcı ve tatmin edici bir anlatı sunuyor.

Kaos teorisine ve kuantum evreninin belirsizliklerine büyüleyici bir bakış…

Schrödinger’in ünlü kedisinin gerçekten ölü mü yoksa canlı mı olduğu ya da Heisenberg’in belirsizlik ilkesinin gerçekten ne kadar belirsiz olduğuyla ilgilenen okurlar, bu kitabı okumalı.

Stewart matematik, kumar ve bilim tarihine yaptığı ilginç gezilerle, kuantum dolaşıklığı ile iletişim arasındaki bağlantıyı araştırıyor.

  • Künye: Ian Stewart – Zarlar Tanrı’yı Oynar mı?: Belirsizliğin Matematiği, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 312 sayfa, 2023