Daniel Denegri, Claude Guyot, Andreas Hoecker ve Lydia Ross – Higgs ve CERN (2018)

Bilindiği gibi Higgs Bozonu hayatımıza, CERN’de 2012’de yapılan çalışmalarla birlikte girdi.

Bu keşif fizikte devrim niteliğinde öyle muazzam bir keşifti ki, nitekim bir süre sonra Nobel Fizik Ödülü’yle de taçlandırıldı.

Dört yazarlı bu önemli kitap da, temel parçacık fiziği ile maddenin, evrenin oluşumundaki ilk anlarda geçirdiği gelişimi ve bunun Higgs Bozunu ile CERN’deki çalışmalarla nasıl yeni anlamlar kazandığını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yazarlar, 1960’lı yıllarda temel parçacık fiziği alanında gerçekleştirilmiş büyük deneysel başarıları ve adına standart model denilen yaklaşımı anlatarak çalışmalarına başlıyorlar.

Kitap devamında da, şimdiye kadar geliştirilmiş en büyük bilimsel çalışma olan CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısının (LHC) öyküsünü anlatıyor ve aynı zamanda bu çalışmanın kalbini oluşturan ATLAS ve CMS’nin tasarlanması ve kurulumundaki ayrıntıları okurlarıyla paylaşıyor.

Çalışmayı, bugüne dek tasarlanmış en büyük bilimsel projedeki gelişmeleri başından sonuna öğrenmek isteyen okurlara özellikle öneriyoruz.

  • Künye: Daniel Denegri, Claude Guyot, Andreas Hoecker ve Lydia Ross – Higgs ve CERN, çeviren: Ercüment Akat, Alfa Yayınları, bilim, 438 sayfa, 2018

Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak (2018)

Amerikalı biyokimyacı Jennifer Doudna, gen düzenleme alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında üne sahip isimlerden.

Bu kitap ise, gen düzenleme hakkında merak edilen hemen her şeyi aydınlatmasıyla, konuya ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken bir rehber.

Gen düzenlemesi ya da tam adıyla “CRISPR-Cas9 Gen Düzenleme Yöntemi”, bilimde devrim olarak tanımlanıp hararetle selamlanan teknolojilerden.

Örneğin gen düzenlemesi ile her canlı varlığın genetik kodu istenen biçimde değiştirilebiliyor.

Ölümcül genetik hastalıklar iyileştirilebiliyor ve örneğin domuzlar birer organ fabrikasına dönüştürülebiliyor.

Doudna, gen düzenlemesi yöntemine giden oldukça uzun ve meşakkatli yolun nasıl kat edildiğini ve bu yöntemin biyokimyada, tıpta, teknolojide, kültürde, hukukta, siyasette ve demografik alanda ne gibi sonuçlar yaratacağı üzerine, bizi derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Hatta Doudna, bu yöntemin yalnızca hastalıkların iyileştirilmesi konusunda değil, iklim değişikliği, çevresel yıkımlar ve gıda güvenliği gibi güncel sorunlarımıza çare olabileceğini de düşünüyor.

  • Künye: Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak: Gen Düzenlemenin Evrime Hükmeden İnanılmaz Gücü, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 248 sayfa, 2018

Mark W. Moffett – Karıncalar Arasında Serüvenler (2015)

Ve karşımızda, “böcekbilimin Indiana Jones’u” Mark Moffett!

Karıncaların Nijerya, Endonezya, Amazon ve California gibi coğrafyalara uzanan dünyasında iz süren Moffett, bir karınca kolonisi ile insan gibi bir organizmanın oluşturduğu toplum arasındaki paralellikleri gözler önüne seriyor.

Künye: Mark W. Moffett – Karıncalar Arasında Serüvenler, çeviren: Aybey Eper, Alfa Yayınları

E. Fuller Torrey – Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı (2018)

Dinlerin ortaya çıkışıyla evrim arasında nasıl bir ilişki var?

Fuller Torrey, çokça tartışılan bu soruya elimizdeki kitabıyla dâhil oluyor ve dini inancın evrimin ürünü olduğunu savunuyor.

Torrey, bu ilişkiyi ele alırken, arkeolojik ve antropolojik pek çok kanıtı ortaya koyduğu gibi, insan beyninin nörobiyolojik evriminin fosil kanıtlarını ve beynin evrimine dair psikolojik kanıtlar da sunuyor.

Torrey’e göre tanrıların ortaya çıkışı, çeşitli evrimsel etkenlerin rastlantısal bir sonucudur.

Antik kafataslarından insan ürünü eşyalara, beyin görüntüleme sistemlerinden primatolojiye ve çocuk gelişimi çalışmalarına çok çeşitli kaynaklardan gelen verileri inceleyen kitap, özellikle yeni bilişsel becerilerin edinilmesinin insan davranışlarını nasıl yönlendirdiğini ortaya koymasıyla önemli.

Yazar buna örnek olarak da, otobiyografik hafızanın gelişiminin rekabet avantajı sağladığı gibi, ölümlülüğün kavranmasına ve ölüme bir alternatif olduğuna dair inancın reddine sebep oluşunu gösteriyor.

Yazar, tanrıların ortaya çıktığı zamanları insanoğlunun o dönemdeki nörobiyolojik gelişimi bağlamında izliyor.

Evrimsel nörobilim konusunda muhakkak okunması gereken bir çalışma, dinlerin nereden geldiği konusuna güçlü ve yeni bir ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: E. Fuller Torrey – Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı: İlk İnsanlar ve Dinlerin Kökeni, çeviren: Erkan Aktaş, Paloma Yayınevi, bilim, 316 sayfa, 2018

Charles Darwin – Charles Darwin’in Özyaşamöyküsü (2009)

‘Charles Darwin’in Özyaşamöyküsü’, Darwin’i kendi ağzından anlatıyor.

Darwin’in oğlu Francis Darwin’in derlediği kitap, bu ünlü ismin hayatının, bilime duyulan inançla ne denli dolu dolu geçtiğini gözler önüne seriyor.

Özyaşamöyküsünde, “1837-38 yıllarında türlerin değişken ürünler olduğundan emin olduğumda, bu yasanın insan için de geçerli olabileceğini düşünmeden edemezdim.” diyen Darwin, bilimsel çalışmalarını, karşılaştığı zorlukları, bilimin kendisi için ne anlama geldiği gibi konuları anlatıyor.

Evrim konusundaki tartışmaların yeniden kızıştığı günümüzde kitap, tartışmalara kendi çerçevesinden katkı sunuyor.

  • Künye: Charles Darwin – Charles Darwin’in Özyaşamöyküsü, derleyen: Francis Darwin, çeviren: Elif Gazioğlu ve Selin Dingiloğlu, Daktylos Yayınları, otobiyografi, 114 sayfa

 

Jonathan Silvertown – Darwin’le Akşam Yemeği (2018)

Tat ve koku alma duyularımızın nasıl evrimleşti?

Peki, evrim, deniz ürünlerinden baharatlara, yeme kültürümüze nasıl yön verdi?

İşte bizi bir akşam yemeği sofrasına konuk eden Jonathan Silverton’ın bu özgün kitabı, evrimin yeme ve içme üzerine etkileri hakkında ufuk açıcı bir çalışma.

Yediğimiz her şeyin evrime dayanan bir geçmişi var.

Süpermarketlerdeki rafların her biri evrimin ürünleriyle dolu, ancak süt ürünlerinin üzerinde yer alan etiket bunu bize Jura Devri’nden kalma son kullanma tarihleriyle hatırlatmaz ya da meyve sebze reyonundaki etiketler, mısırın Kolomb öncesi dönemde Amerikalılar tarafından 6000 yıl boyunca yapay seçilime uğratıldığı gerçeğini açığa vurmaz.

Başka bir deyişle Silvertown’ın burada çok açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi, her alışveriş listesi, her yemek tarifi, her menü ve yemek pişirmek için kullandığımız her malzeme, evrimci anlayışın babası Charles Darwin’le akşam yemeğine üstü kapalı bir davettir.

Silverton’ın kitabında yanıt aradığı kimi sorular şöyle:

  • Kabuklu deniz hayvanlarının tüketilmesi de 70 bin yıl önce Afrika kıtasından göç eden küçük insan gruplarının hayatlarını sürdürmelerine nasıl olanak tanıdı?
  • Tarım, günümüz beslenme düzeninin temelini nasıl oluşturdu?
  • Bitkilerin ve diğer besinlerin kimyasal özelliklerine tepki vermemize olanak tanıyan tat ve koku alma duyularımızın nasıl evrimleşti?
  • Yetiştirdiğimiz mahsullerin evrimleşme sürecinde izlediği rotalar nelerdir?
  • Kendimizi tatlılarla şımartmamız şeker ve yağ tüketmeye yönelik ilkel arzularımızı tatmin etmeye mi yönelik?
  • Yiyeceklerimizi paylaşmanın altındaki evrimsel etken nedir?
  • Yiyeceklerin geleceği ne olacak, genetik modifikasyon yiyeceklerin evrimleşmesi konusunda nasıl bir rol oynuyor?

Künye: Jonathan Silvertown – Darwin’le Akşam Yemeği: Evrim Yeme İçmeyi Nasıl Etkiler?, çeviren: Can Evren Topaktaş, Kolektif Kitap, bilim, 293 sayfa, 2018

George Levine – Darwin Sizi Seviyor (2009)

George Levine ‘Darwin Sizi Seviyor’da, okuyucuya derinlikli ve çok yönlü bir Darwin yorumu sunuyor.

Fakat buradaki yorumun, evrim teorisinden çok, Darwin’i kişisel yönleriyle ele alıyor olması, kitabı ilgi çekici kılan başlıca unsur.

Levine, Darwin hakkındaki kilit nitelikteki toplumsal tartışmalardan bazılarını tanıtarak, Darwin’e yöneltilen ana suçlamaları ortaya seriyor.

Levine’in bu tartışma ve suçlamalardan yola çıkarak ulaştığı nokta; yaşadığı zamanın önyargılarından muaf olmayan ama bilimsel zihniyeti ve açık fikirliliğiyle bunları aşabilen doğa bilgini bir Darwin’dir. Yazar, hayatıyla biliminin iç içe olduğu, müşfik bir doğa âşığının portresini sunuyor.

  • Künye: George Levine – Darwin Sizi Seviyor: Doğal Seçilim ve Dünyanın Yeniden Büyülenmesi, çeviren: Erkal Ünal, Metis Yayınları, bilim, 328 sayfa

Richard A. Muller – Politik Fizik (2015)

Nükleer santrallerden küresel ısınmaya, casus uydulardan balistik füzelere ve terörizme, fiziğin bambaşka bir pencereden anlatımı.

Fizik gibi kimilerine korkutucu gelen bir disiplini herkesin anlayabileceği dilde ele alan kitap, gündelik yaşamdan örnekler eşliğinde, fiziğin siyasi ve toplumsal hayatımızdaki etkilerini ortaya koymakta.

  • Künye: Richard A. Muller – Politik Fizik, çeviren: Tuncay İncesu, Alfa Yayınları

Alan Woods ve Ted Grant – Aklın İsyanı (2018)

‘Aklın İsyanı’, Marksist felsefenin temel düşüncelerini açıklayan ve onunla modern dünyadaki bilim ve felsefenin durumu arasındaki ilişkiyi gösteren çok önemli bir çalışma.

Alan Woods ve Ted Grant, asıl olarak, 20. yüzyılda bilim alanında yaşanan önemli gelişmelere diyalektik materyalizmi referans alarak bakıyor.

“Matematik gerçeği yansıtır mı?” ve “Bilimsel yöntem nedir?” gibi soruların yanıtlarının arandığı kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Felsefe ve din,
  • Mantık ve diyalektik,
  • Kuantum mekaniği,
  • Kesinsizlik ve idealizm,
  • Determinizm ve kaos,
  • Marksizm ve özgürlük,
  • Görelilik teorisi,
  • Termodinamiğin ikinci yasası,
  • Büyük patlama,
  • Jeolojinin diyalektiği,
  • Yaşamın ortaya çıkışı,
  • Dinozorlar çağı,
  • İnsansı maymunlar,
  • İnsanın gelişimi,
  • İnsanın gelişiminde alet yapımının rolü,
  • Aklın doğuşu,
  • Marksizm ve Darvincilik,
  • Bencil gen teorisi,
  • Irkçılık ve genetik,
  • Kaos teorisi,
  • Bilgi teorisi,
  • Ampirizmin sınırları,
  • Kapitalizm ve yabancılaşma…

Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan kitap, yalnızca Marksist felsefe ve bilim arasındaki ilişkiyi daha görünür kılmakla yetinmiyor, aynı zamanda modern bilimin içinde bulunduğu krizi de ortaya koyan, çok iyi bir alternatif bilim tarihi çalışması.

  • Künye: Alan Woods ve Ted Grant – Aklın İsyanı: Marksist Felsefe ve Modern Bilim, çeviren: Ufuk Demirsoy ve Ömer Gemici, Yordam Kitap, bilim, 477 sayfa, 2018

Thomas Bührke – Einstein’ın Görelilik Kuramı (2018)

Albert Einstein’ın bilim tarihine yeniden yön vermiş Genel Görelilik Kuramının tarihsel arka planı ve astronomik-kozmolojik sonuçları hakkında dört dörtlük bir çalışma.

Thomas Bührke burada, kütleçekimi dalgalarından karanlık madde ve kara enerjiye, kara deliklerden kütleçekimi etkisiyle ışığın sapmasına, Özel Görelilik ve Genel Görelilik kuramlarının iyi bir özetini yapıyor ve bu kuramların astronomi ve astrofizik başta olmak üzere bilimde yarattığı büyük dönüşümün sağlam bir kaydını sunuyor.

Kuram taraftarları kadar kurama karşı çıkanların fikirlerine de yer veren Bührke, alanın önde gelen isimleriyle yapılmış aydınlatıcı söyleşilere de yer veriyor.

Bununla da yetinmeyerek kuramın edebiyattaki ve sanattaki yansımalarını da izleyen çalışma, böylece fizik ve astronominin entelektüel dinamiklerini de ortaya koymuş oluyor.

Her Einstein meraklısının kitaplığında bulunması gereken bir eser.

  • Künye: Thomas Bührke – Einstein’ın Görelilik Kuramı, çeviren: Zeynep Taşkın, Say Yayınları, bilim, 288 sayfa, 2018