Stephen Jay Gould – Yaşamın Tüm Çeşitliliği (2009)

Zoolog, jeolog ve Darwin yorumcularından Stephen Jay Gould ‘Yaşamın Tüm Çeşitliliği’nde, insan evrimi konusu üzerinden ilerleme mitosunu irdeliyor.

İnsanın ne yaratılışın tacı, ne de evrimin doruğu olduğunu söyleyen Gould’a göre insan, “evrimin devasa soykütük ağacındaki önemsiz küçücük bir dal”dan başka bir şey değildir.

Bilim adamına göre çokhücreli yaşam biçimleri, balıklar, kuşlar, memeliler ve hatta insan, karmaşık olgular olmalarına rağmen, bir tesadüfün sonucunda oluşmuşlardır.

Yazar buradan hareketle, insanın, evrimin kaçınılmaz bir sonucu olmadığını; karmaşıklığın artışı ile ilerlemenin de, evrimin temel karakteristikleri olmadığını savunuyor.

  • Künye: Stephen Jay Gould – Yaşamın Tüm Çeşitliliği, çeviren: Rahmi G. Öğdül, Versus Kitap, bilim, 315 sayfa

Martin Brasier – Darwin’in Kayıp Dünyası (2018)

Kambriyen patlaması öncesi hayvan yaşamı hakkındaki kanıtları ortaya koyamaması, Darwin’in evrim teorisini geliştirirken karşı karşıya kaldığı en büyük çıkmazdı.

Literatüre “Darwin’in İkilemi” olarak geçen bu durumun, bir nevi evrim teorisinin “kutsal kase”si haline geldiğini söylersek abartmış olmayız.

İşte Martin Brasier da, tamı tamına Kambriyen patlaması öncesinde yaşamış canlı türlerine ait fosilleri aramasıyla bu konuda çok önemli bir çalışmaya imza atmış.

Karayip’ten Sibirya’ya uzanan bu yolculuğunun hikâyesini ve bu yolculuğunun sonuçlarını bizimle paylaşan Braiser, hayvan yaşamı evriminin kayıp halkasının izini sürüyor.

Braiser “Darwin’in İkilemi”ne dair bulduğu çözümü, bugünün canlı çeşitliliğinin karmaşık yapısı ve bu canlı yaşamın kökenleri konusundaki aydınlatıcı bilgiler eşliğinde bize sunuyor.

  • Künye: Martin Brasier – Darwin’in Kayıp Dünyası, çeviren: Cansın Kap, Kolektif Kitap, bilim, 272 sayfa, 2018

Gordon H. Orians – Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare (2018)

Afrika’dan ayrıldıktan ve sıcak-soğuk iklimlere, yeni beslenme tarzlarına uyum sağladıktan sonra farklı beden biçim ve boyutlarına evrildik, cilt rengimiz ve bağışıklık tepkilerimiz değişti.

Fakat ne kadar değişsek de, neden atalarımızdan gelen mirasın önemli bir kısmını halen koruyoruz?

Şöyle bir örnekle bu durumu açıklayalım:

Madagaskar’daki hiçbir karayılanı insan hayatını tehdit etmez.

Adada insan yaşamının başladığı iki bin yıl öncesinden bugüne dek yılanlar hiçbir insanı ciddi bir şekilde yaralamamıştır.

Gelgelelim, Malgaşların çoğu neredeyse evrensel olan o yılan korkusunu yaşar.

Bunun gibi daha pek çok örnek verebiliriz.

Bu kitabın yazarı evrim biyoloğu Gordon Orians, bir davranış devam ediyorsa bunun nedeninin genetik mutasyonun ve genetik sürüklenmenin o davranışı saf dışı bırakmasına yetecek kadar zamanın geçmemiş olması şeklinde açıklıyor.

İşte bu güzel kitap da, atalarımızın bize bıraktığı mirası, en güncel araştırmaların verilerinden yola çıkarak ve ayrıca zengin örneklerle harmanlayarak bize adım adım anlatmasıyla, konu hakkında çok değerli bir kaynak.

Kitapta, atalarımızın ıslıkla bal aradığı günlerden, henüz Afrika savanlarında yaşadığımız günlerden gelen hayaletlere, öğrenmenin beraberinde getirdiği büyük maliyetten arazi ve çayırlarda hayatta kalmak için geliştirdiğimiz sıra dışı yöntemlere, yerleşmek ve yurt tutmanın evrim sürecindeki yerinden doğayı düzene sokmak için verilmiş amansız mücadeleye kadar birçok ilgi çekici konu burada irdeleniyor.

Kitaptan alıntı:

“Bir davranış devam ediyorsa bunun nedeni genetik mutasyonun ve genetik sürüklenmenin o davranışı saf dışı bırakmasına yetecek kadar zamanın geçmemiş olmasıdır veyahut genler uyumsal ve aktif olarak seçilen bir özelliği kodlamış da olabilirler. Son araştırmalar, doğal seçilimde elenmiş olsalar bile davranış modellerinin uzun süre devam edebileceğini gösteriyor.”

“Estetik konusunda evrimsel yaklaşım, güzellik ve çirkinliğin nesnelerin yapısal özellikleri olmadığını öne sürer. Buna göre güzellik ve çirkinlik, nesnelerin özellikleri ile insanın sinir sistemi arasındaki etkileşimden kaynaklanmıştır. Yani, güzel nesneler onlara olumlu tepki verdiğimizde hayatımızı iyileştiren -yani hayatta kalma, eş bulma ve yavrulama olasılığımızı artıran şeylerdir.”

  • Künye: Gordon H. Orians – Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare: Evrim Beğenilerimizi ve Korkularımızı Nasıl Şekillendirir?, çeviren: Aysun Babacan, Metis Yayınları, bilim, 256 sayfa, 2018

Mark Lynas – 6 Derece (2009)

Mark Lynas, ‘6 Derece’de, giderek ısınan dünyada, insanlığı nasıl bir geleceğin beklediğini, gerçekçi bir şekilde gözler önüne seriyor.

Yaşlı dünya için en büyük tehlikelerden biri olarak kabul edilen küresel ısınmaya odaklanan Lynas, her bir derece sıcaklık artışında kıyıların, kentlerin, ormanların, nehirlerin, ekili toprakların ve dağların ne hale geleceğini inceliyor ve küresel ısınmaya karşı nasıl tedbirler alınabileceğini irdeliyor.

Hangi doğru kararların verilmesiyle gezegenin ve dolayısıyla insanlığın kurtulabileceğini gösteren Lynas, küresel ısınmayı neden olan büyük devletleri de, çok geç kalmadan, sorumluluk almaya çağırıyor.

  • Künye: Mark Lynas – 6 Derece, çeviren: Duygu Akın, Kutlukhan Kutlu ve Aysun Yavuz, NTV Yayınları, ekoloji, 277 sayfa

Paul Feyerabend – Bilimin Tiranlığı (2015)

Batı düşüncesinin önde gelen bir filozofunun, bilimin gelişimi ve modernite mitleriyle kıyasıya hesaplaşması.

Paul Feyerabend’in metni, bilim hakkındaki bazı temel varsayımlar ile bilimsel soyutlamaların yanlışlığı ve bilimsel ideolojinin insan yaşamı ve doğasına uymayan yüzeysel genellemelerine karşı güçlü bir uyarı niteliğinde olan bu yapıtı, günümüzde bilim eleştirisi alanında klasikleşmiş bir eser.

  • Künye: Paul Feyerabend – Bilimin Tiranlığı, çeviren: Barış Yıldırım, Sel Yayıncılık

Kip Thorne – Yıldızlararası Bilimi (2015)

Kip Thorne, Christopher Nolan’ın gösterime girdiğinde büyük ilgiyle karşılanan Interstaller (Yıldızlararası) filminin bilim danışmanıydı.

Kitabında, filmin sonu hakkında kimi ipuçları da veren Thorne, söz konusu filmin dayandığı kara delikler, solucandelikleri, tekillikler ve beşinci boyut gibi bilimsel konuları ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Filmi izlemeden önce, olmadı filmi izledikten sonra bakmakta fayda var.

Christopher Nolan’ın önsözüyle.

  • Künye: Kip Thorne – Yıldızlararası Bilimi, çeviren: Barış Gönülşen, Alfa Yayınları

Kolektif – Üçüncü Kültür (2015)

Bilim insanları ile aydınlar, tümüyle apayrı entelektüel sınıfları mı temsil ediyor?

Bu çalışmada tanımlandığı haliyle “üçüncü kültür aydını” kavramı, sadece bir alanda yetkin olan bir entelektüeli değil, hem nesillerin düşüncelerini de şekillendirecek yetkinliğe sahip hem de bilim alanında da sağlam bir perspektife sahip entelektüeli kastediyor.

Aydın rolünü iletişimi de içerecek şekilde genişleten bu nitelikli kitabın yazarları, klasik entelektüelin bilimle arasına koyduğu mesafenin bugün kabul edilemez olduğunu savunuyor.

Yazarlar burada, insanın ve evrenin evrimini, zihin felsefesini, yeni karmaşıklık bilimini ve bunun gibi, felsefenin ve bilimin şu an gündeminde bulunan birçok konuyu irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Stephen Jay Gould, Richard Dawkins, Geogre C. Williams, Steve Jones, Steven Pinker, Marvin Minsky, DanielC. Dennett, Roger Penrose, Murray Gell-Mann, Stuart Kauffman, C. G. Langton, J. Donye Farmer, Alan Guth, Paul Davies, Lee Smolin, Martin Rees ve Daniel Hillis.

  • Künye: Kolektif – Üçüncü Kültür, editör: John Brockman, çeviren: Yelda Türedi, Alfa Yayınları

Carlo Rovelli – Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders (2018)

‘Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders’, karmaşık bilimsel kuramları her seviyeden okurun anlayabileceği şekilde açıklamasıyla rehber niteliğinde bir çalışma.

Çağdaş fizikçi Carlo Rovelli burada, Albert Einstein’ın genel görelilik kuramı, kuantum mekaniği, evrenin mimarisi, temel parçacıklar, kuantum çekimi, olasılık ve kara delikler gibi, isimleriyle bile kimi okurlara korkutucu gelebilecek, fizik tarihinde gerçekleşmiş en büyük yedi devrimi anlatıyor.

Evren ve onun özgün kanunları, insanoğlu için hep muamma olmuştur. Neyse ki fizik bilimi, bizim adımıza bu büyülü dünyayı daha anlaşılabilir kılan kimi ufuk açıcı keşiflere imza atmış durumda.

Carlo Rovelli’nin akıcı kitabı da, modern fiziğin bu en sarsıcı keşiflerinin sağlam bir özeti.

  • Künye: Carlo Rovelli – Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, bilim, 72 sayfa, 2018

Ian Hacking – Olasılık ve Tümevarım Mantığına Giriş (2015)

Çok boyutlu düşünmek, kimilerine göre aşırı uyaranlarla zihnimizin bulandığı modern zamanlarda oldukça zordur.

Oysa zihin eğitilebilir ve ayrıca, çok yönlü düşünmememizin altındaki başlıca etken uyaran fazlalığından ziyade düşünmek konusundaki tembelliğimizdir.

Bu kitap, olasılıkları, riskleri ve istatistiği anlamamıza ve onu faydalı bir şekilde kullanmamıza yardımcı olan bir rehber.

Ian Hacking’in çalışması, hem elimizdeki kanıtların bize yeterince bilgi vermediği zaman ne yapabileceğimizi göstermesi hem de olasılıkla ilgili birçok felsefi problemi yanıtlamasıyla ilgiyi hak ediyor.

  • Künye: Ian Hacking – Olasılık ve Tümevarım Mantığına Giriş, çeviren: İrfan Özdabak, Alfa Yayınları

Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya (2009)

Albert Einstein, dünyayı sıradan insanlardan çok farklı görenlerdendi.

‘Benim Gözümden Dünya’, kendisi için “Hem kendi hem de türdeşlerinin hayatının anlamsız olduğuna inanan, sadece bahtsız değil, aynı zamanda neredeyse bu hayattan diskalifiye olmuş biridir,” diyen Einstein’ın hayata, yaşadığı dünyaya ve bilimsel çalışmalarına dair felsefi ve siyasi yazılarından oluşuyor.

Yazılar, bugün kendi maksadına aykırı bir biçimde, siyasî ihtirasın ve günümüz tarihinin girdabına çekilen Einstein’ın insani portresini vermeleriyle dikkat çekiyor.

Kitap insanlığa, karşılıklı yardımlaşma üzerine kurulu barışçıl bir dünyaya ve bilimin yüce misyonuna inanmış Einstein’ın ruhuna açılan bir kapı.

  • Künye: Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya, çeviren: Demet Evrenosoğlu, Alfa Yayınları, felsefe, 115 sayfa