Siddhartha Mukherjee – Gen (2018)

Gen, kalıtımın ve canlılardaki biyolojik bilginin temel birimi.

Siddhartha Mukherjee da bu harika kitabında, kendi ailesindeki şizofreni geçmişinden yola çıkarak bilim tarihindeki en güçlü ve tehlikeli fikirlerden birinin doğuşu, etkileri ve geleceğiyle ilgili aydınlatıyor.

Mukherjee, kronolojik bir sıra takip eden kitabında,

  • “Gen” kelimesinin bile hâlâ ortalıkta görünmediği bir zamanda, Mendel’in 1864’deki gözlerden ırak Moravya Manastırı’ndaki bezelye çiçekli bahçesindeki çalışmalarını,
  • “Gen”in Darwin’in evrim kuramıyla kesişmesini,
  • İngiliz ve Amerikalı reformcuların gen fikriyle büyülenince, insan genetiğini manipüle ederek evrimi hızlandırma fikriyle hayallere dalmasını,
  • Bu fikrin 1940’larda Nazi Almanya’sıyla zirveye çıkarak dünyaya dehşet saçmasını,
  • Nazilerin, insanın ıslahı ülküsünü korkunç deneyler, esir kampları, kısırlaştırma, ötenazi ve toplu katliamlar için bahane olarak kullanmasını,
  • İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gelen bir dizi keşifle biyolojide devrim yaşanmasını,
  • DNA’nın üç boyutlu yapısının ve genetik kodun çözülmesini,
  • 1970’lerde gen dizileme ve gen klonlamanın başlamasını,
  • 1980’lerde hastalıklarla ilgili genlerin tespit edilmesiyle genetik tedavide yeni bir dönemin başlamasını,
  • İnsanın bütün genomunu haritalandırmak ve dizilemek için uluslararası çapta yürütülen Genom Projesini, ve bunun gibi birçok önemli konuyu irdeliyor.

Çalışmasının önemli bir bölümünü kalıtım ve aile ilişkisini irdelemeye ayıran Mukherjee, genetik biliminin yetkin bir etik çerçeveyle örülmüş dehşet ve şaşkınlık uyandıran hikâyesini sunuyor.

Kitabın, Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü kazandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Siddhartha Mukherjee – Gen, çeviren: Cem Duran, Domingo Kitap, bilim, 616 sayfa, 2018

Kolektif – Bilim Kitabı (2015)

Bilimin gelişiminden günümüze kat ettiği uzun yolu, zengin çizim ve fotoğraflarla ortaya koyan bir çalışma.

Bilimin M. Ö. 600’lerde başlayan gelişiminden bilimsel devrim çağına, 19. ve 20. yüzyılda kaydedilen ilerlemelerden bilimde 20. yüzyıldaki paradigma değişikliğine, alana dair pek çok konuyu kapsayan bir rehber.

  • Künye: Kolektif – Bilim Kitabı, editör: Katie Cavanagh, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları

Vilayanur Subramanian Ramachandran – Öykücü Beyin (2015)

Dünyayı nasıl algılıyoruz?

Zihin-beden ilişkisi denilen şey ne?

Bütün dünyada özellikle ‘Beyindeki Hayaletler‘ kitabıyla büyük ün kazanmış nörolog Ramachandran, nörobilim alanında son 25 yılda yaşanan gelişmeleri her seviyeden okura hitap edecek bir üslupla anlatıyor.

Yazar, insan beyninin değişim konusundaki muhteşem kapasitesini, beynin gelen duyusal bilgileri nasıl işlediğini ortaya koyuyor.

Saffet Murat Tura’nın önsözüyle.

  • Künye: Vilayanur Subramanian Ramachandran – Öykücü Beyin, çeviren: Ayşe Cankız Çevik, Alfa Yayınları

Eyal Winter – Akıllı Hissetmek (2018)

Duygusal davranmak ve düşünmek, gerçekten söylendiği gibi bizi daime yanlış yollara mı savurur?

Önde gelen bilim insanlarından Eyal Winter, bu görüşe katılmayarak duygular ile mantığın kendine has bir denge oluşturduğunu ve duygusallığın rasyonel davranmak ve hayatta bakabilmek için önemli bir mekanizma olduğunu düşünüyor.

Kitabında, Tutsak İkilemi, Bayes Teoremi ve Nash Dengesi gibi oyun teorisinin pek çok ünlü uygulamasını sade bir dille açıklayan Winter, aynı zamanda gündelik hayatta aklımızı kullanma biçimimiz ile devletlerin başvurduğu stratejiler arasındaki benzerlikleri de irdeliyor.

Kitap bunun yanı sıra, sinirlenmenin anlamı, Stockholm sendromu ve Nazi Öğretmen hikâyesinde görüldüğü gibi bize karşı zalim olanları sevmemizin nedenleri, duygusal sahtekârlar, kolektif olarak hayatta kalmayı sağlayan mekanizmalar, üreme ve romantizmin matematiği, grup davranışının dinamikleri, sürü davranışının kaynakları ve rasyonel duyguların kaynağı gibi pek çok konuda aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

  • Künye: Eyal Winter – Akıllı Hissetmek: Duygularımız Neden Düşündüğümüzden Daha Rasyoneldir?, çeviren: Petek Onur, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, bilim, 230 sayfa, 2018

 

Ronald Giphart ve Mark Van Vugt – Uyumsuzluk (2018)

İnsanoğlu medeniyeti, modern hayatı ve aklın sınırlarını zorlayan bir teknolojiyi geliştirmesine rağmen, neden en kritik anlarda halen ilkel beynine başvurabiliyor?

Bilim insanları, bu uyumsuzluğun başlıca nedeninin, biyolojik evrimimiz ile kültürel evrimimiz arasındaki uçurum olduğunu düşünüyor.

Zira kültürel evrim biyolojik evrimden çok daha hızlıdır ve insan da kendini bu hıza uyarlarken kimi zaman tökezler.

Ronald Giphart ve Mark Van Vugt da, biyolojimiz ve kültürümüz arasındaki bu çatışmanın, bu büyük çelişkinin izini sürüyor.

Yazarlar, 12 bin yıllık insanlık tarihinde, insan topluluklarının avcı-toplayıcı olarak başladıkları yaşam serüvenini günümüzün dijital devrimine kadar izliyor.

Kitap, bu büyük gelişmenin ardında, beynimizin nasıl geliştiği, şartlara ne şekilde uyum gösterdiği ve özellikle bugün aşk ve iş hayatı, çocuk sahibi olma, çocuk yetiştirme ve yönetilme gibi alanlarda yaşadığımız uyumsuzluğun belli başlı nedenlerini gözler önüne sermesiyle önemli.

Yazarlar bununla da yetinmeyerek, yeni şartlara uyum gösterebilmemiz için nasıl düşünmemiz ve olaylara nasıl bakmamız gerektiği konusunda kimi ipuçları da sunuyor.

  • Künye: Ronald Giphart ve Mark Van Vugt – Uyumsuzluk: Taş Devri Beynimiz Bizi Her Gün Nasıl Yanıltıyor ve Bu Konuda Ne Yapabiliriz?, çeviren: Mustafa Özen, Paloma Yayınevi, psikoloji, 392 sayfa, 2018

Bertrand Russell – Mantıksal Atomculuk Felsefesi (2015)

Günümüzün “memetik” zihin felsefesiyle önemli benzerlikler taşıyan Russellcı mantıksal atomculuk teorisinin iddiası, deneyimlediğimiz her şeyin mantıksal atomlara çözümlenebileceğidir.

Bertrand Russell bu ufuk açıcı çalışmasında, mantıksal atomların fiziksel atomlardan çok tikeller, nitelikler ve ilişkiler olduğunu söylüyor.

  • Künye: Bertrand Russell – Mantıksal Atomculuk Felsefesi, çeviren: Dilek Arlı Çil, Kurtul Gülenç, Önder Kulak ve Cenk Özdağ, Alfa Yayınları

Chris Impey – Evrenin Doğuşu (2015)

 

Nereden geliyoruz?

Chris Impey, gündelik hayatın koşuşturmacası içinde, durup bu soruyu bize yöneltiyor.

Yazar, zaman gezgininin galaksi rehberinde, Dünya, Jüpiter ve uydularını, en yakın galaksiden evrenin ilk yıldızına uzanan uzak evreni ve galaksiler ile onların merkezinde dev kara delikler oluşturmuş büyük oluşum projesini inceliyor.

  • Künye: Chris Impey – Evrenin Doğuşu, çeviren: Orhan Düz, Say Yayınları

Saffet Murat Tura – Zor Problem (2018)

Bilinç konusu gizemli ve olağanüstü bir alan olduğundan, yalnızca uzmanların değil, sıradan insanların da üzerine çokça kafa yorduğu konulardandır.

Olağanüstü ve gizemlidir çünkü bilinçli olmamızı gerektiren hiçbir doğa yasası yoktur.

Veya insanoğlu, henüz böyle bir yasayı keşfetmiş değil.

İşte Saffet Murat Tura da, 2016 yılında yayınlanan ‘Beynin Gölgeleri’nde bilinç sorunuyla ilgili sunduğu tezi, bu kitapta geliştiriyor.

Bilinç nörobiyolojisi ile etkileşimciliğin yaklaşımlarına kimi eleştiriler yönelten Tura çalışmasında,

  • “Niçin nasıl bir bilincim var?”
  • “Beynin nöral faaliyetleriyle birlikte ortaya çıkan fenomen dünyası nedir?”
  • “Biyolojik evrimin geçici bir uğrağı olan biz insanlarda organize bir tarzda tezahür eden bilinç fiziksel değilse, bilincin bazı özellikleri –bedenimizi oluşturan atom ve moleküller gibi bir hammadde tarzında da olsa– içinden neşet ettiğimiz evrenin en temel dokusuna içkin olabilir mi?”
  • Ve “Evrende bilincin hammaddesi var mı? Eğer varsa, fiziksel olan ve olmayan bu özelliklerin birbiriyle ilişkisi ne?” gibi soruların yanıtlarını da arıyor.

Künye: Saffet Murat Tura – Zor Problem: Bilinç Bilinç Nörobiyolojisinin Fenomenal Dünya Yorumu, Metis Yayınları, psikoloji, 112 sayfa, 2018

Barış Özener – İnsan Çeşitliliği (2018)

Dünya üzerinde yaşayan çok sayıda halk var.

Peki, neden birbirimizden bu kadar farklıyız?

Barış Özener’in yeni bir baskıyla yayınlanan bu kitabı, yukarıdaki sorunun izini sürerek bu çeşitliliğin tam olarak ne anlama geldiğini ve antropolojinin buna nasıl yanıt verdiğini ortaya koyuyor.

Alan için önemli veriler barındıran ve okurunu insanlar ve halklar üzerine düşündüren kitapta,

  • İnsanları ırklara ayırarak sınıflandırmanın ortaya çıkışındaki etkenler,
  • Antropolojinin ırk kavramına nasıl yaklaştığı,
  • İnsanın, neden postu olmayan tek primat türü olduğu,
  • Bazı kan gruplarına sahip insanların neden bazı hastalıklara karşı daha dirençli olduğu,
  • Afrikalılarla Avrupalıların neden farklı ten renklerine sahip oldukları,
  • Teknolojiyle şehir yaşamının insan evrimini nasıl etkilediği ve bunun gibi birçok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Dünyadaki insan çeşitliliği hakkında açık, anlaşılabilir bir çalışma arayanlar bu kitaba bakmalı.

  • Künye: Barış Özener – İnsan Çeşitliliği, Alfa Yayınları, antropoloji, 240 sayfa, 2018

Robert B. Laughlin – Farklı Bir Evren (2014)

Nobel Fizik ödüllü Robert Laughlin’den, fiziğin temel kanunlarının ortaya çıkışının neşeli ve mizahi bir hikâyesi.

Yazar, kuantum fiziği, sınır kanunu, bilim ve belirsizlik, Schrödinger’in Kedisi, uzay-zaman dokusu, evren, Newton’un efsanevi kanunları gibi pek çok konuyu, her seviyeden okurun anlayabileceği bir üslupla irdeliyor.

  • Künye: Robert B. Laughlin – Farklı Bir Evren, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları