Paul Halpern – Çoklu Evrenin Çekiciliği (2025)

Paul Halpern’in bu kitabı, çoklu evren teorisinin bilimsel, felsefi ve kurgusal boyutlarını ele alıyor. ‘Çoklu Evrenin Çekiciliği: Ek Boyutlar, Başka Dünyalar ve Paralel Evrenler’ (‘The Allure of the Multiverse: Extra Dimensions, Other Worlds, and Parallel Universes’), evrenin tek ve biricik olmadığı, aksine sonsuz sayıda başka evrenin var olabileceği fikrini çeşitli bilimsel teoriler, spekülasyonlar ve popüler kültür referansları aracılığıyla inceliyor. Halpern, fizik, kozmoloji ve felsefe alanındaki farklı çoklu evren modellerini anlaşılır bir dille açıklıyor.

Sicim teorisi, enflasyon teorisi, kuantum mekaniği ve kara deliklerin doğası gibi karmaşık konulara değinerek, bu teorilerin nasıl çoklu evren fikrine yol açabileceğini veya bu fikri destekleyebileceğini tartışıyor. Kitap, sadece bilimsel argümanları değil, aynı zamanda çoklu evren kavramının insan düşüncesi, hayal gücü ve evrendeki yerimiz hakkındaki algımızı nasıl etkilediğini de irdeliyor. Bilim kurgu edebiyatı ve filmlerindeki paralel evren tasvirlerine de göndermeler yaparak, bu kavramın popüler kültürdeki yerini ve çekiciliğini analiz ediyor.

Halpern, çoklu evren teorisinin henüz kanıtlanmamış bir hipotez olduğunu vurgularken, bu fikrin bilim insanlarını ve düşünürleri neden bu kadar büyülediğini ve gelecekteki bilimsel araştırmalar için ne gibi potansiyeller barındırdığını da tartışıyor. Kitap, okuyucuyu evren anlayışının sınırlarını zorlamaya ve varoluşun doğası üzerine derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Paul Halpern – Çoklu Evrenin Çekiciliği: Ek Boyutlar, Başka Dünyalar ve Paralel Evrenler, çeviren: Murat Havzalı, Alfa Yayınları, bilim, 328 sayfa, 2025

Monty Lyman – Ağrı Nedir? (2025)

Tıp doktoru ve yazar Monty Lyman’ın bu kitabı, ağrının karmaşık ve çok yönlü doğasını yeni bilimsel bulgular ışığında ele alıyor. ‘Ağrı Nedir?: Neden Acı Çektiğimize ve Nasıl İyileşebileceğimize Yeni Bir Bilimsel Bakış’ (‘The Painful Truth: The New Science of Why We Hurt and How We Can Heal’), ağrının sadece fiziksel bir duyum olmadığını, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve duygusal faktörlerden de derinden etkilendiğini açıklıyor. Kitap, ağrının vücudumuzdaki sinir sistemleri aracılığıyla nasıl iletildiğini, beyinde nasıl işlendiğini ve kronik ağrının neden bazen iyileşmenin ötesine geçerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü anlaşılır bir dilde anlatıyor. Lyman, ağrı araştırmalarındaki son gelişmeleri ve bu bilgilerin ağrı yönetimi ve tedavisi üzerindeki potansiyel etkilerini vurguluyor.

Kitap, ağrının sadece bir semptom olmadığını, aynı zamanda vücudun kendini koruma mekanizmasının önemli bir parçası olduğunu açıklıyor. Akut ağrının bir uyarı işlevi görürken, kronik ağrının altında yatan nedenlerin çok daha karmaşık olabileceğine dikkat çekiliyor. Lyman, ağrının bireysel deneyiminin kişiden kişiye nasıl değiştiğini, inançların, beklentilerin ve duygusal durumun ağrı algısı üzerindeki güçlü etkisini örneklerle açıklıyor. Ayrıca, ağrının sosyal boyutunu da ele alarak, sosyal destek, izolasyon ve toplumsal normların ağrı deneyimini nasıl şekillendirdiğini inceliyor.

‘Ağrı Nedir?’, ağrıyı anlamak ve yönetmek için yeni bilimsel yaklaşımlar sunuyor. Lyman, ilaç tedavilerinin yanı sıra psikolojik terapiler, egzersiz, mindfulness ve diğer bütüncül yöntemlerin kronik ağrı tedavisindeki rolünü tartışıyor. Kitap, ağrı çeken bireylere umut verirken, sağlık profesyonellerine de ağrıyı daha kapsamlı bir bakış açısıyla ele almaları için yol gösteriyor. Lyman, ağrının sadece dindirilmesi gereken bir rahatsızlık değil, aynı zamanda insan deneyiminin önemli bir parçası olduğunu ve ağrıyı anlamanın iyileşme sürecinde kritik bir adım olduğunu vurguluyor.

  • Künye: Monty Lyman – Ağrı Nedir?: Neden Acı Çektiğimize ve Nasıl İyileşebileceğimize Yeni Bir Bilimsel Bakış, çeviren: Şiirsel Taş, Metis Yayınları, bilim, 288 sayfa, 2025

Crawford Hollingworth, Cathy Tomlinson – Beyin Nasıl Çalışır? (2025)

Crawford Hollingworth ve Cathy Tomlinson’ın bu çalışması, beynimizin nasıl yapılandığını ve işlediğini anlaşılır bir dilde açıklayan bir rehber. ‘Beyin Nasıl Çalışır?: Önyargıların Esiri Olmadan Düşünme Kılavuzu’ (‘How Your Brain is Wired: An Owner’s Manual’), beynin temel bölümlerini, bu bölümlerin işlevlerini ve birbirleriyle nasıl etkileşim kurduklarını detaylı bir şekilde ele alıyor. Sinir hücreleri (nöronlar), sinapslar ve farklı beyin bölgelerinin (ön lob, parietal lob, temporal lob, oksipital lob, beyincik, beyin sapı vb.) görevleri, örnekler ve basit açıklamalarla sunuluyor. Yazarlar, beynin öğrenme, hafıza, duygu, dikkat, karar verme ve davranış gibi temel süreçlerinin nörobiyolojik temellerini okuyucuya aktarıyor.

Kitap, sadece beynin statik bir haritasını sunmakla kalmıyor, aynı zamanda beynin dinamik ve sürekli değişen yapısını da vurguluyor. Nöroplastisite kavramı, yani beynin deneyimler ve öğrenme yoluyla kendini yeniden organize edebilme yeteneği, kitabın önemli temalarından biridir. Yazarlar, bu özelliğin yaşam boyu öğrenme ve adaptasyon için ne kadar kritik olduğunu anlatıyor. Ayrıca, genetik yatkınlıkların ve çevresel faktörlerin beyin gelişimi ve işlevi üzerindeki etkileşimini de inceliyorlar. Stres, uyku, beslenme ve egzersizin beyin sağlığı üzerindeki rolü gibi pratik konulara da değinilerek, okuyuculara beyinlerini en iyi şekilde nasıl kullanacaklarına dair ipuçları veriliyor.

‘Beyin Nasıl Çalışır?’, karmaşık nörobilimsel kavramları günlük hayattan örneklerle basitleştirerek, herkesin beyninin işleyişini temel düzeyde anlamasına yardımcı olmayı hedefliyor. Kitap, beynin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak, öğrenme becerilerini geliştirmek, duygusal refahı artırmak ve daha sağlıklı kararlar almak isteyen herkes için değerli bir kaynak.

  • Künye: Crawford Hollingworth, Cathy Tomlinson – Beyin Nasıl Çalışır?: Önyargıların Esiri Olmadan Düşünme Kılavuzu, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, bilim, 232 sayfa, 2025

Brian Greene – Zamanın Sonu (2025)

Brian Greene’in bu çalışması, evrenin başlangıcından sonuna kadar olan yolculuğunu, insan bilincinin evrendeki yerini ve anlam arayışımızı bilimsel bir bakış açısıyla ele alan kapsamlı bir çalışma. ‘Zamanın Sonu: Zihin, Madde ve Kozmik Evrimde Anlam’ (‘Until the End of Time: Mind, Matter, and Our Search for Meaning in an Evolving Universe’), evrenin fiziksel yasalarını, zamanın doğasını, bilincin kökenlerini ve evrenin olası sonunu okuyucuya anlaşılır bir dille aktarıyor. Kitap, kozmoloji, astrofizik, nörobilim, termodinamik ve kuantum mekaniği gibi çeşitli bilim dallarından elde edilen bulguları bir araya getirerek, evrenin ve insan varoluşunun derinliklerine iniyor.

Greene, evrenin Büyük Patlama’dan başlayarak galaksilerin, yıldızların ve gezegenlerin oluşumunu, yaşamın ortaya çıkışını ve bilincin evrimini inceliyor. Zamanın akışını, entropi yasasını ve evrenin genişlemesini açıklayarak, evrenin kaçınılmaz sonuna doğru ilerleyişini gözler önüne seriyor. Yazar, bilincin evrendeki yerini ve anlamını araştırırken, insan zihninin karmaşıklığını, algı ve düşünce süreçlerini, kültür ve sanatın evrendeki rolünü tartışıyor. Greene, evrenin sonsuzluğu ve karmaşıklığı karşısında insanlığın anlam arayışını, bilimsel bir merak ve felsefi bir derinlikle ele alıyor.

‘Zamanın Sonu’, evrenin ve insan varoluşunun temel sorularına bilimsel bir çerçevede cevap arayan bir eser. Greene, okuyucuyu evrenin büyüleyici yolculuğuna çıkarırken, insan bilincinin ve anlam arayışının evrendeki yerini sorgulamaya davet ediyor. Kitap, bilimin evren ve insanlık hakkındaki en güncel bilgilerini sunarken, felsefi ve varoluşsal soruları da ele alarak okuyucuyu derin bir düşünce yolculuğuna çıkarıyor. Greene, evrenin ve insanlığın geleceğine dair farklı senaryoları değerlendirirken, bilimsel bilginin ve insanlığın anlam arayışının önemini vurguluyor.

  • Künye: Brian Greene – Zamanın Sonu: Zihin, Madde ve Kozmik Evrimde Anlam, çeviren: Murat Karlıdağ, Epsilon Yayıncılık, bilim, 512 sayfa, 2025

Héloïse Lhérété – Zekâ Nedir? (2025)

Héloïse Lhérété’in bu kitabı, zekânın ne olduğu sorusuna çok yönlü bir bakış açısı sunan, bilimsel ve felsefi bir inceleme. ‘Zekâ Nedir?’ (‘Qu’est-ce que l’intelligence?’), zekânın tek bir tanımının olmadığını, aksine farklı bağlamlarda ve farklı türlerde ortaya çıkan karmaşık bir olgu olduğunu savunur. Kitap, zekânın evrimsel kökenlerinden yapay zekânın yükselişine, insan zekâsının çeşitliliğinden hayvan zekâsının inceliklerine kadar geniş bir yelpazede konuları ele alır. Lhérété, zekânın sadece problem çözme yeteneği olmadığını, aynı zamanda yaratıcılık, uyum sağlama, öğrenme ve sosyal etkileşim gibi unsurları da içerdiğini vurgular.

Kitapta, zekânın evrimsel süreçteki rolü ayrıntılı olarak incelenir. Lhérété, zekânın, canlıların çevrelerine uyum sağlamalarına ve hayatta kalma şanslarını artırmalarına yardımcı olan bir adaptasyon olduğunu belirtir. Farklı türlerin zekâ seviyeleri arasındaki farklılıkları ve bu farklılıkların evrimsel nedenlerini açıklar. Ayrıca, insan zekâsının evrimsel kökenlerini ve insanı diğer canlılardan ayıran özellikleri tartışır.

Lhérété, yapay zekânın yükselişini ve bunun zekâ anlayışımız üzerindeki etkilerini de ele alır. Yapay zekânın ne olduğu, nasıl çalıştığı ve insan zekâsıyla nasıl karşılaştırıldığı gibi konuları inceler. Yapay zekânın potansiyelini ve sınırlılıklarını değerlendirir. Ayrıca, yapay zekânın etik ve toplumsal sonuçlarını tartışır.

Kitapta, insan zekâsının çeşitliliği ve farklı zekâ türleri de incelenir. Lhérété, geleneksel zekâ testlerinin sınırlılıklarını ve zekânın sadece bilişsel yeteneklerle ölçülemeyeceğini vurgular. Duygusal zekâ, sosyal zekâ ve yaratıcı zekâ gibi farklı zekâ türlerini ele alır. Ayrıca, kültürel farklılıkların zekâ anlayışımızı nasıl etkilediğini tartışır.

Lhérété, hayvan zekâsının inceliklerini de keşfeder. Farklı hayvan türlerinin zekâ seviyeleri ve yetenekleri arasındaki farklılıkları inceler. Hayvanların problem çözme, iletişim kurma ve sosyal etkileşimdeki zekâlarını gösteren örnekler sunar. Ayrıca, hayvan zekâsının insan zekâsıyla nasıl karşılaştırıldığını tartışır.

‘Zekâ Nedir?’, zekâ hakkında kapsamlı ve düşündürücü bir eser. Lhérété, okuyucuları zekânın karmaşıklığı ve çeşitliliği hakkında düşünmeye teşvik eder. Kitap, zekânın ne olduğu, nasıl çalıştığı ve nasıl evrimleştiği hakkında yeni bir bakış açısı sunar.

  • Künye: Héloïse Lhérété – Zekâ Nedir?, çeviren: Ezgi Uğur, Mona Kitap, bilim, 336 sayfa, 2025

Thomas Halliday – Öteki Diyarlar (2025)

Thomas Halliday’in bu kitabı, Dünya’nın 4 milyar yıllık jeolojik tarihini, canlıların evrimini ve gezegenimizin geçirdiği dramatik değişimleri ele alan kapsamlı bir eserdir. ‘Öteki Diyarlar: Kayıp Dünyaya Yolculuk’ (‘A World in the Making’), okuyucuları zamanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkararak, Dünya’nın oluşumundan günümüze kadar olan süreci canlı ve etkileyici bir şekilde anlatıyor. Kitap, gezegenimizin ilk oluşumundan, tek hücreli organizmaların ortaya çıkışına, dinozorların yükselişine ve yok oluşuna, memelilerin evrimine ve nihayetinde insanın ortaya çıkışına kadar olan önemli dönüm noktalarını detaylandırıyor.

Halliday, fosil kayıtları, jeolojik veriler ve bilimsel araştırmaları ustaca bir araya getirerek, okuyuculara Dünya’nın geçmişine dair zengin bir tablo sunuyor. Kitapta, kıtaların kayması, volkanik patlamalar, buz çağları ve kitlesel yok oluşlar gibi gezegenimizi şekillendiren dramatik olaylar anlatılıyor. Halliday, bu olayların canlıların evrimini nasıl etkilediğini ve gezegenimizin bugünkü halini nasıl aldığını açıklıyor. Ayrıca, farklı canlı türlerinin evrimsel süreçteki rollerini, birbirleriyle olan etkileşimlerini ve gezegenimizin ekosistemine katkılarını da inceliyor.

Kitapta, Dünya’nın geçmişine dair bilimsel keşiflerin yanı sıra, bu keşiflerin ardındaki bilim insanlarının hikâyelerine de yer veriliyor. Halliday, okuyuculara, fosil bilimcilerin, jeologların ve diğer bilim insanlarının çalışmalarını anlatarak, bilimsel araştırmanın heyecanını ve zorluklarını aktarıyor. Ayrıca, bilimsel keşiflerin, Dünya’nın geçmişine dair anlayışımızı nasıl değiştirdiğini ve evrim teorisinin gelişimine nasıl katkı sağladığını da açıklıyor.

‘Öteki Diyarlar’, sadece bilimsel bir eser değil, aynı zamanda edebi bir anlatıya da sahip. Halliday, okuyucuları zamanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarırken, gezegenimizin geçmişine dair canlı ve etkileyici bir tablo çiziyor. Kitap, Dünya’nın tarihine ilgi duyan herkes için okunması gereken bir eser.

  • Künye: Thomas Halliday – Öteki Diyarlar: Kayıp Dünyaya Yolculuk, çeviren: Ramazan Kılınç, Domingo Kitap, bilim, 392 sayfa, 2025

Junaid Mubeen – Matematiksel Zekâ (2025)

Junaid Mubeen’in bu kitabı, insan matematiksel zekâsının makinelerden farklı ve üstün yönlerini inceliyor. ‘Matematiksel Zekâ: Neden Yapay Zekâdan Üstünüz?’ (‘Mathematical Intelligence: What We Have that Machines Don’t’), matematiksel zekânın sadece sayısal becerilerden ibaret olmadığını, aynı zamanda problem çözme, yaratıcılık, soyut düşünme ve akıl yürütme gibi bilişsel yetenekleri de kapsadığını savunuyor.

Kitap, makinelerin matematiksel işlemleri hızlı ve doğru bir şekilde yapabildiğini, ancak insanlardaki yaratıcılık, sezgi ve bağlamsal anlayış gibi yeteneklerden yoksun olduğunu vurguluyor. Mubeen, insan ve makine işbirliğinin matematiksel zekânın potansiyelini en üst düzeye çıkarabileceğini öne sürüyor.

İnsanlar problem çözme ve yaratıcılık gibi yetenekleriyle katkıda bulunurken, makineler de veri analizi ve hesaplama gibi görevleri üstlenebilir. Kitapta, matematiksel zekânın eğitim ve pratikle geliştirilebileceği ve matematiksel düşünmeyi teşvik eden çeşitli stratejiler ve yaklaşımlar sunuluyor.

Mubeen, matematiksel zekânın sadece bilim ve teknolojide değil, aynı zamanda günlük yaşamda da önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Kitap, insan matematiksel zekâsının benzersizliğini ve gelecekteki rolünü anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

  • Künye: Junaid Mubeen – Matematiksel Zekâ: Neden Yapay Zekâdan Üstünüz?, çeviren: Hakan Aydın, Antre Kitap, bilim, 336 sayfa, 2025

Raymond Tallis – İnsanı Maymunlaştırmak (2025)

‘İnsanı Maymunlaştırmak: Nöromani, Darwin Humması ve Bilimciliğin Sefaleti’ (‘Aping Mankind: Neuromania, Darwinitis and the Misrepresentation of Humanity’), insan doğasını anlamaya yönelik nörobilimsel ve evrimsel yaklaşımları eleştiren bir eserdir. Raymond Tallis, bu kitabında, insan deneyimini sadece beyin aktivitesine veya evrimsel süreçlere indirgemenin, insanlığın benzersizliğini ve karmaşıklığını göz ardı ettiğini savunuyor.

Tallis, nöromaninin, insan bilincini ve deneyimini sadece beyin aktivitesiyle açıklamaya çalışan bir yaklaşım olduğunu öne sürüyor. Ona göre, beyin aktivitesi, insan deneyiminin sadece bir yönüdür ve insan bilincini, duygularını, düşüncelerini ve eylemlerini tam olarak açıklayamaz. Tallis, nörobilimin, insan deneyimini anlamak için değerli bilgiler sunabileceğini, ancak insanlığın karmaşıklığını tam olarak kavrayamayacağını belirtiyor.

Tallis’e göre, evrimsel süreçler, insan davranışlarının ve kültürünün sadece bir yönünü açıklar ve insanlığın yaratıcılığını, özgür iradesini ve kültürel çeşitliliğini tam olarak açıklayamaz. Tallis, evrimsel psikolojinin, insan davranışlarını anlamak için değerli bilgiler sunabileceğini, ancak insanlığın karmaşıklığını tam olarak kavrayamayacağını belirtiyor.

Tallis, insanlığın benzersizliğini ve karmaşıklığını anlamak için, nörobilim ve evrimsel psikolojinin ötesine geçmemiz gerektiğini savunuyor. Ona göre, insan deneyimini anlamak için, felsefe, edebiyat, sanat ve tarih gibi farklı disiplinlerden de yararlanmalıyız. Tallis, insanlığın, sadece biyolojik bir varlık olmadığını, aynı zamanda kültürel, sosyal ve tarihsel bir varlık olduğunu da vurguluyor.

  • Künye: Raymond Tallis – İnsanı Maymunlaştırmak: Nöromani, Darwin Humması ve Bilimciliğin Sefaleti, çeviren: Abdulhalim Karaosmanoğlu, Fol Kitap, bilim, 504 sayfa, 2025

G. H. Hardy – Bir Matematikçinin Savunması (2025)

Hardy matematiğin doğasını, değerini ve güzelliğini savunan, aynı zamanda bir matematikçinin yaşamına ve motivasyonlarına dair kişisel bir bakış sunan bir kitapla karşımızda. ‘Bir Matematikçinin Savunması’ (‘A Mathematician’s Apology’) matematiğin sadece pratik uygulamalarıyla değil, aynı zamanda estetik ve entelektüel değeriyle de ilgilenenlere hitap ettiğini gösteriyor. G. H. Hardy, matematiğin en saf ve en güzel formlarının, herhangi bir pratik uygulaması olmasa bile, kendi içinde değerli olduğunu savunuyor. Ona göre, gerçek matematik, tıpkı sanat gibi, kendi içinde bir amaçtır ve güzellik, zarafet ve derinlikle karakterize edilir.

Hardy, matematiğin sadece genç zihinler için uygun olduğunu ve yaşlandıkça yaratıcılığın azaldığını belirtiyor. Bu nedenle, eserini yazdığı dönemde, artık büyük keşifler yapamayacağına inandığı için, matematiğe olan sevgisini ve bağlılığını ifade etmek istiyor. Hardy, matematiğin, satranç veya şiir gibi, insan zihninin en yüksek başarılarından biri olduğunu ve bu nedenle, yaşamının büyük bir bölümünü bu alana adamış olmaktan dolayı pişmanlık duymadığını ifade ediyor.

Hardy’nin eseri, matematiğin sadece bir araç olmadığını, aynı zamanda bir sanat formu olduğunu savunan bir tutku beyanıdır. Hardy, matematiğin estetik değerini, entelektüel derinliğini ve insan zihninin yaratıcılığını kutluyor. Eser, matematiğe ilgi duyan veya bu alanda kariyer yapmayı düşünen herkes için ilham verici bir okuma sunuyor.

  • Künye: G. H. Hardy – Bir Matematikçinin Savunması, çeviren: Mukadder Şahin, Say Yayınları, bilim, 104 sayfa, 2025

Susan Magsamen, Ivy Ross – Sanat Kafası (2025)

Ivy Ross ve Susan Magsamen, sanatın insan beyni ve sağlığı üzerindeki derin etkilerini inceleyen bir eserdir. ‘Sanat Kafası: Sanat Beyni Nasıl Dönüştürür?’ (‘Your Brain on Art: How the Arts Transform Us’), nörobilim, psikoloji ve sanat terapisi alanlarındaki araştırmaları bir araya getirerek, sanatın insan zihnini ve bedenini nasıl dönüştürdüğünü açıklıyor.

Kitap, sanatın sadece estetik bir deneyim olmadığını, aynı zamanda nörolojik ve psikolojik süreçleri de etkilediğini savunuyor. Ross ve Magsamen, sanatın stresi azaltma, duygusal iyilik halini artırma, yaratıcılığı teşvik etme ve hatta fiziksel sağlığı iyileştirme gibi çeşitli faydaları olduğunu öne sürüyorlar. Kitapta, müze ziyaretleri, müzik dinleme, dans etme, resim yapma ve hatta doğada vakit geçirme gibi farklı sanatsal aktivitelerin beyin üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Yazarlar, sanatın insan beynindeki nöroplastisiteyi (beynin değişme ve yeniden yapılanma yeteneği) artırdığını ve bu sayede öğrenme, hafıza ve problem çözme becerilerinin geliştiğini belirtiyorlar. Ayrıca, sanatın duygusal düzenlemeyi desteklediğini, empatiyi artırdığını ve sosyal bağlantıları güçlendirdiğini de vurguluyorlar. Kitapta, sanatın farklı yaş grupları ve sağlık durumları üzerindeki etkileri de inceleniyor. Özellikle, sanatın yaşlılarda bilişsel gerilemeyi yavaşlatma, çocuklarda yaratıcılığı ve özgüveni artırma ve kronik hastalıklarda ağrıyı ve stresi azaltma gibi faydaları üzerinde duruluyor.

‘Sanat Kafası’, sanatın insan yaşamındaki önemini ve potansiyelini vurgulayan bir eser. Kitap, sanatın sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de olumlu etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Ross ve Magsamen, sanatın sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler gibi farklı alanlarda daha yaygın bir şekilde kullanılması gerektiğini savunuyorlar.

  • Künye: Susan Magsamen, Ivy Ross – Sanat Kafası: Sanat Beyni Nasıl Dönüştürür?, çeviren: Ayşe Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, bilim, 396 sayfa, 2025