Damian Flanagan – Yukio Mişima (2021)

Büyük yazar Yukio Mişima’nın hiçbir kalıba sığdırılamayacak, çelişkilerle dolu yaşamı üzerine çok iyi bir inceleme.

Damian Flanagan, Mişima’nın kişisel, edebi ve siyasi serüvenini adım adım izliyor.

Günümüzde de Japonya’nın en tartışmalı edebi figürlerinden biri kabul edilen Mişima, yirminci yüzyılın uluslararası alanda en çok tanınan yazarlarından biriydi; olağanüstü yetenekli, göz kamaştırıcı derecede üretken ve Nobel Ödülü için önemli bir adaydı.

Fakat ne olduysa, 1970 yılında önce darbe girişiminde büyük rol oynaması sonra da harakiri yapmasıyla tüm dünyayı şoke etti.

Flanagan, bu ilgi çekici yaşama dair eldeki analizinde, Mişima’nın klişeleşmiş sağcı milliyetçi ve estetikçi tasvirinden uzaklaşıp yazarı, hayatının ve eserlerinin merkezine koyduğu zamana takıntılı bir adam olarak ele alıyor.

Flanagan, bir yandan yazarın anılarında sıkça karşılaşılan kafa karıştırıcı detayları çözümlemeye çalışırken diğer yandan da sanatsal kişiliğini yönetme ve dönüştürme evriminin izini sürüyor.

1950’lerde vücut geliştirmeye başlayıp bir model ile oyuncuya dönüşmesine rağmen, yazmaya devam ettiği eserlerinde çağdaş siyasi skandalların temalarını benimseyen, öğrenci protestolarına katılan ve hippi alt kültüründen etkilenen yazarın, sıklıkla sadece bir protesto figürü gibi algılansa da savaş sonrası kültüre nasıl ayak uydurduğunu ortaya koyuyor.

En büyük kâbusu, Japonya’nın köklerinden ve monarşi düzeninden uzaklaşmasıyken tüm benliğiyle modern dünyanın bir esiri hâline gelen Mişima’nın çalkantılı hayatına ve bunun eserlerine nasıl yansıdığına, yakından bakıyoruz.

  • Künye: Damian Flanagan – Yukio Mişima, çeviren: Tünde Ecem Kutlu, Runik Kitap, biyografi, 239 sayfa, 2021

Marjorie Braymer – Rüzgârlı Truva’nın Duvarları (2021)

Heinrich Schliemann, Truva ve Miken’in keşfedilmesi yönündeki öncü çabalarıyla bilindiği kadar, Troya’dan önemli miktarda tarihî eseri yağmalayarak Almanya’ya kaçırmasıyla da bilinir.

Marjorie Braymer da, bu tartışmalı isim üzerine güzel bir biyografiyle karşımızda.

On dokuzuncu yüzyıl Avrupa’sı olağanüstü hayat hikâyeleriyle doludur.

“Truva’nın kâşifi” olarak da tanınan Schliemann da bu sıra dışı isimlerdendir.

Braymer, akıcı bir dille kaleme aldığı bu kitapta arkeoloji biliminin en ikonik figürlerinden biri olan Schliemann’ın büyük bir sabır ve inatla Homeros’un eserlerinin peşinde ülkeler, kıtalar gezmesini anlatıyor.

Onu, adını tarihe mal edecek büyük keşfinin öncesinde bazen sorunlu bir işadamı, bazen tipik bir Oryantalist, bazen tutkulu bir âşık, bazen de profesyonel arkeologlarca ciddiye alınmayan umutsuz bir heveskâr olarak resmediyor.

Kitap, Truva’nın keşfinin büyüleyici hikâyesini Schliemann’ın hayatının aynı derecede büyüleyici hikâyesiyle ustaca harmanlamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Marjorie Braymer – Rüzgârlı Truva’nın Duvarları: Bir Heinrich Schliemann Biyografisi, çeviren: Onur Yıldırım ve Levent Soyal, Beyoğlu Kitabevi, biyografi, 232 sayfa, 2021

Thomas R. Martin – Perikles (2021)

Perikles, Atina’nın altın çağını yaşadığı dönemde imparatorluk yaptı.

Thomas Martin, bugün de hayranlıkla gezilen Parthenon’u yaptırmış Perikles ve yaşadığı dönem üzerine kapsamlı bir biyografiyle karşımızda.

Perikles (MÖ 490’ların ortaları – 429), gücünün, refahının ve etkisinin zirvede olduğu altın çağında Atina’yı yöneten kişidir.

Pers Savaşları ile Peloponnesos Savaşları arasındaki bu dönemde kentinin, bilim, felsefe, heykelcilik, mimarlık ve tiyatro başta olmak üzere, coğrafyada ve zamanda çok uzak mesafelere ulaşacak kültürel gelişmelerin merkezi olmasını sağladı.

Bu çalışma da, şehrinin ikinci sınıf uluslararası konumunu değiştirip bölgenin en zengin ve kuvvetli devleti haline gelmesini sağlamış bu sıra dışı figürün hayatına ve zamanına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Thomas R. Martin – Perikles, çeviren: Ülke Evrim Uysal, İş Kültür Yayınları, biyografi, 288 sayfa, 2021

Jane Hathaway – Beşir Ağa (2021)

Hadım edilmiş bir siyahi köle olan Beşir Ağa, üç sultanın hareminde görev almış, sarayın ve siyasetin en üst mertebelerine erişmişti.

Jane Hathaway, 1717’den 1746’ya kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun hareminde darüssaade ağalığı yapan ve Osmanlı tarihinde en güçlü hadım ağası olan Hacı Beşir Ağa’nın sağlam bir biyografisini sunuyor.

Kitap, Hacı Beşir Ağa’nın Habeşistan’da başlayan, Osmanlı Kahire’si ve Hicaz’ından geçerek İmparatorluğun başkentine kadar uzanan, yaklaşık doksan yıllık hayat hikâyesini konu ediniyor.

Aynı zamanda birçok şehzadenin eğitiminde de görev almış olan Beşir Ağa, dârüssaâde ağalığı makamında 29 yıl boyunca kalmış, İmparatorluğun siyasi ve askeri meselelerinde rol almış, sadrazamların tayininde bile söz sahibi olmuştu.

Osmanlı tarihi alanındaki parlak çalışmalarıyla bildiğimiz Hathaway, Türkiye’deki araştırmacıların ihmal ettiği, oryantalist yaklaşımların da çokça istismar ettiği bu sıra dışı aktörü, birincil kaynakları kullanarak yeniden inşa ediyor.

  • Künye: Jane Hathaway – Beşir Ağa: Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, biyografi, 152 sayfa, 2021

Sigrid Nunez – Daima Susan (2021)

Susan Sontag hakkında kısa, ama oldukça dokunaklı ve samimi bir biyografi.

Sontag’ın asistanlığını yapmış Nunez, bir süre sonra yazarın oğlu David’le sevgili olmuş, hatta üçü, sıra dışı bir yakınlık kurarak aynı evde yaşamaya başlamışlardı.

Bu kitap, Sontag’ı, insanlara bir şeyler öğretmekten sınırsız keyif alan ve üstelik bunu ahlaki bir görev olarak benimseyen; kültürel ve entelektüel tutkularıyla etrafındakilerde derin izler bırakan bir usta olarak resmediyor.

Nunez, kimi zaman çevresindekilere acı veren zorlu bir karakter olsa da Sontag’ın özgün has karakteriyle olduğu kadar ona yazarlığa dair öğrettikleriyle kendisi üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Sigrid Nunez – Daima Susan: Bir Susan Sontag Biyografisi, çeviren: Ayça Sabuncuoğlu, Kafka Kitap, biyografi, 88 sayfa, 2021

Robert Irwin – İbni Haldun (2021)

 

 

Son yıllarda daha çok ilgi çekmeye başlayan 14. yüzyıl Arap düşünürü İbni Haldun’un yaşamı ve düşüncesi üzerine usta işi bir biyografi.

Ortaçağ Arap kültürü üzerine büyük bir otorite olan Robert Irwin, çalışmasının merkezine, İbni Haldun’un düşüncesinin modern varsayımlarımıza nasıl uyduğunu koyuyor.

İbni Haldun’un geleneksel görüşlerini sorgulayan Irwin, bir yandan da İbni Haldun’un kült yapıtı ‘Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceliyor.

Çalışma, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dâhil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını ustaca serimlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Robert Irwin – İbni Haldun: Entelektüel Bir Biyografi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, biyografi, 368 sayfa, 2021

O. Faruk Akyol – Thomas Aquinas (2021)

Skolastik düşünceye önemli katkılarda bulunmuş Thomas Aquinas’ın bilgi ve varlık anlayışları üzerine çok iyi bir çalışma.

Faruk Akyol’un kitabı, Thomas Aquinas’ın hayatına, eserlerine ve düşünce dünyasına bütüncül bir bakış sunan başucu eseridir.

On üçüncü yüzyılla birlikte akıl (ratio) ile iman (fides) arasındaki ayrımın zorunlulukla yansıdığı felsefe-teoloji ayrılığından hareketle, felsefi konuları titizlikle ve seküler bir biçimde ortaya koymaya çalışan insanlar belirmişti.

Thomas Aquinas’ın da felsefi olan ile teolojik olanı birbirinden ayrı bir şekilde değerlendirdiği ve bunu da takdir edilecek bir ölçüde başardığı söylenebilir.

Bu çalışma da, Avrupa’nın toplumsal ve kültürel anlamda baş döndürücü bir hızla değişim geçirmeye, manastırların yanı sıra seküler bir eğitim kurumu olarak üniversitelerin filizlenmeye başladığı bir dönemde yaşayan, ortaya koyduğu eserlerle Hıristiyan teolojisinin tartışmasız isimlerinden biri haline gelen ve Papa XXII. Johannes’in talimatıyla 1323’te aziz ilan edilen Thomas Aquinas’ın hayatı, eserleri ve düşünce dünyasına yakından bakmak için kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: O. Faruk Akyol – Thomas Aquinas: Doctor Angelicus Hayatı, Eserleri ve Düşüncesi, Alfa Yayınları, felsefe, 336 sayfa, 2021

Peter Ackroyd – Alfred Hitchcock (2021)

Gerilim ustası Alfred Hitchcock üzerine çok iyi bir biyografi.

Peter Ackroyd, yatak odasını terk etmekten korkan bir çocukken 20. yüzyılın en saygın yönetmeni olan karanlık bir dehaya sahip Hitchcock’un sıra dışı dünyasının kapısını aralıyor.

Hitchcock garip bir çocukluk geçirdi.

Örneğin yatak odasını terk etmekten korkardı.

Yine çocukluğunda, Avrupa boyunca hayali bir rota çizmek için demiryolu tarifelerini kullanarak büyük yolculuklar planlıyordu.

Hitchcock ayrıca, Poe’nun eserlerindeki ürkütücü tavırdan da ziyadesiyle etkileniyordu.

Ackyord, yönetmen koltuğunda oturan Hitchcock’un korkularını, güvensizliklerini, takıntılarını ve ilginç çalışma yöntemlerini anlatıyor, aynı zamanda yönetmenin tarzından umutsuzluğa kapılan Grace Kelly, Cary Grant, James Stewart, Ingrid Bergman ve Tippi Hedren gibi ikonik film yıldızlarının da Hitchcock’la karşılaşmalarında neler yaşadıklarını izliyor.

  • Künye: Peter Ackroyd – Alfred Hitchcock, çeviren: Mehmet Gürsel, Alfa Yayınları, biyografi, 326 sayfa, 2021

Paul Hoffman – Yalnızca Sayıları Seven Adam (2021)

Macar matematikçi Paul Erdős, matematik tarihinin gelmiş geçmiş en önemli figürlerinden biridir.

Kendine has kişiliğiyle de bilinen Erdős, kombinatorik, çizge kuramı, sayılar teorisi, klasik analiz, yaklaşıklık teorisi, kümeler teorisi ve olasılık teorisi alanlarında dikkat çekici çalışmalara imza attı.

İşte Paul Hoffman’ın elimizdeki eseri, bu büyük matematikçi üzerine keyifle okunacak bir biyografi.

Kitap, Erdős hakkında okura dudak uçuklatan bilgiler veriyor.

Örneğin Erdős, 485 matematikçi ile ortak çalışmalar yapmış ve 1500’den fazla makale yayımlamıştı.

Bu makale sayısı, normal bir matematikçinin yaklaşık 10 katıdır.

Öte yandan Erdős’ün hiç evi olmadı, sahip olduğu her şeyini sığdırdığı bir bavulla, çalışmak istediği matematikçilerin kapısına dayanırdı.

Kitapta, Erdős’ün sıra dışı yaşamı derinlemesine izlendiği gibi, yaşamı boyunca çalıştığı (çoğunluğu sayılar teorisi ile ilgili) çok sayıda problem hakkında tartışmalar da yer alıyor.

Ki bu da, kitabı muhteşem kılan diğer hususlardan biri.

  • Künye: Paul Hoffman – Yalnızca Sayıları Seven Adam, çeviren: Ayhan Dil ve Derya Kömürcü, Nika Yayınevi, bilim, 320 sayfa, 2021

Rüdiger Safranski – E. T. A. Hoffmann (2021)

Tam adıyla Ernst Theodor Amadeus Hoffmann, besteci olmasının yanı sıra muazzam fantezi ve korku hikâyelerine imza atmış bir yazar, çizer ve karikatüristti.

Usta biyografi yazarı Rüdiger Safranski de, Hoffmann üzerine muhteşem bir kitapla karşımızda.

Kitapta, küçük yaşta sanatçı olmaya çağrılan Hoffmann’ın eğitim serüveni, ardından avukatlık mesleği, aile hayatındaki karmaşalar, entelektüel dünyayla gerilimi ve çocukluk arkadaşı Hippel’le kapsamlı yazışmaları titizlikle izlenerek bu gizemli adamın hayatının derinliklerine iniliyor.

Safranski’nin ortaya koyduğu kadarıyla Hoffmann, sadece büyük bir yazar olarak değil, ayrıca zamanının çok ötesinde, çok yönlü yeteneğe sahip bir karakter olarak da öne çıkıyor.

  • Künye: Rüdiger Safranski – E. T. A. Hoffmann: Kuşkucu Bir Hayalperestin Yaşamı, çeviren: Firuzan Gürbüz Gerhold, Alfa Yayınları, biyografi, 616 sayfa, 2021