Ataol Behramoğlu – Rus Edebiyatının Öğrettiği (2008)

Ataol Behramoğlu’nun değişik zamanlardaki yazılarını bir araya getiren ‘Rus Edebiyatının Öğrettiği’, Rus edebiyatının değerli kaynaklarına eğilmesinin yanında, bu edebiyatın Türkiye de dâhil, dünya edebiyatına getirdiği katkılara odaklanıyor.

Çalışma, Behramoğlu’nun daha önce yayınlanan ‘Rus Edebiyatı Yazıları’ ve ‘Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği’ isimli kitaplarıyla birlikte, kendisinin bu alana yaptığı katkının önemli bir halkasını oluşturuyor.

Kitapta, Behramoğlu’nun Rus romanı, şiiri ve tiyatrosu üstüne değerlendirmelerinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası akademik toplantılarda sunduğu bildiri metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Ataol Behramoğlu – Rus Edebiyatının Öğrettiği, Evrensel Yayınları, inceleme, 208 sayfa

Rohat Alakom – Yaşar Kemal’in Yapıtlarında Kürtler (2014)

Rohat Alakom’un ilk baskısı 1992’de yapılan incelemesi, Yaşar Kemal ve yapıtlarına dair kaleme alınan ilk çalışmalardan biri.

Alakom, genişletilmiş bir baskıyla yeniden yayımlanan kitabına, Yaşar Kemal’in ailesini, yetiştiği çevreyi, eğitim yıllarını, gazetecilik ve yazarlık dönemini anlatarak başlıyor.

Yazar devamında da, Kemal’in yapıtlarında Anadolu’da iz bırakmış halklar olarak Türkmenler, Kürtler, Çerkezler, Ermeniler, Rumlar ve Yahudilerin kendilerine yer buluşunu irdeliyor.

Alakom kitabının son bölümünde de, Kürt kültürünün ve Kürt gerçekliğinin Yaşar Kemal’in eserlerindeki yansımalarını ve Yaşar Kemal’in yapıtlarında kurulan Çukurova-Van karşıtlığını irdeliyor.

  • Künye: Rohat Alakom – Yaşar Kemal’in Yapıtlarında Kürtler, Avesta Yayınları, inceleme, 146 sayfa

 

Cemile Akyıldız Ercan – Cinsiyetin Toplumsal Rol’deki Yeri (2014)

Ayrımcı ataerkil yapıya karşı çıkan kadının, 2004’te Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Avusturyalı feminist oyun yazarı ve romancı Elfriede Jelinek’in romanlarına nasıl yansıdığının bir incelemesi.

Cemile Akyıldız Ercan kitabına, kadının tarihsel rolünü, feminist hareketin ortaya çıkışını ve kadın hareketi yazınının öne çıkan aktörlerini inceleyerek başlıyor.

Çalışmanın devamında da, Jelinek’in ‘Piyanist’, ‘Arzu’ ve ‘Sevda Kadınları’ romanları psikanalitik yaklaşımla ele alınıyor; burada evlilik, anne-kız ilişkisi ve kadınlık durumunun kendine nasıl yer bulduğu inceleniyor.

  • Künye: Cemile Akyıldız Ercan – Cinsiyetin Toplumsal Rol’deki Yeri, Çizgi Kitabevi, inceleme, 160 sayfa

 

Günther Anders – Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı (2017)

Her ne hikmetse şu ana Türkçeye bir türlü çevrilememiş Günther Anders’in ‘Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı’ adlı yapıtı, nihayet yerli okurun karşısına çıktı!

Bu önemli çalışma, Kafka’nın olağanüstü edebiyatına ve bu edebiyatı mümkün kılan yazarın özgün dünyasına odaklanıyor.

Max Brod ile de arkadaş olan Anders, Kafka’nın dehasını, daha kendisi bilinen bir yazar haline gelmeden önce fark etmişti.

Kitap, Kafka’nın tüm edebiyatıyla ilgilense de, ağırlıklı olarak yazarın tamamlanmamış romanı ‘Şato’yu merkeze alıyor.

Anders, yalnızca bir roman olarak ‘Şato’yu ayrıntılı bir şekilde irdelemekle kalmıyor, aynı zamanda romanın başkahramanı K. üzerinden bizzat Kafka’nın bir yazar olarak portresini de çizmeye koyuluyor.

Son olarak özellikle belirtmekte fayda var: Anders, Kafka’nın dehasını teslim ediyor etmesine, fakat aynı zamanda bir düşünür ciddiyetiyle Kafka’yı eleştiriyor ve onun temel çelişkilerini, kafa karışıklıklarını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Günther Anders – Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı, çeviren: Herdem Belen ve Hüseyin Ertürk, İthaki Yayınları, edebiyat inceleme, 144 sayfa

Ian Watt – Modern Bireyciliğin Mitleri (2014)

Ian Watt edebiyatın klasik karakterleri Faust, Don Quijote, Don Juan ve Robinson Crusoe’ya odaklanarak, modern dönemin bireycilik sorunlarını irdeliyor.

Yazar, Faust, Don Quijote ve Don Juan’ın, içlerinde Rönenans’ın ilerici ve bireyci dürtülerini taşımalarının, ayırt edici özellikleri olduğunu belirtiyor.

Watt Robinson Crusoe’yu da, Karşı-Reform döneminin ardından ortaya çıkan yeni iktisadi, dini ve toplumsal tutumları diline dolamış hünerli bir hatip olarak tanımlıyor.

Çalışma, bu karakterlerin yalnızlık, narsisizm, benlik ve toplum çatışması gibi modern dönemin bireycilik sorunlarını nasıl temsil ettiklerini araştırıyor.

  • Künye: Modern Bireyciliğin Mitleri, Ian Watt, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 366 sayfa

Ertan Mısırlı – Fazıl Hüsnü Dağlarca Günlüğü (2014)

‘Fazıl Hüsnü Dağlarca Günlüğü’, yazarın 1983-1999 yılları arasında kaleme aldığı anılarından oluşuyor.

Kitap anılar, mektuplar ve fotoğraflar olarak üç bölüm halinde hazırlanmış.

Çalışmanın ilgi çeken yönlerinden biri de, Dağlarca’nın ilk kitabı ‘Havaya Çizilen Dünya’ ile ikinci kitabı ‘Çocuk ve Allah’a ait 1932-1940 tarihlerini taşıyan eski Türkçe el yazılarının ilk kez yayınlanması.

Bunun yanı sıra, Cemal Süreya’nın 1962’de Paris’ten gönderdiği mektubu, Talât Halman’ın 1970’lerin başlarında Amerika’dan yazdıkları, Enis Batur’un mektupları ve Dağlarca’nın bu mektuplara yanıtları, değerli birer belge olarak burada yer alıyor.

  • Künye: Fazıl Hüsnü Dağlarca Günlüğü, Ertan Mısırlı, Kaynak Yayınları, edebiyat, 327 sayfa

Bedriye Korkankorkmaz – Ruhlarla Söyleşi (2014)‏

Bedriye Korkankorkmaz, daha önce yayınladığı ‘Kitaplarla Söyleşi’de, edebiyat yazılarına yer vermişti.

Yazar, bu kitabın devamı olan ‘Ruhlarla Söyleşi’de de, Kleist, Jack London, Andrey Platonov, Henrik Ibsen, Witold Gombrowicz, Thomas More, Balzac, Stendhal, Gustave Flaubert, Charles Dickens ve Charlotte Bronte gibi yazarlar ile şair ve ozanlar Metin Altıok, Hölderlin, Fuzuli, Pir Sultan Abdal ve Pablo Neruda üzerine kaleme aldığı yazılarını paylaşıyor.

Yazar bunu yaparken, okurlarını, bir yazarın yaşadıklarından ne derece etkilendiği ve bu etkinin eserlerine ne denli yansıdığı üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitabın şahane bir kapakla yayımlandığını da ayrıca söylemeliyiz.

  • Künye: Ruhlarla Söyleşi, Bedriye Korkankorkmaz, Camgöz Kitap, deneme, 312 sayfa

Kolektif – Yaşamak Eşittir Yazmak (2008)

  • YAŞAMAK EŞİTTİR YAZMAK: GÜRSEL AYTAÇ KİTABI, yayına hazırlayan: Yıldız Ecevit, M. Osman Toklu ve Sevil Onaran, Hece Yayınları, inceleme, 344 sayfa

Alman edebiyatı profesörü Gürsel Aytaç, Türkiye yazınına çeviri, inceleme, eleştiri ve tanıtım yazıları gibi, birbirinden oldukça farklı alanlara katkıda bulunmuş, değerli bir araştırmacı. Önemli bir çabanın ürünü olan, ‘Yaşamak Eşittir Yazmak: Gürsel Aytaç Kitabı’, Aytaç için kaleme alınmış çok sayıda yazı ile kendisiyle yapılmış bir söyleşiden oluşuyor. İlk gençlik yıllarında başladığı yazılarını, sonraları da aksatmadan sürdüren Aytaç, Türkiye edebiyatına onlarca kaynak kitap sundu. Bu çalışma, Aytaç’ı, bir edebiyat bilimci, eleştirmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi ve bir insan olarak ele alıp değerlendiriyor.

 

Ursula K. Le Guin – Zihinde Bir Dalga (2017)

  • ZİHİNDE BİR DALGA, Ursula K. Le Guin, çeviren: Tuncay Birkan, Müge Gürsoy Sökmen, Özge Çelik, Özde Duygu Gürkan ve Savaş Kılıç, Metis Yayınları, deneme, 296 sayfa

‘Yerdeniz’ serisinden ‘Mülksüzler’e, dünya edebiyatına büyük yapıtlar armağan etmiş Ursula K. Le Guin’den farklı konulara eğilen denemeler. Le Guin’in edebiyat, yazmak ve okumak, yazarlar, hayat ve hayal gücü gibi konularda dair kaleme aldığı denemeler, kendisinin külliyatına önemli bir katkı sunuyor. Le Guin buradaki yazılarında kadın olmak, yaşlı olmak, okur olmak, yazar olmak, güzellik saplantısı, toplumsal cinsiyet, gerçek ve kurmaca, gençlik, koleksiyoncular, anlamak ve dinlemek, yazarlık atölyeleri gibi pek çok konuyu kendine has tarzıyla irdeliyor. Kitabın bir diğer ilgi çekici yanı da, Le Guin’in Tolstoy, Borges, Dickens, Twain ve J. R. R. Tolkien gibi yazarlar üzerine değerlendirmelerini barındırması. Sıra dışı bir hayal gücüne sahip bir yazardan hayal gücüne ve yaratıcılığa övgü niteliğinde metinler.

Henri Troyat – Çehov (2016)

  • ÇEHOV, Henri Troyat, çeviren: Vedat Günyol, Alfa Yayınları, biyografi, 444 sayfa

Henüz 27 yaşındayken Goncourt Ödülü’nü kazanmış, önde gelen Rus yazarlarının nitelikli biyografilerinin yazarı olarak ünlenmiş Henri Troyat, bu biyografilerine Rusya’nın en büyük oyun ve kısa öykü yazarı Anton Çehov’u da ekliyor. Çehov’a ilgi duyan herkesin okuması gereken kitap, dedesi bir köle olan yazarın yaşamından pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor. Çehov’un doğduğu çevre, aile çemberi, okul yılları ve kaçamakları, Moskova’da geçirdiği maceralı zamanlar, gazetecilik ve doktorluk dönemleri, yazarlık yolunda attığı ilk adımlar ve başarı yolunda hızla kat edilen mesafeler, edebiyat ve sanat dünyasından dostları, çok geç yaşta bulduğu büyük aşkı ve tüberküloz nedeniyle erken yaşlarda hayatını kaybedişi… Bu ve bunun gibi pek çok bilgi, burada okurun karşısına çıkıyor. Usta çevirmen ve eleştirmen Vedat Günyol’un usta işi çevirisi de kitabı cazip kılan önemli etkenlerden.